{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1116 <br>KARAR NO: 2024/952<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2019/477 E. - 2020/551 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  borçlulu ... Dış Tic Ltd Şti tarafından alınan kredi borcuna davalılar ... ve ...'ın kefil olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, süresinde davaya cevap vermemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankacılık faaliyeti kapsamındaki alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde, itirazın iptaline ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile davacı-alacaklı tarafça, davalı-borçlular aleyhine, 18.02.2019 tarihli takip talebi ile asıl alacak ve  işlemiş faiz toplam 22.712,86-TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, 20.02.2019 tarihli itiraz dilekçesiyle borca ve ferilerine itiraz edildiği, 26.08.2019 tarihinde de 1 yıllık Yasal süresi içerisinde Mahkememizdeki iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında taraflarca usulüne uygun olarak sunulan bilgi ve belgeler toplanarak dava dosyamız bilirkişiye tevdii edilmiş olup 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, Yasal mevzuat ve dosya kapsamına uygun denetime elverişli 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporu birarada değerlendirildiğinde; uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinin usulüne uygun olarak tanzim edilmediği, takip konusu edilen meblağın davalı-borçlu tarafa ödendiğine ilişkin cari işlem akışını gösteren bir belgenin olmadığı, bu sebeplerle de davacı-alacaklı tarafın alacağının varlığını ispatlayamadığı\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden, nakit ve gayrinakit krediler açılarak davalı şirkete kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, sözleşme kapsamında borçlu şirkete kredi kullandırıldığını ve kredi kartı tahsis edildiğini, şirketin borcunu ödememesi üzerine Beşiktaş ... Noterliğinin 01.02.2019 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiğini, ihtarın sonuçsuz kalması üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, İİK’nın 68/b maddesine göre, hesabın kat edildiğini, kat ihtarının borçluların sözleşmedeki adreslerine tebliğ edilmesi ile borcun muaccel hale geldiğini, bu nedenlerle müvekkilince keşide edilen kat ihtarı ile ihtiyati haciz dahil tüm takip işlemlerinin yapılabileceğini, kat ihtarının yeterli olduğunu, ayrıca ihtarın tebliğine gerek bulunmadığını, ihtarın tebliğinin kefillerin temerrüdü bakımından sonuç doğuracağını, sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca banka kayıtlarının münhasır delil olduğunu, bu nedenle HMK'nın 193. maddesine göre banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, sadece genel kredi sözleşmelerinin bilirkişiye incelettirilttirildiğini, bilirkişinin kefalete ilişkin görüşleri yerinde olmadığı gibi, bir an için bunun doğru olduğu kabul edilse dahi, asıl borçlu yönünden varılan sonucun tamamen hatalı olduğunu, bilirkişinin uzmanlık alanı dışına çıkarak hukuki görüş sunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dava genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve kefillerden tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete nakdi kredi kullandırıldığını ve kredi kartı tahsis edildiğini, diğer davalıların ise şirketin yöneticisi ve ortağı olarak sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek kat ihtarının borçlulara tebliğ edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Ancak davalılar vekili dosyaya sunduğu beyanında, rapora yönelik itirazın haksız olduğunu, sürresinde delil sunulmadığını, müvekkili adına hazırlanmış bir geri ödeme planı bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu savunmuştur.Mahkemece hukukçu bilirkişiden rapor alınmış ve bilirkişice sadece sözleşme ile kefalet şartları değerlendirilmiştir. Öncelikle, çözümü hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözülmesi mümkün olan hususlarda bilirkişi görevlendirilmesi HMK'nın 266. maddesine aykırıdır. Diğer yandan, davacı, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine dayanmış ve sözleşmede davacı banka kayıtlarının münhasır delil niteliğinde olduğunun kabul edildiğini ileri sürmüştür. Dosya içinde sözleşme örneğinin bulunmadığı, dosya kapağında, bir kısım bankacılık evraklarının 2019/134 numara ile kasaya alındığının yazıldığı görülmüştür. Bu tür davalarda, genel kredi sözleşmesi, sözleşme kapsamında paranın kullandırıldığına ilişkin belgeler ve hesap kat ihtarları ile tebliğ belgelerinin getirtilerek, banka kayıtları üzerinde inceleme yapan bankacı bilirkişiden rapor alınması gerekmektedir. Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, bankanın sözleşme kapsamında kullandırdığı nakdi veya gayri nakdi kredilerin miktarları, vadeleri, temerrüt ve göre ödemeleri ile sonuç olarak bakiye borç ve uygulanacak faiz oranının belirlenmesi mümkündür. Mahkemece bu şekilde bir inceleme yapıldıktan sonra, davalı gerçek kişilerin şirket ortaklıkları veya yöneticisi olup olmadıkları belirlenerek, TBK'nın 583 ve 584.maddelerine göre, kefaletin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, belirtilen şekilde hiç bir inceleme yapılmadan, sözlemenin usulsüz düzenlendiği ve paranın kredi alacaklısına ödendiğine ilişkin kanıt sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece, bu tür uyuşmazlıklarda yapılması gereken en temel inceleme yapılmamış ve deliler toplanmamıştır. Bu nedenle, delillerin toplanarak banka kayıtları üzerinde, bankacı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak ve kefaletin değerlendirilerek bir karar verilmesi için  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.  <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"889750f43f2633d6","SID":"fd330818d8ef6576"}}