{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/668 <br>KARAR NO: 2024/785<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/6 <br>KARAR NO: 2021/12<br>KARAR TARİHİ: 14/01/2021<br>Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin <br>2017/173  E. Sayılı Dosyasında; <br>Birleşen İstanbul  Anadolu 1.asliye Ticaret Mahkemesi'nin <br>2017/175 E.sayılı Dosyasında; <br>Birleşen İstanbul  Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/15 E.sayılı  <br>Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/849 E.sayılı Dosyasında; <br>Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/143 E.sayılı Dosyasında; <br>Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin <br>2018/358  E.sayılı Dosyasında; (İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin <br>2017/173 Esas sayılı dosyası ile birleşen)<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı .... A.Ş.'nin davacı şirket nezdinde ... numaralı 12/05/2014-15/05/2015 vade tarihli İşyeri Abonman Sigorta Poliçesi bulunduğunu, sigortalıya ait ürünlerin davalı ... Tic.A.Ş nin maliki olduğu ... Köyü mevkii .... Pafta ... parsel ... Blok Tepeören/Tuzla İstanbul adresinde 12/02/2015 tarihinde zarara uğradığını, poliçe kapsamında sigortalı/dava dışı ... firmasına yapılan ödemenin iadesi için kusursuz sorumlu malik ile İşyeri Paket Sigorta Poliçesi düzenleyen sigorta şirketi aleyhine davanın açıldığını, bahse konu depoda yer alan ürünlerin müşterek sigorta ile sigortalanmış olduğu, davacı şirket tarafından dava dışı ... firmasına toplam 222.000,00-TL ödeme yapıldığını, toplamda yapılacak ödemenin belirsiz olduğundan ve ödemenin artma ihtimaline karşı davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, davalı tarafından binanın bakımında gerekli özenin gösterilmediğini, tahliye borularının binaya ve hava şartlarına uygun olmamasından kaynaklanan hasar nedeniyle davacı şirket tarafından tazminat ödemesinin yapılmış olduğunu, davalının yapı maliki olarak ve rizikoyu teminat altına alan sigorta şirketinin işbu zarardan sorumlu olduğunu, yapı malikinin bahse konu sorumluluğunun mevzuat ve Yargıtay kararları çerçevesinde kusursuz sorumluluk olduğunu ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı şirket tarafından sigortalı ... Tic. A.Ş.'ye yapılan 120.000,00-TL'nin 22/04/2015 tarihinden 102.000,00-TL'nin ise 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davanın kabulüne ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... A.Ş. vekilinin 15/02/2017 havale tarihli cevap dilekçesinden özetle; davacı yanın dava açma ehliyetinin olmadığını, dava dilekçesinde kendilerince belirtildiği üzere davacının da dahil olduğu bir koasürans sözleşmesinin mevcut olduğunu, koasürans sözleşmesinde yeralan şirketin dava dışı ... A.Ş., sigortacının da ... A.Ş. olduğu, davacı Anadolu sigortanın bir bakıma ... şirketi konumunda olduğunu, ... şirketi bu poliçede sigortacı sıfatı taşımadığını, bu nedenle sigortacı olmayıp reesürör konumunda bulunan davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, TTK. madde 1403/2'nin mefhumu muhalifiyle sigorta ettirene, reasüröre doğrudan dava açma yetkisi verilmediği gibi reesürörün de doğrudan dava açma hakkının bulunmadığını, sigorta poliçesinde işletmeci, ... rücu edilemeyeceği şartı nedeniyle rücu edilemeyeceğini, davacının ödeme yaptığı ... Tic. A.Ş. depo işletmecisi ...  müşterisi kiracı olup, davalı şirketin poliçesinde bu kiracının malları için verilmiş teminat bulunmadığını, kira sözleşmesinde kiracıya ait malzemelere gelecek her türlü zarar ve ziyandan kiracı mesul olacağı gibi kiralayana ve 3. kişilere vereceği her türlü zarardan da kiracının mesul olacağına ilişkin düzenlemenin mevcut olduğunu, meydana gelen zararın olağan dışı beklenmedik doğa olayı nedeniyle meydana gelmiş olduğunu, sigortalının kusurunun bulunmadığını, dava ile talep edilen tazminat tutarının fahiş ve haksız olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK'ye göre hukuken mümkün olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret A.Ş vekilinin 04/12/2017 havale tarihli cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından talep edilen zarara sebebiyet veren hasar ve zarar müvekkil şirkete ihbar edilmediğini, davacı tarafın, ikame edilen davayı yasal süresi içerisinde başlatmadığını, davacı tarafından ikame edilen ek davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu, davanın mahiyeti itibari ile ikame edilen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK’ ya aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde dava dışı sigortalısına ait ürünlerin davalı şirkete ait ... Köyü Mevkii, .... Pafta ... Parsel ... Blok Tepeören-Tuzla/İstanbul adresindeki işyerinde hasara uğradığını iddia ettiğini, davacı ile davalı şirket arasında bu yerin kullanılmasına ilişkin hiçbir sözleşmenin olmadığını, davalı şirketin söz konusu bu yeri 29.09.2013 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.’ye kiraladığını, hasar sonrası konusunda uzman Ekspertiz Şirketi ... Ekspertizden alınan ekspertiz raporunda ve İTÜ raporunda şirkete hiçbir kusur atfedilememesi sebebiyle şirketlerinin hiçbir sorumluluğunun olmaması, doğal afet olarak kabul edilen bir çökme sebebiyle davacı hasarını ödeme yükümlülüklerinin olmaması, aksinin kabulü halinde bile zararın diğer davalı ... sigorta şirketinden veya çatı yapımını gerçekleştiren yüklenici firmalardan talep edilmesi gerekmesinden dolayı işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden uyuşmazlığa konu alacak kalemi gerekçeli kararda ayrı ayrı açıklanmış ve yapılan yargılama sonucunda ''.. Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, 04/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; ... A.Ş. Tarafından dava dışı ... A.Ş.ye toplam 334.017,00-TL ödeme (2017/6) ve 60.123,06-TL KDV (2017/849 Esas) ödeme yapıldığı,  ... A.Ş. Tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye 444.000-TL (2017/15 E), 224.035,13-TL (2017/175 E.) olmak üzere toplam 668.035,13-TL. Ödeme ve 120.246,32- TL. KDV (2018/143 E) ödeme yapıldığı, ... A.Ş. Tarafından dava dışı ... A.Ş.ye 311.479,73-TL (2017/173 E.) ve 56.114,95- TL. KDV (2018/358 E.) ödeme yapıldığı, Teknik bilirkişi incelemesine göre, meydana gelen zararın aşırı kar yağışına bağlı beklenmeyen ve öngörülemeyen bir hadise olarak değerlendirildiği, teknik bilirkişi görüşünden hareket edildiğinde davalı şirketlerin meydana gelen zararlardan sorumlu tutulamayacağı, davacı sigorta şirketlerinin aynı hukuki sebebe dayalı olarak açtığı iş bu dava dosyasında birleştirilen davalar bakımından davalılara kanuni halefiyet esasına göre başvuramayacağı sonuç ve kanaatinde olduğunu bildirmişlerdir. Yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu ibraz edilen raporlarda yapının Tuzla Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenmiş bulunan 10/02/2014 tarih ve 58/14 sayılı yapı kullanma izin belgesine göre ruhsat, proje ve eklerinin inşa edilmiş olduğu, bina statik hesaplarının yapılması sırasında dikkate alınan yüklerin şartnamelere uygun değerlerde TS 498 olarak alındığı, uzay çatıda kontrol edilen yapısal elemanları yerleşim ve ebatlarının statik proje ile genel olarak uyumlu olduğu, uzay kafes çatının girilme değerlerinin limitlere çok yakın çözüldüğü, mevcut yönetmelik şartnamelere uygun olarak yapıldığı, yapı sahibinin çelik uzay kafes çatının düzenli olarak bakımını yapmadığına ilişkin her hangi bir ispatın dosyada mevcut bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı Yapı Maliki  .... AŞ ye ait taşınmazın çatısının çökmesi sonucunda dava dışı sigortalı şirkete ait emtialar zarar gördüğü gibi can kaybıda meydana gelmiş, gerçekleşen can kaybı sebebi ile İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/265 E sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda; oluşturulan hükümde İstanbul Teknik Üniversitesinin yerinde yaptığı kontroller sonucu tazmin etmiş olduğu raporda; betonarme yapının taşıyıcı sistem elemanlarında herhangi bir yapısal hasara rastlanmadığı, yapıda ölçülen çelik boru, çap ve et kalınlıklarının statik projesine uygun olduğu, çöken kısımındaki çelik ayakların çatının diğer kısmındaki çelik ayaklar kadar sık yerleştirilmediği, depo alanı olarak kullanılan bu kısmın aktif bir şekilde kullanıldığı, yangın söndürme sisteminin borularının kırmızı renkte olduğu bu boruların genel olarak uzay çatı sisteminin noktalarına bağlanmış olmasına rağmen bazı bölümlerde uzay çatıdaki borunun profillerle asıldığı bu uygulamanın statik projesinde yapılmamasının ifade edildiği, dava dışı Sifonik sistemler .... LTD şirketinin depo binasına ait çatıda ve bina tarafında biriken yağmur sularının sifonik sistemi uygulayarak yağmur drenaj sistemi işlerinin projelerine uygun olarak malzeme ve işçilik dahil ana işin anahtar teslimi yapılmasını üstlendiği, ihbar olunan  ... LTD şirketinin depo binasına ait uzay kafes çatı konstrükyonu işlerinin projelerine uygun olarak malzeme ve işçilik dahil ana işi anahtar teslim yapılmasını üstlenmiş olduğu, olayın meydana gelmesinde İTÜ inş. Fakültesi İnş. Müh. Bölümü tarafından 13/03/2015 tarihli değerleme raporuna göre proje aşamasında ve gerekse çatı imalatına yönelik uygulamada yapılan kusurlar nedeni ile   ... LTD şirketinin olayın meydana gelmesinde 1. dereceden asli kusurlu olduğu, biriken suyun tahliyesi için öncelikle sifonik sitemleri yeterli olması gerektiği, su tahliyesinin yapılmamasının sponik sistemin yetersizliğinden kaynaklandığı, sfonik sistemler inşaat tekstil .. Ltd şirketinin olayda tali kusurlu olduğu, bina maliki şirket temsilcisi ...ın üzerine yüklenebilecek her hangi bir kusurun bulunmadığı, bu sebep ile taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan kök ve ek rapor kapsamında proje ile statik projenin uyumlu olduğu, uzay kafes çatı projesinin hatalı ve kusurlu olmadığı, ulusal ve uluslararası yönetmeliklere uygun olduğu, bu yönetmeliklere uygun yüklerin alınmış olduğu alınan yüklerin modele doğru bir şekilde etki etmiş olduğu, hareket önlerinde kar birikme yüklerinin alınmış olduğu, %2 eğime sahip bir çatıda çatı genelinde kar yükünün farklı dağılımının hesaba katmamasının ... ve ... a göre hatalı bir yaklaşım olmadığı, yapısal elemanların izin verilen emniyetli gerilme sınırları içinde ancak sınıra yakın değerlerde seçilmiş elemanlar olmasının bir hata olmadığı, sınır aşılmadıkça bu durumun yönetmeliklere uygun olduğu, çatıda birikecek suyu uzaklaştıracak önlemlerin alınması gerekliliği nedeni ile mevcut ulusal yönetmeliklerimize göre çatı kenar asklarında su birikmesinin hesaba katılmasının statik projenin sorumluluğunda olmadığı, mesnet kaynaklarında görülen kimi eksik uygulamaların ise olayın ana nedeni olamayacağının açıkça tespit edilmiş olduğu, hasarın aşırı kar yağışına bağlı beklenmeyen ve öngörülemeyen bir hadise olarak gerçekleştiği, çatının çökmesinde mücbir sebebin etkili olduğu, davalı ...'a yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı bu sebep ile ...'ın sigortacısı olan ... Sigorta (... Sigorta) da her hangi bir sorumluluğun yüklenemeyeceğinin meydana gelen hasar ile binadaki bozukluk yada bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının ispatlanamadığı, zarar mücbir sebepten kaynaklandığından yapı malikinin sorumluluğunun ortadan kalktığı hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından'' gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiği belirtilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Birleşen dava davacısı ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden tek rapor ile hüküm tesis edildiği, davalının sifonik giderleri tıkanabileceğini düşünerek ikincil bir tahliyenin kullanılması gerektiği, ayrıca su tahliye sisteminin toz ve pislik gibi nedenlerle tıkanmasının önüne geçebilmek amacıyla düzenli bakım yaptırıp yaptırmadığını da tespit edilmediği, ceza yargılamasında sifonik sistemlerin yeterli olmadığı, su tahliyesinin yeterli olmadığı gibi hususların tespit edildiği, davalının bina maliki olarak sorumluluğunun bulunduğu, değişik iş dosyasında da çatıda biriken yağmur sularının tahliye edecek olan boruların kesitlerinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, uçak seferlerinin fırtınadan dolayı iptal edilmiş olmasına binanın çatısının bir bölümünün kar yağışının kaldıramayarak çökmesinde mücbir sebebin etkili olduğu anlamını taşımadığı, yapının projeye uygun olmadığı ve yapımdaki hatalar ve bozuklukların açıkça ceza yargılamasında tespit edildiği belirtilmiştir. 2-Birleşen davalarda davacı ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerek istinafa konu iş bu dosyasında ve gerekse ceza dosyasında düzenlenen bilirkişi raporları ile hükme esas alınan bilirkişi raporları arasında farklılık bulunduğu, iş bu çelişkilerin giderilmesi gerektiği, dosyada bulunan meteoroloji raporu ile hava durumunun afet durumunda olmadığının sabit hale geldiği, 12.02.2015 olay tarihinde hava durumunu hafif yağmurlu olduğunun bildirildiği, hükme esas alınan raporda teknik bilirkişinin kendi içinde çelişkiye düştüğü, eksik inceleme ile itirazlar karşılanmadan hükme esas rapordaki tespitler ışığında karar verildiği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir. 3-Esas dava dosyası ve birleşen (İstanbul 15. ATM 2017/849 E.) dava dosyalarının davacısı  ... A.Ş. Vekilinin yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mücbir sebep tespitin hatalı olduğu, depo çatısı ile ilgili olarak eksikliklerin bulunduğuna dair bilirkişi raporunda tespitlerin yer aldığı, davanın tamamen reddi halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.4-Esas ve birleşen davalarda davalı ... A.Ş. vekilinin yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davanın reddine karar verilmiş ise de, lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek bu yönüyle kararın kaldırılması talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmeleri ve ödeme belgeleri dikkate alındığında, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.1-Asıl dava dosyasında (İstanbul 5. ATM 2017/6 E.); Davacı ... Sigorta Şirketi ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında tanzim edilen ... numaralı İşyeri Abonman Sigorta Poliçesinin incelenmesinde; dava dışı sigortalıa ait işyerindeki emtiaların 3.000.000,00 TL bedel ile 12/05/2014-15/05/2015 dönemleri arasında sigortalandığı, koasirans sözleşmesi uyarınca oluşan hasarlardan %15 oranında sorumlu olacağının belirlendiği, dava konusu hasarın poliçe dönemi içinde (12/02/2015) gerçekleştiği, sigorta şirketi tarafından 22.04.2015 tarihinde 120.000,00 TL ve 17.05.2014 tarihinde 102.000,00 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Poliçenin 13. sayfasında sigortalıların tüm  ..., ... şirketlerinin bayileri ,mağazaları, outlet mağazaları ve distribütörü olduğu ve depo işletmecisi olarak ...'e rücu edilemeyeceği belirtilmektedir .İş bu dava dosyasında, 08.02.2017 tarihinde 112.017,00 TL ödeme yapıldığı nazara alınarak, 10.02.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 334.017,00 TL olarak ıslah edildiği belirtilmiş ve ıslah harcı yatırıldığına dair sayman mutemedi alındısı sunulmuştur. ... A.Ş. (işveren) ile ... Ltd. Şti. (yüklenici) arasında düzenlenen sözleşmede, işveren tarafından İstanbul, ..., ... mah, ... parsel üzerinde ... blok olarak inşa edilmekte olan işveren ek depo binasına ait Uzay Kafes Çatı Kontrüksiyonu işlerinin projelerine uygun olarak malzeme ve işçilik dahil anahtar teslim yapılması işi ''ANA İŞ'' olarak anıldığı ve onaylı projeye ve Ek-1 teknik şartnamesine uygun olarak yapılmasını kapsadığı anlaşılmaktadır. Dava dışı .... Ltd. Şti. (kiracı) ile davalı ... A.Ş. (kiralayan) arasında düzenlenen 25.09.2013 tarihli kira sözleşmesinde, sözleşme konusunun kiralayanın maliki olduğu İstanbul ili ... ilçesi ... köyü mevkinde kain ... pafta ... parsel de kayıtlı ... blok ... katlı binanın 1. katının (üst giriş katı) 6570 sayılı kanun hükümlerine göre kiracı tarafından lojistik amaçlı depo ve ofisi olarak kullanılmak üzere kiralanmasına dair bu sözleşmenin düzenlendiği belirtilmiştir .sözleşmenin ''ALT KİRA'' başlıklı 10. Maddesinde, kiracının, iştiraki ve/veya bağlı ortaklıklarından veya müşterilerine mecur'un tamamını veya bir kısmını iştigal alanı olan lojistik faaliyetleri çerçevesinde alt kira yoluyla kullandırabileceği hüküm altına alınmıştır. Davaya konu somut olayda da, kira sözleşmesinin 10. maddesi gereğince dava dışı sigortalıya ait emtiaların ... Jojistik Şirketi'nin kiracı sıfatıyla bulunduğu depoda yer aldığı anlaşılmaktadır. Orman ve Su İşleri Meteoloji Genel Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 20.02.2018 tarihli yazı cevabında, meteolojik hadiseler bildirilmiş ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 10.02.2015 tarihinde kar yüksekliği 2 cm, 11.02.2015 tarihinde 8 cm ve 12.02.2015 tarihinde 1 cm olarak belirtilmiştir.2-Birleşen dava dosyasında (İstanbul Anadolu 9.ATM 2017/15 E.); Birleşen dava dosyasında, 444.000,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsili talep edilmiştir. Davacı  ... A.Ş. ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında tanzim edilen ... numaralı Yangın Abonman Sigorta Poliçesinin incelenmesinde; dava dışı sigortalıya ait işyerindeki emtiaların 18.000.000,00 TL bedel ile 15/08/2014-15/05/2015 dönemleri arasında sigortalandığı, koasürans sözleşmesi uyarınca oluşan hasarlardan ... Sigorta'nın %30 oranında sorumlu olacağının belirlendiği, dava konusu hasarın poliçe dönemi içinde (12/02/2015) gerçekleştiği ve sigorta şirketi tarafından 15.04.2015 tarihinde 240.000,00 TL, 06.05.2014 tarihinde 204.000,00 TL ödendiği anlaşılmaktadır.Poliçenin 3. sayfasında depo işletmecisi olarak ... rücu edilemeyeceği belirtilmektedir.3-Birleşen dava dosyasında (İstanbul 18.ATM 2018/143 E.); Birleşen dava dosyasında, davacı  ... A.Ş. 120.246,32 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsili talep edilmiştir. 4-Birleşen dava dosyasında (İstanbul Anadolu 9.ATM 2018/358 E.); Davacı ... Sigorta Şirketi ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasında tanzim edilen ... numaralı Ticari Risk Abonman Sigorta Poliçesinin incelenmesinde; dava dışı sigortalıya ait işyerindeki emtiaların 8.4000,00 TL bedel ile 12/05/2014-15/05/2015 dönemleri arasında sigortalandığı, koasirans sözleşmesi uyarınca oluşan hasarlardan %14 oranında sorumlu olacağının belirlendiği, dava konusu hasarın poliçe dönemi içinde (12/02/2015) gerçekleştiği, sigorta şirketi tarafından 29.03.2018 tarihinde 56.114,95 TL ödendiği anlaşılmaktadır.5-Birleşen dava dosyasında (İstanbul Anadolu 1. ATM 2017/175 E.);Birleşen dava dosyasında, ... A.Ş. poliçe kapsamında uyuşmazlığa konu hasar ile ilgili olarak dava dışı sigortalıya toplam 668.035,13 TL ödeme yapıldığı ve bu miktarın 444.000,00 TL si yönünden İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2017/15 E. sayılı dosyasında dava açıldığı belirtilerek, ek olarak ödenen 224.035,13 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsili talep edilmiş ve sigorta şirketi tarafından 13.02.2017 tarihinde 224.05,13 TL ödendiği anlaşılmaktadır.6-Birleşen dava dosyasında (İstanbul Anadolu 3.ATM 2017/173 E.); Birleşen dava dosyasında, davacı ... A.Ş. 311.749,73 TL'nin ödeme tarihinden (112.000,00 TL'nin 24.06.2016 tarihinden, 104.549,73 TL'nin 08.02.2017 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsili talep edilmiştir. 7-Birleşen dava dosyasında (İstanbul 15.ATM 2017/849 E.);Birleşen dava dosyasında, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan ek ödeme olan 60.123,00 TL nin ödeme tarihinden (18.09.2017 ) işleyecek ticari faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsili talep edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporundaki tespitler nazara alınarak mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine dair karar verilmiş olup, asıl ve birleşen dosya davacılar ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında (ceza dosyasında düzenlenen rapor ile uyuşmazlığa konu iş bu dava dosyasında düzenlenen rapor arasında) çelişki bulunduğu ve çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür. Uyuşmazlığa konu olay ile ilgili olarak ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/265 E. sayılı dosyasında, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ''... İstanbul Teknik Üniversitesi'nin yerinde yaptığı kontroller sonucunda tanzim etmiş olduğu raporunda; yapıdaki betonarme taşıyıcı sistem elemanlarında (kolonlar) herhangi bir yapısal hasara rastlanılmadığı, yapıdaki ölçülen çelik boruların çap ve et kalınlıklarının genel olarak statik projesine uyumlu olduğu, çöken kısımdaki çelik ayakların çatının diğer kısmındaki çelik ayaklar kadar sık ycrlcştirilmcdiği,aksine bu kısmında depo alanı olarak aktif bir şekilde kullanıldığı, yangın, söndürme sisteminin borularının kırmızı renkte olduğu, bu boruların genel olarak uzay çatı sisteminin düğüm noktalarına bağlanmış olmasına rağmen bazı bölümlerde uzay çatıdaki borunun profillerle asıldığını, statik projesinde bu uygulamanın yapılmamasının net bir şekilde ifade edildiği,... Ltd.Şti. Depo Binasına ait çatıda ve bina tarafında biriken yağmur sulanılın Uv-system (Sifonik) Sistemi Uygulanarak Yağmur Drenaj Sistemi uygulanması işlerinin projelerine uygun olarak malzeme ve işçilik dahil ANA İŞi anahtar teslim yapılmasını üstlenmiş olduğu, ... Tic. Ltd. Şti. Depo Binasına ait Uzay Kafes Çatı Konstrüksiyonu işlerinin projelerine uygun olarak malzeme ve işçilik dahil ANA İŞi anahtar teslim yapılmasını üstlenmiş olduğu anlaşılmış olmakla, olayın meydana gelmesinde;  -Kar yükünün çatı formuna çevre yapılara ve çatı üzerinde bulunabilecek çeşitli yüksekliklere (parapet, fener vb.) bağlı rüzgar ve güneş sebebiyle çatının farklı bölgelerde farklı oranda birikmesi durumunun statik hesaplarda değerlendirilmediği, tespit edilmiş parapetin normalden fazla kar birikmesine sebebiyet verdiği ve hesaplarda bu durumun dikkate alınmamasının önemli bir kusur olduğu, hesap raporu ile statik projesinin arasında bir takım farklılıklar mevcut olduğu, statik proje ile hesap raporunun birbiri ile uyumlu olmadığı, uzay çatının alt ve üst başlık elemanları arasındaki mesafe statik projede 1.80 m. iken hesap raporunda 2.00 m. olduğu, boru yerleşiminde ve çaplarında da bazı farklılıklar tespit edildiği, hususu değerlendirildiğinde yükseklik farkı sebebiyle çatının dayanımının olumsuz yönde etkileneceği, yapının hesap raporuna göre, oldukça limitlerde tasarlandığı, etki edecek yüklere rezerv dayanımının sınırlı olduğu, tespiti çatının ekstra yük taşıma kapasitesinin çok sınırlı olduğunu ortaya koyduğu, yapının yatay ve düşey yönde ileri seviyedeki yer değiştirmelerini kısıtlayacak birleşim detaylarına rastlanmadığı, tespiti ile çatının yatay ve düşey yöndeki hareketine karşı bir tedbir alınmadığını göstermekte olduğu, İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından 13/03/2015 tarihli değerlendirme raporunun saha incelemelerinde tespit edilmiş çatı imalatına yönelik kusurların çatı dayanımını ve sistemin davranışını olumsuz etkileyeceği, tüm bu hususlar çerçevesinde firma tarafında gerek proje aşamasında gerekse uygulamada kusurlar olup bu kusurlar meydana gelen ekstra уükün taşınmasında çatının yetersiz_kalmasına ve çökmesine neden olduğu bu sebeple ... Tic. Ltd. Şti. olayın meydana gelmesinde birinci dereceden ASLİ kusurlu olduğu,Olayın meydana geldiği gün, çatıda su birikmesinin meydana gelmiş olduğu, suyun tahliyesi, öncelikle sifonik sistemler bunun için yeterli olmadığı durumlarda çörtcnlcr sayesinde yapılmakta olduğu, suyun birikmiş olmasının bu sistemlerin yeterince çalışmadığını gösterdiği, bu durumun İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından 13/03/2015 tarihli değerlendirme raporunun bölüm 3.4 te detaylı incelenmiş olup yapılan hesaplar ve varılan sonuç dolayısı ile su birikmesinin oluşturacağı etkinin çatıya ekstra yük oluşturması konusunda birinci dereceden etkili olmadığını göstermekte olduğu, bununla beraber biriken suyun oluşturduğu ekstra yükün çatının çökmesine etki etmesi sebebiyle ... Ticaret Ltd. Şti. olayın meydana gelmesinde ikinci dereceden TALİ-kusurlu olduğu belirtilmektedir.'' gerekçesiyle, sanıklar ... hakkında; \"Taksirle Bir Kişinin Ölümüne Neden Olmak\" suçundan T.C.K'nın 85/1 maddesi uyarınca kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama ve toplanan deliller muvacehesinde atılı suçun sanık açısından yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK.'nin 223/2-c maddesi gereği sanığın atılı suçtan beraatine, ve sanık ... hakkında aynı suç atfı nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nin 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ve iş bu anılan kararlar kesinleşmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, hasarın aşırı yağan kar yağışına bağlı olarak beklenmeyen ve öngörülmeyen bir hadise olarak ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan '' afet niteliğinde'' bir gelişme olarak değerlendirilebileceği, çatının çökmesinde mücbir sebebin etkili olduğu belirtilmiştir.Yukarıda yer alan tespitler ışığında, istinaf yasa yolu başvuru dilekçelerinde belirtildiği üzere raporlar arasında hasarın sebep olduğu etken yönünden farklı açıklamalar ve tespitler yapılmıştır. Bilindiği üzere,hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olgu ile bağlı ise de, maddi olguya göre belirlenen kusur oranı hukuk hakimi için bağlayıcı değildir. Bu konuya emsal mahiyette yer alan yargıtay kararları incelendiğinde;''Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. (eski BK'nun 53.) maddesi gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir. Somut olaya bakıldığında; ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin 26.09.2012 tarihli raporda dava dışı sürücü ...  %30 oranında, davalı ... İnşaatın %70 oranında kusurlu olduğu saptanmıştır. Mahkemece kusur incelemesi yaptırılmaksızın ceza dosyasındaki kusur durumuna göre karar vermiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Bu durumda mahkemece; ceza mahkemesinin kusur durumlarına ilişkin tespitinin, maddi olgu olarak kabul edilemeyeceği; BK'nun 53. (TBK'nun 74.) maddesi gereği, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlamayacağı; davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve diğer davalı taşeron ... İnşaatın meydana gelen kazada kusur durumlarının gözetilmek suretiyle İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden tarafların kusur durumuna ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, çelişki gideren denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.(bkz Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 2015/15631 E. 2018/8038 K. sayılı ilam) İş bu nedenle, ceza yargılamasında ceza yargılamasında tespit edilen maddi olgunun istinafa konu iş bu dava dosyasında bağlayıcı olduğu öncelikle tespit edilmiştir. Sunulan dava dilekçelerinde yapı malikinin sorumluluğu uyarınca hasarın tazminin talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yapı malikinin sorumluluğu ile ilgili kısaca bilgi verilmesinde fayda bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nin 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Söz konusu olayda patlayan ve hasara sebebiyet veren boru, davalının sorumluluğunda olan ve maddede açıklanan \"imal olunan şey\" kavramına dahildir, davalı ise bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumlu olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2031 Esas, 2019/10321 Karar sayılı ve 2018/5489 Esas, 2020/3698 Karar ilamları). Yeni Türk Borçlar Kanunu'nda yapı malikinin sorumluluğu 69. maddede düzenlenmiştir. TBK 69. maddesinde “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.” denilmektedir. Görüldüğü üzere kanun hükmü, bina ve yapı eserleri nedeniyle sorumluluğu, bunların yapım bozukluğu veya bakım eksikliğine dayandırmaktadır. Burada yasa koyucu, her geçen gün artan yapılaşma nedeniyle, başkaların zarar görmesini engellemeyi amaçlamıştır. Bu sebeple, bu yapılar nedeniyle zarar tehlikesinin önlenmesi amacıyla yasa koyucu kusursuz sorumluluk ilkesini kabul etmiştir. \"TBK'miz bu sorumluluğu \"özen\" ilkesine dayanan kusursuz sorumluluk halleri arasında saymıştır. Bina ve diğer yapı eseri sahibinin sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk olduğundan, zarar gören kişinin, sorumlunun kusurunu kanıtlaması gerekmediği gibi, sorumlu kişi de kusursuzluğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulamayacaktır.\" (Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, S. 452-453) Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir (Tandoğan Halûk, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk Hukuku, Ankara 1981, s. 3-10; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay Borçlar Hukuku, Cilt I, Beşinci Bası, İstanbul 1985, s. 671). Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. İlliyet bağının varlığı ve kesilmesi, Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih 2014/11-289 E. 2016/163 K. sayılı ilamında \"... Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hakim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır (Ataay Aytekin, Borçlar Hukuku Genel Teorisi, İstanbul 1995, s.348; Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.203; İmre Zahit, Doktrinde ve Türk Hukukunda Kusursuz Mesuliyet Halleri, İstanbul 1949, s.182; Tunçomağ Kenan, Borçlar Hukuku, İstanbul 1972, s.357; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.110; Tandoğan Haluk, Türk Mes’uliyet Hukuku, 1961, s:193). Bazen illiyet bağının ispatı çok zor olabilir. Bu tür durumlarda, zarar verici olgunun, bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluğa veya bakım eksikliğine bağlanması, hayatın olağan akışına uygun ise, hakim illiyet bağının varlığına karar verebilir (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.205).Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır. (Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2009, s.611, s.617) Başka deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır.Bazı hallerde zararın ortaya çıkış biçimi, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinin varlığını gösteren fiili bir karine oluşturur. Yapının yapımı ile ilgili mevzuata ve teknik kurallara uyulmadığı, alışılmış tedbirlerin alınmadığı ve resmi makamlarca yapılan denetimler sonucunda, bina ve yapı eserinin teknik niteliklerinin uygun görülmediği ispatlanırsa, bunlar eksikliğin ve illiyet bağının varlığına birer belirti sayılır. Keza, daha önce aynı zararların ortaya çıkması, zarar verici olaydan sonra yeni güvenlik tedbirlerinin alınmamış olması da birer belirti oluşturabilir (Koç Nevzat, Bina ve Yapı Eseri Maliklerinin Hukuki Sorumluluğu (BK.m.58), Ankara 1990, s. 45 v.d.).\" Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/(19)11-58 E. 2022/40 K. sayılı ilamında ''... Sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen durumlarda değişiklik (“önemli değişiklik”) olabilir. Sözleşme içeriği (sözleşme muhtevası) ve önemli değişiklikler arasındaki uyumsuzluk sözleşme riski olarak adlandırılır (Antalya, Osman Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, İstanbul 2018, s. 359). Maddi imkânsızlık niteliğinde olan ve Türk Hukuk Lûgatı’ndaki tanıma göre öngörülemeyen ve bunun sonucu olarak önlenemeyen, giderilmesi olanağı bulunmayan ve bir dış etkiden ileri gelen mücbir sebep (zorlayıcı neden) bir yönüyle sözleşme riski sorunudur. Zira, mücbir sebep sürekli nitelikteyse borcun ifası imkânsızlaşır ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık (TBK m. 136) meydana gelir. (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop s. 1003). Bu hâlde taraflar arasında risk dağılımı yapılması gerekir. Bir başka deyişle, mücbir sebebin meydana getirdiği ifa imkânsızlığına kimin katlanacağı belirlenmelidir (Serozan, Rona: İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme (Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bolum C.3), İstanbul 2016, §15 N.4).19. Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna değinmek gerekirse; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir. (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 539). Şeklinde belirtilmektedir.  ''... Bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesi için; yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden zararın doğması, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu bakımından bulunması zorunlu unsur olan illiyet bağı yönünden ise, bu bağın kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmemiş olması gereklidir. İlliyet bağını kesen sebepler ise; mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu sözkonusu olmaz (HGK'nin 29.11.2017 tarih, 2017/3-439 Esas ve 2017/1463 Karar sayılı ilamı).Davaya konu somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler nazara alındığında, hasarın meydana geldiği yapının Tuzla Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenmiş bulunan 10.02.2014 tarih ve 58/14 sayılı yapı kullanım izin belgesine göre ruhsat, proje ve eklerine uygun şekilde inşa edildiği, yapılan incelemelerde uzay çatıda kontrol edilen yapısal elemanların yerleşimi ve ebatlarının statik proje ile genel olarak uyumlu olduğu, konstrüksiyonu oluşturan tüm çubukların 1'in altında olduğu tespit edilerek yapısal elemanların taşıma gücü açısından yeterli bulunduğu, rastgele seçilen 1686 nolu, 1436 - nolu, 1767 no lu, çubuk elemanların analiz edilmesi sonucunda yapılan hesaplanan doğruluğunu kontrol edildiği ve bir emniyet gerilimi aşınımına rastlanmadığı, statik proje notlarında belirtilen proje yüklerinin (kar yükü :75 kg/m2, kaplama yükü:20kg/m2) belirtilen değerlerin çatıya etki ettirildiği ve yapılan hesaplamalarda kabul edilen kar yükü değerlerinin TS 498'e uygun olduğu, hesaplamalarda kabul edilen kaplama,tesisat gibi ilave zati/hareket yüklerin, işletme şartları doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ve proje tarihi itibariyle projelendirmede TS EN 1991-1-3-2007 dokümanına uymak zorunluluğunun söz konusu olmadığı, uluslararası yönetmeliklerden olan Amerikan yönetmeliğinde %2 eğime sahip çatılar için kar yükünün çatı genelinde farklı dağılımının yapısal tasarımda gözetilmesinin zorunlu olmadığı, yapısal kontrol modelinde parapet önlerinde yaklaşık 3m mesafede kar yükü 2 kat alınarak, parapet önü kar yığılması yükünün hesaba katılmış olduğu, kimi eksik uygulamaların (sfonik giderlerin tıkana bileceğini düşünerek ikincil bir tahliyenin kullanılması gerekliliği, çatıya asılan yangın tesisatlarının boru elemanlarında kesme ve eğilme momenti yaratacak şekilde eksenlerine dik yönde ve düşey istikamette orta bölgelerden asılmasının statik açıdan uygun olmadığı gibi) olayın ana nedeni olamayacağı, çatının direkt sputnik sistemin tıkanmasından dolayı çöktüğünün tespitine mümkün olmadığı, yapının aşırı kar yükü nedeniyle çöktüğünün tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ancak dosya arasında alınan bilirkişi raporları , bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde, hasar tarihinde meydana gelen yağışının yoğunluğu nazara alınarak afet niteliğinde bulup/bulunmadığı, çatıdaki kimi eksik uygulamaların hasarın ana nedeni olup/olmadığı, ana neden olmaması halinde ise, hasarın artmasına etkide bulunup/bulunmadığının, etkide bulunuyor olması halinde bunun oran ve miktarı dosyadaki mevcut tüm raporlar, tespitler ve sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlar nazara alınarak değerlendirilmeli ve hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın açıklığa kavuşturulmalıdır. Aynı zamanda, İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/26 D .iş sayılı dosyasının eksiksiz bir şekilde fiziki, mümkün olmadığı taktirde UYAP sisteminden eksiksiz olarak temini sağlanarak dosya arasına alınması gerekmektedir. İş bu nedenle; daha önce rapor düzenlemiş bilirkişiler dışında, inşaat mühendisi, sigorta uzmanı, meteoroloji alanında uzman ve ayrıca dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin emtialarının niteliği (buzdolabı, çamaşır makinesi, elektrik süpürgesi, davlumbaz, fırın, kombi klima, derin dondurucu ...) nazara alınarak elektrik-elektronik mühendisi bilirkişisinden oluşacak heyetten rapor düzenlenmesi istenilmeli ve yapı malikinin sorumluluğuna dair yukarıda yer alan açıklamalar ışığında varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekili tarafından sunulan istinaf sebebi bu aşamada incelenmeksizin davacılar vekillerinin ayrı ayrı yukarıda açıklanan sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yaptıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf BAŞVURUSUNUN İNCELENMESİNE ŞİMDİLİK YER OLMADIĞINA, 2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/6 Esas, 2021/12 Karar sayılı ve 14/01/2021 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ayrı ayrı hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde taraflara ayrı ayrı İADESİNE, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d7995e6ff1d431c","SID":"257c5483b9e34973"}}