{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>                   T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/534 <br>KARAR NO\t: 2024/963<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...                    (...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:11/01/2023<br>NUMARASI\t:2021/915 Esas - 2023/18 Karar<br>DAVACI\t:... (Eski Unvan: CASMİNE TEKSTİL İNŞAAT SAĞLIK ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:22/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t:31/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:25/06/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ile aralarında tıbbi maske satış ilişkisinin bulunduğunun bu kapsamda gönderilen maskelerin davalıya teslim edildiğinin ve takibe konu faturaların düzenlenip davalıya gönderildiğinin, davalının bu faturaları iade ettiğini ancak malları iade etmediğini, söz konusu faturaların icra takibine konu yapıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında bir akti ilişki bulunmadığını, kendilerine teslim edilen bir mal olmadığını, takip konusu faturaların defterlere işlenmeyip süresinde iade edildiğini, irsaliyelerdeki teslim alan isimlerin kendileriyle bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu taşıma faturaları ile taşıma irsaliyeleri göz önünde bulundurularak sadece Kgt Medikal Hububat İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin defter, taşıma faturaları ve irsaliyeleri üzerinden eksik değerlendirme yapılmış olup bunun sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından yanlış ve hukuka aykırı bir hüküm tesis edildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı yanla davacı arasında bir ticari ilişki olmadığı için mal alım-satım yaşanmadığını ve haliyle karşı yanın belirttiği faturaların ticari defterlere işlenmediğini, faturalara süresinde itiraz edildiğini, bahsedilen fatura ve irsaliyelerin tamamına itiraz ettiklerini, taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığı gibi mal teslimi de yaşanmadığını, karşı tarafın davacıdan bir TL dahi alacağı bulunmadığını, asıl alacaklı olan davacı olduğunu ve karşı yanın açtığı menfi tespit davasının da Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/914 Esas sayılı dosya ile reddedildiğini, nitekim dosyada mübrez bilirkişi raporları ve tüm delillerden de görüleceği üzere sevk irsaliyelerinin bazılarında imza ve isim dahi olmadığı, isimli olanların ise davacı ile bağlantısı olmadığının açıkça belirtildiğini, sevk irsaliyelerin üzerinde araç plakalarının bulunmasına rağmen taşıma irsaliyelerinin olmadığını, davacının defterlerinde ve bildirdiği BA formlarında bu faturaların kayıtlı olmadığı gibi taraflar arasında ticari ilişkiyi gösteren herhangi bir kayıt da bulunmadığının anlaşıldığını, karşı yanın zaten taşıma irsaliyelerinin olmadığını bildirdiğini, gelen SGK kayıtlarında sevk irsaliyelerindeki isimlerin davacının çalışanları olmadığının görüldüğünü, yine sevk irsaliyelerindeki araçların da davacıya ait olmadığının belirtildiğini, karşı yanca belirtilen Whatsapp yazışmalarının da akdi ilişkiyi ve mal teslimini ispata yarar bir yön içermediğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2023 tarih, 2021/915 Esas - 2023/18 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında tıbbi maske alım satımına yönelik ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından gönderilen maskelerin davalıya teslim edildiği ve takibe konu faturaların da bu maskelere yönelik olup davacı tarafından düzenlendiği ve  davalıya gönderildiği, davalının bu faturaları iade ettiği; ancak malların iade edilmediği, bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2020/9974  esas sayılı icra takip dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından, başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirket ile davalı arasında akdi bir ilişki olup olmadığı, takibe dayanak faturalara konu maskelerin davalıya teslim edilip edilmediği, davalının bu faturalar sebebi ile davacıya borçlu olup olmadığı, varsa borç miktarı ve icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.<br>Eldeki davada; davacı tarafından davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki nedeniyle davalıya gönderdiği malların bedelinin davalı tarafından ödenmediği iddia edilmiş, davalı taraf ise  davacı ile aralarında akdi ilişkinin bulunmadığı yönünde savunma getirdiği anlaşılmıştır.<br><br>Eldeki davada; davacı, taraflar arasında varlığını iddia ettiği akdi ilişkiyi ispatlamak zorundadır. TTK nun 21 maddesine göre bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Faturaya itiraz edilmesi durumunda ise fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Davacı tarafından davalıya gönderilen takibe dayanak faturalar davalı tarafından defterlerine kaydedilmeden süresinde iade edilmiş olmakla davacı bu karineden yararlanamayacaktır.  Faturanın düzenlenmiş olması ve karşı tarafa tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Davacının fatura içeriği malların karşı tarafa teslim edildiğini yani akdi ilişkinin varlığını ispat etmesi  gereklidir.<br>Eldeki davada, mahkemece; tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacının sunduğu sevk irsaliyelerinin incelendiği, sevk irsaliyeleri altında isim ve imzası bulunan kişilerin davalı ile bağlantısının olup olmadığının araştırıldığı görülmüş, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarına göre davacının düzenlediği tüm faturaların 11/12/2020 tarihli olduğu ve davacının kayıtlarına göre 1.056.242,00 TL alacaklı göründüğü ;ancak sevk irsaliyelerinin 2020 yılı nisan mayıs haziran ve temmuz aylarına ait olduğu, yine, sevk irsaliyelerin üzerinde araç plakalarının bulunmasına rağmen taşıma irsaliyelerinin olmadığı, davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ve bildirdiği BA formlarında bu faturaların kayıtlı olmadığı gibi taraflar arasında ticari ilişkiyi gösteren herhangi bir kayıdın da bulunmadığı, dosya arasına gelen SGK kayıtlarında sevk irsaliyelerindeki isimlerin davalının çalışanları olmadığı, yine sevk irsaliyelerindeki araçların da davalıya ait olmadığı, sunulan whatsapp yazışmalarının da akdi ilişkiyi ve mal teslimini ispata yarar bir bilgi içermediği, davacı tarafın yemin deliline dayanmış olması sebebiyle karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceklerinin mahkemece sorulduğu, bunun üzerine davacı vekilince 06/12/2022 tarihli dilekçe sunulduğu; ancak dilekçe içeriğinden davacının tamamlayıcı yemin etmek istediği, anlaşıldığından mahkemece bunun kabul edilmediği görülmüş, neticeten açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle eldeki davada ispat yükü davacıda olduğundan, davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılmış,  mahkemece de aynı yöndeki neden ve gerekçelerle davanın reddine şeklinde  karar verildiği görülmüş, verilen kararda herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/05/2024<br>\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"452d262574c783b3","SID":"4187fadc542fff1d"}}