{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2175 <br>KARAR NO: 2024/955<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2021<br>NUMARASI: 2020/929 Esas - 2021/285 Karar<br>DAVA: Çek İstirdadı<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, ticari satım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin dava dışı ... Ltd. Şti.'den alacağı için ekte sundukları 30/03/2015 tarihli çek çıkış bordrosundaki müşteri çeklerini teslim aldığını, çeklerin müvekkilinin yetkilisi ...'tayken 01/04/2015 tarihinde rızası hilafına elinden çıktığını, İstanbul 3. ATM'nin 2015/480 esas, 2016/505 karar sayılı ve 30/06/2016 tarihli kararıyla çeklerin zayi nedeniyle iptaline dair kararın kesinleştiğini, davaya konu ... seri nolu 09/04/2016 tarihli 20.000-TL ve ... seri nolu 07/05/2016 tarihli 20.000-TL bedelli ... çeklerinin karşılığının davalı ...'ye ödendiğinin belirlendiğini; davalıların çeklerin meşru hamili olmadıklarını, zira 01/04/2015 tarihinde 24 adet çekin toplu bir şekilde kaybolduğunu, bunların 4 tanesinde davadan tefrik edilen davalı ... Ltd. Şti.'nin cirosunun bulunduğunu, çeklerin müvekkilinin ve ... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, faturaların sunulduğunu, çeklerin meşru olmayan yollardan ele geçirildiğini; ...'den sonraki ciro silsilesinin de sağlıklı olmayıp, ciranta olarak gözüken ...'un sadece isim ve imzasının bulunduğundan bu kişinin kim olduğunun belli olmadığını ileri sürerek, davaya konusu çeklerin bedeli olan 40.000-TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, çekin dava dışı ... tarafından, müvekkili ...'a geçtiğini, müvekkilinin çekteki diğer kişileri ve davacıyı tanımadığını, çeklerin bankadan tahsili için ... tarafından diğer müvekkili ...'ye verildiğini ve tahsil edildiğini, müvekkillerinin iyiniyetli meşru hamiller olduğunu, çek iptali davasından bilgileri olmadığını, davacının iddialarının afaki olduğunu ve kötüniyet tazminatı da istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 9. ATM tarafından davalılar ... ve ... açısından yetkisizlik kararı verilmesine, diğer davalı ... Ltd. Şti. açısından davanın tefrikine karar verilmiş; mahkemece, diğer ciranta tefrik edilen davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın da reddedildiği, davaya konu iki adet çekin davacının istemi üzere mahkemece  iptal edildiği, çeklerdeki ciro silsilesinin kopuk olmadığı, davacının imzasını inkar etmediği, imzaların istiklali prensibi sebebiyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, başkasının imzalarının sahte olmasının imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve davacının çek bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalılardan geri istemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkan çeklerin zayi sebebiyle iptaline karar verildiğini, çeklerdeki ilk cironun müvekkilne ait olması gerektiğini, dosyada tefrik edilen davalı ... Ltd. Şti.'nin ne müvekkiliyle ne de ...'le bir ilişkisinin olmadığını, çekleri ne şekilde kendilerine verildiğini açıklayamayan davalıların meşru hamil olmadıklarını ve ödeme yasağı verilen çeklerin ödenmesinde muhatap bankanın hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda, davaya konu her iki çekin incelenmesinde, keşidecinin ..., lehtarın ... Tic. ..., ilk cironun lehdara, sırasıyla ciroların ... A.Ş., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., davalı ...a ait olduğu ve son hamilin davalı ... olduğu görülmüştür. Çeklerin 11/04/2016 ve 11/05/2016 tarihlerinde muhatap banka tarafından davalı ...'ye ödendiği anlaşılmıştır. Her iki çekin dava dışı ... A.Ş. tarafından davacıya 30/02/2015 tarihinde verildiğine ilişkin çek tevdi bordrosu, faturalar ve cari hesap kayıtları dosyaya sunulmuştur. Davacının, her iki çekin de zayi olduğundan bahisle 11/05/2015 tarihinde İstanbul 3. ATM'nin 2015/480 esas ve 2016/505 karar sayılı dosyasında çeklerin iptalini istediği, mahkemece 04/06/2015 tarihinde çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı verildiği ve 30/06/2016 tarihinde de talebin kabulü ile davaya konu iki çek için iptal kararı verildiği, kararın 22/07/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ödemeden men yasağına rağmen çekin ödenmesi davalıların sorumluluğuna yol açmayacağından, davacının bu yöndeki istinaf sebebi  kabul edilmemiştir. Her ne kadar ciro zincirinde davacının ismi geçmemekte ise de bahsi geçen çek davacı şirkete ticari ilişkisi kapsamında dayanağı fatura ile birlikte dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından verilmiş olup, dosyada mevcut fatura ve bordrolardan davacının dava konusu çeklere hamil olduğunun kabulü gerekmiş, dosya kapsamına göre davacının elinden rızası hilafına elinden çıktığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacının, davalıların çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Dava konusu çeklerin ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı gibi davalının çekleri ödeme yasağı konulduktan sonra ödeme yasağını bilerek devraldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda davalıların çekleri iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamamış olmakla, mahkemece istirdat davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a1be1f01bd5040b","SID":"635acd72d4f64fb8"}}