{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/823 <br>KARAR NO: 2024/933 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/03/2021<br>NUMARASI: 2017/71 (E) - 2021/166 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat  <br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/09/2014 günü davacının idaresindeki ... plakalı aracın önünde seyreden dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı traktör römorkuna arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda Güvence Hesabına yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 15/12/2016 tarihinde davacıya 6.270 TL ödeme yapılmasına karar verildiğini, ancak ödenmek istenen miktarın davacının maluliyetini karşılar nitelikte olmadığından kabul edilmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL daimi maluliyet tazminatı ve 100 TL geçici iş göremezlik olarak toplam 3.100 TL maddi tazminatın davalı şirkete başvuru tarihi olan 14/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13/11/2020 tarihli dilekçesi ile sürekli sakatlık tazminatı talebini 140.488,07 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın kısmen kabulü ile 131.655,52 TL sürekli iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 15/12/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine ve geçici iş görmezlik talebinin reddine\" karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; dosyada mübrez 12/09/2019 tarihli kusur raporunda davacının kusurlu olup sigortasız araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, yine dosyada mübrez 07/02/2020 tarihli ek raporda ise davacı ...'ın %50 ve sigortasız araç sürücüsünün %50 kusurlu bulunduğunu, kusur oranı konusundaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporlarındaki maluliyet oranları arasında fahiş fark bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan 07/03/2016 tarihli Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda %82 oranında maluliyetin olduğunu, 08/04/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda ise %39 oranında maluliyetin olduğunun belirtildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının doğru olmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda tespit edilen arazların bir kısmının kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, davacının gelirinin belge ile ispatlanmamasına rağmen asgari ücretin 1.4 katı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın gelirini belge ile ispatlayamaması halinde asgari ücret baz alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan Güvence Hesabının temerrüdünün bulunmadığını, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle Güvence Hesabının aleyhine 15/12/2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından 14/09/2014 günü, davacının idaresindeki ...  plakalı araç ile aynı yönde önünde seyreden, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan sulama borusu yüklü ... plakalı traktöre arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı anlaşılmıştır. 1-Kusura yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesi; İlk derece mahkemesince alınan 12/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda; olayda  ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın  önünde giden traktöre arkadan çarptığından %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, römorktaki boruların yönetmelikteki hususlara aykırı yüklendiği yönünde bir bulgu olmadığı, bu nedenle  ... plakalı traktör sürücüsü ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.  İlk derece mahkemesince rapora karşı itirazının değerlendirildiği İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan 07/02/2020 tarihli raporda; dosyadaki tutanaklarda ... plakalı traktörün arka ışık donanımının yetersiz olduğu açıkça belirtilmesine ve otomobilin 25 metre sert  fren izine rağmen traktöre sol arkadan çarptığı belirtilmesine rağmen traktörün arka ışık donanımının yetersiz olmasının kazaya neden olduğu şeklindeki değerlendirmeye itibar edilmediği, ayrıca traktörün römorkundaki boruların arkadan gelen aracın içine girdiği de açık olup bu durumda boruların arka ucunda gece görüş şartlarında uyarıcı işaretleme yapılmadığının anlaşıldığı, davacı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobiliyle önündeki ... plakalı traktörü geçme manevrasına başlamadan önce karşı yönden gelen araçlara dikkat etmesi, önünde yeterli mesafe olması halinde geçme manevrasına başlaması gerekirken bu kurallara uymamış, önündeki araç trafiğine yeterince dikkat etmediği, her ne kadar 60 km hızla gittiğini söylemişse de, 25 metre sert fren izine rağmen duramayıp şiddetle römorka çarptığı dikkate alındığında, hızının mahal şartlarına göre aşırı yüksek olduğu olayda %50 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı traktörün sürücüsü ...'in ise, 1987 model traktörünün römorkunun arkasında gerekli reflektörleri yerleştirmediğinden, traktörünün üzerinde sarı yanar döner lamba bulundurmadığından, römorktaki boruların arkasına uyarıcı ışıklı kırmızı işaretleme yapmadığından ve arkasından gelen trafiği tehlikeye düşürdüğünden olayda %50 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.  07/02/2020 tarihli bilirkişi raporunu kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın dava dışı sürücüsü ile davacı sürücünün kaza sırasındaki konumları ve davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.  2-Maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazının incelenmesi; İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 03/04/2019 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri esas alınarak %39 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri incelenerek, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Gelire ve temerrüde yönelik istinaf itirazının incelenmesi; Dosya içeriğine göre davacının imam olduğu ve maaş bordrosuna göre asgari ücretin 2 katı maaş aldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Hasar dosyası içeriğine göre davacı tarafça  davadan önce 13/10/2015 tarihinde Güvence Hesabına başvurulduğu anlaşılmakla temerrüde ilişkin  itirazı da kabul edilmemiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 8.993,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.249,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.744,09‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f20e046f6e883d61","SID":"2e84069d1d222d52"}}