{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/823 <br>KARAR NO: 2024/804<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2014/1328 <br>KARAR NO: 2020/634<br>KARAR TARİHİ: 22/10/2020<br>DAVA: İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin elektrik piyasasında elektrik üretimi faaliyeti gösteren ve perakende elektrik satış lisansı sahibi ve ürettiği elektriği serbest tüketicilere satma hakkına sahip olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin müşterilerinin sayaçlarını okumak suretiyle müşterilerine sattığı elektriğin miktarını, dönem tahakkukuna esas endeksleri belirlediğini, davalının vermiş olduğu bu hizmete perakende satış hizmeti denildiğini, davalının bu hizmet karşılığı alacağı bedeli taraflar arasında akdedilen sistem kullanım anlaşması uyarınca vermiş olduğu diğer hizmetler ile birlikte fatura düzenleyerek tahsil ettiğini, bu sayaç okuma bedelinin sayaç başına sabit bir ücret olması gerekirken davalıca tüketilen enerji miktarı üzerinden EPDK'nın 875 sayılı kurul kararı uyarınca nispi ücret olarak tahsil ettiğini, Danıştay 13. Dairesi'nin 06/04/2011 tarih 2008/2695 E. 2011/1368 K. sayılı ilamı ile \"Sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone gruplarına ve tüketim enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı, bu nedenle abone başına sabit ücret uygulaması gerektiği\" gerekçesiyle EPDK'nın 875 sayılı kararının iptaline karar verdiğini, söz konusu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onandığını, iptalin ardından 28/12/2011 tarih 3607 ve 3612 sayılı kurul kararları ile 01/01/2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere fonsuz tarifelerle PSH bedelinin Orta Gerilim Abonelerinde (PSH sayaç okuma) 4,161 TL/abone, Alçak Gerilim Abonelerinde (PSH sayaç okuma) 0,416 TL/abone olarak belirtildiğini, perakende satış hizmet bedelinin taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının bir unsuru olduğunu, Danıştay'ın iptal kararı neticesinde 875 sayılı kurul kararının PSH uygulamasına dayanak yaptığı kısmın iptal olduğu için iptal kararı geçmişe etkili olarak hiç alınmamış gibi hukuki bir sonuç doğurduğunu, davalının 875 sayılı kurul kararının uygulandığı 01/09/2006 İle 31/12/2010 tarihler arası dönemde PSH uygulaması ve buna bağlı olarak TL/kWh şeklinde fazladan aldığı bedellerin hukuki dayanaktan yoksun kaldığını, davalının müvekkili şirketten Eylül 2006 - Aralık 2010 dönemleri arasında fazladan perakende satış hizmet bedeli tahsil edildiğini, emsal Mahkeme kararlarının bu bedelin iadesi yönünde olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla dava konusu her dönemde düşülmesi gereken sabit bedelin aynı olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, 3612 sayılı EPDK kurul kararında belirlenen sabit bedellerin düşümü ile davalının 2006 yılı Eylül - 2010 Aralık dönemlerine ilişkin faturalar ile müvekkili şirketten fazla tahsil ettiği KDV dahil 151.855,64 TL PSH bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı ve KDV ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;  alacağın doğduğu iddia edilen faaliyetin müvekkili tarafından verilmediğini, 27.09.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 4019 sayılı kurul kararı ile yönetim ile elektrik dağıtım ve elektrik perakende satış faaliyetlerinin bölünme yolu ile ayrı tüzel kişiler altında faaliyetine devam ettiğini, perakende satış faaliyetlerini ... Satış A.Ş. (...) tarafından yürütüldüğünü, ayrıştırma sonucu her türlü faaliyetin ...'ın sorumluluğunda kaldığını, dava konusu edilen alacağın var olması halinde dahi zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığından reddinin gerektiğini, davanın asıl muhatabının ... olduğunu, bu nedenle davanın ihbarını talep ettiklerinden bahisle davanın husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre ve derdesttik yönünden reddine, İstanbul ... A.Ş. firmasına ihbar edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''Taraflar arasında 28/12/2003 tarihli Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığı, anılan sözleşmeye göre  davalı davacı adına davacının abonelerinin sayaçları okuma görevini üstlendiği anlaşılmaktadır.  Taraflarca anılan sözleşmeye bir itirazda bulunulmadığı gibi, tahsil edilen bedel konusunda da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli; EPDK kararı uyarınca tahsil edilen bedellerin, Danıştay iptal kararı sonrasında davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. EPDK’nın 24.08.2006 tarihli ve 875 sayılı kurul kararında, 5496 sayılı Enerji Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun ile 3629 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9. madde doğrultusunda, ... tarafından EPDK’ya sunulan tarife tekliflerine istinaden kabul edilen PSHB (perakende satış hizmet bedeli) tarifesinin, geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kwh bazında belirlenmesine ilişkin 20 dağıtım şirketi için gelir gereksinimi hesaplaması ve tarife metodolojisinin geçiş dönemi tarife uygulamaları başlıklı 2. bölümünün (B) bendinde yer alan 1. bölümünde \"abone başına sabit ücret olarak belirlenen parekende satış hizmeti bedeli tarifesinin geçiş döneninde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kwh bazında belirlenmiştir\" denilmiştir. Bu karar ile EPDK tarafından elektrik dağıtım şirketlerinin PSHB (Parekende Satış Hizmeti Bedeli) karşılığı tahsil ettikleri bedellerin abone başına belli bir maktu bedel olarak değil, tüketici tarafından tüketilen her bir kwh için belli bir bedel olarak tahakkuk ve tahsil edileceği  hususu düzenlenmiştir. Yukarıda değinilen geçiş dönemi tarife uygulamaları başlıklı 2. bölümün (B) bendinin iptali istemiyle dava açılmış, Danıştay 13. Hukuk Dairesinin 2008/2695 E. 2011/1385 E. sayılı kararı ile, geçiş dönemi tarife uygulamaları başlıklı 2.bölümün (B) bendinde yer alan \"1.bölümde abone başına sabit ücret olarak belirlenen PSHB (parekende satış hizmeti bedeli) tarifesi geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kwh bazında belirlenmiştir\" şeklindeki düzenleme iptal edilmiştir. İptal kararı ile birlikte elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketilen kwh bazında nispi olarak tahsil edilen PSHB’nin (perakende satış hizmet bedeli) yasal dayanağı ortadan kalkmıştır. Bu bağlamda; elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketilen kwh bazında nisbi olarak tahsil edilen PSHB'nin yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle davalının nisbi ücret ile maktu ücret farkı kadar zenginleştiği doğrudur. Ancak zenginleşmenin davacı aleyhine değil doğrudan tüketici aleyhine olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aleyhine tüketiciler tarafından bu bedelin tahsili için dava açılması ve davacı tarafından ödenmesi halinde davacı bu bedeli talep edebilecektir. (Yargıtay 23. H.D. 2017/2163 E. 2020/2086 K. Sayılı İlamı, Yargıtay 23. H.D. 2020/418 E. 2020/2006 K. Sayılı İlamı) Eldeki davada ise; davacı tarafça anılan bedellerin tüketicilere iade edildiğine ilişkin bir herhangi bir delil ileri sürülmediği gibi bu yönde bir iddianın da bulunmadığı, tahkikat aşaması sona erdikten sonra sunulan beyan dilekçesi ile dava konusu bedellerin tüketicilerden tahsil edilmediğinin beyan edildiği, buna ilişkin olarak da bir kısım fatura suretlerini sunulduğu, dava dilekçesi ile birlikte ileri sürülmeyen iddiaların ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra ancak karşı tarafın açık rızası veya ıslah ile mümkün olduğu, davacı tarafça yapılmış bir ıslah bulunmadığı gibi davalı yanın iddianın genişletilmesine muvafakatinin bulunmadığı, dilekçeler teatisi aşamasında bildirilmeyen bir delilinin tahkikat aşamasında ileri sürülemeyeceği, bu nedenle tahkikat aşaması sona erdirildikten sonra ileri sürülen iddia ve delillerin mahkememizce dikkate alınamayacağı, davacı yanın kendisinden tahsil edilen bedelleri tüketicilere iade ettiğine ilişkin herhangi bir delilin de dosya kapsamında mevcut olmadığı...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin elektriğin taşınmasında müşterisini temsil etmediğini, davalı ve müvekkili şirketin sözleşmesi ile müvekkili ve müşterisinin sözleşmesinin farklı olduğunu,  Danıştay 13. Dairesinin iptal kararıyla hukuki dayanağı kalmayan tüketim miktarına göre alınan PSH bedelinin, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması çerçevesinde davalı tarafça müvekkil şirketten tahsil edildiğini, açılan davanın sebepsiz zenginleşmeye değil müvekkili şirket lehine verilen iptal kararı gereği sözleşmeye göre tahakkuk ettirilen fazladan alınan PSH bedelinin iadesine yönelik olduğunu, bu noktada kendi müşterilerinin temsilcisi olmayan müvekkil şirketin dava konusu ettiği bedelleri tüketicisine ödediğine dair bir belge sunma zorunluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin nihai tüketicilere bu bedeli ödediğine ilişkin bir belgenin ortaya konulması söz konusu olacaksa burada ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından müşterilerine PSH bedeli fatura edilmediğini, dava konusunun dayanağının iptal kararı olup iptal kararının müvekkili şirket tarafından alındığını, dayanağı kalmayan fazladan alınan bedelin sistem kullanım anlaşmasına davalı tarafça tahsil edildiğini, sistem kullanım anlaşmasının taraflarının davalı ve müvekkili olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) 875 sayılı kararı ile 01/09/2006 ila 31/12/2010 tarihleri arasındaki geçiş döneminde Perakende Satış Hizmet (PSH) tarifesinin kWh bazında belirlenmesine ilişkin 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metodolojisinin, Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümünün (B) bendinin Danıştay tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle, anılan dönemde, davacı üretim şirketi tarafından müşterilere satılan elektrik üzerinden tahsil edilen PSH bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Danıştay 13. Dairesi'nin 06/04/2011 tarihli 2008/2695 E. 2011/1368 K. sayılı kararıyla; \"Dava; davacı şirketin, kWh bazında belirlenen perakende satış hizmeti bedeli uygulamasının sona erdirilmesi ve perakende satış hizmeti bedelinin mevzuata uygun olarak belirlenerek uygulama yapılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 23.01.2008 tarih ve 2073 sayılı işlemin ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) 875 sayılı kararı ile belirlenen Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün (B) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. ...Bakılan davada davacı şirket tarafından, 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisiyle geçiş döneminde uygulanmak üzere düzenleme getirilen perakende satış hizmeti bedelinin, abone başına sabit bir ücret olması gerektiği ve kWh bazında belirlenmesinin mevzuata aykırı bir uygulama olduğu ileri sürüldüğünden, perakende satış hizmetinin ve buna ilişkin tarifenin, 4628 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkartılan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde ve 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisinde ne şekilde düzenlendiğinin ve bu kısım yönünden metodolojinin anılan Kanun ve Yönetmeliğe uygunluğunun incelenmesi gerekmektedir.  4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması olduğu hususuna yer verilmiş; 13. maddesinde ise, Kurulca belirlenen düzenlemeye tabi tarifelerin, bağlantı ve sistem kullanım tarifeleri, iletim tarifesi, toptan satış tarifesi, dağıtım tarifeleri, perakende satış tarifeleri olduğu belirtilerek, dağıtım tarifelerinin; dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak bu tarifenin elektrik enerjisinin dağıtım tesisleri üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında fark gözetmeksizin uygulanacak dağıtım hizmetine ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içeren bir tarifeyi, perakende satış tarifelerinin ise, iletim sistemine doğrudan bağlı olanlar dışındaki tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayırım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içeren tarifeyi ifade ettiği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun uyarınca çıkartılan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 4. maddesininde; \"perakende satış hizmetinin\" perakende satış lisansına sahip şirketler tarafından, elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında, tüketicilere sağlanan sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetleri, \"perakende satış hizmeti fiyatının\" perakende satış hizmeti maliyetine göre hesaplanan fiyat olduğu tanımına yer verilmiş; 5.maddesinde ise, piyasada iletim ve dağıtım faaliyetleri ile serbest olmayan tüketicilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı yapılması ve/veya perakende satış hizmeti verilmesinin, bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar dahilinde tarifelendirme yoluyla düzenlemeye tabi olduğu belirtildikten sonra düzenlemeye tabi tarifelerin; iletim bağlantı tarifesi, dağıtım bağlantı tarifesi, iletim tarifesi, dağıtım tarifesi, perakende satış tarifesi ve ... A.Ş.'nin toptan satış tarifesi olduğu hükmü yer almıştır.Yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükte olan 10. maddesinin 1. fıkrasında; perakende satış lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için hazırlanan perakende satış tarifesinin, perakende satış fiyatı ve perakende satış hizmet fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşacağı, 3.fıkrasında ise, tüketim miktarları serbest tüketici limitini geçmesine rağmen ikili anlaşmalar yoluyla tedarikçisini seçme hakkını kullanmayan tüketicilerin, enerji ve/veya kapasite temin ettiği perakende satış lisansına sahip tüzel kişinin serbest olmayan tüketicilere uyguladığı perakende satış tarifesinden elektrik enerjisi ve/veya kapasite alımına devam edecekleri belirtilmiştir. Bu çerçevede, perakende satış hizmetinin ve buna ilişkin tarifenin, Kurulun 24.08.2006 tarih ve 875 sayılı kararı ile onaylananan 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metodolojisinde ne şekilde dikkate alındığı incelendiğinde, \"Dağıtım Bölgesi Tarifelerinin Hesaplanması\"na ilişkin I. Bölümünde; tüketici tarifeleri bileşenlerinin; perakende enerji satış tarifesi, dağıtım sistem kullanım tarifesi, perakende satış hizmeti tarifesi ve iletim bedeli olarak belirlendiği ve perakende satış hizmet tarifesinin; serbest ve serbest olmayan tüketicilerin sayaç endekslerini okuma ve faturalama ile ilgili maliyetlerini yansıtacak fiyatlar olduğu görülmektedir. Yine bu bölümde tarifeye esas abone grupları, serbest olan ve olmayan tüketici ayrımı yapılmaksızın temel olarak mesken, sanayi, ticarethane, tarımsal sulama ve aydınlatma gruplarından oluştrulmuştur. Ayrıca bu bölümde perakende satış hizmeti tarifesinin belirlenmesinde, mevcut aktif enerji kullanımı yerine abone başına fiyatlandırmanın, perakende satış hizmeti ile ilgili endeks okuma, faturalandırma vb. abone hizmetleri gibi faaliyetlerin maliyetinin ilgili mevzuatta da belirtildiği üzere abone başına sabit bir ücret olarak yansıtılması kabul edilmiş, öte yandan perakende satış hizmeti tarifesine baz teşkil edecek olan abone gruplarının, ölçek ekonomisi farkından dolayı bir AG abonesinin maliyeti ile bir OG abonesinin maliyetinin birbirinden farklı olacağı varsayımından hareketle, OG ve AG aboneleri olarak belirlenmesi öngörülerek, perakende satış hizmetinin en önemli faaliyetinin endeks okuma olduğu, endeks okuma işleminden doğan maliyetin, tüketimin büyüklüğüne göre değişmediği, sadece abone sayacına ulaşım zorluğu ve birim zamanda okunan abone sayısına göre değişlik gösterdiği ve yapılan çalışmalarda gerek mesafeden kaynaklanan maliyetler ve gerekse zamandan kaynaklanan maliyetlerin uluslararası örnek şirketlerin uygulamaları ve sahada bu konuda yapılan tespitler sonucunda bir  OG abonesinin sayacını okumanın AG abonesinin sayacının okumasına göre yaklaşık 10 kat daha fazla maliyetli olduğunun belirlendiği değerlendirmesi yapılarak perakende satış hizmeti tarifesinin hesaplanması yöntem ve formülü açıklanmıştır. Anılan metodolojinin Geçiş Dönemi Tarife Uygulamalarına ilişkin II. Bölümünde ise,  4628 sayılı Kanunun Geçici 9.maddesine yapılan atıfla geçiş dönemi tarifelerinin uygulanmasının gerekliliğinden bahisle geçiş dönemi tarifelerinin belirlendiği açıklanmıştır. Bu bölümün dava konusu edilen (B) bendinde ise, perakende satış hizmeti tarifesinin hesaplanması değişikliğine yer verilerek \"Geçiş dönemi süresince perakende hizmetler bedeli iletime doğrudan bağlı aboneler haricindeki tüm abone grupları için aşağıdaki şekilde uygulanacaktır. I. Bölümde olduğu gibi verimlilik uygulanmamış perakende satış hizmeti işletme giderleri direkt olarak perakende satış hizmeti gelir tavanı olarak belirlenmektedir.  I. Bölümde abone başına sabit bir ücret olarak belirlenen perakende satış hizmet tarifesi, geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kWh bazında belirlenmiştir.\" denilmiştir. Yukarıda alıntısı yapılan mevzuat hükümleri ile dava konusu metodolojine göre, perakende satış hizmeti, perakende satış lisansına sahip şirketler tarafından, elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında, tüketicilere sağlanan sayaç okuma, faturalama gibi hizmetlerden meydana gelmektedir. Sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit bir ücret olarak uygulanması gerektiği ortadadır. Kaldı ki buna ilişkin maliyetlerin metodolojinin I.Bölümünde abone başına sabit bir ücret olarak belirlendiği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu durumda, perakende satış hizmet tarifesinin, geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kWh bazında belirlenmesine ilişkin 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metodolojisinin, Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün (B) bendi ile perakende satış hizmeti bedeli uygulamasının sona erdirilmesi ve perakende satış hizmeti bedelinin mevzuata uygun olarak belirlenerek uygulama yapılması konusunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem hukuka uygun bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 875 sayılı  kararı ile belirlenen Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün (B) bendinin ve başvurunun reddine ilişkin 23.01.2008 tarih ve 2073 sayılı işlemin iptaline\" dair karar verilmiştir. Dava, söz konusu iptal kararı uyarınca, davacıdan fazladan tahsil edildiği iddia olunan PSH bedelinin istirdadı istemiyle açılmıştır. Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında idari yargı yerlerince verilen iptal kararları; iptal edilen karara istinat eden, onunla doğrudan doğruya alakalı tasarruflara da etkilidir. Bu suretle iptal hükmü; iptal edilen karara dayanan, onunla bağlı bir mahiyet arzeden sonuç işlemleri de ortadan kaldırmak suretiyle geçmişe yürümektedir. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmaktadır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 30/03/2021 tarihli 2020/11303 E. 2021/3330 K.)  Emsal nitelikte Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2020 tarihli 2017/2163 E. 2020/2086 K. sayılı kararında; \"...Mahkemece taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması çerçevesinde davalı şirketin kwh başına aldığı hizmet bedelinin, Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilmesi üzerine karar tarihi ile iptal tarihi arasında davacı tarafından davalıya ödenen farkın iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.  Elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketilen kwh bazında nisbi olarak tahsil edilen PSHB'nin yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle davalının nisbi ücret ile maktu ücret farkı kadar zenginleştiği doğrudur. Ancak zenginleşmenin davacı aleyhine değil doğrudan tüketici aleyhine olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aleyhine tüketiciler tarafından bu bedelin tahsili için dava açılması ve davacı tarafından ödenmesi halinde davacı bu bedeli talep edebilecektir. Davacının bu bedeli tüketiciye ödediğine ilişkin bir iddia da ileri sürülmediğine göre bu aşamada mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır...\", Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 tarihli 2021/1507 E. 2022/875 K. sayılı kararı; \"...EPDK’nın 24.08.2006 tarihli ve 875 sayılı kurul kararında, 5496 sayılı Enerji Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun ile 3629 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9. madde doğrultusunda, ... tarafından EPDK’ya sunulan tarife tekliflerine istinaden kabul edilen PSHB (Perakende Satış Hizmet Bedeli) tarifesinin, geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kwh bazında belirlenmesine ilişkin 20 dağıtım şirketi için gelir gereksinimi hesaplaması ve tarife metodolojisinin geçiş dönemi tarife uygulamaları başlıklı 2. bölümünün (B) bendinde yer alan 1. bölümünde ‘abone başına sabit ücret olarak belirlenen parekende satış hizmeti bedeli tarifesinin geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kwh bazında belirlenmiştir’ denilmiştir. Bu karar ile EPDK tarafından elektrik dağıtım şirketlerinin PSHB (Parekende Satış Hizmeti Bedeli) karşılığı tahsil ettikleri bedellerin abone başına belli bir maktu bedel olarak değil, tüketici tarafından tüketilen her bir kwh için belli bir bedel olarak tahakkuk ve tahsil edileceği  hususu düzenlenmiştir. Yukarıda değinilen geçiş dönemi tarife uygulamaları başlıklı 2. bölümün (B) bendinin iptali istemiyle dava açılmış, Danıştay 13. Hukuk Dairesinin 2008/2695 E., 2011/1385 K. sayılı kararı ile, geçiş dönemi tarife uygulamaları başlıklı 2.bölümün (B) bendinde yer alan ‘1.bölümde abone başına sabit ücret olarak belirlenen PSHB (Parekende Satış Hizmeti Bedeli) tarifesi geçiş döneminde tüketici tarifelerinin dengelenmesi bakımından kwh bazında belirlenmiştir’ şeklindeki düzenleme iptal edilmiştir. İptal kararı ile birlikte elektrik dağıtım şirketleri tarafından tüketilen kwh bazında nispi olarak tahsil edilen PSHB’nin (Perakende Satış Hizmet Bedeli) yasal dayanağı ortadan kalkmıştır.  Bu nedenle de mahkemece, davalının sayaç okuma bedellerini kwh bazında nispi olarak tahsil etmesi neticesinde maktu alınan ücretle arasındaki fark kadar zenginleştiği, ancak zenginleşmenin davacı aleyhine değil doğrudan tüketici aleyhine olduğu, davacı aleyhine bir zenginleşmenin olmadığı, davacının bu bedeli tüketiciye ödediğine ilişkin bir iddia da ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.\" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Perakende satış hizmeti, perakende maliyetine göre hesaplanan fiyat olup, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde \"perakende satış hizmeti, perakende satış lisansına sahip şirketler tarafından elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında tüketicilere sağlanan sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler\" olarak tanımlanmaktadır. Bu bedel mevzuat gereği sayaç okuma ve faturalama giderleri için nihai tüketicilerden tahsil edilen bir bedeldir. Somut olayda; davacı şirket elektrik üretim şirketi olup tüketici değildir. Dava konusu bedelin ise elektrik üretim şirketi olan davacıdan değil nihai tüketicilerden tahsil edilmesi karşısında, istirdat talebi yerinde olmadığı gibi söz konusu bedellerin davacı tarafından tüketicilere iade edildiği hususunda bir iddianın da ileri sürülmemesi sebebiyle davacı aleyhine davalının sebepsiz zenginleştiğinden de söz edilemeyeceğinden istem yerinde görülmediğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,  5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f1d9568015ddb4d","SID":"b7baa5c925469373"}}