{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1778 <br>KARAR NO: 2024/752  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/04/2021<br>NUMARASI: 2018/101 (E) - 2021/307 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/02/2010 günü, yolun karşısına geçmekte olan yaya davacıya, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  50 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; ıslah edilen davanın kısmen kabulüne, 25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 25 TL geçici iş göremezlik tazminatının da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf  başvurusunda bulunan davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabul edilmesi gerektiğini, kazanın 01/02/2010 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 16/01/2018 tarihinde açıldığını, kaza tarihinden itibaren belirsiz alacak davası olarak başlangıçta açıldığı sabit olan dava nedeniyle zamanaşımının kesildiğini, bu tarihten itibaren bedel arttırım tarihine kadar 10 yıl geçmediği gibi ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu, dolayısıyla genel ve dava zamanaşımı süresi içerisinde açılan davadaki zamanaşımı süresinin dava ve bedel arttırım tarihi itibarıyla dolmadığını, belirsiz alacak davası olarak açıldığı sabit olan davanın sonradan kısmi dava olarak  değişmesi mümkün olmadığı gibi bu konuda beyanda bulunulmasının bile dava dilekçesindeki dava niteliğini değiştirmeyeceğini,  davacının kaza tarihi ve kendisine çarpan sürücüyü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığı hususunun dikkate alınmadığını, mahkemece sadece davalının zamanaşımı defi kabul edilerek bedel arttırım tarihinden geriye doğru dava ile kesilen zamanaşımı süresinin değil kaza tarihinin esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranı kazadan sonra ... Hastanesince düzenlenen maluliyet raporunda %10 iken artarak devam ettiği ve ATK raporu ile %14,3 oranına yükseldiği  halde davada yaralanması ile ilgili gelişen bir durumun varlığının ileri sürülmediği yönündeki gerekçenin dosya içeriğine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından 16/01/2018 tarihinde açılan davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50 TL maddi tazminat isteminde bulunulmuş; 02/02/2021 tarihli celsede  davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu açıkça beyan etmiş; 11/11/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle 50 TL  maddi tazminat talebinin  25 TL'sinin sürekli  iş göremezlik tazminatı, 25 TL'sinin ise geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere talebini 30.509,03 TL'ye yükseltmiş ve 22/11/2020 tarihinde ıslah harcını yatırmıştır. Bu durumda, davanın HMK'nın 109. maddesinde düzenlenen kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında, alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. 2918 sayılı KTK'nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" düzenlemesi, yine aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı süresinde (04/12/2020 tarihinde sunduğu dilekçesiyle) ıslah edilen kısım için zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür.Kaza tarihi  01/02/2010, ıslah tarihi ise 11/11/2020 olup, ıslah tarihi itibarıyla 10 yıllık tavan zamanaşımı süresi dahi geçmiştir.Bu nedenle mahkemece ıslah ile artırılan kısım bakımından zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d48e730d1eebd333","SID":"6c0ac2174890bc9a"}}