{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1428 <br>KARAR NO: 2024/734 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/9/2020<br>NUMARASI: 2017/1382 (E) - 2020/589 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 14/5/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacıya kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonunu davalıya ait otoparka 7/3/2015 günü saat 19.45 sularında  direksiyon kilidi ile kapıları kilitleyerek park eden dava dışı ...'in, saat 21.20 sularında aracı bıraktığı yere geldiğinde kamyonun bulunmadığını gördüğünü, dava dışı sigortalının başvurusu üzerine güvenlik kameralarından temin edilen görüntüler incelendiğinden, aracın giriş ve çıkışı tespit edilen aracın 8/3/2015 günü İstanbul-Ankara Otoyolu Akıncılar OGS Gişelerinden geçiş yaptığının belirlendiğini, oluşan zarar nedeniyle müvekkili davacı tarafından sigortalıya 20/4/2015 günü ödenen 44.000 TL tazminatın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinde başlatılan ... (E) sayılı takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline ve davalının inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne İstanbul Anadolu ..'inci İcra Dairesinin ... (E) sayılı icra takibine itirazın iptaline, takibin aynen devamına, kabul edilen 48.567,56 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davalıya tebliğ edilmeyen bilirkişi raporunun, çok önceden istifa dilekçesi sunan Av. ...'e tebliğ edilmesine ve bu durumunda 22/9/2020 tarihli oturumda mahkemeye bildirilmesine karşın, rapora itiraz hakkı tanınmadan yargılamaya son verilerek kararın açıklandığını, kusur ve hasara ilişkin değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemesi koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava kasko sigortacısı davacının, sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosyaya eklenen İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... Sigorta AŞ tarafından davalı ... AŞ aleyhine 44.000 TL asıl alacak, 4.567,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.567,56 TL alacağın tahsili amacıyla 20/12/2016 günü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, ödeme emri 26/12/2016 günü tebliğ edilen  davalının vekili vasıtasıyla 30/12/2016 günü sunduğu dilekçeyle takip konusu borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 66'ıncı maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının ise aynı Kanun'un 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde 22/12/2017 açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nin 27'nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı; davanın taraflarının hak arama özgürlüklerini ve savunma haklarını en iyi biçimde kullanabilmeleri, dava ile ilgili bütün belge ve bilgileri bilmelerini kapsayan yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması hakkı ile tarafların uyuşmazlık konusu ile ilgili her türlü iddia, savunma ve ispat hakkından ve mahkemenin taraflarının iddia ve savunmalarını dikkate alma ve gerekçeli karara bağlama zorunluluğu ögelerinden oluşur. Anılan maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere Anayasanın 36'ncı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ise 6'ncı maddesinde düzenlenen ve adil yargılanma hakkının en önemli ögesi olan, iddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak; tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit biçimde kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hâkim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Hukuki dinlenilme hakkı kapsamında HMK'nin 122'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca dava dilekçesi mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Bunun üzerine davalı Anayasa ile güvence altına alınmış olan savunma hakkını kullanabilir. Çünkü davalı, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36'ncı maddesinde öngörüldüğü biçimde meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davalı olarak, savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkeme, dinlenmesi veya savunmasını bildirmesi için davalıyı yasal biçime uygun olarak davet etmedikçe, başka bir anlatımla savunma hakkını kullanma olanağı tanımadan hüküm veremez. Dava dosyasının incelenmesinde, hükme esas alınan  bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen 22/4/2020 tarihli raporun, HMK'nin 280'inci maddesinin buyruk niteliğindeki hükmüne karşın, davalı şirkete ya da Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden 22/9/2020 günü vekâletname sunan davalı şirketin vekili yerine  6/4/2020 tarihli dilekçeyle davalı ... AŞ vekilliğinden istifa ettiğini bildiren Av. ...'e 16/6/2020 günü tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla bilirkişi raporu tebliğ edilmeyen davalı  ... AŞ'ye HMK'nin 281'inci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen bilirkişi raporuna karşı itiraz hakkını kullanma olanağı tanınmamasına neden olunarak, adı geçen davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, davacı ile dava dışı sigortalı arasında genişletilmiş kasko poliçesinin düzenlendiği ve davaya konu rizikonun gerçekleştiği 7/3/2015 günü yürürlükte olan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının yükümlülüklerine ilişkin B.3'üncü maddesi uyarınca, kasko sigortacısı davacının aracın çalınması halinde aracın çalınma günündeki rayiç değeri ile sorumlu olduğu gözetilerek, davacıya kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonun çalındığı tarih itibarıyla rayiç değeri saptanıp oluşacak sonuca göre davacı sigorta şirketinin zararının belirlenmesi gerekirken, rayiç değere ilişkin bilgileri içermemesi nedeniyle hükme elverişli olmayan bilirkişiler kurulunun yetersiz raporuna dayanılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan  likit olmayan alacaktan ötürü davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesinin isabetsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/5/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0bb193c01b89583","SID":"bd9b2e2e4a42a27e"}}