{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/642 - 2024/799<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2022/642 <br>KARAR NO\t: 2024/799 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/545 Esas 2021/584 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 06/06/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28/06/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 25/07/2015 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracıyla yaya konumunda olan davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sebebiyle gerek iç organlarında yaralanma, gerek vücudunun önemli kemiklerinde kırıklar ve iç kanamalar sebebiyle 3 gün acil yoğun bakımda kaldığını, 2 kez ameliyat olduğunu, buna rağmen iyileşemediğini ve halen başkasının yardımına muhtaç durumda bulunduğunu, kaza nedeniyle davalı sürücü ... hakkında açılan Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/1549 Esas 2017/31 Karar sayılı dosyasında davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının kaza nedeniyle kalıcı olarak sakat kaldığını, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda % 57 oranında engelli olduğunun belirtildiğini, davacının trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremez durumda bulunduğunu, sol kolu kısa ve işlevsiz kaldığını, idrar kesesinde oluşan kalıcı hasar sebebiyle idrarını tutamadığını ve sürekli hasta bezi kullandığını, sürekli ağrı ve bilinç zayıflaması yaşadığını, manevi olarak zarar gördüğünü, davalı sigorta şirketine yapılan müracaat üzerine 9.162,07 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin hesaplanacak tazminattan düşülmesi suretiyle sorumluluklarına düşen tazminat miktarının sigorta şirketinden ödenmesini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi ve sağlık harcamaları için 100,00 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00 TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 700,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olarak davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,\t75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... ile ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiş, 14/10/2020 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi ile varılan mutabakat dairesinde 26/08/2020 tarihli ibra sözleşmesi gereğince sözleşmede belirlenen ödemenin tahsil edilmiş olduğundan maddi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirmiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin dava öncesinde davacı tarafa, Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenen maluliyet oranı esas alınarak hesaplanan tazminat miktarı olan 9.162,07 TL ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, haksız ve mükerrer talepleri içeren başvurunun reddini talep ettiklerini, davacının söz konusu trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyet halinin olup olmadığının, kaza ile ilişkisinin belirlenmesini talep ettikleri, davacının ev hanımı olduğunu, aktif dönem, pasif dönem ayrımı yapılmaksızın asgari ücretin vergi indirimsiz net tutarları üzerinden hesaplama yapılmasını, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, olay günü davalı ...’in ...  plakalı aracı ile yaklaşık 50-60 km/h hızla seyir halinde iken davacı yayanın aniden davalının aracının önüne kontrolsüz şekilde çıktığını, söz konusu kaza mahallinde, yol aydınlatma lambalarının üçünün faal olmadığını, yol ışıklandırmasının bittiği karanlık kısımda kaza meydana geldiğini, davacının gece fark edilemeyecek şekilde koyu renk kıyafetler giymiş olduğunu, davalının son anda gördüğünü ve davacıyı fark eder etmez frene bastığını, ayrıca davacıyı uyarmak ve kurtarmak için kornaya bastığını, yolun sağında seyir halinde iken sola doğru manevra yapmış ise de davacının yaşının da etkisiyle yoldan çekilememesi sebebiyle kazanın kaçınılmaz olduğunu, kazada davacının tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08/09/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 25 oranında, davacı yayanın % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göze düzenlenen 10/06/2020 tarihli raporda davacının engel oranının % 13 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen 14/10/2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminata ilişkin talepten feragat edildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler değerlendirilmek suretiyle davanın maddi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 25/07/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 07/01/2022 tarihli ek kararla yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, manevi tazminat talebinin reddedilen kısmına yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulduğunu, davacının kaza nedeniyle ağır şekilde sakat kaldığını, çok daya yüksek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yargılama gideri bakımından hata yapıldığını, sadece 57,00 TL masraf yapıldığının yazıldığını, maddi tazminattan feragat tarihinin 14/10/2020 olup bu tarihten sonra toplam 1.561,00 TL bilirkişi masrafı yapıldığını, mahkemece bilirkişi raporunun manevi tazminat kararına dayanak olması açısından alındığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 25/07/2015 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracıyla yaya konumunda olan davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri ile manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, yargılama sırasında 14/10/2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerinden feragat etmiş, mahkemece maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı manevi tazminata ilişkin hüküm ve yargılama gideri yönünden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş,  davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 07/01/2022 tarihli ek kararla yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>\t1-Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden istinaf nedenlerinin incelenmesinde, bilindiği üzere 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)\t<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalı ...'e ait olup davalı ... idaresindeki araç ile yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği kazanın 25/07/2015 tarihinde meydana geldiği, üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 08/09/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın yaya geçidi bulunmayan kesimde karşıdan karşıya geçişlerin güvenli olmadığı olay yerinde taşıt yoluna girmeden önce yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını kontrol ettikten sonra kendi can güvenliği yönünden bir tehlike bulunmaması durumunda taşıt yoluna girmesi gerekirken dikkatsiz ve tedbirsizce taşıt yoluna girmesi ve ilk geçiş hakkını davalı sürücü yönetimindeki aracı vermemesi nedenleriyle % 75 oranında, davalı sürücü ...'in de aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurmaması ve fren tedbirinde geç kalması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göze düzenlenen 10/06/2020 tarihli raporda davacının engel oranının % 13 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, kaza sonrasında davacının yoğun bakımda tedavi gördüğü, büyük kemik parçalı kırıkları operasyonu yapıldığı, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, mululiyet oranı, yaralanma nedeniyle gördüğü tedavi sürecinin içeriği ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile kaza tarihindeki paranın alım gücü toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması  gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin manevi tazminata yönelik  istinaf başvurusunun kabulü ile 25.000,00 TL. manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>\t2-Davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin istinaf başvurusuna gelince, \t6100 sayılı HMK'nin Yargılama giderlerinin kapsamı başlıklı 323/1. maddesinin (e) bendinde \"Tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler\" yargılama giderleri arasında sayılmış, Kanun'un Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinde \"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. <br>\tDavanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkin olduğu, maddi tazminat talebinden 14/10/2020 tarihli dilekçe ile feragat edildiği, manevi tazminat talebine ilişkin sürdürülen yargılamada 10/11/2021 tarihli ara kararı ile kusura ilişkin bilirkişi heyeti raporu alınması karar verildiği, davacı tarafça yapılan bilirkişi ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi gerektiği, ne var ki hükmün manevi tazminat bakımından yargılama giderlerine ilişkin 7 numaralı bendinde yargılama giderlerine dahil edilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafça yatırıldığı anlaşılan bilirkişi rapor ücretinin ve posta masrafının yargılama giderleri niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. <br>\tBu durumda davacı tarafça yapıldığı anlaşılan ve istinaf dilekçesindeki talebi de nazara alınarak toplam 1.561,00 TL'nin yargılama giderlerine ilave edilerek davanın kabul ve red oranına göre tarafların sorumluluğu belirlenmesi gerekirken yargılama giderleri arasında değerlendirilmemiş olması doğru görülmemiştir. <br>\t6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın  353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve istinaf  konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak  yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\t1-Davacının davasının maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle REDDİNE <br>2-Davacının, davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 25.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 25/07/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>3-Maddi tazminat yönünden feragat edildiğinden Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 39,53 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 259,58 TL den mahsubu ile fazla yatan 220,05 TL nin davacıya İADESİNE, <br>4-Maddi tazminat yönünden; davacı tarafından sarfına mecbur kalınan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-Maddi tazminat yönünden; dava feragatla bittiğinden, davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 TL karar ve ilam harcının davalılar  ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad KAYDINA,<br>7-Manevi tazminat yönünden; davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 118,00 TL posta masrafı ile 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.618,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddedilen kısımları nazara alınarak hesaplanan 539,33 TL'lik kısmının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>8-Davalı  ... ve ... tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA, <br>9-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden  AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>10- Davalılardan  ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden  AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e VERİLMESİNE, <br>11-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya  İADESİNE, <br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı  tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından 126,00 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılar ... ve ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>\t3-Yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cad739efeaa93975","SID":"a1e749e22ed98150"}}