{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/404 <br>KARAR NO\t: 2024/801<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/01/2024<br>NUMARASI\t: 2023/...  D.İş- 2024... Karar<br>DAVA\t: İhtiyati Haciz<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 25/04/2023 tarihinde kendi el yazısı ile ... ... Marka asansörü müvekkiline devrettiğini ve karşılığında 495.000,00 TL bedeli teslim aldığını, asansörün tamamlanmış şekilde 7. Ay içinde müvekkiline vereceğini belirttiğini ve beyanlarını imzaladığını, 02/05/2023 tarihli sözleşme ile davalının üretici şirket tarafından müvekkiline ait aracın üzerine asansörün yapılması ve 25/07/2023-25/08/2023 tarihleri arasında teslimi için devreden sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını ve alacağını devrettiğini, sözleşme ile belirlenen ifa süresinin geçtiğini ancak aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili tarafından yapılan araştırma neticesinde fabrikanın hali hazırda 200 adetin üzerinde aktif siparişi olduğunu ancak kullanacak malzeme alamadıklarından işlerin durma noktasına geldiğinin öğrenildiğini, davalının teslimatın yakında yapılacağını söylediğini ancak daha sonrasında müvekkilinin telefonlarına cevap vermediğini, davalının durumu bilmesine rağmen müvekkiline teslimatın yapılacağı garantisi verdiğini, toplamda 495.209,72 TL asansör bedelini müvekkilinden aldığını, ödemeye ilişkin dekontların mahkemeye sunulduğunu, açıklamasında ödemenin asansöre ilişkin yapıldığının yazılı olduğunu, TBK 191. Maddesi uyarınca davalının devir taahhüdü altına girdiğini, davalının üretici fabrika ile düzenli olarak iş yaptığını ve aynı şekilde birçok kişiye satış yaptığını, şirketin iflas etmek üzere olduğunu, siparişlerin hiç bir zaman teslim edilemeyeceğini bilmesine rağmen davalının kötü niyetli olarak sözleşmeyi düzenlendiğini ve müvekkilinden bedeli aldığını, müvekkilinin ticari açıdan zor duruma düştüğünü, ciddi miktarda zarara uğradığını, vade tarihinde asansör teslim edilmiş olsa idi alamadığı bir çok işi alabileceğini, nakliyeler sırasında asansör kullanıldığında çok daha az işçi çalıştırabileceğini, ancak bunların olmadığını, davalının bir çok kişi ile aynı durumu yaşadığını ve mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, ihtiyati haciz için aranan şartların tamamının gerçekleştiğini, borcun muaccel olduğunu, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını ileri sürerek davalının borca ve ferilerine yetecek miktarda (şimdilik 495.209,72 TL) mülkünün ihtiyaten hazcedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ<br>Mahkemece, \"Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; alacağın varlığının ispatı yargılamayı gerektirdiğinden ve bu haliyle ihtiyati haciz istemenin şartları oluşmadığından talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-İhtiyati Haciz talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeyi ifa etmediğini, İİK'ya göre ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, sözleşme ile kararlaştırılan ifa süresi gelmiş olmasına rağmen aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin olayı araştırdığında aracın henüz imalata başlanmadığını, fabrikanın malzeme alamamasından işlerin durma noktasına geldiğini, teslimatın yakında yapılacağının söylenmesine karşın herhangi bir teslimatın gerçekleşmediğini, davalının müvekkilinden 495.209,72-TL asansör bedeli aldığını, müvekkilinin satın aldığı ürünü kullanamadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; <br>Uyuşmazlık, ihtiyati haciz isteğine ilişkindir.<br>Davacı, aralarındaki sözleşme gereğince ticari araca asansör monte edilmesi hususunda anlaştıklarını ancak davalının sözleşme ile vaat edilen işi gerçekleştirecek firmanın iflas aşamasında olmasından dolayı işin yapılmadığını, kendisine düşen edimlerin tam olarak yerine getirilerek bedelin ödendiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, Mahkemece talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine dair verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br> İİK 257 maddesi ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. Şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' İİK 258. Maddesi  \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" hükmünü amirdir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme gereği dava dışı şirketin edimini de davalı tarafın yüklenip yüklenmediği hususunun yargılamayı gerektirmesi hususu  birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin yukarıda belirtilen istinaf nedenlerinin reddi gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... D.İş - 2024/.... Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun,  HMK’nın 353-(1)/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362-(1)/f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c330a6834fe9058","SID":"8617316e8bd7b51f"}}