{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1160 <br>KARAR NO: 2024/802 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/04/2021<br>NUMARASI: 2019/1021 Esas - 2021/406 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Araç hasar tazminatı<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi tarafından sigortalı olan araçlardan ... plakalı aracın, 08/02/2019 başlangıç, 08/04/2019 bitiş tarihli araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış olduğunu, kiralayan şahıs tarafından da 27/03/2019 tarihinde tek taraflı kaza yaparak aracın  pert olması sonucu aracın hasar anındaki değerin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; davalı şirket tarafından davacıya verilen teklifnamenin tek sayfadan ibaret olup, ilgili teklifnamede  açıkça herhangi bir özel bir şart yahut müvekkilin haklarını kısıtlayabilecek bir hususa yer verilmediğini, davalı şirket tek taraflı olarak kendileri tarafından tanzim edilen, davacının imzasını dahi taşımayan, gönderilen teklifnamede yer almayan ve davacının aleyhine özel şartlar içeren, öncesinde bilgilendirme veya aydınlatma yapılmayan 16 sayfalık poliçeyi mail yoluyla gönderdiğini, davalı ... şirketi tarafından davacıya gönderilen teklifnamede ... klozuna ilişkin herhangi bir hükme yer verilmeyerek, ilgili şart poliçe yoluyla davacıya dayattırıldığını, aydınlatma yükümlülüğünün amacı dikkate alındığında, sözleşme akdetmek isteyen kişinin sözleşmenin kurulmasına yönelik olarak kendini bağlayıcı bir irade beyanında bulunmasından önce aydınlatılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, kasko sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.TTK'nin 1282'nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281'inci maddesine göre  rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın da kural olarak davalı sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. İstinafa konu uyuşmazlık sigorta sözleşmesi süresi içerisinde gerçekleşen rizikonun, poliçe özel şartlarında yer alan kiralık araç klozu nedeniyle teminat dışı kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile mahkemece celp edilen ... kayıtlarına göre, tek taraflı trafik kazasında tam hasara uğrayan sigortalı aracın en son kaza tarihinden yaklaşık 47 gün önce kiraya verildiği ve kaza esnasında kiralık olarak kullanıldığı, bu konuda çekişme olmadığı görülmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi ek ve kök heyet raporlarında, poliçeye eklenen “...” ile bildirim yapılmaması halinde kiralama süresince meydana gelecek hasarların teminat dışı kalacağının belirtilmiş olduğu, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebileceği, ancak sigortalıya azami bilgilendirmenin yapıldığının ispat edilmesi gerektiği, poliçe tanzim tarihinden sonra 14 gün içerisinde poliçe özel şartlarına itiraz edildiğine dair dosya arasında bir bilgiye rastlanmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla,  poliçe tanzimi 30/01/2019 tarihinden, kazanın gerçekleştiği 27/03/2019 tarihine kadar davacı sigortalı tarafından sözleşmeye itiraz edilmediğinin, davalı sigortacı tarafından davalı sigortalısına yeterli bilgilendirme yaptığının ve ... klozu nedeniyle rizikonun teminat dışı kaldığının ispat edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması yerindedir. Davacının istinaf  başvurusunun  reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f16ba48ace3dc389","SID":"86bbc9a5240475b3"}}