{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1608 <br>KARAR NO: 2024/832 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/03/2023<br>NUMARASI: 2022/181 (E) - 2023/202 (K)<br>DAVANIN KONUSU: İİK'nin 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit<br>KARAR TARİHİ: 28/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı takip borçluları ... ve diğer dava dışı şirketler aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davacının takip borçlularından ...'ün eşi olması dışında dosya borcu ile hiçbir ilgisinin olmadığını, buna rağmen takip dosyasından 89 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacının adres değiştirmiş olmasıyla birlikte ikametgah naklinin yapılmamış olması nedeniyle haciz ihbarnamelerinin merniste gözüken ancak fiilen oturmadığı eski adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre yapıldığını, bu tebligatların usulsüz olduğunu, davacının adına yapılan tebligatlardan haberi olmadığından yasal süresi içerisinde haciz ihbarnamelerine itiraz edemediğini ve icra dosyasına borçlu olarak eklenip malvarlıklarına haciz konduğunu belirterek davacının takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin davacı yönünden iptaline, davacı hakkındaki takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına yada icra veznesine ödemek zorunda kalacağı paranın alacaklısına ödenmemesine, davacınını taşınmazlarına, banka hesaplarına, taşınırlarına konulan haciz, yakalama ve diğer işlemlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine ve alacak miktarının yüzde 20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2021/181 Esas - 2021/470 Karar sayılı kararla \"Davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Dairemizce  2021/2054  Esas - 2022/195 Karar sayılı kararla davanın, İİK'nın 89/3. maddesi kapsamında açılan menfi tespit davası olduğu dikkate alınarak, tarafların delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi  amacıyla mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece kaldırma kararındaki hususlar doğrultusunda işlem yapılmış ve ilk derece mahkemesince bu kez  \"Davanın süre yönünden usulden reddine\" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece uyuşmazlığın özü hakkında kesin bir karar verilmeden ihtiyati tedbirin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle haciz ihbarnamelerinden haberi olmadığını, bu nedenle iş bu davayı açtıklarını, davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu statüsüne konularak menkul ve gayrimenkullerinin haczedildiğini, oysa davacının İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine konu alacağın sebebini teşkil eden çek ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacı ile takibin diğer borçlularından ... arasındaki evlilik bağı dışında taraflar arasında herhangi bir alacak-verecek ilişkisi bulunmadığını, davacıya kendi babasından miras yoluyla intikal etmiş olan 9 adet taşınmazına, kişisel mallarının gelirleriyle edinmiş olduğu aracına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, davalı ve davaya dayanak icra dosyasının diğer taraflarının davacıdan hiçbir alacaklarının bulunmadığını, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını, davacının borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına depo edilen dosya borcunun alacaklıya ödenmiş olması nedeniyle bu bedelin alacaklıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, İİK'nin 89/3. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davaya dayanak İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlular ... (... Ticaret), ...Limited Şirketi ile ... San. Dış Ticaret AŞ  aleyhine 30/04/2018 tanzim tarihli 48.400 TL bedelli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, icra dosyası kapsamında davacıya gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin 11/11/2019 tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin 07/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından bu ihbarnamelere itiraz edilmemesi üzerine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 27/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İcra İflas Kanununun 89. maddesi uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde menfi tespit davası açılması gerekir. On beş günlük bu süre hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Somut olayda üçüncü haciz ihbarnamesi davacıya 27/10/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen dava 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra 05/03/2021 tarihinde açılmıştır. Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55dc4cd64800dbb8","SID":"1817e6df9b42e658"}}