{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/846 <br>KARAR NO: 2024/868<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/04/2021<br>NUMARASI: 2017/33 E. - 2021/78 K.<br>DAVANIN KONUSU Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden   Kaynaklanan)|Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTANBUL ANADOLU FSHHM 'NİN  2018/92 E. SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI<br>DAVA Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ülkemizde mühendislik üzerine bilgisayar yazılımı üreten sayılı firmalardan biri olup,  bu konuda yaptığı çalışmalarla dünya standartlarıyla rekabet edebilen ve ülkemizde bu alandaki boşluğu dolduran bir firma olduğunu, müvekkili firmanın lisans hakkının kendilerine ait olan ... isimli bilgisayar yazılımının FSEK Mevzuatı uyarınca eser sahibi olduğunu, müvekkili firmanın yazılım sektörünün kendine has özellikleri nedeniyle, öncelikle yapılan üretim için TPE'nden \"...\" isim hakkını marka olarak aldığını ve tescil ettirdiğini, müvekkilinin sahip olduğu programların kullanılması ve sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi, tersine mühendislik işlemine tabi tutulması, tamamının veya bir bölümünün başka bir şekilde kullanılması vs hiçbir konuda, ülkemizde veya dışarıda hiçbir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini, olay tarihinde müvekkili şirkete gelen ihbarlar ve şikayetler dikkate alınarak, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/104 D. İş nolu dosyasından yapılan tespit sonucunda düzenlenen 24/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; davalılara ait bir bilgisayarda mali hakları müvekkili şirkete ait olan ... yazılımı ile ... modüllerinin kurulu ve aktif olarak çalışır durumda olduğunun tespit edildiğini, davalı şahıs hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, ... soruşturma numarası ile soruşturmanın devam ettiğini, davalıların müvekkili şirketin sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırmak suretiyle bilgisayarında kullandığını, davalının işi ve faaliyet alanı gereği bu programlardan haksız kazanç elde ettiğini açıkça ortaya çıktığını, davalıların FSEK mevzuatına aykırı hareket etmek suretiyle müvekkili şirketin mali haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilinin sahibi olduğu yazılımları izinsiz çoğaltma yoluyla yarar sağlayan davalıların, müvekkili şirketin mali haklarını açıkça zarara uğrattığını,  davalılardan FSEK'nun 68/2. maddesi uyarınca, davaya konu bilgisayar programının satımı konusunda sözleşme olması halinde belirlenecek mutad bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini,  tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.000,00 TL'nin haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalılar  vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2016/104 D. İş  dosyasından yapılan tespitin gerçeği yansıtmadığını, öncelikle, tespit için gelinen adreste ... Tic. Ltd. Şirketi olduğunun tutanak altına alındığını ve iş yeri yetkilisi olarak ise ... adlı kişinin belirtildiğini, müvekkili şirketin unvanının, ... Tic. Ltd. Şirketi olduğunu, belirtilen adreste hiçbir zaman faaliyet göstermediğini, dilekçe ekinde sundukları SGK işe giriş ve çıkış bildirgelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, tespit yapılan adreste ... Tic. Ltd. Şirketi'nin faaliyet göstermekte olduğunu, ...  isimli şahısın belirtilen şirketin çalışanı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... yazılımının sahibi olduğu, \"...\" markasının da davacı adına tescilli olduğu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/104 D.İş sayılı tespit dosyası ile  davalılara ait bilgisayarlarda davacıya ait Netcad 5.1 yazılımı ile ... modüllerinin aktif olarak kurulu ve çalışır olduğunun tespit edildiğini, bu konuda davalı ... ile ... hakkında dava açıldığını, tespitin şantiyede yapıldığını, ... A.Ş.'ne sorulduğunda ... Konut Projesi'nin yüklenicisinin yetkilisi yine ... olan ... Ltd. Şirketi olduğunun tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait yazılımları izinsiz olarak kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklanan mali haklarını ihlal ettiklerinden, davalılardan FSEK'nun 68/2. maddesi uyarınca, davaya konu bilgisayar programının satımı konusunda sözleşme olması halinde belirlenecek mutat bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.000,00 TL'nin haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Davada Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebi ile İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/104 D.İş sayılı dosyası ile 21/10/2016 tarihinde iş yerinde yapılan tespit sonucunda hazırlanan 24/10/2016 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, incelenen bilgisayarın müvekkili şirkete ait olmadığını, şirket bünyesinde iş akdine istinaden çalışan harita teknikerine ait olduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, yalnızca müvekkiline ait iş sahası içerisinde olması hasebiyle basmakalıp şekilde tutanak tutulmasının ve tutanağa istinaden bilirkişi raporu tanzim edilmesinin hukuki hata olduğunu, bilirkişi raporunda  belirtilen adreste 5 adet bilgisayar olduğunun görüldüğünü, bu bilgisayarların tümü üzerinde yapılan incelemede, tespit konusu '...' yazılımının şirketin alt katındaki konteyner yapıdaki ofiste bulunan 1 adet dizüstü bilgisayarda yüklü ve çalışır durumda olduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporundaki ifadenin mefhumu muhalifinden de anlaşılacağı üzere söz konusu şantiyede bulunan bilgisayarların hiçbirinde dava konusu yazılım bulunmazken sadece dizüstü bilgisayarda programın bulunmasının şirketin yazılımı haksız ve izinsiz kullanmadığını göstermediğini,. Şirketin özel eşya niteliğindeki söz konusu bilgisayara müdahale yetkisi olmadığı gibi bilgisayar içindeki programları denetleme imkanının da bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiğini,  olaydan sorumluluğun davalı ... müvekkili şirketin yetkilisi konumunda bulunan ...'e ait olmayıp, programı Fikri ve Sınai Haklar Kanunu'nun 68. maddesinde öngörülen yükümlülüklere aykırı olarak edinen ve kullanan, müvekkili şirket bünyesinde istihdam edilen  harita teknikerine ait olduğunu, müvekkil şirketin ülke çapında yer alan büyük projelerde ince işleri ve kaba inşaat işlerini yerine getirmek üzere işçi temini sağladığını, yani söz konusu programı kullanarak herhangi bir iş yürütmediğini, müvekkil şirketin üst işvereni konumunda olan firmalar tarafından gerekli çizim işleri yapıldıktan sonra müvekkili şirketin sadece plan ve projelere uygun iş görümünü sağladığını, süreklilik arz etmemekle birlikte bazı projelerde harita teknikerinin dışarıdan temin edilerek iş yapıldığını, söz konusu durumlarda harita teknikerleri ile iş akdi imzalandığını, bu iş akdinde harita teknikerinin kullanacağı bilgisayarın şahsen temin edileceği ve şirketin bu konuda herhangi bir yükümlülüğünün olmadığının da belirtildiğini, yazılımı izinsiz ve sözleşmeye dayanmadan kullanan harita teknikeri ile müvekkil, şirket arasındaki hizmet akdinin de dosyaya sunulacağını, delil tespitinin müvekkili şirket aleyhine değil ... İnşaat şirketi aleyhine yapıldığını, alınan bilirkişi raporunun ve delil tespitinin müvekkili aleyhine açılan davaya esas teşkil etmeyeceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin HMK genel yetki kuralı gereği davalının ikametinin bağlı bulunduğu Bakırköy Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Toplanan deliller,  iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ... ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının ilim eseri vasfında bulunduğu, FSEK’in 12. maddesi hükmü de nazara alındığında, eserle ilgili hakların ve kullanım yetkisinin sahibinin davacı şirket olduğu, lisansız yazılımların ... Tic. Ltd. Şirketi'nin  Ümraniye'deki iş yerinde şirket çalışanı ...'nın kullandığı bir adet bilgisayara 22/06/2015 tarihinde yüklenmiş olduğunun tespit edildiği, böylece davalı şirket tarafından, davacıya ait eserden kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlâl olunduğu, eylemin davalı şirkete ait iş yerinde kullanılan bilgisayarda bulunması, bunların davalı şirketin sorumluluğunda kullanılması karşısında, bunun bir personelin münferit eylemi yahut davalı şirketin bilgisi dışında gerçekleşmiş bir vakıa olarak kabul edilemeyeceği, eylemden FSEK'in 66. maddesi uyarınca davalı şirketin doğrudan sorumlu bulunduğu, davalı şirketin kendisini sorumluluktan kurtarabilecek bir kanıt sunmadığı, davalı ...'ün de,  gerek yazılımın bilgisayarda tespit edildiği tarihte, gerekse yazılımın bilgisayarlarda yüklü kaldığı zaman sürecinde davalı şirketin münferit yetkili müdürü olarak atanmış bulunduğu, adı geçenin şirketin iş ve eylemlerini gerçekleştiren kişi konumunda bulunması sebebiyle haksız fiil niteliğindeki bu eylemden FSEK'in 66. maddesi gereğince müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, ceza davasında beraat kararı verilmesinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davacının, sorumluluğu bulunan mütecavizlerden, malî haklarının ihlâli ve uğradığı zarar sebebiyle eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’nun 68.maddesi uyarınca üç katı kadar telif tazminatı isteyebileceği, telif bedelinin toplam 25.145,60  TL olduğu, üç katının ise 75.436,80 TL olduğu, davacı tarafın yalnızca 77.000,00 TL talep ettiği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak birleşen davanın kabulüne, 77.000,00 TL'nin tespit tarihi olan 21/10/2016 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılar   ... Tic. Ltd. Şirketi ile şirket yetkilisi ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl davanın ise aktif husumet nedeniyle usulden reddine, her ne kadar davacı İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin   2016/104 D. İş sayılı dosyasıyla ilgili yargılama giderlerini de talep etmişse de, aleyhine tespit istenen şirket hakkındaki dava usulden reddedildiğinden, bu dosya da dahil olmak üzere asıl davayla ilgili tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına\" karar verilmiştir.Davalılar ... Ltd. Şti.; ...; ... Tic. Ltd. Şti.  vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İlk derece Mahkemesi'nin asıl davayı, davalılar ... Tic. Ltd. Şti. Ve ... yönünden husumet yoluğundan reddederken, aynı kararda davayı birleşen dosya davalıları ... Ltd. Şti. Ve ... yönünden kabul ettiğini, Müvekkili ...'ün dosyada hem asıl dava hem de birleşen dava davalısı olduğunu,  Asıl Dava ... yönünden husumetten reddedilirken aynı karar ile birleşen davanın ... yönünden kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olup, kararın kendi içerisinde çelişki içerdiğini, hem asıl davanın hem de birleşen davanın konusu, talebi ve davacısının aynı olduğunu, ancak tek bir mahkeme kararı ile aynı kişi hakkında, müvekkili ... hakkında dava hem usulden reddedilmiş hem de esastan kabul edilmiş olduğunu, derdestlik dava şartı olduğunu,  söz konusu kararda  aynı tarihli aynı esas ve karar numaralı ilam ile, aynı kişi müvekkili ... bakımından hem usulden reddedilip hem de esastan kabul edilemeyeceğini, asıl dava bakımından  husumet nedeniyle usulden reddine karar verilirken, birleşen dava yönünden de usulden reddi veya davacısı, davalısı (...), neticei talebi aynı olan davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini,  hem asıl davanın hem de birleşen davanın konusu İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesi' nin 2016/104 D. iş dosyasında yapılan tespite dayanılarak davacı tarafından talep edilen tazminat olduğunu, -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi Kararının müvekkillerinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını açıkça ispatladığını, İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinin ''...Toplanan deliller, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ... İsmi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının ilim eseri vasfında bulunduğu, FSEK' in 12. Maddesi hükmü de nazara alındığında, eserle ilgili hakların ve kullanım yetkisinin sahibinin davacı şirket olduğu, lisansız yazılımların ... Tic. Ltd. Şti.' nin Ümraniye'deki iş yerinde şirket çalışanı ...' nın kullandığı bir adet bilgisayara 22.06.2015 tarihinde yüklenmiş olduğunun tespit edildiği, böylece davalı şirket tarafından davacıya ait eserden kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal olunduğu, eylemin davalı şirkete ait iş yerinde kullanılan bir bilgisayarda bulunması, bunların davalı şirketin sorumluluğunda kullanılması karşısında, bunun bir personelin münferit eylemi yahut davalı şirketin bilgisi dışında gerçekleşmiş bir vakıa olarak kabul edilemeyeceği, eylemden FSEK 66. Maddesi uyarınca davalı şirketin doğrudan sorumlu bulunduğu, davalı şirketin kendisini sorumluluktan kurtarabilecek bir kanıt sunmadığı, davalı ...' ün de gerek yazılımın bilgisayarda tespit edildiği tarihte gerekse yazılımın bilgisayarlarda yüklü kaldığı zaman sürecinde davalı şirketin münferit yetkili müdürü olarak atanmış bulunduğu....'' şeklinde olduğunu,  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin 2016/104 D. İş sayılı dosyasındaki tespit ile davacıya ait yazılımın müvekkili şirkette harita teknikeri olarak çalışan Habeş KARA adli kişinin iş yeri bilgisayarında değil, şahsi dizüstü bilgisayarında kullanılmakta olduğu değil, kurulu olduğu tespitinden ibaret olduğunu, yapılan tespit ile söz konusu yazılımın aktif şekilde kullanılmakta olup olmadığı, kullanıldı ise hangi projelerde kullanıldığına ilişkin usulüne uygun bir tespit yapılmadığını, -İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında yok saydığı Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi' nin 2019/7410 E. 2020/4088 K. Sayılı ilamı, müştekisi davacı, sanığı ise müvekkili ... olan, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi' nin kurduğu mahkumiyet kararını ortadan kaldıran, müvekkili hakkında üzerine atılı suçtan beraat hükmü kurulan karar olduğunu, söz konusu kararın gerekçesinde, TCK. Madde 20 uyarınca cezaların şahsiliği ilkesi gereği sanığın işe aldığı kişinin eyleminden haberdar olmadığından bahisle müvekkilinin beraatına karar verildiğini, -Müvekkillerinin ehil olduğu iş haritacılık değil, kaba inşaat işi olduğunu, davacıya ait olan ve harita teknikeri olan ...' nın bilgisayarında kurulu olduğu  tespit edilen yazılımın haritacılık alanında kullanılan bir yazılım olduğunu, Müvekkillerinin mütecaviz sıfatını  haiz olmadıklarını, ...' nın bilgisayarında kurulu olan yazılımın müvekkili şirket idaresinde, müvekkili şirketin işlerinde kullanıldığına ilişkin aleyhte hiçbir delil delil olmadığını, Mahkemenin müvekkillerinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir delil getiremediklerine ilişkin gerekçesinin isabetsiz olduğunu, hukuk hakiminin ceza yargılamasında ortaya konulan tespitlerle ve ...' nın mahkeme nezdinde verdiği yeminli ifadesi ile bağlı olduğunu, aleyhte hiçbir delil yahut tespit bulunmadığı halde, gerekçeden yoksun ve hukuka aykırı biçimde ...' nın eyleminin müvekkili ve müvekkili şirkete teşmil edildiğini, müvekkili şirketin ...' nın şahsi bilgisayarını kontrol yahut denetleme yetkisini hiçbir iş sözleşmesi ile üstlenmesinin mümkün olmadığını, ancak iş yeri araç gereçleri ve bilgisayarları üzerinde bir denetim yetkisinin söz konusu olabileceğini ancak delil tespitine konu bilgisayarın ...' nın şahsi bilgisayarı olması sebebiyle, müvekkili şirketin hukuken sorumluluğunun doğmayacağını ve ...' nın hukuka aykırı eyleminden tek başına ve şahsen hukuken ve cezai olarak sorumluluğunun doğduğu göz ardı edildiğini, mahkemenin delilleri yok sayarak yorum yapmak ve varsayımda bulunmak suretiyle müvekkilleri aleyhine haksız biçimde karar kurduğunu, müvekkilleri hakkında hem asıl dava hem de birleşen dava yönünden usulden red kararı verilmesi gerekirken, usule ve kanuna aykırı biçimde birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ...'ün, hem .... LTD. ŞTİ. hem de ... LTD. ŞTİ.'nin yetkilisi olduğunu, FSEK madde 66/2' de  \"Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir.\" demek suretiyle davalı ...'ün neden her iki davada da davalı taraf olduğunu açıklandığını, Birleşen davanın asıl davadan ayrı bir dava olduğunu, derdestlik bulunmadığını,  İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin beraat kararının tazminat sorumluluğunu kaldırmadığını,  FSEK 66/2 \"Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir.\" demekle işletme sahibinin kusursuz sorumluluğunu ortaya koyduğunu, davalıların sorumluluğu için bahse konu yazılım programının kullanılmış olması değil, bilgisayara yüklenmiş olmasının FSEK madde 22 uyarınca yeterli olduğunu, Davalıların, izinsiz ve sözleşmeye dayanmadan kullanılan yazılımın bulunduğu bilgisayarın ...'nın şahsi bilgisayarı olduğuna dair fatura vb. hiçbir kanıt ileri süremediklerini, lisanssız yazılımlı bilgisayarın iş yerinde kullanılmış olmasının da bilgisayarın şahsi amaçlarla kullanılmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu,  Müvekkili şirket yazılımlarının profesyonel olarak hizmet veren mühendislik, harita, emlak kamulaştırma ve inşaat yazılımları olduğunu, ilgili yazılımların şahsi kullanımlar için uygun olmadığı ve davalıların bu kullanımdan haberdar olmadıklarına ilişkin beyanları hayatın olağan akışı çerçevesinde inandırıcılıktan son derece uzak olduğundan istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve Birleşen Dava; davacı adına TPMK nezdinde tescilli \"...\" bilgisayar yazılımının (Netcad 5.1 yazılımı ile ... modullerinin) davalılarca hukuka aykırı kullanımı (çoğaltma) sebebiyle her biri dava için FSEK m.68 uyarınca 16.000 TL maddi telif tazminatının ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.Asıl ve birleşen davada davalı olan her iki şirketin de ticaret sicil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde her iki davada da davalı olan ...'ün şirketlerin yetkilisi olduğu tespit edilmiştir. Tespit yapılan inşaat projesinin sahibi olan ... A.Ş.'nden Ümraniye'deki projedeki  yüklenici firmaların listesi istenilmiş, incelendiğinde ... Tic. Ltd. Şirketi'nin bu şirketlerden birisi olduğu anlaşılmıştır.  Lisanssız yazılımın bulunduğu şirket çalışanı ... SGK kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde ... Emlak şirketinin çalışanı olduğu tespit edilmiştir. Bu deliller karşısında, asıl davada davalı olan ... Tic. Ltd. Şirketi ve bu şirketin yetkilisi olması nedeniyle hakkında dava açılan ...'ün davalı sıfatlarının bulunmadığı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla, husumet itirazlarının kabulüne, birleşen davanın davalısı ... Ltd. Şirketi ile şirket yetkilisi olarak dava edilen ...'ün husumet itirazının reddine karar verilmiştir. ...'ün, hem ... LTD. ŞTİ. hem de ... LTD. ŞTİ.'nin yetkilisi olduğu, ...'ün her iki şirkette de yetkili olması nedeniyle davalı taraf olduğu, birleşen davanın, asıl davadan ayrı bir dava olup, dava konusu tarafların da farklı olduğu, ...'ün asıl davada .... LTD. ŞTİ'nin yetkilisi olarak davada taraf sıfatının bulunduğu, bu nedenle derdestlik bulunmadığı, taraf sıfatı konusunda çelişkili bir karar verilmediği anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/104 D. İş sayılı dosyasında raporda özetle; inceleme  sırasında, aleyhine tespit istenenin adresinde tespiti yapılan 1 adet bilgisayarda kurulu bulunan ... yazılımının versiyonunun \"...\" olduğunu ve Lisans bilgisinin \"...\" olarak geçtiği, kurulum tarihinin 22/06/2015 olduğunu, kurulu bulunduğu bilgisayarın mac numarasının ... olduğunu, kurulu modüllerin ... olduğunun tespit edildiğini, sonuç olarak; yapılan araştırma ve incelemelerde tespite konu iş yerinde bir adet bilgisayarda \"...\" yazılımına rastlanıldığını ve yazılımın versiyonu, kurulu modüller, bulunduğu bilgisayarla ilgili mac numarası ve özelliklerin belirtildiğini, tespit işleminde alınan ekran görüntülerinin rapor içinde sunulduğunu beyan etmiştir.İstanbul Anadolu 1. FSHCM'nin 2018/429 Esas, 2019/493 Karar sayılı karar örneği incelendiğinde; ... hakkında şikayetçiye ait yazılımları lisanssız kullandığı iddiasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairsi'nin 2019/7410 Esas, 2020/4088 Karar sayılı kararı ile sanığın işe aldığı kişinin eyleminden dolayı cezai sorumluluğu bulunmadığından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, sanığın beraatine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilgisayar Mühendisi bilirkişi ... hazırlamış olduğu 02/05/2018 tarihli raporda özetle; ... isimli yazılımının (hem ana modülün, hem de diğer ek modüllerinin ayrı ayrı) , FSEK'nun 2. maddesi kapsamında \"ilim ve edebiyat eseri\"nin bir türü olan \"bilgisayar programı\" olarak koruma altında olduğunu, davacı ....'nin izni olmaksızın davalı tarafın iş yerinde bulunan 1 adet bilgisayarda ... isimli yazılımın kurulu ve çalışır olduğunu, bu durumun İstanbul Anadolu 2. FSHHM 2016/104 D. İş nolu dosyasında yapılan tespit neticesinde düzenlenen 24/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, tespit konusu lisanssız kurulu bilgisayardaki ... versiyonunun yazılıma ait toplam rayiç değerin 25.145,60 TL olarak hesaplandığını, davacının FSEK md.68'e istinaden talebinin Mahkemenin takdirinde olduğunu beyan etmiştir. Dava konusu uyuşmazlıktaki ... isımli yazılım programının FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu sabittir. Davacının TPMK nezdinde tescilli yazılımı olan eser üzerinde mali hak sahibi sıfatı bulunmaktadır. Davalı şirketin dava dışı harita teknisyeni çalışanının davalı şirket nezdinde çalıştığı dönemde şahsi bilgisayarında kurulduğu savunulan programın iş yerinde yapılan keşif neticesinde tespit edildiği, tespit raporunda \"...\" ismiyle davaya konu projenin hazırlandığı ve davalı şirketin projesinin adının da \"...\" olduğu,  yazılımın içeriği itibarı ile inşaat, elektrik, harita, kadastro, emlak, arazi, kamulaştırma, toplulaştırma vb. gibi alanlarda uzman programlardan olduğu, kişisel kullanım için uygun yazılımlardan olmadığı, davalı tarafın yapı inşaat şirketi olması karşısında ve çalışanın harita teknisyeni olarak davalı nezdinde çalışması durumu dikkate alındığında bunun hayatın olağan akışı gereği davalı tarafından kullanımının muhakkak olduğu, dosya kapsamından arama sırasındaki tespitlerin de programın kurulu olduğunun gösterdiği, kullanılmadığına ilişkin savunmanın ise kurulu olması halinde de çoğaltma hakkı ihlal edilmesi ve \" ...\" ismiyle davaya konu projenin hazırlanması ve davalı şirketin projesinin adının da \"...\" olması nedeniyle de savunma olarak ileri sürülemeyeceği, böylece davalılar tarafından, davacıya ait eserden kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiği, eylemin davalı şirkete ait iş yerinde kullanılan bilgisayarda bulunması, bilgisayarların davalı şirketin sorumluluğunda kullanılması dikkate alındığında, şirketin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu haksız fiil nedeniyle davalı şirketin doğrudan sorumlu bulunduğu, davalı ...'ün de, gerek yazılımın bilgisayarda tespit edildiği tarihte, gerekse yazılımın bilgisayarlarda yüklü kaldığı zaman sürecinde davalı şirketin yetkilisi bulunduğu, adı geçenin şirketin iş ve eylemlerini gerçekleştiren kişi konumunda bulunması sebebiyle TMK 50. Madde gereğince haksız fiil niteliğindeki bu eylem nedeniyle müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 74. Maddesi gereği hukuk hakiminin ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı,  davacının, sorumluluğu bulunan mütecavizlerden, malî haklarının ihlâli ve uğradığı zarar sebebiyle eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’nun 68.maddesi uyarınca üç katı kadar telif tazminatı isteyebileceği, dosyaya sunulan 02.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hakkaniyete daha uygun olduğu anlaşılmış olup, davalıların tüm istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre  yapılan inceleme sonucunda ilk derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalılar vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/04/2021 tarih ve 2017/33 E., 2021/78 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davalılar ... Tic. Ltd. Şti ve ... 'den müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Birleşen İstanbul Anadolu FSHHM'nin  2018/92 E. Sayılı Dosyası yönünden,  Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.259,87-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.315,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.944,87-TL harcın davalılar ... ve ...'ten müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c760688a4f5ab059","SID":"4baf9ca8edc56ac6"}}