{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/952 - 2024/861<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>\t            \t\t        <br>ESAS NO\t: 2024/952 <br>KARAR NO\t: 2024/861<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  15/06/2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2017/216 E., 2023/466 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI                      \t:<br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi  uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>Dava iflas sıra cetvelinden terkin istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesince davalı şirket alacağının terkini istenen (dava dışı) ... AŞ'nin iflasına ilişkin kararın bozulduğu, artık ortada iflasa ilişkin bir karar ve dolayısıyla terkin istenebilecek bir iflas masası kalmadığı, bu nedenle de eldeki davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde:<br>- ... AŞ'nin iflasına ilişkin kararın bozulduğunu fakat iflasın ertelenmesi yargılamasının sona ermediğini, iflasın tekrar açılabileceğini, <br>- Anılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE\t:<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t: <br>1--HMK m. 353/1-b,1  gereğince;  Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/216 E., 2023/466 K sayılı dava dosyasında verdiği 15/06/2023 tarihlikararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE<br><br>\t2-Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına<br>\t4-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına\t<br>\t05.06.2024 tarihinde dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m.362/1-a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYÇOKLUĞUYLA karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 07/06/2024) <br>          <br>           <br>          \tBaşkan                       Üye                  Üye                Katip <br><br>KARŞI OY YAZISI<br>I<br>Dairemiz çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık henüz ilan edilmemiş iflas sıra cetveline yönelik kayıt terkini davasının, iflas kararının bozulması üzerine konusuz mu kalacağı yoksa hukuki yarar dava şartını karşılamaması nedeniyle usulden reddedilmesinin mi gerektiği noktasında toplanmaktadır. <br>II<br>Sıralamaya yönelik şikayetler hariç iflas sıra cetveline iki yolla itiraz edilebilir. Bunlardan birincisi alacağı iflas masasına kaydedilmeyen alacaklının açtığı sıra cetveline itiraz (günlük ifadeyle kayıt kabul), ikincisi ise masaya kaydedilen bir başka alacaklının alacağının varlığına, miktarına ve sırasına yönelik iflas  sıra cetveline itiraz (günlük ifadeyle kayıt terkini) davasıdır. Her iki dava da kural olarak sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş günlük hak düşürücü süre içinde açılmalıdır (İİK m.235). <br>III<br>İflas sıra cetveli iflas idaresinin seçilmesinden iki ay içinde hazırlanmalı ve iflas dairesine bırakılmalıdır  (İİK m.232). Ancak cetvel bu aşamada bir taslaktan ibarettir. <br>Bu taslak sıra cetveli mahiyet ve gücünü ikinci alacaklılar toplanmasının ilanı içinde cetvelin de ilan edilmesi (suretinin Daireye bırakıldığının belirtilmesi) ile kazanır. Bilindiği üzere ikinci alacaklılar toplanması ancak iflas kararının kesinleşmesinden sonra yapılabilir (İİK m.164/III). Bir diğer ifade ile iflas kararı kesinleşmeden ve ikinci alacaklılar toplanması ilanı içinde cetvelin Daireye bırakıldığı hususu belirtilmeden bir sıra cetvelinin varlığından söz edilemeyecektir (İİK m.234). <br><br>IV<br>Somut olayda bir sıra cetveli taslağı hazırlanmış, her nasılsa bu taslak davacı tarafından ele geçirilmiş; iflas kararı kesinleşmeden ve cetvel ilan edilerek hukuk aleminde varlık kazanmadan eldeki bu kayıt terkini davası açılmıştır. <br> İflas kararı bozulduğu için sıra cetveli hiç ilan edilmemiş yani hukuki varlık kazanmamıştır. Bu bakımdan eldeki davanın açılmasında davacının korunabilir güncel bir hukuki yararı bulunmamaktadır. <br>Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan (HMK m.114/1-h ve 115) reddi gerekirdi. <br>V<br>Hemen burada iki hususa değinmek gerekmektedir:<br>Bunlardan birincisi alacağını kaydettirirken masraf veren alacaklıya iflas idaresi kararının tebliğ edilmesi ile ilgilidir. İcra ve İflas Kanunu'nun 223'üncü maddesinde böyle bir düzenleme bulunmakla birlikte bu düzenleme iflas idaresinin diğer kararlarına ilişkindir. İlan edilmeyen ve bu nedenle hukuk aleminde varlık kazanmayan sıra cetveli taslağının bu yolla tebliğ edilmesi usule uygun değildir. Böyle bir gider avansı yatırılmış olsa dahi diğer alacaklıların haberdar olmadığı taslağın tebliğ adı altında bir ya da birkaç alacaklıya önceden sızdırılması alacaklılar arasında (en azından dava süresi ve davaya hazırlık süreci bakımından) eşitsizlik yaratacak niteliktedir. <br>İkincisi davanın türü ile ilgilidir. Bir vesile ile sıra cetveli taslağını ya da alacağının reddedildiğine ilişkin iflas idaresi kararını gören alacaklının alacağının masaya kaydı için maddi hukuk kurallarına uygun dava açabilmesi engellenmeyebilir. <br>Oysa eldeki dava bir başka alacaklının sıra cetvelinden çıkartılmasına ilişkin terkin davasıdır. Bu davada borç ilişkisine yabancı bir üçüncü kişi (davacı) davalı alacaklı ile müflis arasındaki borç ilişkisinin gerçeği yansıtmadığı iddiasındadır. Bu haliyle dava tasarrufun iptali (İİK m.277 vd.) davasını andırmaktadır. Ancak iflas kararının kesinleşmesi ve cetvelin ilanı ile hukuki varlık kazanması üzerine davacının masadan alması gereken tüm alacağı bir şekilde tahsil etmesi ya da davalının bir şekilde cetvelden çıkartılması halinde dava konusuz kalabilir. İflas kararının bozulması ile bu davanın tasarrufun iptali benzeri bir davaya dönüşmesi de düşünülemez. <br>Gelinen noktada henüz mevcut olmayan bir sıra cetveline yönelik kayıt terkini davası açılmasında hukuki yarar olmadığı yönündeki görüşüm desteklenmektedir. <br>VI<br>Hukuki yarar dava şartıdır (HMK m.114) ve hukuki yararın bulunmadığı hallerde dava usulden reddedilmelidir (HMK m.115). <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.4 düzenlemesinin dava şartlarına aykırılığın istinaf denetimi sırasında fark edilmesi halinde mutlak biçimde uygulanacak hüküm olduğu yönündeki Dairemiz uygulamasına yönelik karşı oylarımı daha önce çeşitli vesilelerle ifade etmiştim (bkz., 08.02.2023/277-211; 26.05.2022/446-906). <br>VII<br>Yukarıdan beri açıklamaya çalıştığım nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek (HMK m.353/1-b.2) gerekirken saygıdeğer çoğunluğun ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddi (HMK m.353/1-b.1) yönündeki kararına katılamıyorum. <br><br><br>Hakim - Üye <br>e-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f6727b4dcb304f4","SID":"91a7499483d24601"}}