{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1404 \t\t                                     ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/791<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2023/113 E 2023/395 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 07/06/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/06/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2019/8601 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin senette lehtar olduğunu, ancak protesto yapılmadan alacak hakkı doğmadığı halde davalı yanca icra takibi yapıldığını belirterek müvekkilinin icra takibi  nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, davacı iddialarının şikayet nedeni olduğunu, bu şikayetin ise ödeme emrinde de açıkça yazdığı üzere 5 gün içerisinde İcra Mahkemesine yapılması gerektiğini, davacının borca konu bononun protesto olmaması nedeni ile kendisine müracaat hakkı olmadığı iddiasını süresinde İİK gereği İcra Mahkemesine şikayet yolu ile yapmadığını, davacının borcu olmadığını iddia etmediğini ve bu yönde bir beyanda bulunmadığını, 25.06.2019 tarihinde açılmış icra takibinde 4 yıl geçtikten sonra sadece bononun protesto olmadığı için menfi tespit davası açılmasının davacının kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğunu bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2019/1 E 2019/8 K sayılı ve 25.12.2019 tarihli içtihadında belirtildiği gibi süresinde  protesto edilmemiş  bonoya dayalı olarak yetkili hamilin ciranta / lehdar davacıya karşı bonoya özgü başvurma hakkı yani davacı ciranta hakkında kambiyo senetlerinden kaynaklanan takip hakkı düşmüş olmakla temel ilişkiye girilmediği belirtilerek davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden-davacı vekili tarafından;<br>Mahkemece kötüniyet tazminatının reddi kararının doğru olmadığı, <br>İstinaf eden-davalı vekili tarafından;<br>Davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığı, mahkemece bononun sırf protesto edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı yanın kötüniyetli olduğu gibi taraflar arasında temel ilişki bulunduğu bildirilerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık protesto edilmeyen senet nedeniyle davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, icra takibine konu edilen senedin protesto edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava, kambiyo yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacı, senette lehtar, davalı ise senedi lehtardan ciro yoluyla alan hamil konumundadır.<br>Davacı, davalının ödememe protestosu çekmediğini, kendisine karşı başvuru hakkı olmadığını bu nedenle takip nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiştir.<br>6102 sayılı TTK m. 730, uyarınca hamil süresi içerisinde ödememe protestosu çekmemiş ise keşideci dışındaki diğer cirantalara karşı kambiyo hukukundan kaynaklanan başvuru hakkını kaybeder.<br>Dosya incelendiğinde davaya konu bononun davacı tarafça davalıya ciro edildiği ve davalı tarafça icra takibine konu edildiği görülmektedir. Fakat davalı alacaklı, icra takibine girişmeden önce ödememe protestosu çekmediğinden, kambiyo hukukundan kaynaklanan hakları yitirilmiş olduğundan, kendisinden önceki cirantaya karşı kambiyo yoluyla icra takibi yapamaz ise de  bono üzerinde davalı alacaklının davacıdan sonraki ciranta olduğu ve hamil sıfatıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Hamil davalı kendisinden önceki ciranta davacıya karşı aradaki temel ilişkiyi kanıtlamak suretiyle alacak talebinde bulunabilir.<br>Somut olayda, mahkemece, dava konusu senedin davalının temel ilişkiye dayalı alacağı bakımından yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü ile ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davalıya temel ilişkiyi kanıtlama imkanı verilip, bu konudaki delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 19. HD. 2018/2177 E, 2020/35 K ve 23/01/2020 T. Sayılı vb kararları).<br>Açıklanan bu nedenlerle mahkemece davalıya alacağının ispati imkanı verilip, bütün deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Kaldırma sebebine göre davacı yanın istinaf itirazları şimdilik incelenmemiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/113 Esas, 2023/395 Karar ve 04/07/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 07/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8177e61fb9698aea","SID":"188884a848ab236d"}}