{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/636 Esas  - 2024/724 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/636 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/724<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA . ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 27/05/2021<br>NUMARASI\t\t:  2016/807 Esas  2021/412 Karar <br>DAVACI <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 17/04/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/05/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına  yönelik olarak verilen hükme karşı asıl davada davacı  vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tASIL DAVADA DAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın müşterilerinden olan dava dışı ... Müh. … A.Ş’ye, davalılar ... ve ...’in müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırıldığını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle Ankara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2016/15224 Esas sayılı dosyası ile nakdi-gayrinakdi alacağa ilişkin ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu iddia ederek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, İİK’nun 67/2.maddesine göre %20’den az olmamak üzere tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tASIL DAVADA CEVAP<br>\tDavalılar ... ve ... cevap dilekçeleri ile özetle; 14/12/2013 tarihi itibariyle asıl borçlu şirket ile ortaklık ilişkilerinin sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, kefaletten vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ... imzanın da kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini istemişlerdir.<br>\t\t\t        BİRLEŞEN DAVADA DAVA<br>\tDavalı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı bankanın müşterilerinden olan dava dışı ... Müh. … A.Ş’ye, davalı ...’nun müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırıldığını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle Ankara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2016/15224 Esas sayılı dosyası ile nakdi-gayrinakdi alacağa ilişkin ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu iddia ederek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, İİK’nun 67/2.maddesine göre %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVADA CEVAP <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/12/2013 tarihi itibariyle asıl borçlu şirket ile ortaklık ilişkilerinin sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, kefaletten vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ... imzanın da kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında, eldeki itirazın iptali davaları açıldıktan sonra, davanın devamı sırasında dava konusu kredilelerin yeniden yapılandırılarak yeni bir ödeme planı ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, 30/12/2016 tarihli ödeme planı oluşturulduğu ve borçlunun 4 taksidi de ödediği, böylece mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği, böylece borcun dava tarihinde sonra yapılandırılması nedeniyle asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar tarafından kefaletten cayıldığına ilişkin  davacı bankaya ulaşan yazılı bir ihtarname ve bu hususta tarafımızca verilen bir kabul beyanı bulunmadığını, aksi yöndeki değerlendirmenin haksız olduğunu ve yerinde olmadığını, kaldı ki hükme esas teşkil edilmiş olan bilirkişi raporunun son (İ2.) sayfasında dava dosyasında kredinin yeni ödeme planına göre ödenmemesi halinde eski hale dönüleceğine dair bir sözleşme veya şart bulunmadığı ifade edilmişse de ekte sunmuş oldukları ödeme planı ve buna bağlı taahhütnamede açıkça görüleceği üzere kredilerin ödenmediği takdirde taahhütün bozulacağı asıl borçlu tarafça kabul edildiğini ve ödeme planındaki ödemeler belirtilen zaman ve şartlarda yapılmadığından anılan yapılandırmanın bozulduğunu, 30.12.2016 tarihli ödeme planının bir tüketici kredisi niteliğinde değil, taraflarca imza altına alınmış 09/02/2011 tarihli ve 7.000.090,09 TL bedelli ticari niteliğe haiz genel kredi sözleşmesinin ayrılmaz bir eki olduğunu, taraflar arasında önceki sözleşme hükümlerinin iptal edilmediğini ve yeni bir sözleşme de imzalanmadığını, haliyle Yargıtay tarafından aranan yeni sözleşme sayılma kriterlerinin de mevcut  olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tGenel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, geri ödeme planı, faiz oranlarını gösterir kayıtları, Ankara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2016/15224 Esas sayılı dosyası, 22/03/2019 tarihli  ve 24/11/2020 tarihli bilirkişi raporları  vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2016/15224 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların davalı kefiller, asıl borçlu ve diğer kefiller olduğu, alacaklının genel kredi sözleşmesine dayanarak kullandırılan ticari krediden kaynaklanan nakdi alacağına ilişkin olarak 3.822.006,51 TL asıl alacak, 48.908,37 TL işlemiş  faiz, 2.445,41 TL BSMV ve 296,60 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.873.656,89 TL’nin tahsili, toplam 78.690,00 TL bedelli çek yapraklarının depo edilmesi amacıyla başlatılan  ilamsız icra takibinin  davalı borçluların süresinde verdiği itiraz dilekçeleri ile borca ve fer’ilerine itiraz etmeleri nedeniyle durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\t15/05/2018 tarihli grafolog bilirkişi raporunda özetle; genel kredi sözleşmesindeki imzaların davalılar ... ve ...’in eli ürünü olduğu, rakam ve yazıların ise ...’in eli ürünü olduğu, ancak ...’ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.<br>\t19/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalı asıl borçlu arasında, dava devam ederken dava konusu kredilelerin yeniden yapılandırılarak yeni bir ödeme planı ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, böylece mevcut icra takibine konu borcu muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği belirtilmiştir.<br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Müh. … A.Ş’ye arasında 09/02/2011 tarihli 7.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeyi davalılar ..., ... ve ...’nun 7.000.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmeye istinaden borçlu firmaya ticari kredi kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği, davalı asıl borçlunun  borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere noterden hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, hesap katının usulüne uygun yapıldığı ve ihtarnamenin de usulüne uygun düzenlendiği, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Ankara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2016/15224 Esas sayılı sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği, takibin davalıların süresinde itirazı nedeniyle durduğu, davalıların kefaletlerinin 818 sayılı BK’nun yürürlükte olduğu dönemde alınması nedeniyle kefaletin geçerli olması için kefillerin imzaların bulunmasının yeterli olduğu, alınan grafoloji uzman raporuna göre sözleşmedeki imzaların imza inkarında bulunan davalılar ... ve ...’in eli ürünü olduğu, diğer davalı ...’nun imzaya itirazının bulunmadığı, davalıların kefaletinin geçerli olduğu, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında, eldeki itirazın iptali davaları açıldıktan sonra, davanın devamı sırasında dava konusu kredilerin yeniden yapılandırılarak yeni bir ödeme planı ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, 30/12/2016 tarihli ödeme planı oluşturulduğu ve borçlunun 4 taksidi de ödediği, böylece mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği,  davalıların söz konusu yapılandırma ve ödeme planında isim ve imzalarının yer almadığı, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği, yapılandırılmış kredinin dava konusu olmadığı takip konusu kredi ilişkisinin davalıların isim ve imzaları bulunmayan 30/11/2016 tarihli ödeme planı ile bu tarih itibariyle sona erdiği ve söz konusu kredi ile takip konusu borcun ödendiği,  böylece borcun dava tarihinde sonra yapılandırılması ve ödenmesi nedeniyle  dava ve birleşen davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin dava konusuz kaldığından bu konudan karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden  asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl ve birleşen davacıdan alınması gerekli olan 427,60'er TL harç peşin alındığından  başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/05/2024<br><br>Başkan-              Üye -                     Üye - \t                 Zabıt Katibi -<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62fd523dd74293aa","SID":"24f112e2c685aa7a"}}