{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/89 <br>KARAR NO: 2024/915<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 23/09/2021<br>NUMARASI: 2018/1185 Esas - 2021/953 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinde ticari kasko poliçesi ile sigortalı ...’e ait ... plakalı araç ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 03.05.2017 tarihinde çarpışması sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle araç için 55.500,00 TL sovtaj bedeli belirlenerek müvekkili tarafından sigortalısına 88.000,00 TL tazminat ödendiğini, olay sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın %50 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili şirket sigortalısının uğradığı 32.500,00 TL zarardan davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın %50 kusuruna isabet eden 16.250,00 TL’nin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalının takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının 16.250,00 TL asıl alacağa, faize ve borcun ferilerine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalının % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalılarının davacının zarar görmesinde kusuru bulunmadığını, davanın müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı 33.000 TL limitle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini, davacının davasını ispat etmesi halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle araç için 55.500,00 TL sovtaj bedeli belirlenerek müvekkil tarafından sigortalısına 88.000,00 TL tazminat ödendiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalısının %50 oranında kusuru bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkil şirket sigortalısının uğradığı 32.500,00 TL zarardan davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın %50 kusuruna isabet eden 16.250,00 TL’nin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde itirazın iptali davası açıldığını, buna ilişkin İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalısının \"kusurunun olmadığı\" şeklindeki gerekçenin kanuna aykırı olduğunu, dosyaya mübrez hatalı değerlendirmeye dayalı 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasının, dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan 08.06.2021 bilirkişi raporunun dosyaya mübrez  10.07.2019 tarihli kök rapor ve bu rapora itiraz üzerine düzenlenen ek bilirkişi raporu ile de çelişkili olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının .ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsiline ilişkindir. Dosya kapsamından  03/05/2017  tarihinde  davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı  .. plakalı çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın hasara uğradığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödeme sonrasında, yapılan ödemenin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili  için başlatılan icra takibe davalı borçluların itirazı üzerine itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporunda ve ek raporunda kasko sigortalı aracı kullanan  dava dışı sürücünün % 75, davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı  sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu rapora itiraz üzerine mahkemece  aldırılan kusur bilirkişi heyet raporunda davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı  sürücünün kusursuz,   dava dışı sigortalı aracı kullanan  sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kusur raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden aldırılan raporunda, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı  sürücünün kusursuz,  kasko sigortalı aracı kullanan  dava dışı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan Karayolları Fen Heyeti kusur bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kusur raporun gerekçeli, denetime elverişli, bilimsel tekniklere göre hazırlanmış olması ve olayın oluşuna uygun düşmesine ve çelişkiyi gidermesine göre İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f8a60168314d17e","SID":"7830d469151978f1"}}