{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/840 <br>KARAR NO: 2024/934 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/01/2021<br>NUMARASI: 2018/858 (E) - 2021/99 (K)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ve dava dışı ... plakalı araçların 14/07/2018 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacı şirketin 64,796,13 TL tazminat ödediğini, kazanın meydana gelmesinde davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle söz konusu kusura isabet eden 32.398,06 TL'nin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak likit olmayıp, asıl alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirkete sigortalı araçta meydana gelen hasar ile müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazadaki kusuru arasında illiyet bağı bulunmadığını, kazanın müvekkili sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın yolun sağ kenarındaki bariyerlere çarparak yolun sol tarafına savrulması neticesinde aynı istikamette seyir halinde bulunan dava dışı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın sağ arka kısmına çarpması, ardından aynı istikamette seyir halinde bulunan davacı şirkete sigortalı aracın ... plakalı aracın arka kısmına çarpması sonucu meydana geldiğini, olayda iki ayrı kural ihlali sonucu meydana gelmiş iki ayrı kaza olduğunu,  davacıya sigortalı aracın sürücüsünün önünde seyreden aracı güvenli bir mesafeden takip etmek zorunda olduğunu, bu kuralın ihlali durumunda önündeki araç hangi sebeple durursa dursun arkadan çarpma durumunda bütün kusurun arkadan çarpan araçta olacağını, kazalarla ilgili kendi içlerinde ayrı ayrı kusur değerlendirmesi yapılması gerekirken aksine sanki tüm araçlar aynı anda çarpışmış veya sigortalı aracın çarpmasının etkisiyle ikinci kaza gerçekleşmiş gibi kazanın değerlendirilmesinin isabetsiz olduğunu, yargılama sürecinde bilirkişi raporuna itirazları sonucunda tekrar heyet nezdinde rapor alındığını, fakat ilk raporu düzenleyen bilirkişinin, heyet raporunun düzenlenmesinde tekrar görevlendirildiğini, bu durumun yeniden rapor alınmasının amacına ters düştüğünü, her halükarda karara esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen hasar tutarının denetime elverişsiz olduğunu ve gerçek zararı yansıtmadığından kabulünün mümkün olmadığını, yargılama süresince alınan bilirkişi raporlarında onarım, işçilik ve parça fiyat gibi yer verilmediğini, hasar bedelinin piyasa rayiçlerine aykırı bir şekilde tespit edildiğini,  temerrüt oluşmadığından takip öncesi faiz talep edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına yaptığı araç hasar tazminatı ödemesinin, zarar sorumlusunun trafik sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya dayanak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde;  davacı tarafından davalı sigorta şirketine aleyhine 32.398,06 TL asıl alacak, 103,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.501,91 TL alacak üzerinden 20/11/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan 22/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %50 oranında kusurlu oldukları, ... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, ... plakalı ... marka aracın hasarının %18 KDV dahil 64.796,14 TL olduğu belirlinmiştir.  Rapora itiraz üzerine ilk derece mahkemesince daha önce rapor düzenleyen bilirkişinin de dahil olduğu üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 14/09/2020 tarihli raporda; kaza tutanağına ve araçların hasarlı bölgelerine göre kazanın sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyrederken aracının sağ ön köşe kısımlarıyla sağ bariyere çarpıp sol şeride geçmesi sonucu arkadan gelen sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla bu araca sağ arka köşe kısımlarından çarpması, daha sonra aynı yöne seyreden sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı aracın sağ ön köşe kısımlarıyla önünde kaza yapan ... plakalı kamyonetin sol arka kısımlarına çarpması şeklinde meydana geldiği, dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın %50 oranında kusurlu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun %50 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete kasko sigortalı ... plakalı ... marka araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen kasko kesin ekspertiz raporunun incelenmesinden, araçtaki hasar miktarının kök raporda belirtildiği şekilde parça ve işçilik bedelleri toplamı olarak 64.796,14 TL olduğu,  yapılan piyasa değer karşılaştırmasında anılan kasko sigorta ekspertiz raporunda belirtilen parça ve işçilik bedellerinin yetkili servis parça ve işçilik bedelleriyle uyumlu olduğu, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün % 50 kusur oranına göre 32.398,07 TL'den sorumlu olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kazaya karışan sürücülerin kaza sırasındaki konumları ve davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa,  usul ve kanuna uygun olarak saptandığı; rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle zarar gören davacıya sigortalı  ... plakalı aracın  hasar bedelinin, aracın hasarına ilişkin fotoğraflar, kasko ekspertiz raporu ve trafik kazası tespit tutanağı dikkate alınarak piyasa rayiçlerine uygun, somut olgu ve ölçütlere dayalı biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin bu konuya yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İşlemiş faize yönelik istinaf itirazına gelince; davacının sigortalısına 01/10/2018 tarihinde hasar tazminatı ödediği ve sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme tarihine göre davalıdan 399,42 TL işlemiş faiz alacağı olduğu, davacının icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak 103.85 TL işlemiş faize karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.220,20 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 555,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.665,1‬0 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b148b31b9402b26","SID":"b649f13091e11605"}}