{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/69 <br>KARAR NO: 2024/958<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2019/98 Esas - 2020/792 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 03/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/11/2016 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı müvekkilinin babası ...'nın vefat ettiğini, meydana gelen bu kaza nedeniyle davacının babasının desteğini kaybettiğini, kaza ile ilgili Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan 2017/243 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsünün kazada asli derecede, ... plakalı araç sürücüsünün ise tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'nın trafik sigortası bulunmayan ve asli kusuru ile kazaya sebebiyet veren aracın vermiş olduğu zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin yaşamını, müteveffa babasının desteği ile devam ettirdiğini, akıl hastası olduğunu, müteveffanın desteği olmadan hayatını sürdüremeyeceği için destek ihtiyacı içerisinde olduğunu, davadan önce davalıya başvuruda bulunulduğunu ve davalı tarafından müvekkiline 41.620,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik olduğunu, davalıdan ödemenin eksik olduğu bildirilerek yeniden ödeme talep edilmiş ise de ek ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihi olan 06/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, davacının tazminat talebi üzerine müvekkili tarafından hasar dosyası açıldığını ve 11/09/2018 tarihinde 41.620,00 TL ödemenin davacı adına açılmış banka hesabına yatırılarak vesayet kararını veren Mahkemeye bu durumun bildirildiğini, yapılan hesaplamada asgari ücretin esas alındığını ve her iki aracın %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ayrıca müteveffanın ehliyetsiz araç sürücüsünün aracına bu durumu bilerek binmiş olması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapıldığını, yapılan ödemenin yetersizliğinin söz konusu olmadığını belirterek  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile 8.658,63 TL tazminatın 04/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile  davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davada, tazminat hesaplaması yapılırken, destek paylarının hatalı hesaplandığını, destek paylarının doğru hesaplanabilmesi için müteveffaya ait nüfus kaydı incelenmesi gerektiğini, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılarak destek paylarının buna göre belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında. müteveffanın gelirinin destekçiler arasında paylaştırılması yapılırken, müteveffanın destek olduğu tüm şahısların paylarının da dikkate alınması gerektiğini, kazada, ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğu aşikar olduğunu, bu nedenle de. hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verilmesi gerektiğini,tarafın müterafik kusuru bulunması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, kusur raporunda, ZMSS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, hükme esas alman tazminat hesaplamasında asli kusur oranı kabul edildiğini, işbu haksız ve hukuka aykın hesaplamaya dayanılarak tazminat ödenmesine hükmedildiğini, Mahkeme tarafından, başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı kurum tarafından, mevzuata uygun olarak inceleme yapılmış olduğundan yapılan ödemenin yetersizliği söz konusu olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 06/11/2016 tarihinde dava dışı ... plakalı araç ile desteğin içinde yolcu olarak bulunduğu  sigortasız ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'nın vefatından dolayı davalı tarafından dava öncesi ödemenin yetersizliği nedeniyle destek tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır. Kazaya karışan araç sigortasız olup davacı, ...na başvuru yaptıktan hatta ödeme de aldıktan sonra dava açtığına ve eksik ödeme nedeniyle tazminat talebi halinde yeniden başvuru gerekmediğine göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabulü ile  başvuru tarihinden  itibaren  8 gün sonrasının faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde  usul ve Yasaya bir aykırılık  yoktur. HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili tarafından yargılama safahatı sürecinde hükme esas aktüerya bilirkişi raporuna karşı itirazında  tüm destek paylarına göre hesaplama yapılmasına ilişkin  itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle  aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın  357/1. maddesi gereğince  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden  tazminat hesabına ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.Dosya kapsamında bulunan olayla ilgili ifade, sorgu tutanaklarından desteğin taşınmasının hatır için olduğu yönünde ibare ya da bilgiye rastlanmadığı, davalı tarafından da aksi ispat edilemediğine göre, mahkemece hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi uygulanmamış olmasında  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Zaten müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Yargıtay  17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da \"... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK'nın 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu\" yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin 2021/12443  E. ve  2022/6192 K.,02021/11174 E. ve   2022/4055 K.  sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan dava dışı araç sürücüsü ve işleteni zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacıların desteği yolcu olup çift taraflı olan kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde davalının kusuru oranında tazminat talep edilmemiştir.  TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Davacı, dava açmadan önce davalıya başvurmuş olup davalı tarafından davacıya   ödeme yapılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, davacılar için hesaplanan tazminattan, davalının daha önce ödediği bedel güncellemeye yapılarak düşülmüştür. Bilirkişi raporunda  ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu ödeme yetersiz olduğu tespit edildiğinden KTK'nın 111.maddesi gereğince  ibranamenin iptali şartları somut olayda gerçekleşmiştir. Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacıların sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan  aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 591,47 TL harçtan peşin alınan 148,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 443,47‬ TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24a21e5006c8c6a4","SID":"c36b18aa61a2262f"}}