{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1466 <br>KARAR NO: 2024/947<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2023<br>NUMARASI: 2022/734 E. - 2023/403 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hazır yemek sektöründe ve özellikle belediyelerin sosyal hizmet politikaları kapsamında düzenledikleri organizasyonlara ilişkin hizmet verdiğini, davalı belediyenin müvekkilinden aldığı ürün ve hizmet bedelinin, belediye iştiraki olan ... A.Ş. tarafından kurulan ve her iki tüzel kişilik tarafından idare edilen ve tek bir ekonomik yapı olduğu anlaşılan dava dışı ... Vakfı üzerinden ödediğini, oysa müvekkilinin davalı belediyenin sosyal hizmet politikaları gereğince ihtiyacı olan yemek hizmetlerini karşıladığını, belediyenin kötüniyetli kurgusu ile faturaların vakıf adına düzenlediğini, vakfın bu faturaları kabul ettiğini, ödemelerin bir süre düzenli olarak yapıldığını, ancak belediye başkanı değiştikten sonra ödeme ödeme yapılmamaya başlandığını, dava dışı vakıf aleyhine 950.534,00 TL alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, itiraz üzerine açılan davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak davalı vakfın mal varlığının bulunmadığını, tüzel kişiliğin perde olarak kullanılarak alacağın ödenmemesine çalışıldığını ileri sürerek, her iki davalının dava dışı ... Yardım Vakfı'nın borçlusu olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu borçtan sorumlu olduğunun tespitine ve alacağın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Beşiktaş Belediye Başkanlağı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığını, mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımayan davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince davalı ... San. ve Tic. AŞ. aleyhine açılan davanın ayrılarak başka bir esasa kaydına, davalı belediye başkanlığı aleyhine açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davalı Beşiktaş Belediye Başkanlığının tacir sıfatı taşımadığı açıktır. Huzurdaki dava ile talep edilen alacak 6102 sayılı TTK'nın 4.ve 5.maddesi kapsamında ticari dava ile istenebilen alacaklardan değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mahkememiz görevsiz olup davalı tarafın görev itirazı yerinde bulunmuştur. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın  usulden...\" gerekçesiyle davalı Beşiktaş Belediyesinin görev itirazının kabulü ile HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davanın usuldan reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Vakfının kesinleşen borcunun usulsüz yöntemlerle ödenmemesi sebebiyle her iki davalı aleyhine, davalılar ile dava dışı vakıf arasındaki organik bağın tespiti, tüzel kişilik perdesinin aralanması ve icra dosyasındaki borçtan sorumlu olduklarının tespiti ile tahsili talepli dava açıldığını, davalı belediyenin tacir sıfatı taşımamasına rağmen diğer davalının bu sıfatının bulunduğunu, gerekçenin aksine davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, tüm yapıların kuruluşu ve yönetimlerinin tamamen iç içe geçmiş, tüzel kişilik perdesi arkasına saklanılarak tek bir ekonomik yapı ve yönetsel birlik oluşturulduğunu, bu tür davalarda davalıların tek tek ele alınarak tümünün tacir olup olmadığına, zorunlu dava arkadaşlığı bulunup bulunmadığına bakılamayacağını, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması halinde de bu davanın çözümü bakımından tüm tarafların bir arada değerlendirilmesi gerektiğinden, ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, HMK'nın 57, 61 ve 166/4 maddesi hükümleri gereğince davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı ve davacıya karşı müteselsil sorumluluk ilişkisi bulunduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin müteselsil sorumluluk ilkeleri ile usul ekonomisine aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının dava dışı vakıftan olan alacağının tüzel kişi perdesinin aralanarak davalı belediye başkanlığı ile davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı şirkete yönelik davanın ayrılmasına karar verilmiş ve bu dosyada kalan davalı belediye başkanlığına yönelik davanın usulden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 16/1.maddsinde, \"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.\" düzenlenmesi bulunmaktadır. Davacı, perdenin aralanması ilkesine göre davalı belediye başkanlığının yanı sıra belediye iştiraki olan ... San ve Tic. AŞ'ye yönelik tazminat davası açmıştır. İddianın ileri sürülüş şekline göre her iki davalı arasında eksik teselsül bulunmaktadır. Her iki davalının perdenin aralanması ilkesine göre dava dışı vakfın borcundan sorumlu oldukları ve her üç tüzel kişi arasında organik ilişki bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, davalar arasında bağlantının da bulunduğu kabul edilmelidir. HMK'nın yargılamaya hakim olan ilkelerinin düzenlendiği maddeler arasında hakimin, yargılamanın makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, usul ekonomisi ilkesi olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bu tür bir uyuşmazlığın ihtisas mahkemesinde delillerin birlikte görülerek değerlendirilmesi usul ekonomisi ilkesinin gereğidir. İddianın ileri sürülüş tarzına göre davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu tür durumlarda dava arkadaşları hakkındaki davanın genel mahkemede diğer davalı hakkındaki davanın özel mahkemede görevi arasında girmesi durumunda tüm davalılar yönünden, özel mahkeme niteliğinde olan ihtisas mahkemesince yargılama yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Davası ayrılan şirket yönünden mahkemenin görevli olduğu ve davadaki talep ile ileri sürülen vakıalar yönünden davalılar arasında eksik teselsül ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her iki davalıya yönelik yargılama yapılıp karar verilmesi gerekirken, davalı şirket hakkındaki davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına ve bu dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının  kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80fd0a72448902d1","SID":"2ca0e8a6d921b997"}}