{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1214 - 2024/802<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1214 <br>KARAR NO\t: 2024/802<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/893 Esas 2022/69 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 06/06/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/07/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 09.05.2018 tarihinde davalı ... AŞ’nin işleteni olup davalı ...’ın idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın geri manevra esnasında yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, vücudunda kemik kırıkları meydana geldiğini ve tedavisinin devam ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oraınnda kusurlu olduğunu, ceza soruşturmasının halen derdest olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin olarak maddi tazminat talep ettiklerini, ayrıca kaza nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat talep edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla malul kalan davacı için 15.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 23.01.2019 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat talebi yönünden sulh olunduğunu ve bu nedenle maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini, 14.10.2021 tarihli dilekçe ile de davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir.<br>Davalı ... Tic. AŞ vekili, davanın reddini savunmuştur. <br>Diğer davalılar, davaya karşı cevap dilekçesi vermemişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin14.04.2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24.01.2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 17 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 2 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, davacı vekili tarafından 21.01.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinden, 14.10.2021 tarihli dilekçe ile de davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talebi bulunmadığını, davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinden feragat edildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler nazara alınarak maddi tazminat istemine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin davalı sigorta şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... ve ... AŞ yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... AŞ'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, davacının aylarca yatağa bağlı kaldığını, defalarca operasyon geçirdiğini ve hastaneye gidip geldiğini, bunun için çok masraf sarfettiğini, tedavi belgelerinin dosyada mevcut olduğunu, davacının vergi mükellefi olup aylarca dükkanını açamadığını ve müşteri kaybına uğradığını, ödemelerini yerine getiremediğinden borca girdiğini, manevi tazminat miktarı yönünden karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacı vekili, 09.05.2018 tarihinde davalı ... AŞ’nin işleteni olup davalı ...’ın idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın geri manevra esnasında yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, yargılama sırasında 23.01.2019 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat talebi yönünden sulh olunduğunu ve bu nedenle maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini, 14.10.2021 tarihli dilekçe ile de davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinden feragat ettiklerini bildirmiş, mahkemece maddi tazminat istemine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin davalı sigorta şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... ve ... AŞ yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>6100 sayılı HMK’nin “Dava şartları” başlıklı 114/1-d maddesinde “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları,…”, 114/1-f maddesinde \"Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması\" dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun’un “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/1. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” düzenlemelerine yer verilmiş ve devamında dava şartı noksanlığının tespiti halinde uygulanacak hükümler düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50 nci maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 8 ve 28 inci maddelerine göre her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.<br>Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (4721 sayılı TMK 28/1 inci maddesi). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için bir ayrım yapmak gerekir.<br>Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen yani mirasçıları da ilgilendiren mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçıları tarafından devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK 55 inci maddesi).<br>Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK 43/1, 513/1 inci maddeleri). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 11.09.2023 tarihli, 2022/4312 Esas, 2023/8983 Karar sayılı kararı). <br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden ve davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinden feragat edildiği, mahkemece maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin davalılar ... ve davalı ... AŞ yönünden kısmen kabülüne ilişkin hükümden sonra davacı Yaşar Yörük'ün 27.10.2023 tarihinde öldüğü, davanın mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyecek nitelikte olmasına göre davacı ...'ün veraset ilamının ilgilisinden temini ile mirasçılarının tespiti, 6100 sayılı HMK'nin 55. maddesi hükümleri de gözetilerek taraf teşkiline ilişkin usul hükümlerinin yerine getirilmesi gerektiği anlaşıldığından hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHal böyle olunca davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ace6a4296b872fd2","SID":"ec11b5fd635c434b"}}