{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2091 <br>KARAR NO: 2024/975<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>NUMARASI: 2019/418 Esas - 2021/513 Karar<br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 30/04/2018 tarihinde Bayilik Sözleşmesi ve ek olarak zeyl nameler ve protokol akdedildiğini, taraflar arasındaki satışa ilişkin usul ve esasların sözleşme ve eklerinde belirtildiğini ancak davalı tarafından kesilen faturalarda 2019 yılı Ocak ayı itibariyle Sigorta Bedeli adı altında değişen tutarlarda bedelin tahsil edildiğinin anlaşıldığını,haksız kesintilerin iadesi için Vakfıkebir Noterliğinin 30/01/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir iade yapılmadığını beyanla davalarının kabulü ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haksız olarak sigorta bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin şimdilik 1.124,63-TL sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili, 28/09/2020 tarihli dilekçesi ile talebini 8.886,45-TL arttırarak toplam 10.011,08-TL olarak  ıslah etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili,bayilerine, EPDK tarafından tesis edilen dağıtıcı lisansı uyarınca hizmet veren müvekkili şirketin aynı zamanda akaryakıt ürünlerinin imalatı, alım, satımı, ithalat, ihracat, depolama vs. faaliyetlerini sürdürdüğünü, tehlikeli maddenin depolanması, taşınması, kullanılması faaliyetlerinde dağıtıcı firma ve bayiinin ortak hareket ettiğini, dolayısıyla kanunun ve ikincil mevzuatın öngördüğü üzere tehlikeli madde faaliyetinde bulunan davacı ile müvekkilinin rizikodan birlikte sorumlu olduğunu, ek protokolün 4.11. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında ortaya çıkacak olan tüm bedellerden bayi olarak davacının sorumlu olacağını,davacıya ikmal edilen motorinin tehlikeli madde kapsamında değerlendirildiğinden söz konusu sigorta bedelinin cüzi bir kısmının davacıya yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını,fatura bedellerine kanuni süreler içerisinde davacı tarafından itiraz edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, Bayilik Sözleşmesinin 5, maddesinin 6. Bendinde \"Bayi, ilgili mevzuat uyarınca TP tarafından Akaryakıt İstasyonunda yapılan veya üçüncü şahıslara yaptırılan her türlü iş ve işlem için doğmuş ve doğacak masrafları ödemeyi kabul ve taahhüt eder.”,15. maddede \"...Bayi, ayrıca tüm masraf ve primleri kendisine ait olmak üzere  kanunen zorunlu olan sigortaları da yaptırmakla yükümlüdür. Bayi, tüm masraf ve primleri yine kendisine ait olmak üyere cana, mala ve çevreye verilecek yararlara karşı da yeterli tutarda ve sözleşme müddetince yenilenerek devam etmek suretiyle sigorta yaptırmakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ile kanunen yapılması zorunlu olan sigortaların masraf ve primlerinin bayiye ait olduğu, Çevre Kanunun 13.maddesinde\" tehlikeli maddelerin üretimi, satışı, depolanması, kullanılması ve taşınması faaliyetlerinde bulunanların Tehlikeli Kimyasal ve Tehlikeli Atık Malî Sorumluluk Sigortası yaptırmasının zorunlu olduğu, davalının “sigorta bedeli” adı altında davalıdan tahsil ettiği bedellerin ödenen primlere ilişkin olduğu, işbu sigortanın yaptırılması zorunlu sigortalardan olduğu, davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin yukarıda açıklanan hükümlerine göre, bayinin, tüm masraf ve primleri kendisine ait olmak üzere kanunen zorunlu sigortaları yaptırmakla yükümlü olduğu, bu kapsamda davalı tarafından ödenen sigorta primlerinin sözleşme hükümleri kapsamında davacıdan tahsil edilebileceği gibi TTK 21/2 maddesine göre fatura bedellerine süresi içerisinde itiraz edilmeden fatura bedelleri ödendiği tespit edilmekle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, alınan bilirkişi raporları eksik olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyaya sunulan raporda dava konusunun davalı şirket tarafından  Tehlikeli Kimyasal ve Tehlikeli Atık Mali Sorumluluk sigortasına ilişkin ödenene sigorta primlerinden kaynaklandığı belirtildiği, bu tespit bir kural olup gerçekte işlemin yapılmasına bağlı olduğunu, davalı şirket tarafından 'sigorta bedeli' olarak tahsil edilen tutarların karşılığında yapılan bir sigorta prim ödeme makbuzlarını dosyaya sunmadığını, dosyaya sunulmuş makbuzlar var ise de bunun müvekkili şirkete yansıtılan tutarlara ilişkin olması gerektiğini, ancak olmadığını, zaten bu sebeple bilirkişilerce bir açıklama yapılmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen faturalara eklenen 'sigorta bedeli' adı altında tahsil edilen bedellerin gerçekte ödenmediği gibi ödendiği de ispatlanmadığını, zaten bilirkişilerce de bu anlamda bir tespit olmadığını, davalı şirket tarafından da bu tutarlara karşılık sigorta prim ödemesi makbuzlarını da dosyaya sunmadığını, bu anlamda davalı şirketçe gerçekte bir ödeme yapılmamış olduğundan bir bedel tahsil etmesi mümkün olmadığını, sözleşmede müvekkili şirket bayi tarafından yapılması gereken bir işlem olduğu iddia edilen ancak davalı tarafça yapılan işleme dair sözleşme örneği, ödemeye dair makbuz dahi sunulmadan akaryakıt alım faturasına 'sigorta bedeli' adı altında yapılan ekleme ile zoraki haksız tahsilatlar yapıldığı aşikar olup aksini ispatlar hiçbir delil dosyada bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair hüküm kurulması doğru olmayıp istinaf incelemesi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, sigorta bedeli adı altında davacı bayiden tahsil edilen bedellerin  iadesi talebine  ilişkindir. Taraflar arasında 30.04.2018 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve Protokol imzalandığı, sözleşme 5/6 md \"Bayi, ilgili mevzuat uyarınca ... tarafından Akaryakıt İstasyonunda yapılan veya üçüncü şahıslara yaptırılan her türlü iş ve işlem için doğmuş ve doğacak masrafları ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\", 15. maddesinde \"...Bayi, ayrıca tüm masraf ve primleri kendisine ait olmak üzere  kanunen zorunlu olan sigortaları da yaptırmakla yükümlüdür. Bayi, tüm masraf ve primleri yine kendisine ait olmak üzere cana, mala ve çevreye verilecek zararlara karşı da yeterli tutarda ve sözleşme müddetince yenilenerek devam etmek suretiyle sigorta yaptırmakla yükümlüdür.\" şeklinde düzenlenmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanununun 13/6. maddesinde \"Tehlikeli kimyasalların üretimi, satışı, depolanması, kullanılması ve taşınması faaliyetleri, ile (.. ,) (3) atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertaraf faaliyetlerinde bulunanlar ile atık yönetim sorumlusu firmalar, bu Kanun ile getirilen yükümlülükler açısından müteselsilen sorumludurlar. Sorumlular bu Kanunda belirtilen mesleki faaliyetleri nedeniyle oluşacak bir kaza dolayısıyla üçüncü şahıslara verebilecekleri zararlara karşı tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atık malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorunda olup, ....\" hükmü ile tehlikeli maddelerin üretimi, satışı, depolanması, kullanılması ve taşınması faaliyetlerinde bulunanların  sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu kılınmıştır. 5307 sayılı kanunun 4-ç) maddesinde lisans sahibi dağıtıcıya zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya faaliyetlere zorunlu sigorta ile birlikte malî mesuliyet sigortası yaptırmak yükümlülüğü getirilmiştir. EPDK'nin Petrol Piyasasında Sigorta Yükümlülükleri Hakkında Tebliğ hükümlerine bakıldığında, Madde 7- Rafinaj, lisanslı depolama, dağıtıcı, ihrakiye teslimi, işleme, madeni yağ, iletim ve taşıma faaliyetlerine ilişkin, asgari teminat hadleri, Tehlikeli Maddeler ve Tüpgaz Sorumluluk Sigortaları Hakkında Karar uyarıca tespit ve ilan edilen, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatında yer alan tarifedeki meblağlardan düşük olamayacak şekilde sorumluluk sigortaları yaptırılması zorunlu tutulmuştur. Davalı dağıtıcının EPDK denetiminde faaliyetini sürdürdüğü anlaşılmasına göre zorunlu sigortaları yaptırmadan, petrol piyasasında faaliyet gösterdiğinin araştırılması da yargılamaya yararı olacak bir iddia değildir. Davalı bayiinin de sorumluluğunu da teminat altına alan sigorta poliçe primlerinden gerek genel olarak masraflarından sorumluluk gerekse, sorumluluk sigortalarının  priminden sorumlu olacağını kabul eden davacıya  primlerin yansıtılması sözleşme hükümlerine uygun bulunmuştur. Kanunen yapılması gereken zorunlu sigortalar üçüncü şahıslara verilen zararı teminat altına alır. Akaryakıtın nakli, satışı, depolanması sırasında üçüncü şahıslara verilen zarardan, sigorta primlerine itiraz eden davacı ile davalı dağıtıcı müteselsilen sorumludur. Nitekim sözleşmede zorunlu sorumluluk sigortalarının yapılması zorunlu kılınmış, masraf ve primlerin bayiye ait olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmeyi bu şekilde imzalayan davacı sigorta primlerinin dava dilekçesinde sözleşmeye aykırılık niteliğinde olduğunu ileri sürmekte iken  ilk olarak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde primlerin ödenip ödenmediğinin belli olmadığını ileri sürerek, iddiasını değiştirmiştir. İddia ve savunmanın değiştirilmesi en geç  dilekçelerin teatisi aşamasında yapılması gerekir. Dava dilekçesinde bu iddia ileri sürülmediğinden davalının cevap dilekçesinde de bu hususta açıklama bulunmamaktadır.Zamanında ileri sürülmeyen bu iddianın incelenmesi mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,zorunlu  sorumluluk sigortasının davacının sorumluluğunu da teminat altına aldığı davacı yararına olduğu , davacının yaptığı ticari faaliyeti nedeniyle bir zarar meydana geldiğinde her iki tarafın  birlikte sorumlu oldukları,davacının  zorunlu sorumluluk sigortasını  kendisi yaptırdığına ilişkin bir iddia ileri sürmediğinden ,davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 170,97-TL harcın mahsubu ile kalan 256,63-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d64a14349f22039","SID":"ae89bbb176923869"}}