{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2072 <br>KARAR NO: 2024/841<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI: 2017/1211 Esas - 2021/453 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/08/2017 tarihinde davacı ...'nın sevk ve idaresindeki ...  plakalı motosiklet ile dava dışı ... un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, kaza tespit ve ifade tutanaklarına göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...'un kusurlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazada  yaralandığını, Aksaray Üniversitesi Aksaray  Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu,  kaza nedeniyle oluşan maddi zararın karşılanması için davalı ... Sigorta Şirketine 26/10/2017 tarihinde başvurulduğunu, ödeme yapılması için tüm evrakların teslim edildiğini, başvuru dilekçesinde 15 gün içinde  cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 20 yaşında ve kalfa olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işgücü kaybından doğan toplam  3.200,00 TL daimi maluliyet ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 3.300,00 TL'nin davalı şirkete başvuru tarihi olan 26/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 10.189,07 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 249.039,67 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının tespit edilmesi, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı Kanun ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, davacı tarafın dizlik ve kask takmadığını, bu nedenle sakatlık oranının artmasına neden olduğunu, müterafik kusurun tenzili ve gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulüne, 249.039,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta poliçesinde yer alan limitlerle sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.189,07 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta poliçesinde yer alan limitlerle sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile iptal edilen maddelerin işbu dava bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri  hesaplamalarının hem 6111 sayılı Kanun gereği hem de Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, davacının çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı iş göremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderlerin yani geçici iş göremezliğe ilişkin talepler gideri kapsamında bulunduğunu, bu giderlerden davalı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, 6111 sayılı Kanun ile bu taleplerin tedavi gideri kapsamında sayılacağından SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarına ilişkin tazminat bedelinden sorumlu olmadıklarını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve sair tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılıp %0 teknik faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, tazminatın %1,8 teknik faiz ile hesaplanması, hesaplanacak tazminattan  davacının müterafik kusuru nedeniyle en az %25 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar verilmiştir. Bu nedenle iptal kararı gereğince tazminat hesaplarında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Ekleri uygulanmayacağından bu yöne değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında;  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde; 14/10/2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330  K. sayılı kararında ise \"Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez\" yönünde  karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.  (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin   2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararı) Mahkemece alınan 04/04/2021 tarihli aktüer rapor davalı vekiline 19/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili itiraz ve beyan dilekçesini 12/05/2021 tarihinde dosyaya ibraz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Dosya kapsamından hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu davalı vekiline HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği, yasal süre geçtikten sonra dilekçe sunarak itirazlarını bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüer rapordaki hesaplamalar bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde yasal süresinde ileri sürülmeyen itirazlar  dinlenemeyeceğinden davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Kaza Tespit Tutanağında, kaza esnasında davacının kask ve dizlik takmadığı tespit edilmiş ise de davacının yaralanmasının dizlik ve kaskın koruyabileceği diz kapağı ve baş bölgesinde olmaması nedeniyle dizlik ve kask takmamasının zararın artmasına sebebiyet vermediği kanaatine varıldığından mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.707,92 TL harçtan peşin alınan 4.426,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.280,94‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac83456542867e46","SID":"647feb641c872a81"}}