{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/49 <br>KARAR NO: 2024/981<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2022<br>NUMARASI: 2015/1272 Esas -  2022/488 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 30.12.2014 tarihinde köşe başından yolun karşısına geçmek istediği sırada davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortalı, davalı ...'e ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, tedavi için ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, hastane tarafından tedavi için düzenlenen 58.000,00-TL ve 1.111,74-TL bedelli faturaların ödendiğini, maddi tazminat talebinin bu faturalardan kaynaklandığını, alınacak bilirkişi raporu ile, davalı SGK'nın sorumluluğu kapsamında kalan kısmın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 59.111,74-TL'nin davalı SGK'nın sorumluluğunda kalan kısmının davalı kurumdan, bakiye kısmın ise diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, 10.000,00-TL manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; tedavi giderlerinden sorumluluğun müvekkili şirkete ait olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesince; ceza yargılaması neticesinde davalı ...'in mahkumiyetine karar verildiği, davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh oldukları, davacı vekilinin 03/10/2017 tarihli beyanında, araç maliki ve sürücüsünden manevi tazminat ve SGK'ya karşı açılan davadan doğan hakları saklı kalmak kaydıyla sulh kapsamında mutabık kalınan 18.200,00-TL'nin tahsil edildiği, bu tahsilatın 15.400,00-TL'sinin davacının bir kısım maddi tazminatın asıl alacağı ve buna isabet eden kaza tarihinden sulh tarihine kadar olan faizi ve bu asıl alacağa isabet eden orandaki dava masraflarına karşılık ödendiği,  bakiye 2.800,00-TL'nin ise söz konusu asıl alacağa isabet eden dava ve icra avukatlık ücreti vekaleti olarak ödendiği, bakiye maddi tazminat yönünden SGK da dahil diğer davalılar ve manevi tazminat yönünden de diğer davalı gerçek şahıslardan olan taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, ATK raporu ile davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren üç aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, dosya kapsamına alınan bilirkişi heyet raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının tali ve %40, davalı sürücü ...'in ise asli ve %60 oranında kusurlu olduğu, SGK tarafından ödenmesi gereken tedavi giderinin 3.985,68-TL olduğu, diğer davalılar tarafından yapılacak tedavi gideri ödemelerinin ise, kusur oranına göre 33.075,63-TL, evde bakım giderinin 567,11-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, ek raporda ise SGK'nın 3.475,76-TL tedavi giderinden, diğer davalıların 33.381,58-TL tedavi gideri 567,11-TL, ulaşım gideri 106,92-TL'den sorumlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, hükme elverişli bilirkişi raporlarına göre davacının, davalılar araç işleteni ve sürücüsünden tedavisi için yaptığı tüm harcamalarına istinaden talep edebileceği maddi zararının 34.055,61-TL, davalı SGK'dan talep edebileceği miktarın 3.399,62-TL olduğu, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden de açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davalı şahıslara yöneltilen manevi tazminat  talebinin ise tam kabulüne karar vermek gerektiği kanaati ile; \"1-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş karşı açmış olduğu davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının davalı SGK na karşı açtığı davanın KISMEN KABULÜNE, 3.399,62 TL nın 30/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacının davalılar ... ve  ...'e karşı açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜNE, 34.055,61 TL nın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen  kaza tarihi olan 30/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline ve davcıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine 4-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜNE 10.000 TL nın 30/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı SGK vekili ile davalılar ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkiline yüklenen kusur oranını kabul etmedikleri, müvekkilinin karşıdan karşıya geçerken yolun yarısını geçtiğinin bilirkişiler tarafından göz ardı edildiği, müvekkilinin kusursuz olduğu dikkate alınarak davanın, sulh olunan davalı dışındaki davalılar yönünden davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkillerinin zarardan sorumluluğu bulunmadığı, sorumluluk var ise davalı sigorta şirketine ait olduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı, tedavi masraflarından sorumluluğun da davalı SGK'ya ait olduğu, müvekkiline atfedilen kusur oranının yanlış olduğu, maddi tazminat hesabının yanlış yapıldığı, poliçe teminatının davacının zararını karşılar nitelikte olduğunu ve sigorta ile yapılan sulh nedeniyle davanın reddi gerektiği, müvekkilleri aleyhine ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı SGK vekilinin istinaf nedenleri; davacının, trafik kazası nedeniyle sarf ettiğini ileri sürdüğü tedavi giderlerinin SUT hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, belgelenmeyen olası yol ve tedavi giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili kurumun harçtan muaf olmasına rağmen harç tahsiline karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi gideri ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili tarafından imzalanan 17.06.2016 tarihli \"İbraname ve Feragatname\" başlıklı belgede, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları 2015/1272 Esas sayılı davası nedeniyle karşılıklı mutabakatla 18.200,00-TL'yi davalı sigorta şirketinden tamamen aldıkları, davadaki maddi tazminat ve fer'ileri nedeniyle davalı sigorta şirketinden herhangi bir hak yada alacakları kalmadığı, davalı sigorta şirketini, sigortalı araç malikini ve sürücüsünü tamamen ve katiyen gayri kabili rücu ibra ettikleri, açtıkları davadan (davalı SGK'ya karşı açtıkları davadan doğan hakları ve davalı gerçek kişiler aleyhine açtıkları manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydı ile) feragat ettikleri belirtilmiştir. Davaya konu kazaya ilişkin düzenlenen, kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken ... Sokak girişine geldiği esnada, ... Sokak girişlerinden karşıya geçmek üzere olan yayaya aracın sol ön ve yan kısımlarıyla çarpması ile oluşan kazada, davalı sürücünün KTK'nın 52/1-b maddesinde düzenlenen, davacı yayanın ise KTK'nın 68/1-b/2 maddesinde düzenlenen kurallara aykırı davranmaları nedeniyle kusurlu olduklarının belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda, kusur yönünden, davalı sürücünün kaza mahalline geldiğinde T kavşak başından karşıya geçmeye çalışan yayanın geçişini tamamlamasını beklemediği, ilk geçiş hakkını yayaya vermediği için kazanın meydana gelmesinde asli ve %60 oranında, davacı yayanın ise bir an evvel karşıya geçişini tamamlamaya özen göstermediği, kontrolsüz şekilde kaplamaya giriş yaptığı, davalı sürücüden korunma tedbirine başvurmadığı için tali ve %40 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, tedavi giderlerinden sorumluluk yönünden ise SUT hükümlerine göre hesaplama yapıldığı görülmüştür. (1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline göre tespit edilen taraflara atfedilen kusur oranında hukuka aykırılık bulunmamasına, davalı araç işleteni ve araç sürücüsünün davacının manevi zararından müteselsilen sorumlu olmaları nedeniyle aleyhlerine manevi tazminata hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamasına, kaza tarihi ile dava tarihi göz önüne alındığında davanın zamanaşımına uğramamış olmasına göre, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talepleri yerinde değildir. (2) 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, \"trafik  kazaları  nedeniyle  üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin  kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de; \"Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet  bedelleri  için  bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur.  Ayrıca belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, trafik kazasına karışan ve zarara neden olan aracın trafik sigortacısı olan sigorta şirketi sorumludur. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının, geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle tedavi gördüğü ... Hastanesi tarafından 58.000,00-TL'lik ve 1.111,74-TL'lik iki adet fatura düzenlediği, eldeki dava ile, davacının, ödediği fatura bedellerinin sorumlulukları oranında davalılardan tahsilini talep ettiği, mahkemece, 13.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu hükme esas alınarak karar verildiği görülmektedir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 13.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; trafik kazalarına ilişkin sağlık giderlerinin SGK tarafından yayımlanan SUT Tebliği hükümlerine göre SUT eki listelerde yer  alan  fiyatlar üzerinden ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiş, mahkemece de, sunulan bilirkişi heyeti ek raporu dosyaya ve olaya uygun görüldüğünden hükme esas alınmak suretiyle karar verilmiş ise de; davacı vekili tarafından faturaya istinaden talep edilen tedavi  giderlerinden  bilirkişi  raporunda  SUT kapsamında yapılan hesaplama yöntemi ve bu yönteme göre yapılan sonucunda bulunan miktarın hükme esas alınmış olması  usul ve yasaya uygun değildir.Danıştay Onuncu Dairesi'nin 2010/6584 Esas sayılı dosyasından verdiği karar gereği, 05.11.2011 tarih ve 28106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer alan trafik kazası tedavi giderlerine yönelik Sağlık Uygulama Tebliği'ne ilişkin uygulamanın yürütmesi durdurulmuş olup, SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderlerinin belirlenmesinde SUT hükümlerinin uygulanması sözkonusu olmayacaktır. Bu durumda mahkemece; belgeli tüm tedavi giderlerinden sorumluluğun 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği SGK Başkanlığı'na ait olduğu dikkate alınmak suretiyle, fatura bedellerine ilişkin maddi tazminat talebinin davalı SGK yönünden kabulüne, belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmayan davalılar araç işleteni ... ve araç sürücüsü ... yönünden ise davacı tarafça, dava dilekçesi ile, maddi tazminat talebi yönünden, davalıların sorumluluklarına göre karar verilmesi talebine bağlı kalınarak karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin bu hususa isabet eden istinaf nedenleri yerindedir. Davalı SGK vekilinin, yukarıda açıklandığı üzere, faturalı tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebinden sorumlu olması nedeniyle davanın esasına dair istinaf nedenleri yerinde değil ise de, davalı SGK'nın harçtan muaf olduğu göz ardı edilerek, davacı tarafça yatırılan peşin harcın davalı SGK'dan tahsiline karar verilmesi yasaya aykırı olup, davalı SGK vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalılar ... ve ... vekilinin, davalı SGK vekilinin yerinde görülen istinaf nedenlerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılıkların gerekçesine göre sair istinaf istinaf talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarih ve 2015/1272 Esas-2022/488 Karar sayılı kararına karşı  davacı vekili, davalılar ... ve ... vekilinin, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde kendilerine iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin yeniden kurulacak hükümde değerlendirilmesine,  2/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarih ve 2015/1272Esas-2022/488 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davacının davalı ... Sigorta A.Ş'ye karşı açmış olduğu davanın feragat nedeniyle REDDİNE, b/Davacının davalı SGK aleyhine açtığı davanın KABULÜ ile, 59.111,74-TL'nin 30/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c/Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davada maddi talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,   ç/Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 10.000,00-TL'nin 30/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, d/Maddi tazminat talebi yönünden hakkında kabul kararı verilen davalı SGK, harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcı alınmasına YER OLMADIĞINA, e/Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 683,10-TL karar harcından peşin alınan 236,06-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 447,04-TL karar harcının davalılar ... ve ...'ten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, f/Davacı tarafça iş bu dava için yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 795,00-TL posta ve tebligat giderinden ibaret toplam 3.692,50-TL yargılama giderinin davalılar SGK, ... ve ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, g/Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına,  h/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı SGK'dan tahsili ile davacıya verilmesine, ı/Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, i/Kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe26698ed8c9cc06","SID":"e520d7ed2f6aba57"}}