{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/119 <br>KARAR NO: 2024/687<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI: 2019/492 Esas -  2020/396 Karar<br>DAVA Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Taraflar arasındaki Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacı ile davalı şirket arasında 2014 Model ... taşıtının satışı işlemi gerçekleştiğini,  bu satış neticesinde davalı tarafından müvekkil adına 20/08/2014 tarih ve B seri, ... sıra numaralı 205.000,00 TL tutarında fatura tanzim edildiğini, bu fatura karşılığında 25/08/2014 tarihinde müvekkile ait ... Bankasının Dolayoba/İstanbul Şubesi nezdindeki ... IBAN numaralı hesabından davalının ... Bankasının Kartal/İstanbul Şubesi nezdinde kayıtlı ... IBAN numaralı hesabına 170.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 35.000,00 TL tutarındaki ödeme ise 03/11/2015 tarihinde ... Bankası Maltepe Şubesinden ... işlem numarası ile davalıya havale edildiğini, ödenen fatura karşılığında davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ilamsız takipten müvekkil zamanında haberdar olamadığını dolayısıyla süresinde itiraz edemediğini, haksız ve hukuka aykırı icra takibini kesinleştiren davalı müvekkile ait bir kısım mallar ile araçları üzerinde haciz tatbik edildiğini, müvekkil adına tanzim edilen 20/08/2014 tarih ve B seri,  ... sıra numaralı 205.000,00 TL tutarındaki fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı yandan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davacı/borçluya 205.000,000 TL değerinde minibüs satışı yapıldığı, buna ilişkin olarak da icra takibine konu edilen fatura tanzim edildiğini, davacının fatura bedelinden 170.000,00 TL'yi ödediğini, bakiye 35.000,00 TL için de davacının, ikinci el bir minibüsü müvekkil şirkete satılarak bedelinin borç karşılığında alınması için getirdiğini, bu süreçte yıl sonu hesapların kapatılması maksadıyla müvekkil şirket davacı/borçludan tahsil edemediği 35.000,00 TL'yi kendi hesabına yatırmış ve ticari defterler üzerinde davacı/borçlunun hesabını kapattığını, ancak davacının müvekkile getirdiği minibüs uzun bir süre satılamadığından davacıya aynen geri verildiğini, davalının 35.000,00 TL ödeme işlemini çalışanı ... kanalı ile yaptığını, davanın reddine, %20 İcra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinini davacı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..davacı ve davalı arasında araç satışına ilişkin sözleşme yapıldığı sözleşme kapsamında davalı tarafından 205.000,00 TL bedelli fatura tanzim edildiği, davacı tarafından bu fatura bedelinin 170.000,00 TL'lik kısmının 25/08/2014 tarihli ...  Taşıt KRD bedeli açıklamalı EFT ile ödendiği 35.000,00 TL'nin dava dışı ... tarafından 04/11/2015 tarihinde ... açıklaması ile davalı şirkete gönderildiği, davalı şirketin ticari defterlerinde 03/11/2015 tarihinde ... yevmiye madde numarası ile 35.000,00 TL tutarlı ödemenin tahsilat olarak işlendiği, davalı ticari defterlerine göre davacının borç  ya da alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalı tarafça davacı tarafından borcun 35.000,00 TL'lik kısmının ödenmediği, ...  şirket çalışanı olduğu, 35.000,00 TL'lik havalenin ... tarafından yapıldığı, ancak davacı tarafça ne ... ne de davalı şirkete ödeme yapıldığı, iddia edilmiş ise de davalının kendi ticari defterlerinin aksine ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğu, buna ilişkin bir ispat sunamaması ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olması nedeniyle davalı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davalı tarafça davacıya yemin teklif edilmiş, davacıda 22/09/2020 tarihli duruşmada fatura bedelinin 35.000,00 TL'lik kısmını da ödediği hususunda yemin etmiş ve davacı tarafın davalıya 20/08/2014 tarihli 005065 seri numaralı 205.000,00 TL tutarlı faturadan dolayı borcunun kalmadığı sonuç ve  vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kabulüne, davacının davalıya 20/08/2014 tarihli 005065 seri numaralı 205.000,00 TL tutarlı faturanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip numaralı dosyasının konu edilen 35.000,00 TL lik kısmı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davacı/borçluya 205.000,000 TL değerinde minibüs satışı yapılmış ve buna ilişkin olarak da icra takibine konu edilen fatura tanzim edildiğini, davacı fatura bedelinden 170.000,00 TL'yi ödediğini, bakiye 35.000,00 TL için de davacının, ikinci el bir minibüsü müvekkili şirkete satılarak bedelinin borç karşılığında alınması için getirdiğini, yıl sonu hesapların kapatılması maksadıyla müvekkili şirket davacı/borçludan tahsil edemediği 35.000,00 TL'yi kendi hesabına yatırdığını ve ticari defterler üzerinde davacı/borçlunun hesabını kapattığını, müvekkili şirket dava konusu 35.000,00 TL ödeme işlemini şirket çalışanı olan ve yaklaşık 20 senedir sigortalı şirket çalışanı olan ... kanalı ile yaptığını, davacı borçlunun bu konuda herhangi bir ödemesi bulunmadığını, bu hususun banka kayıtları ile sabit olup davacı tarafın da bu hususun aksini ispatlayamadığını, bütün uyarılara rağmen bakiye 35.000,00 TL borcu ödemeyen davacı/borçluya İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve borçlu borca itiraz etmediğinden takibin  kesinleştiğini  ve akabinde haciz işlemleri yapıldığını, Bilirkişi raporunda ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve bu belgelerin davalı lehine delil olarak kullanılabileceğinin tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de müvekkili lehine talep edilmiş olmasına rağmen kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca gerek dava dilekçesinin satır aralarında ve gerekse de bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde açıkça talep edilmiş olmasına karşılık mahkemece asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme kararında da yer verildiği üzere 205.000,00 TL'lik fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığı tespit edilmiş olup, hükmedilecek vekalet ücretinin bu tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini, işbu vekalet ücretine dair kararın rotadan kaldırılarak 205.000,00 TL tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini, zorunlu arabuluculuk kapsamında, yargılama giderlerinin ve arabuluculuk giderlerinin de davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini, Mahkemece bu hususta herhangi bir karar verilmediğini, açıklanan nedenlerle, kısmen istinaf taleplerinin kabulü ve istinaf talepleri doğrultusunda kararın ortadan kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin Davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Dava, İİK 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş ve bu karar, taraf vekillerince  istinaf edilmiştir.<br>Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı takip dosyasında, \"20.08.2014 tarihli ... seri numaralı 205.000 TL tutarlı faturadan kaynaklı bakiye alacak\" sebebine dayalı olarak 35.000 TL asıl alacak ile 16.028,57 TL işlemiş faizin  tahsili istemiyle 07.09.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, takip kesinleşmiştir.Davacı, takip dayanağı faturadan kalan 35.000 TLnin 03.11.2015 tarihinde ... Bankası Maltepe Şubesinden davalıya havale edildiğini , bu nedenle borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise yıl sonu hesapların kapatılması maksadıyla davacı/borçludan tahsil edilmeyen  35.000 TL'yi kendi hesabına yatırdıklarını  35.000 TL ödeme işleminin şirket çalışanı kanalı ile yapıldığını, davacının bu konuda herhangi bir ödemesi bulunmadığını savunmuştur.Davalı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacı ile davalı arasında 20/08/2014 tarih ... numaralı fatura ve 25/08/2014 tarihinde yapılan 170.000 TL tutarlı ödeme konusunda itilaf bulunmadığı, davalının banka hesabına davalının çalışanı ... tarafından 03.11.2015 tarihinde \"...\" açıklamalı, \"....  TCKN.../ Talimat 3.şahıs\" adına işlem yapan olarak 35.000 TL tutarın yatırıldığı, itilaf konusu olan 03.11.2015 tarihli 35.000 TL tutarlı ödemenin, davalının ticari defter kayıtlarına davacıdan tahsilat olarak işlendiği, davalının ticari defter kayıtlarında davacının borç  ya da alacak bakiyesinin bulunmadığı belirtilmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacı borçluya düştüğü hâller de vardır; davacı, davalının varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinmekte ise yani bu hukukî ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin varlığını iddia eden davalı olduğu için ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Davacı , davalının iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun  2017/(19)11-934 Esas ve 2021/1124 Karar sayılı kararı) Somut olayda davalının iddia ettiği alacağın ödeme nedeniyle sona erdiğini ispat yükü üzerinde olan davacının, bu iddiasına ilişkin davalı defterlerinde ödemeye dair kayıt olması ve davalı tarafça ödemenin davacı tarafından yapılmadığının iddia edilmesi nedeniyle  ispat yükü yer değiştirerek davalıya geçmiştir. Davalının bu ödemenin davacı tarafından yapılmadığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil, belge sunmadığı ancak yemin deliline  dayandığı, davalı tarafça teklif edilen yeminin de davacı tarafından ifa edildiği gözetildiğinde ispat yükü üzerine düşen davalının, 205.000 TL tutarlı faturanın icra takibine konu edilen  35.000 TL lik kısmından alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Eldeki davada dava değerinin 35.000 TL olduğu, davacı vekilinin  20.11.2019 tarihli dilekçesinde takibe konu faturanın ödenmediği iddia edilen 35.000 TL tutarlık kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve beyan ettiği gözetildiğinde bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle mahkemece davacı lehine 35.000 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik yoktur.Bu nedenle davacının bu yöne  ilişen istinaf sebebi yerinde değildir . Diğer yandan İİK'nın 72/5.maddesinde menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın  haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamamak üzere alacaklıdan tahsiline karar verileceği düzenlenmiş olup, somut olayda, davacı dava dilekçesinde  kötüniyet tazminatı talebinde bulunmamakla birlikte bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu konuda olumlu olumsuz karar verilmesi isabetli görülmemiş ise de eldeki davada, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekir.Ayrıca dava tarihi itibariyle menfi tespit davasında arabulucuya başvurunun zorunlu olmadığı konusunda uygulamada birlik bulunmayıp, bu konuda uyuşmazlık bulunduğu, davacının ihtiyatlı  davranarak arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk ücretinin de hazine tarafından karşılanmasına karar verildiği anlaşılmakla arabuluculuk gideri yönünden mahkemece bir karar verilmesi gerektiği halde bu hususta bir karar verilmemesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesince kötüniyet tazminatının ve arabuluculuk giderinin değerlendirilmemiş olması nedeniyle verilen karar isabetli  görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE,2-Davacının davalıya 20/08/2014 tarihli ... seri numaralı 205.000,00 TL tutarlı faturanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  takip numaralı dosyasının konu edilen 35.000,00 TL lik kısmı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,3-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.390,85 TL karar ve ilam harcından yargılamanın başında peşin olarak alınan 597,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.793,13 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 5.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 597,72 TL peşin harç, 700,00 TL bilirkişi ücreti, 176,80 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.518,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın karar  kesin olduğundan  yatıran tarafa iadesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 598,00 TL harcın, alınması gerekli olan 2.390,85 TL harçtan mahsubu ile eksik 1.792,85 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 45,50 TL olmak üzere toplam 194,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d736b9e9945060da","SID":"10f3489c661d219a"}}