{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/897 <br>KARAR NO: 2024/1017<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2022<br>NUMARASI: 2017/1282 Esas - 2022/902 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile, davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı, ... A.Ş'ye ait, araç üzerindeki logo ve işaretlerden anlaşıldığı üzere aracı davalı ...'e tahsis eden ... A.Ş'nin işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın 12/07/2017 tarihinde karıştığı trafik kazası ve akabinde kaza tespit tutanağının başkası adına düzenlenmesini talep eden alkollü sürücü ...'in bu talebinin ve diğer taleplerinin kabul edilmemesi üzerine, adı geçenin müvekkiline ve arkadaşlarına küfür ve hakaretler ederek aracına binip aracı müvekkilinin üzerine sürmesi ve müvekkilinin ayağının üzerinden geçmesi neticesinde müvekkili davacının yaralandığını, araç sürücüsü ...'in alkollü bir şekilde trafikte araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin gemi kaptanı olarak yolcu taşıyan gemi, vapur vb. deniz araçlarını kullanarak geçimini sağladığını, kaza nedeniyle maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere (-kısmi dava-) hastane ve tedavi masrafları ile geçici iş göremezlik tazminatı için 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiş, davacı vekili 21/10/2021 tarihli dilekçesiyle; 1.000-TL'nin 100-TL'sinin tedavi gideri, 900-TL'sinin geçici iş görmezlik tazminatı talebine ilişkin olduğunu açıklamış, 29/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.072,39-TL'ye artırmış, davacı vekili 01/07/2022 tarihli beyan dilekçesi ile artırılan 172,39-Tl'lik kısmın geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. Davalılar ..., ... A.Ş ve ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın, davalı müvekkili ... A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davalı müvekkili ... A.Ş.'nin bu aracı ... A.Ş.'den uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiraladığını, davalı müvekkil/... A.Ş.nin de bu aracı diğer davalı müvekkili ...'e iş amacıyla kullanması maksadıyla teslim tesellüm tutanağı ile teslim ettiğini, müvekkili ... A.Ş.'nin kazaya karışan ... plakalı aracın sahibi olduğunu, ancak işleteni olmadığını,  kaza nedeniyle herhangi bir yaralanma olmadığını, talep edilen tutarların fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"trafik kazasının oluşumunda davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğu, davalının geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 hafta olduğu, kazaya karışan davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile ... A.Ş'ye kiralandığı, bu nedenle araç maliki davalı ... A.Ş'nin işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davacı vekili tarafından, davacının gemi kaptanı olarak çalıştığı beyan ve iddia edilmiş ise de, mali ve içtimai durum araştırma tutanağına göre davacının bir otelde asgari ücretle çalıştığının tespit edildiği, davacı tarafça davacının gemi kaptanı olduğu hususunda her hangi bir delil sunulmadığı, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderine ilişkin her hangi bir ispatının bulunmadığı, aracın hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği, davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulünün gerektiği\" gerekçesiyle; a-Davalı ... AŞ'ye yönelik açılan davanın, sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle reddine, b-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.072,39-TL geçici iş görmezlik  tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 12/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ, ... ve davalı ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, c-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 4.000,00-TL manevi  tazminatın;  kaza tarihi olan 12/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, d-Maddi tazminat yönünden davanın kabul oranı dikkate alındığında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 1.072,39-TL vekalet ücretinin davalılar  ... AŞ,  ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, e-Maddi tazminat yönünden davanın ret oranı dikkate alındığında  davalılar ... AŞ,  ... ve davalı ... Sigorta AŞ lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, f-Maddi tazminat davasının reddi nedeniyle davalı ... A.Ş.lehine husumet nedeniyle davanın reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2.maddesine göre takdir olunan 175,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, g-Manevi tazminat kabul edilen miktar yönünden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... AŞ ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, h-Manevi tazminat ret olunan miktar yönünden davalılar ... AŞ., ... AŞ ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve diğer davalılar ... ve ... A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davalı araç sürücüsünün tam kusuru sonucu oluşan trafik kazasında müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığı, 11 aylık iyileşme süreci boyunca işsiz kaldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla tespit edilen maddi tazminat miktarının gerçek zararın çok altında olduğu, müvekkilin gelirinin asgari ücret olarak belirlenmeyeceği, gemi kaptanı olan müvekkilinin geliri hususunda ilgili odalar nezdinde araştırma yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, gemi kaptanı olarak çalışmak üzere iş görüşmesine geldiği ve 4.500,00-TL net maaşla anlaşma sağlandığı, ancak kaza nedeniyle yaralanması sonucu işi alamadığı, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, işleten sıfatı taşıyan şirketin maddi ve manevi zararlardan sorumlu olması gerektiği, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, davalı araç sürücüsüne müvekkili ile aynı miktarda vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; uzun süreli araç kiralamalarında sigortalı tarafın işleten sıfatını haiz olmadığı, bu nedenle sigorta şirketinin meydana gelen maddi zarardan sorumlu olmayacağı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu, kazaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmediği, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilip rapor alınması gerekirken, bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, dosya içeriğinden kazanın oluşumunda diğer araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun sabit olduğu, davacının maluliyetinin bulunmaması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddinin gerektiği, müvekkili şirket yönünden manevi tazminat talebi reddedilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğu, hususlarına ilişkindir. Davalılar ... ve ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; kazaya bağlı olarak davacının yaralanması nedeniyle bir kısıtlılığının ve maluliyetinin bulunmadığı, yaralanmasına bağlı zararlarının ispat edilememesi nedeniyle maddi tazminat talebinin reddinin gerektiği, kazanın; aracın ...'in kullanımındayken gerçekleştiği, manevi tazminat talebinin müvekkil şirketlere değil sadece ...'e karşı ileri sürülebileceği, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkilinin davadan tebligat ile haberdar olduğu, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle geçici iş göremezlik, tedavi gideri  ve manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)Davacı vekili dava açan dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere hastane ve tedavi masrafları ile geçici iş göremezlik tazminatı için 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21/10/2021 tarihli dilekçesiyle; 1.000-TL'nin 100-TL'sinin tedavi gideri, 900-TL'sinin geçici iş görmezlik tazminatı talebine ilişkin olduğunu açıklamış, 29/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.072,39-TL'ye artırmış, 1.072,39-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00-TL tedavi giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ile aşamalardaki dilekçelerden, kısmi dava olduğu hususunda tereddüt bulunmayan görülmekte olan davada ilk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.072,39-TL geçici iş görmezlik  tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 12/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ,  ... ve davalı ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü yönündeki kararına göre, davanın kabul edilen ve davalıların istinaf başvurusuna konu miktarı 1.072,39-TL, davacının istinaf başvurusuna konu reddedilen miktarı ise 500,00-TL dir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2.madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalarda ilk derece mahkemesince verilen karar kesin olup, hüküm tarihi olan 2022 yılı itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00-TL'ye çıkartılmıştır. HMK'nın 346/1.maddesi hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının miktarı itibariyle kesin olduğu durumlarda usulden red kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de, temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat istemine ilişkin karar bölümü yönünden davacı vekilinin, davalılar ... ve ... A.Ş vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf  dilekçesinin ve isteminin; HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri  gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kesin ve bu nedenle istinafı kabil kararlardan olmaması nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (2)Dosyada mevcut 01/09/2015 tarihli kiralama sözleşmesine göre, davalı ... AŞ'nin davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın da aralarında bulunduğu bir kısım araçlarını, diğer davalı ... AŞ'ye kiralandığı, kira sözleşmesinin 1 yıl olduğu, sözleşme bitiş tarihinin 15 gün öncesinde fesih ihbarında bulunulmaması halinde sözleşmenin otomatik olarak 1 yıl uzayacağının kararlaştırıldığı, teslim tesellüm tutanağına göre, kazaya karışan ... plakalı aracın  davalı ... AŞ tarafından davalı sürücü ...'e teslim edildiği, davaya konu trafik kazasının ... plakalı araç davalı sürücü ...'in idaresindeyken meydana geldiği, kira ilişkisi uzun süreli olduğundan araç maliki ... AŞ'nin işleten sıfatının bulunmadığı, bu durumda işleten olmayan araç maliki aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin; bu hususa temas eden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bununla birlikte; manevi tazminatın kabul edilen değeri nispetinde AAÜT gereğince davacı yararına, manevi tazminatın reddedilen miktarı üzerinden AAÜT gereğince (davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere) aynı miktarda davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde, AAÜT'nin 10/2.maddesi göz önüne alındığında, bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle talep olunan alacakların kaza tarihinde muaccel olması nedeniyle, kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir hata olmamasına göre bu hususa temas eden davalılar ... ve ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (3)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi (-12/07/2017-) olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (-davalı sürücü tam kusurludur-) davacının yaralanmasının özellikleri (-daimi maluliyeti olmayacak ve 3 hafta içerisinde iyileşecek şekilde yaralanmıştır-) kaza tarihindeki paranın alım güçü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları, dikkate alındığında, yaralanma ile sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının  yukarıda açıklanan ilkelere  ve  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre, az yada çok olmamasına göre, davacı vekili ile davalılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (4)Davalı sigorta şirketinin; davacı tarafın müvekkilinden de manevi tazminat isteminde bulunduğu, ancak bu istemin reddine karar verilmesine rağmen, müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmediği yönündeki istinaf başvurusuna gelince; Davacı vekili dava açan dilekçesinde ve aşamalardaki dilekçelerinde, 30.000,00-TL manevi tazminatın, ayrım yapmadan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 4.000,00-TL manevi  tazminatın;  kaza tarihi olan 12/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu durumda; manevi tazminatın ZMM Sigorta Poliçesini düzenleyen davalıya yöneltilmiş olması nedeniyle, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi ile birlikte, davalı sigorta şirketi yararına diğer davalılarla birlikte vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması hatalı olduğundan, davalı sigorta şirketinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Ne var ki; bu hatalı uygulamanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde, davalı sigorta şirketinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince yalnızca davalı sigorta şirketi yararına reddedilen manevi tazminat davası için vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1282 esas, 2022/902 karar sayılı ve  17/11/2022 tarihli kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (4) nolu maddede açıklanan sebeple HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (2) ve (3) nolu maddede açıklanan sebeplerle, davalı ... ve ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) ve (3) nolu maddede açıklanan sebeplerle HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine, yukarıda (1) nolu maddede açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalıların vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 346/1 ve 352.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı usulden reddine, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ile davalı ... ve ... A.Ş'den alınması gereken karar ve ilam harcı istinaf başvurusu sırasında yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, b/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye  iadesine, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1282 esas, 2022/902 karar sayılı ve  17/11/2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, 3/Davalı ... AŞ'ye yönelik açılan davanın, sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle reddine, 4/Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 1.072,39-TL geçici iş görmezlik  tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 12/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ,  ... ve davalı ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5/Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 4.000,00-TL manevi  tazminatın;  kaza tarihi olan 12/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat istemiyle davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine, 6/Alınması gereken 346,49-TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 529,41-TL  peşin harç, 9,76-TL ıslah harcı toplamı 539,17-TL harçtan mahsubu ile bakiye 192,68-TL'nin davacıya iadesine, 7/Davacı tarafından bilirkişi ve tebligat ücreti olarak yapılan 2.171,60-TL yargılama gideri, 346,49-TL alınan harç, 31,40-TL başvuru harcı toplamı 2.549,49-TL'nin davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında bakiye 414,85-TL'nin davalılar ... AŞ,  ... ve davalı ... Sigorta AŞ'den  müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacı tarafa verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8/Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9/Vekalet ücreti yönünden; a/Maddi tazminat yönünden davanın kabul oranı dikkate alındığında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 1.072,39-TL vekalet ücretinin davalılar ... AŞ,  ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, b/Maddi tazminat yönünden davanın ret oranı dikkate alındığında  davalılar ... AŞ, ... ve davalı ... Sigorta AŞ lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, c/Maddi tazminat davasının reddi nedeniyle davalı ... A.Ş.lehine husumet nedeniyle davanın reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2.maddesine göre takdir olunan 175,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, d/Manevi tazminat kabul edilen miktar yönünden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 4.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... AŞ ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, e/Manevi tazminat ret olunan miktar yönünden davalılar ... AŞ., ... AŞ ve ... ile ... Sigorta AŞ lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, f/Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbe2b308f73b87bc","SID":"0638126829f14c83"}}