{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/27 <br>KARAR NO: 2024/907<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/09/2021<br>NUMARASI: 2017/449 Esas - 2021/635 Karar<br>DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin  27/10/2015 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza sonucunda engelli kaldığını, İstanbul Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine engelli sağlık kurulu raporu almak için 16/06/2016 tarihinde başvurduğunu ve yapılan muayene sonucu % 37 oranında sürekli olarak engelli olduğuna dair rapor verildiğini, kaza yapılan aracın ZMMS olmadığından ötürü Güvence Hesabına tarafından yapılan aktüerya hesap sonucunda 64.324,00 TL ödendiğini, müvekkil ...'ın arabasına bindiği kişinin alkollü veya ehliyetsiz sürücü olduğunun bilinmemesinin mümkün olmadığını Güvence Hesabı'nın düşük tazminat ödediğini, yapılan indirimlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu şimdilik 3.000,00 TL olmak üzere yapılan aktüer sonucu taleplerin artacaklarını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, dava konusu olayla ilgili olarak müvekkilinin davacı yana 25/08/2016 tarihinde  64.324,00 TL maluliyet tazminatının ödendiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, şayet aleyhlerine bir tazminata hükmedilecek ise tazminat miktarına konu olan aktüerya raporu taraflarınca ibraz edilen aktüerya raporunun düzenleme tarihi ile aynı olacak şekilde tanzim edilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine tesis edilecek bir tazminat miktarının var ise bu miktarın davacıya ödeme yapmış oldukları tarih esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın alkollü sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca bilerek bindiğini, davacı lehine tesis edilecek tazminatta müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; 6.639,00 TL tazminatın (geçici iş göremezlik) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazaya sebebiyet veren ...'in mirasçılarına davanın ihbarı gerektiğini, müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu  kalmadığını, davacı tarafın dava konusu kaza ile ilgili olarak daha önce müvekkili kuruma yapmış olduğu müracaatının incelendiğini, davacı tarafa 25/08/2016 tarihinde 64.324 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, ATK'dan alınan raporda maluliyetin %12 olarak belirlendiğini, davacıya %33 maluliyet oranı üzerinden ödeme yapıldığını, kurum tarafından yapılan ödemenin GİG dönemini de kapsar şekilde hesaplandığından ve hali hazırda yapılan ödemenin fazla olduğu gerekçeli kararda açıkça tespit edildiğinden ödemenin mahsubu ile birlikte GİG talebinin reddinin gerektiğini,  kazanın  01.06.2015  tarihinde Kara Yolları Trafik Sigortası Genel Şartlarından sonra meydana gelmiş olup hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin müvekkili kurumun sorumluluğunun olmadığının Bölge Adliye Mahkeme kararı ile tespit edildiğini, SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davacı ile davalı arasında dava öncesinde düzenlenen ibranamenin davacının maluliyet tazminatına ilişkin olduğu geçici iş göremezlik tazminatı yönünden bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından davalı vekilin ibranameye konu ödemenin yeterli olduğuna yönelik istinafı yerinde değildir.  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında;  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330  K. sayılı kararında ise \"Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez\" yönünde  karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin   2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararı).Davalı vekili tarafından yargılama sırasında davanın ihbarına yönelik bir talebi bulunmadığı, yargılama sırasında davacıya davaya konu trafik kazası nedeni ile rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı SGK yazılan müzekkere ile tespit edilmiş olmakla bu yöne ilişkin  istinaf talepleri  yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 453,51 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 394,21 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04178a3717f3b0ac","SID":"6199cac0f0c94abd"}}