{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/385 <br>KARAR NO: 2024/741<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/179 Esas<br>KARAR NO: 2020/573<br>KARAR TARİHİ: 14/10/2020<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile davalı arasında 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu meyanda müvekkili tarafından davalıya personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalesi kapsamında hizmet verildiğini, işyerinde istihdam ettiği işçiler yönünden de müvekkili şirketin alt işveren ve davalınında işveren konumunda olduğunu, müvekkili şirketin istihdam ettiği dava dışı ... ’ün 20.02.2013 tarihinde iş yerinde kazaya uğradığını, dava dışı işçi tarafından iş kazası ile ilgili olarak maddi tazminat davası açtığını, söz konusu tazminat davasına konu İstanbul l0.İş Mahkemesi’nin 2013/121 E.sayılı dosyasından alınan 25.07.2014 tarihli bilirkişi kusur raporuna göre dava dışı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı İ.E.T.T Genel Müdürlüğü’nün %40 oranında ve müvekkili şirketinin de %40 oranında sorumlu olduğunu beyan ettiği, müvekkili şirketinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasından mahkeme kararına müteakip başlatılan icra takibine istinaden 21.12.2017 tarihinde 150.403,17 TL ödeme gerçekleştirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketinin ve davalının kusur oranının eşit ve %40 olması nedeniyle yapmış olduğu ödemenin yansına tekabül eden 75.201,50 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için iş bu davanın ikamesinin zorunlu olduğunu, söz konusu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile ; müvekkili idarenin personel açığını karşılamak üzere hizmet alım ihalesine çıktığını, bu kapsamda yapılan ihale neticesinde davacı ile müvekkili idare arasında hizmet sözleşmelerinin imzalandığını, davacı ile yapılan sözleşmenin konusunun hizmet alımı sözleşmesi olduğunu, istihdam olmadığını, hizmet alımı suretiyle çalışan işçilerin müvekkili idaresinin değil davacının personeli olduğunu, müvekkili idarenin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, bir an için sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi muvazaalı olduğunu kabul halinde bu sözleşmenin geçersiz olduğunu ve davacının bu sözleşmeye dayanarak elde ettiği tüm hukuki ve ticari yararları hukuki sebebi kalmadığından iade etmesi gerektiğini, davacının iş güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin gerekli önlemleri  almakla yükümlü olduğunu, ihale sözleşmesi ve şartnameleri celp edilip incelendiğinde bunun açık bir şekilde görüleceğini, işveren sıfatına sahip olmayan müvekkilinin idarenin diğer davacı şirket çalışanlarından dolayı sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, arz ve izah olunan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... taraflar arasında taraflar arasında davacının davalıya personel istihdam etmesi konusunda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme gereğince davacının davalıya personel istihdam ettiği, davacının bu sözleşme ilişkisinde alt işveren, davalının asıl işveren olduğu, İş Kanunu'na göre asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak iş kanunundan, iş sözleşmesinden veya toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğunun düzenlendiği,  davacının davalı şirkette istihdam ettiği davadışı Derviş İsmet Bolgün'ün 20/02/2013 tarihinde iş kazası geçirdiği, İstanbul 16.İş Mahkemesinin 2013/121 Esas 2015/499 sayılı kararı ile davadışı işçi lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, davada; davamız taraflarına iş kazasının meydana gelmesine ilişkin eşit kusur atfedildiği, kararın Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu edildiği, davacının 21/12/2017 tarihinde 159.403,17TL ödeme yaparak icra dosyasını infaz ettiği, bu kez kusur oranına göre ödediği bedelin yarısı olan 75.201,50TL'nin davalıdan tahsili için işbu davayı açtığı, davacının davasında haklı olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık, karar vermeye elverişli olduğu \" gerekçesiyle davanın kabulü ile  75.201,50TL’nin dava tarihi olan 23/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;a. Bir olayın iş kazası olarak nitelendirilebilmesi ve işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi için işverenin yürüttüğü iş ile kaza arasında uygun illiyet bağının kurulabilmesi gerektiği, oysa müvekkil idarenin yürüttüğü iş ile davacının maruz kaldığı zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı araçta çalışmaya başlamadan önce sistemdeki gazı boşaltması gerekirken boşaltmadan çalışmaya başlaması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, somut olayda davacının ağır kusurlu  hareketleri ile zararın doğumuna neden olduğu açık olup, illiyet bağının kurulduğundan ve müvekkil idarenin sorumluğundan söz etmenin mümkün olmadığını, Davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, 5510 sayılı Yasa, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği ve yargıtay kararlarına göre maluliyet oranının kesin bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini,Davayı kabul anlamına gelmemek ve olayın bir iş kazası olmadığı, bir an için iş kazası olduğu kabul edilse dahi davacının ağır kusurlu hareketleri ile illiyet bağının kopmasına sebebiyet verdiği, müvekkilim idarenin işveren olarak mezkür olayda kusurlu ya kusursuz hiçbir sorumluluğunun bulunmadığına yönelik itirazlarımızı saklı tutmakla birlikte, davacı tarafın kusura ilişkin soyut nitelikteki beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmadığını, yargıtay kararları uyarınca kusur oranının, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı işçiye iş kazası nedeniyle ödenen tazminat bedelinin, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında davalının kusuru oranında rücuen tazmini istemine ilişkindir.  İstanbul 16. İş Mahkemesinin 2013/121 Esas, 2015/499 Karar sayılı 17/09/2015 tarihli kararı ve dosya kapsamı incelendiğinde; davacının ... , davalıların İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ... Ltd.Şti. olduğu, davacının 20/02/2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi  zararın tazmini için açılan davada \" davacının davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde çalışmakta iken 20.02.2003 tarihinde kaza geçirdiği,  kaza sonucunda 2.690,96 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, sürekli iş göremezlik derecesinin % 18,20 olarak bildirildiği, ilk bağlanan peşin sermaye değerinin ise 7.145,79 TL olarak bildirildiği, kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda  kusur oranlarının asıl işveren olan İETT İşletmesi Genel Müdürlüğü ile davalı alt işveren olan ... Ltd. Şti.'nin müştereken toplam % 80 oranında kusurlu oldukları , kazalı davacı ... de % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının 29807,11 TL maddi tazminata hak kazandığı, davacının iş kazası nedeniyle uğramış molduğu yaralanmadan dolayı çektiği acı, elem ve  ızdırap, tarafların kusur oranı ve maluliyet oranı dikkate alınarak takdiren 10000 TL manevi tazminatının müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline \" karar verilmiş olup alınan kusur oranına ilişkin bilirkişi raporunda \" olay günü araç, bakım onarım ve temizlik işlerinde çalışmakta olan ... Topkapı Garajına gelen otobüsü kanala almak üzere, kanal yakınından geçerken, havanın da yağışlı olması sebebiyle ayağının kayması sonucu bakım kanalına düşmesi ve de kalça kemiğinin kırılması şeklinde meydana gelen kaza sırasında yağmur yağdığı ortamın yağışlı ve zeminin yer yer yağlı olduğu anlaşıldığı, kural olarak zeminin bu gibi risklere karşı kaymaz nitelikli hale getirilmesi ve de zeminde yağış ve yağ birikintisi bulunmayacak veya kalmayacak nitelikte gerekli tedbirlerin alınması ve  bu gibi risklere karşı kazalıya tabanı kaymaz nitelikli uygun iş ayakkabısı teslim edilmesi gerektiği, eğer zemin açıklanan biçimde dizayn edilmesi ve kazalıya bahsi geçen nitelikli iş ayakkabısı verilmiş olması durumunda söz konusu kazanın gerçekleşmeyeceği, ayrıca kazalının anılan hususlarda eğitildiğini gösterir, herhangi bir bilgiye ve belgeye rastlanılmadığı, tüm bu nedenlerle davalı asıl işveren İETT İşletmesi Genel Müdürlüğü ile davalı alt işveren Peytem Sosyal Hizmetler şirketine her birinin kusuru ayrı ayrı %40 olmak üzere müştereken %80 oranında, kazalı işçinin ise olay günü yağışlı ve zeminin yağlı olduğunu dikkate alarak özenle, yavaş yavaş zemine basarak yada dengesini kaçırmadan hareket etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden özensiz ve aceleci biçimde hareket ettiğinden %20 oranında \" kusur atfedilmiş olup karar Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 04/12/2017 tarih 2017/678 Esas, 2017/10092 Karar sayılı kararı ile onanmıştır. Dava dışı işçinin, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile,  İstanbul 16.İş Mahkemesinin 2013/121 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararın infazı için  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve  ... Ltd.Şti aleyhine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat, vekalet ücreti, yargılama giderleri ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.190,45TL alacağın tahsili için takip başlattığı, 21/12/2017 tarihinde davacı ... Ltd.Şti. tarafından 159.403,17TL ödeme yapılarak icra dosyasının infaz edildiği anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin, işçi alacakları, iş kazasından kaynaklı tazminat alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler.O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 2014/48359 E. 2016/3858 K. sayılı ilamında ''... Davacı bu davasında, davalı alt işverenin işçisinin uğradığı iş kazası nedeniyle icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı iş mahkemesince hüküm altına alınan tazminatın, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince rücuen tahsilini istemiştir. Her ne kadar mahkemece yukarıda esas ve karar numarası bildirilen Dairemiz kararına atıf yapılarak karar verilmiş ise de, dairemizin bu kararının olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Öte yandan, taraflar arasındaki Götürü Bedel Hizmet Alımı Sözleşmesinin 9.maddesi ile sözleşmenin eki olarak sayılan teknik şartnamenin çalıştırılacak personel başlıklı 8.2. maddesi \"iş güvenliği ve kazalardan dolayı doğacak her türlü, maddi, manevi ve hukuki sorumluluk yükleniciye ait olacaktır.\" düzenlemesi yer almakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık bu madde kapsamında çözülüp sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.'' belirtilmektedir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17.01.2023 tarih ve 2022/352 E. 2023/49 K. sayılı ilamında ''...Taraflar arasında akdedilen 12.01.2010 tarihli Kora -Shaklawa-Qandell Karayolu - Küçük Sanat Yapıları İşleri Sözleşmesinin 12.7. maddesinde alt yüklenicinin iş güvenliğine uyulmadığı takdirde oluşacak kaza ve kayıplardan alt yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtilmiştir. Bu madde müteselsil sorumlu olan taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenlediğinden, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından, bu itibarla kaza sonucu meydana gelen zarardan davacı sorumludur. Bu nedenle davanın reddi yerinde olmuştur..'' yer almaktadır. Somut olay incelendiğinde, davalı asıl işverene ait Edirnekapı ve Topkapı Garajında bulunan 462 adet aracın, istifleme, revizyon ve revizyon destek hizmetleri konusunda taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, olay günü  sözleşme  kapsamında araç, bakım onarım ve temizlik işlerinde çalışmakta olan dava dışı işçi ..., Topkapı Garajına gelen otobüsü kanala almak üzere, kanal yakınından geçerken, havanın da yağışlı olması sebebiyle ayağının kayması sonucu bakım kanalına düşmesi ve de kalça kemiğinin kırılması şeklinde iş kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu durumda tarafların sorumluluğu ve kusur tespiti, olayın özelliğine ve sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmelidir. İş mahkemesinde görülen tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi  işin ifası sırısında ortamın yağışlı ve zeminin yer yer yağlı olduğu,  zeminde yağış ve yağ birikintisinden dolayı dava dışı işçiye ortama uygun tabanı kaymaz nitelikli iş ayakkabısı teslim edilmemesi ve zeminin çalışmaya uygun hale getirilecek tedbirlerin alınmamasından dolayı söz konusu kazanın meydana görülmüştür. Dosyaya sunulan Hizmet alım Sözleşmesi'nin 37.2 maddesinde \" Yüklenici, hiç bir ihbara ve ikaza gerek kalmadan, gerek bütün emniyet tedbirlerini zamanında alma ve kazalardan korunma usul  ve çarelerini öğretmekle mükellef olup bu itibarla sözleşme hükümleri yerine getirilirken kasıt, ihmal, tedbirsizlik ve ehliyetsiz işçi çalıştırılmasından dolayı meydana gelebilecek her türlü kazadan yüklenicinin sorumlu olduğu \" Teknik Şartnamenin, Yüklenicinin Sorumlulukları başlıklı 5.1 maddesinde; \" Yüklenici, çalıştıracağı personeli İş Kanunu hükümlerine uygun istihdam etmek, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri almakla sorumlu olduğu\"  5.10 maddesinde; \" kişisel koruyucu güvenlik malzemelerinin temin edilmesi ve kullandırılmasından yüklenici sorumlu olduğu\" 5.11 maddesinde ; \" bu teknik şartname kapsamında işlerin yapımında meydana gelebilecek her türlü iş kazalarının, yasal sorumluluğu ve yasal işlemlerini yürütmek ve tedavi giderlerini karşılamak yükleniciye ait olduğu \" hükümleri uyarınca yukarıda ifade edildiği şekilde meydana gelen iş kazasında davalı asıl işverenin  kusur ve sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/b-2 bendi uyarınca İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/179 E. 2020/573 K. sayılı 14/10/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-Davanın REDDİNE,a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60 TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.284,26-TL harcın mahsubu ile arta kalan 856,66 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,d-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, e-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,İstinaf yargılama giderleri yönünden,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 1.284,26 TL mahsubu ile arta kalan 856,66 TL harcın karar kesinleştiğinden davalıya iadesine, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu 576,20 TL (istinaf başvuru ve karar harcı toplamı) ile istinaf posta  gideri 36,10 TL olmak üzere toplam 612,30 TL  istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78b08ec932c791aa","SID":"d611d0c31108f975"}}