{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/854 <br>KARAR NO: 2024/922<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2018/903 Esas - 2021/238 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.05.2013 tarihinde, müvekkilinin işleteni olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'ye  birleşik kasko sigorta  poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet ( İMM) sigortalı olan ... plakalı halk otobüsünün karıştığı kaza nedeniyle zarar gören yaya ... tarafından müvekkili (işleten), araç sürücüsü ve ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1399 E. 2018/30 K. sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiğini, birleşik kasko sigortacısı olması sebebiyle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın ... Sigorta Şirketi'ne ihbar edildiğini, ... tarafından kararın  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, birleşik kasko sigortası sebebiyle manevi tazminattan sorumlu olan ... Sigorta AŞ'ye manevi tazminata ilişkin takip kalemlerini icra dosyasına yatırması aksi halde kanuni takibat yapılacağı hususunda ihtarat yaptıklarını, davalının yapılan ihbar ve ihtara rağmen sorumlu olduğu manevi tazminata ilişkin ödemeleri icra dosyasına yatırmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına ilgili  ödemenin gerçekleştirildiğini, akabinde ödemenin rücuen tahsili için  müvekkili tarafından davalıya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında ... Sigorta AŞ aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından bu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın %20 sinden az olmamak şartı ile  icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araç sürücüsü ...'nun kazada  %100 kusuru bulunduğunu,%8 eğimli eğimli rampada halk otobüsünü tekerlerinin önüne takoz koymadan ve tekerlerini sağa çevirmeden park ederek otobüsü terk ettiğini, frenleri boşalan otobüsün eğimli yolda hareket edip dava dışı şahsa çarparak zarara yol açtığını, genel şartlardaki rücu sebeplerinden sürücünün ağır kusur hali söz konusu olduğunu, bu nedenle alacaklı-borçlu sıfatının birleşeceğini belirterek  davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesine göre, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusurundan dolayı üçüncü kişilerin uğradığı manevi zararları da teminat kapsamına aldığı, davacı sigortalı aleyhine hükmedilen 15.000- TL manevi tazminatın tamamının poliçe limiti kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketinin davanın kendisine ihbar edilmesi nedeniyle bu bedelin fer'ilerinden de sorumlu olduğu, dosyada bulunan icra dosyası kapak hesabına göre, asıl alacak, yasal faiz, harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri toplamının 28.950,16 TL olduğu, davacının takip dosyasına 28.950,16-TL ödeme yaptığı, bu bedelinin tamamının rücuan tahsilini talep edebileceği, ayrıca alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinde de haklı olduğu'' gerekçesiyle,Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmakla, kabul edilen 28.950,16 TL alacağın %20'si oranında belirlenen 5.790,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  karar verilmiştir. Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İMM Genel Şartları 4. Maddesinde kast ve ağır kusur hallerinin teminat harici olduğunun düzenlendiğini, bilirkişi raporlarında sadece kast hususunun incelendiğini, ağır kusur halinin incelenmediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, olayda sigortalı araç sürücücünün ağır kusuru bulunduğundan zararın teminat dışı olduğunu, bu nedenle davacının müvekkilinden ödediğini rücu hakkı bulunmadığını, kaldı ki tazminat ödense dahi müvekkili şirketçe bu bedel davacıya rücu edileceğinden alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmiş olacağını, dava konusu olay yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasında zarar gören 3. Kişiye davacı sigortalı tarafından ödenen manevi tazminatın davalı genişletilmiş kasko sigorta şirketinden İMM kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. 1-İMMS Sigortası Genel Şartları 1. maddesi  ile “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede  yazılı  hadlere  kadar  temin  eder.  Motorlu Karataşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (İMSSGŞ) 1. maddesinde sigorta teminatının kapsamı, 3. maddesinde ise Ek Sözleşmeyle Teminat Kapsamına Alınabilecek Hal ve Teminat Dışında Kalan Haller, 4. Maddesinde ise tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller düzenlenmiştir. İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (İMSSGŞ)  4/a maddesi uyarınca, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusuru yüzünden sebebiyet verilen zarar ve ziyanlara ilişkin talepler, İMM sigortacısının sigortalısına rücu edebileceği haller arasında sayılmıştır. Dosya kapsamından, davacının işleteni olduğu ... plakalı otobüs davalı sigorta şirketi nezdinde birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup, poliçede artan mali sorumluluk (İMM) kapsamında manevi tazminatın kombine tek limit 100.000-TL limit ile teminat altına alındığı görülmüştür. Somut olayda,  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1399 E. 2018/30 K.  sayılı dosyasında, zarar gören dava dışı yaya yararına sürücü ve işleten yönünden hükmedilen manevi tazminat nedeniyle sigortalı işleten tarafından dava dışı hak sahibine  ödenen manevi tazminat ve ferilerinin, davanın ihbar edildiği kendi  birleşik kasko sigortacısından İhtiyari mali mesuliyet kapsamında  rücuen tahsili istenmektedir.  Bu hali ile davaya konu uyuşmazlık 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar  Kanunu'nun  61 ve  62. maddeleri) uyarınca  müteselsil   sorumluluk   esasına dayanmaktadır. ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/7597 Esas,  2022/1438 Karar ve Yargıtay 17.HD'nin 2016/16813 Esas, 2019/8788 Karar sayılı ilamları) Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların 4. Maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur”'dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.Bilindiği üzere, ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder.( Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/23815 Esas,2017/4755 Karar ve  2016/3422 Esas, 2016/6357 Karar  sayılı ilamı) Genel şartların ilgili maddesinde, işletenin kastı yada ağır kusuru  tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller arasında gösterilmiş olup somut olayda ise işletenin değil sürücünün ağır kusuru bulunduğu savunulması getirilmiştir. Kaldı ki,  dosya kapsamından ve  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1399 E. 2018/30 K. Sayılı dosyasında alınan 10.07.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporundan, sigortalı aracın sürücüsü ...'nun aracı kaldırıma park ettiği, yokuş aşağı eğimli yolda park etme kurallarına uymadığı, %8 iniş eğimli yolda aracın tekerleri önüne takoz koymadığı, aracı geri vites  takmayıp kontrolsüzce park ettiğinden %100 kusurlu, yaya ...'nın ise kusursuz olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle sürücünün trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunmasının, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmeyecek olmasına; davacının ödediği tazminatı davalıya rücu etmesi imkanını ortadan kaldıran bir halin varlığının dosya kapsamında ispat edilememiş olmasına;  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1399 E. 2018/30 K. sayılı kararı o davada ihbar olunan konumunda olan eldeki davanın davalısı yönünden güçlü delil oluşturmakla, müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince davacı sigortalının  ödediği manevi tazminat ve ferilerini davalıdan rücuen tahsilini isteyebilecek olmasına; alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesinden bahsedilemeyecek olmasına göre, davalı vekilinin bu hususa ilişen istinaf itirazlarının HMK 353/1.b-1 maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; a/Ne varki, dosya kapsamından, eldeki davanın davacısının davalı konumunda,  istinaf eden davalının ise ihbar olunan konumunda bulunduğu  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1399 E. 2018/30 K.  sayılı dosyasında, davacı ( zarar gören 3. Kişi) ...'nın maddi tazminat davasının kabulü ile 2.376,28-TL geçici iş göremezlik, 26.810,28-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ZMM sigortacısı davalı ... sigorta AŞ'den dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve davacının  manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 15.000-TL manevi tazminatın  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den  tahsiline karar verildiği, kararla ilgili olarak davacı ... tarafından, sürücü, işleten ve ZMM sigortacısı  aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibine girişildiği; kapak hesabına göre, 15.000-TL manevi tazminat, 6.428,22-TL işlemiş faiz, 2.180-TL manevi tazminata ilişkin vekalet ücreti ve 23.11-Tl  vekalet ücretine işlemiş faiz toplamı 23.631,33-TL ile icra masrafları 5.318,83-TL toplamı 28.950,16-TL'nin davalı ... tarafından icra dosyasına ödendiği, akabinde ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davanın ihbar edildiği ... Sigorta AŞ aleyhine 28.950,16-TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, ... Sigorta AŞ'nin itirazı üzerine takibin durduğu, ... tarafından itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca,  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası kapak hesabında davacı ...'in ödediği toplam 28.950,16-TL'nin yukarıda açıklandığı üzere 23.631,33-TL'sinin mahkeme kararı ile hükmedilen manevi tazminat ve ferilerine ilişkin olduğu, davacı ... ancak ödediği tazminatın icra masrafları dışında kalan bölümünün yani asıl alacak bölümü olan 23.631,33-TL'nin davalıdan rücuen tahsilini isteyebileceğinden yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 23.631,33-TL üzerinden devamına, şeklinde  karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı aleyhine olacak şekilde fazla tazminatın davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. b/Bundan ayrı, davalı sigortacı tarafından; somut olayda rücu koşullarının oluşacağı ve bu suretle davacı yönünden alacaklı-borçlu sıfatının birleşeceği gerekçesiyle ödemeden kaçınıldığı gözetildiğinde, davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru değildir.Açıklanan nedenlerle, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulüne, ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp, yanılgılı hususlar düzeltilerek  yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda  (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE;  yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih ve 2018/903 Esas - 2021/238 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  a/Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile  takibin 23.631,33-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddineb/Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,c/Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan ‭1.614,25-TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 345,24-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.269,01- TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,d/Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan toplam 390,91-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e/Davacı tarafından sarf edilen 1.300,00-TL bilirkişi ücreti ve 111,50-TL posta ücreti olarak toplam 1.188,50-TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 962,68-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına;f/Davalı tarafından sarf edilen 700-TL bilirkişi ücretinin davanın kabul-red oranına göre hesap edilen 133-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,g/ Dcavacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,h/Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 5.318,83-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,ı/Bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5e4ae5e33748683","SID":"9b3cfdaf6876048b"}}