{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/173 <br>KARAR NO: 2024/525<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/10/2023<br>NUMARASI: 2022/292 Esas, 2023/694 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı ile 28/01/2015 tarihinde \"doğrama sözleşmesi\" adı altında eser sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme ile ... Sokak ... parselde bulunan bina inşaatının 274 adet PVC doğrama ve 45 adet menfezinin imalat ve montaj işlemini yüklendiğini, iş bedeli olarak da 290.000,00 TL kararlaştırıldığını, sözleşme ile yüklenilen edimler dışında aynı bina içinde yer alan ve dükkan niteliğinde bulunan taşınmazın \"doğrama ve kompozit\" işlerinin yapımının da davalı şirketçe müvekkiline teklif edildiğini, bedel olarak 33.076,66 TL'nin kararlaştırıldığını, müvekkilinin gerek sözleşme ile gerek sözleşmeden sonra yüklendiği edimleri yerine getirdiğini, bu kapsamda muhtelif tarihlerde 160.000,00 TL bedelli çek aldığını, müvekkillerininde sözleşmede düzenlendiği üzere davalıya 175.000,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini, edimini yerine getiren müvekkilinin bu edimlerine fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak faturaların davalı tarafça iade edildiğini, müvekkilinin asıl işten dolayı ödenmeyen 130.000,00 TL alacağı ile sonradan kararlaştırılan iş için 33.076,66 TL olmak üzere toplam 163.076,66 TL alacaklı olduğunu, ayrıca teminat mektuplarınında müvekkiline iade edilmesi gerektiğini belirterek; 163.076,66 TL alacaklarının en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca 175.000,00 TL bedelli teminat mektubununda iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 28/01/2015 tarihli sözleşme uyarınca işin süresinin yer tesliminden itibaren 60 gün olduğunu, bu süre içinde tamamlanamaması halinde her gün için 1.000,00 TL cezai şart kararlaştarıldığını, teslim süresinin kesin vade niteliğinde olduğunu, davacının süresinde teslimi ispatı gerektiğini, süresinde teslimin söz konusu olmadığını, davacının kesmiş olduğu faturaların yasal süresi içinde iade edildiğini, davacının iş tesliminde 148 gün geciktiğini, bu nedenle kendilerininde 148.000,00 TL cezai şart alacaklısı olduğunu, davacının talep ettiği sözleşmeden ödenmeyen bedelinin 130.000,00 TL, sözleşme dışı yaptığı işin bedelinin 33.076,66 TL olmayıp, KDV dahil 21.000,00 TL olduğunu böylece toplam alacaklarının 151.000,00 TL olup, kendilerinin cezai şart alacaklarının bu miktardan takas ve mahsubunun gerektiğini, kaldı ki, geç teslimden dolayı uğranılan zararları da dikkate alındığında davanın tamamen reddi gerektiğini  savunmuştur. Mahkemece, eser sözleşmelerinde işveren iş bedelini ödediğini, yüklenicinin ise edimlerini tamamlayıp hangi tarihte işi teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davada yüklenicinin, davalı işverenin iş sahasını geç teslim ettiğini ileriye sürdüğü, sürenin teslim tarihinde başlayacağını, tarafların iş sahasının hangi tarihte teslim edildiği hususunda anlaşamadıklarını, davacı yüklenicinin eseri hangi tarihte davalı işverene teslim ettiğinin sabit olduğunu, bu hususta taraflar arasında tutanak düzenlendiğini, tutanak tarihi itibarıyla sözleşmedeki işin teslim süresinin geçtiğini, ancak sözleşmede teslim süresinin davalı işverenin iş sahasını yükleniciye teslim etiği tarihten başlayacağı, taraf vekillerinin iş sahasının tesliminin parti parti gerçekleştiğini kabul ettikleri, tanıklarında bu yönde beyanda bulunduğu, davacı tanıklarının dahi iş sahasının ocak ayında teslim edildiğini bildirdikleri, sahanın davacı yükleniciye teslim edildiği tarihi davalı ispat ile sorumlu olduğundan; davacı tanıklarının bu beyanı çerçevesinde sahanın ocak ayı sonunda teslim edildiğinin kabul edildiği, buna göre eserin 13/07/2015 tarihte teslimi ile gecikmenin 103 gün olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında belirtildiği üzere davalının gecikme cezasını eserin tesliminden önce Noter ihtarı ile saklı tuttuğu, bu sebeple isteyebileceği ve beher gün için 1000 TL den 103 gün için 103.000,00 TL gecikme cezası isteyebileceği, bunun mahsubunun talep edildiği, davacı tarafından yapılan işin bakiye bedelinin 130.000,00 TL, ek iş bedelinin 33.076,00 TL olduğu, davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği krediden dolayı zarar ve depo kirası ile ilgili talepleri açısından dava dilekçesi ile usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı,  bu konuda verilen ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmediği için davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 130.000,00 TL bakiye iş bedeli ile 33.076,00 TL ek iş bedeli toplamı 163.076,00 TL davacı toplam alacağından davalının mahsup talep ettiği 103.000,00 TL'nin mahsubu ile 60.076,00 TL kalan davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin mahsup nedeni ile REDDİNE, Keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu ve davaya konu edelen ... bank Fikirtepe şubesine ait 170.000,00 TL bedelli çekin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ancak karar kesinleşinceye kadar davalı tarafından tedavüle çıkarılırsa o taktirde bu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, Davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği krediden dolayı zarar ve depo kirası ile ilgili talepleri açısından dava dilekçesi ile açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkemece verilen 27.12.2018 tarihli ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesi 15. H.D. nin kararı ile kaldırıldığını, mahkemenin aydınlatması gereken hususun, kaldırma kararında açıkça belirtildiği gibi “ yükleniciden kaynaklı bir gecikme olup olmadığı yönünde araştırma yapılması” gerektiğini, dava konusu olayda davalı şirketin, üzerine düşen ve sözleşmede belirtilen işin yerine getirilmesinde en önemli yükümlülük olan \"yer teslimi\" yükümlülüğünü hukuka uygun olarak yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen işleri yapması için uygun yerin ve ortamın hazırlanması gerekirken, davalı şirketçe bu ortamın hazırlanmadığını, dosyada mübrez eser sözleşmesinin \"Teknik Şartname\" başlıklı 3. Maddesinde işin teslim vadesinin taraflarca belirlendiğini, işin teslim süresinin 60 gün olduğunu, ancak kararlaştırılan 60 günlük iş teslim süresinin, davalı tarafça yer temin edildikten sonra başlayacağını, yine sözleşme ekinde çizimleri yer alan doğrama ve menfezlerin teknik ölçüsünün alabilmesi için binaya ait dış cephenin tamamlanması (dış cephe işlemlerinin tamamlanmış, duvarlarının tuğla ile örülmüş, kaba sıva işleminin bitirilmiş, montaj yapılacak olan pencere ve kapıların ölçü almaya imkan sağlayacak şekilde tamamlanmış ve hazır olması) gerektiğini, bu işlemler tamamlanmadığı sürece, müvekkili şirket tarafından üretimi ve montajı yapılacak olan ürünlere ait tam ve eksiksiz şekilde teknik ölçümün alınabilmesi ve üretimin başlamasının mümkün olmadığını, kaldı ki bu işlemler bitmediği sürece davalı şirket tarafından müvekkiline yer teslimi yapılabilmesinin de mümkün olmadığını, yine, süre gelen yargılama esnasında davalı şirket tarafından müvekkiline yer teslimi yapılamadığı, yer teslimini ispat eden yazılı belgelerin sunulmadığı gerek davalı şirketin avukatlarının yazılı ve gerekse şifai beyanları doğrultusunda duruşma tutanaklarına yansıdığını ve daha önce verilen kararda da bu hususa değinildiğini, mahkemenin, davalı tarafça yer teslimini ilişkin yazılı belge sunulamaması, yer tesliminin gerçekleştiğinin ispatlanamaması, keza müvekkili şirkete yüklenecek kusur bulunamaması üzerine  zorlama bir kararla davalı tarafın tanıklarının beyanını esas alarak, yer tesliminin Ocak ayı içinde gerçekleştiğine kanaat getirdiğini ve bu sayede 103 günlük gecikme olduğunu kabul ederek hüküm kurduğunu, hukuk davalarında ve özellikle alacak nitelikli davalarda ispat şartının belgeye dayalı olduğunu, bunun dışında tanık beyanları ile alacağın veya yer tesliminin gerçekleştiğinin kabulünün hukukun, yasanın ihlali anlamına geleceğini, kaldı ki, eğer tanık beyanları dikkate alınacaksa sadece davalı tarafın tanıklarının değil dosyada dinlenen tüm tanıkların beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, dinlenen tanıkların zabıtlara geçen beyanlarında müvekkiline yer tesliminin gerçekleşmediğini, inşaattan kaynaklanan gecikmeler nedeniyle montaj işleminin yapılamadığının ortaya konulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, sözleşmenin ''Teknik Şartname'' başlıklı 3. Maddesinin son fıkrasında teslim süresinin, yer tesliminden itibaren 60 gün olduğunun, tüm doğrama ve sair işlerin 15/04/2015 tarihinde sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun bir biçimde tamamlanacağının ve iş sahibi olan müvekkiline teslim edileceğinin aksi halde ise her bir gecikilen gün için 1.000 TL cezai şart ödeneceğinin, yine sözleşmenin 4. Maddesinde yüklenici olan davacının, 175.000 TL bedelli çeki teminat olarak vereceğinin, işin teslim günü olan 15/04/2015 tarihinde eksiksiz ve ayıpsız teslimi halinde teminat çekinin iade edileceğinin, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında avans olarak 160.000 TL ödendiğinin açıkça yazılı olduğunu, davacının eser sözleşmesinde üzerine düşen edim yükümlülüklerine aykırı davrandığını, dosya kapsamında sabit olduğu üzere davacı yüklenicinin, davaya konu işlerin teslimini 10/09/2015 tarihinde yaptığını, davacı yüklenicinin, sözleşmede belirtilen kesin vadeye riayet etmeyerek 60 günü aşan 148 günlük bir gecikmeye sebebiyet vererek edim yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini ve bu hususun ilk derece mahkemesince de doğru bir şekilde değerlendirildiğini, davacı tarafından iş yerinin geç teslim edildiği ve bu nedenle ifanın geciktiği yönündeki iddiasının tamamen soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının iş yerinin geç teslim edildiğini ispatlayamadığını, davacının en son belirlenen kesin vade tarihi 15/04/2015 tarihinden tam 148 gün sonra yüklenmiş olduğu işi teslim edebildiğini, bu fiili duruma göre müvekkilinin sözleşme gereğince hiçbir ihbar ve ihtar koşuluna gerek kalmaksızın 148.000 TL cezai şart alacağı doğduğunu, bunun yanı sıra davacının gecikmesinden kaynaklı olarak müvekkilinin arsa sahipleri ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı olarak da arsa sahiplerine bir kısım ödemeler yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin cezai şart alacağı ve davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesinden kaynaklanan diğer zararlarının toplamı göz önüne alındığında müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu buna rağmen ilk derece mahkemesinin hatalı ve eksik değerlendirme ile takas mahsup defilerini dikkate almayarak müvekkilinin borçlu olduğu yönünde karar verdiğini,  davacının 33.076,66 TL bedelli bir sözlü anlaşmadan bahsettiğini, 6102 sayılı TTK'nun 18/2 maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü nazara alındığında davacının bu iddiasının da yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, müvekkilince gönderilen 30.10.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede de belirtildiği üzere sözleşme dışında kalan işle ilgili olarak taraflar arasında yapılan anlaşmanın KDV dahil 21.000 TL olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 28/01/2015 tarihli sözleşme uyarınca işin yapılma süresinin yer tesliminden itibaren 60 gün olduğu, bu süre içinde tamamlanamaması halinde her gün için 1.000,00 TL cezai şart kararlaştarıldığı, teslim süresinin kesin vade niteliğinde olduğu, davacı tarafın süresinde teslimi ispat edemedeği, süresinde teslimin söz konusu olmadığı, davacının iş tesliminde 148 gün geciktiğini, bu nedenle kendilerininde 148.000,00 TL cezai şart alacaklı oldukları, davacının talep ettiği iş bedelinin 130.000,00 TL, davacının sözleşme dışı yaptığı işin bedelinin 33.076,66 TL olmayıp, KDV dahil 21.000,00 TL, toplam alacaklarının da 151.000,00 TL olduğu, cezai şart alacaklarının takas ve mahsubunun gerektiği, geç teslimden dolayı uğranılan müspet zararlar da dikkate alındığında davanın tamamen reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye ve ek iş bedelinin tahsili ile teminat çekinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, teminat çekinin iadesi istemine ilişkin olup davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında 28/01/2015 tarihinde \"doğrama sözleşmesi\" adı altında eser sözleşmesi imzaladığını, tarafların iş bedeli olarak da 290.000,00 TL'de anlaştıklarını bunun akabinde sözleşme ile yüklenilen edimler dışında aynı bina içinde yer alan ve dükkan niteliğinde bulunan taşınmazın \"doğrama ve kompozit\" işlerininde yapımı konusunda haricen anlaşıldığını, sözleşme dışı bu işler bedelinin de 33.076,66 TL olarak kararlaştırıldığını. müvekkilinin gerek sözleşme ile gerek sözleşmeden sonra yüklendiği edimleri yerine getirdiğini, davalının 160.000,00 TL ödeme yaptığını, sözleşme gereğince davalıya 175.000,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini. edimini yerine getiren müvekkilinin bu edimlerini faturaya döktüğünü, davalıya gönderdiğini ancak faturaların davalı tarafça iade edildiğini, müvekkilinin asıl işten dolayı ödenmeyen 130.000,00 TL ile sonradan kararlaştırılan iş için 33.076,66 TL olmak üzere toplam 163.076,66 TL alacaklı olduğunu, ayrıca teminat mektubununda iade edilmesi gerektiğini belirterek dava açmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen 27/12/2018 tarihli ilk kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 15 HD'nin  08/03/2022 tarih,2019/934 E., 2022/449 K. sayılı  kararı ile \"Somut olayda, davacı yüklenicinin sözleşmede öngörülen süre içinde işi tamamlamadığı, işin geciktiği, iş sahibinin ihtarname ile işin gecikmesinden kaynaklı yasal haklarını saklı tuttuğu sabit olduğundan işi teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürmesine gerek bulunmamaktadır. Yargıtay HGK kararında belirtildiği üzere davalı iş sahibi gecikmeden doğan yasal haklarını (gecikme cezasını) ihtarname ile saklı tuttuğundan, teslimde çekince konulmamış olsa dahi ceza koşulunu talep edebilecektir. İş yerinin geç teslim edildiğine ilişkin yüklenicinin iddiası var ise de iş sahibine bu konuda yapılmış bir ihtarı bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Bu nedenle iş yerinin geç teslimi söz konusu olsa bile bu gecikme süresi sözleşmede kararlaştırılan ifa süresine eklenemez. Buna göre mahkemece yapılacak iş, tarafların işin tesliminde gecikmeye ilişkin iddia ve savunmalarının delilleri kapsamında incelenip değerlendirilerek var ise yükleniciden kaynaklı gecikme yönünden sözleşmede ön görülen cezai şart alacağının hesaplanması ve bunun davacı alacağından mahsubu ile sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Söz konusu araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile istinafa konu kararın verilmesi  hatalı olmuştur.\" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak istinafa konu karar verilmiştir. Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede yapılacak işler bedelinin belirlendiği, davacı yüklenicinin sözleşme harici işler yaptığı, davaya konu teminat çekinin davalı iş sahibine verildiği, işlerin bitirilerek teslim edildiği, davalı iş sahibinin 160.000 TL ödeme yaptığı çekişme konusu değildir. Uyuşmazlık, işin gecikip gecikmediği, davalı iş sahibinin gecikme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep edip edemeyeceği, sözleşme harici yapılan işlerin bedeli konusunda çıkmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede işin süresi yer tesliminden itibaren 60 gün olarak belirlenmiş, aynı maddede tüm doğrama işlerinin 15/04/2015 tarihinde tamamlanarak iş sahibine teslim edileceği, aksi halde gecikilen her gün için 1.000 TL cezai şart ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere dinlenen tanık beyanları ile yükleniciye iş yerinin 2015 yılı Ocak ayı sonunda teslim edildiği, yüklenicinin edimini geç ifa ettiği, davacı yüklenicinin geç ifada davalının kusurlu olduğunu ispat edemediği, iş yerinin, işin yapımına uygun olacak şekilde teslim edilmediğine dair davalı iş sahibine ihtar çektiğini, iş yerinin teslimde işin yapımına uygun olmadığına ilişkin tespit yaptırdığına ilişkin belge ve bilgi dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Buna göre işin gecikmesine davalı iş sahibinin neden olduğu ispatlanamadığından ve davalı iş sahibi işin tesliminden önce gönderdiği ihtarname ile işin geciktiğini, sözleşme ile kararlaştırılan haklarını saklı tuttuğunu ihtar ettiğinden gecikme nedeniyle sözleşmede öngörülen cezai şarta hak kazanmıştır. Davalı her ne kadar yazılı sözleşme harici yapılan işler bedelinin 21.000 TL olarak kararlaştırıldığını savunmuş ise de bu savunmasını ispatlayamamıştır. Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile sözleşme dışı yapılan işler bedelinin yapıldığı yer ve zamana göre piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu işler için davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin kadri marufunda olduğu belirtildiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Ancak, mahkemece her ne kadar işin bitirilerek 13/07/2015 tarihli tutanakla teslim edildiği kabul edilerek cezai şart miktarı buna göre hesaplanmış ise de mahkemenin kabul ettiği iş teslimine ilişkin tutanak sözleşme harici yapılan işlerin teslimine ilişkin olup, dosya içinde bulunan belgelerden ve taraf vekillerinin 15/12/2022 tarihli duruşmadaki beyanlarından sözleşmeye konu işlerin bitirilerek teslim edildiği tarih 10/09/2015 olup, cezai şartın buna göre hesaplanması gerekir. Mahkemece cezai şartın eksik hesaplanarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Dosyada bulunan belgelere göre işin bitirilerek teslim edildiği tarih 10/09/2022 olduğundan ve taraflar arasındaki sözleşmede işin en geç 15/04/2015 tarihinde bitirilerek teslim edileceği kararlaştırıldığından buna göre gecikme 148 gün olup, sözleşmenin teknik şartname başlıklı 3. Maddesinin son fıkrasına göre iş sahibinin talep edebileceği cezai şart 148.000 TL olmakla bu bedelin davacı yüklenici alacağından mahsubu ile davacının talep edebileceği alacak 15.076 TL olmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi ile esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davacının davasının kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi ile esastan REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 3-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/10/2023 tarih ve 2022/292 Esas, 2023/694 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4- Davanın KISMEN KABULÜ ile, 130.000,00 TL bakiye iş bedeli ile 33.076,00 TL ek iş bedeli toplamı 163.076,00 TL davacı toplam alacağından davalının mahsup talep ettiği 148.000,00 TL'nin mahsubu ile 15.076,00 TL kalan davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Fazlaya dair talebin mahsup nedeni ile REDDİNE,  6-Keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu ve davaya konu edelen ... bank Fikirtepe şubesine ait 170.000,00 TL bedelli çekin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ancak karar kesinleşinceye kadar davalı tarafından tedavüle çıkarılırsa o taktirde bu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, 7-Davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği krediden dolayı zarar ve depo kirası ile ilgili talepleri açısından dava dilekçesi ile açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Hüküm altına alınan alacak miktarı ve iadesine karar verilen çek miktarı üzerinden alınması gereken 12.642,00 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin  olarak yatırılan 2.784,95 ve 2.988,56 TL tamamlama harcının mahsubu ile  bakiye 6.869,03 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,  2-Davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcı toplamı olan 5.773,51 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan  114,00 TL tebligat ve posta gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.114‬,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 2.252,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 29.612,16  TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 24.480,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 157,75‬ TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,3-Davalı tarafından yatırılan 3.929,12 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,4-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere08/05/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec3db927671260fe","SID":"fe8f23bc44cae4c8"}}