{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                   T.C.<br>               SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t: 2023/806 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1200<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28.02.2023<br>NUMARASI\t\t: 2016/885 Esas -  2023/178 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - ... <br>\t  Av. ... - ...\t  <br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: MEZ TAŞIT PAZARLAMA EĞİTİM VE  ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ ...-...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -  ...<br><br><br>DAVALI\t: ...- ...<br>VASİSİ\t: ...- ... -  ...<br><br>DAVALI\t: AS FİLO KİRALAMA AS DENİZCİLİK ANT LOJ VE SOS.\t <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -  ...<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 19.04.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     : 12.05.2023<br>KARAR TARİHİ\t:  07.06.2024<br>YAZIM TARİHİ\t:  24.06.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı  vekili dava dilekçesinde; 07.04.2016 tarihinde meydan gelen olayda davalı ... sevk ve idaresindeki ve malikinin diğer davalı As Filo Kiralama olan ... plakalı araç ile davacının çarpıştığını, dava tarihinden itibaren kazanç kaybı ve oluşan maluliyet sebebi ile gelecekteki kazanç kaybından dolayı davacı için şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 20.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.000,000 TL hastane masrafının ... ve As Filo için kaza tarihinden Axa Sigorta için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 50.000,00 TL manevi tazminatın ... ve As Filo için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Axa Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesinde; davacının kendilerine başvuruda bulunmadığını, sigortalı aracın bir kusuru yoksa işleteninin de bir kusuru olmadığını, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabı yapılacaksa belli bir gelirin olmadığı durumlarda asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, iş göremezliğin sigorta kapsamında olmadığını, tedavi taleplerinin SGK'dan yapılması gerektiğini, sigorta şirketlerine başvuru halinde 8 iş günü sonrasından itibaren faiz talep edilebileceğini, bu nedenle faiz için kurulacak hükümde tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulüne, 72.209,67 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hastane masrafı talebinin reddine karar verilmiştir.\t            <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim Ve Organizasyon Limited Şirketi vekili ve davalı Axa Sigorta A.Ş. Vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davalı  sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan, tazminat  miktarının %20 kusur oranı üzerinden hesaplanması gerekmekte iken hatalı hüküm tesis edildiğini, dava konusu hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılmasının gerekmekte olduğunu, hatalı hesaplamanın hükme esas alınması nedeniyle hükmün kaldırılması  ile dosyanın geri gönderilerek talep ve itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından huzurdaki yargılamanın reddi gerektiğini, dava konusu kaza, 07.04.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketince 26.11.2015 - 25.11.2016 tarihleri arasını kapsayan ... numaralı Trafik Sigortası Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması şeklinde gerçekleştiğini, bu nedenle, kaza tarihi itibariyle huzurdaki yargılamada 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uygulanması gerektiğini, davacının SGK hizmet dökümlerinin dosyaya celbi ile davacının kaza tarihi itibariyle gelir kaybı yaşadığının tespiti gerektiğini, Yargıtay’ın geçici iş göremezlik zararlarına ilişkin tanımlamalarına bakıldığında ise, zarar gören kişinin tedavi süresi boyunca çalışamaması ve buna bağlı olarak iş ve kazanç kaybına uğraması durumunu geçici iş göremezlik zararı olarak nitelendirdiğinin  görülmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faiz başlangıç tarihinin  hatalı tespit edilmiş olduğunu, öncelikle huzurdaki yargılama her ne kadar haksız fiile dayanmakta ise de, 2918 sayılı KTK m. 97 sigorta şirketleri yönünden dava şartı ve temerrüt tarihine ilişkin özel hüküm içermekte olduğunu, zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması ve 15 gün içerisinde talebin kabul görmemesi ya da talebin cevaplandırılmaması halinde dava açması gerektiğini, davacı tarafça davalı şirkete karşı usulüne uygun bir başvuruda bulunarak herhangi bir talepte bulunmadığını, dava şartı yerine getirilmediği gibi davalı şirket temerrüde de düşürülmediğini, davacı taraf, dava dilekçesiyle 20.000,00 TL maddi tazminat talebi ile 1.000,00 TL hastane masrafının; davalılardan ... ve As Filo Kirama As Denizcilik Ant. Loj. Ve Sos. Hiz. San. Tic. A.Ş. için kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ettiğinden, mahkeme ilamında belirtilen faiz başlangıç tarihi taleple bağlılık ilkesine de aykırılık ihtiva ettiğini, başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine; mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihine kadar davalı şirket temerrüde düşmediğinden faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının hastane masrafı talebinin reddi nedeniyle, davalı şirket yönünden lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken eksik hüküm tesis edildiğini, davacı, davalı şirket yönünden de hastane masrafı talebinde bulunduğundan, red nedeniyle davalı  şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebi bulunduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davalı  şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tespit edilmesine, yeni genel şartlar dahilinde geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine; mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihine kadar davalı  şirket temerrüde düşmediğinden faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine, hastane masrafları talebinin reddi nedeniyle davalı  şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesin talep etmiştir. <br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim Ve Organizasyon Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; husumet itirazlarının  mevcut olduğunu, mahkemenin  husumet yönünden aksi kanaatte olması halinde, davalı  şirket tarafından aracın uzun süreli kiralandığı göz önünde bulundurularak işleten sıfatıyla kiracının sorumlu olması gerektiğini, davalı şirket araç kiralama işi yapmakta olduğunu, davalı şirket tarafından araç 21.01.2016 tarihinde ...' ya kiralanmış olduğunu, kiracı bu tarihten itibaren aracı sürekli olarak kullanmaya ve kirayı uzatmaya devam ettiğini, davalı şirket tarafından araç 21.01.2016 tarihinde ...' ya kiralanmış ve bu tarihten itibaren olayın yaşanmış olduğu 07.04.2016 tarihine kadar kira sözleşmesi sürekli uzatılmış olduğunu, dolayısıyla yaklaşık 3 aylık kiralama dönemi göz önünde bulundurulduğunda artık uzun süreli bir araç kiralamanın söz konusu olduğu bu sebeple işleten sıfatının kiralayanda olduğunun kabulü gerektiğini,   yerel mahkemenin  kararında davalı şirketin neden zarardan sorumlu olduğuna dair hiçbir değerlendirmede bulunulmadığını, işleten sıfatı bakımınadan mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan, kiralama dönemine ilişkin değerlendirmede bulunulmadan, davalının sorumlu olduğuna dair hüküm kurulmuş olmasının  hukuka aykırı olduğunu, davalı  şirketin işleten sıfatını haiz olduğu varsayımında dahi, söz konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davalı şirketin sorumlu olduğunun  kabul edilemez olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından dosyaya 29.09.2021 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş olduğunu,  ıslah bedelinin daha üstündeki bir tutar üzerinden hüküm kurulmasının  hatalı olduğunu, dosyada yer alan 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği zarar miktarı 42.158,76 TL olarak hesaplandığını,  davacının, dosyaya sunmuş olduğu 29.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 22.158,76 TL arttırarak 42.158,76 TL olarak ıslah ettiğini beyan ettiğini, daha sonra dosyaya 31.01.2023 tarihli bilirkişi raporu sunulmuş ve raporda davacının talep edebileceği zarar 72.209,67 TL olarak hesaplandığını,  davacı, dosyaya sunmuş olduğu 01.02.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi dava değerini 52.209,67 TL arttırarak maddi tazminat talebinin toplam 72.209.67 TL olarak hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğunu, her ne kadar 31.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 72.209,67 TL tazminat hesaplanmışsa da dava sadece bir kere ıslah edilebileceğinden mahkemece ancak 42.158,76 TL üzerinden hüküm kurulabilir olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile dava konusu tazminat belirli hale gelmiş olduğunu, davacı tarafından dosyaya 29.09.2021 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak maddi tazminat bakımından dava değerini arttırmış olduğunu, dosyaya sunulan daha yeni tarihli raporda daha yüksek miktarda hesaplama yapılması üzerine, davacı vekilinin kötüniyetli olarak dosyaya bedel arttırım dilekçesi sunmuş ve dosyada ıslah hakkı hiç kullanılmamış gibi dava değerinin 20.000,00 TL'den 72.209,67 TL'ye arttırıldığını beyan etmiş olduğunu, mahkeme tarafından itirazları  dikkate alınmayarak 72.209,67 TL üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas kurulundan rapor alınmasıni talep etmelerine karşın 2. İhtisas Kurulundan rapor alındığını, bu sebeple itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, husumet itirazları yerinde görülmez ise haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>Somut olayda; olay tarihi olan 07.04.2016 günü sürücü belgesiz davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki \"...\" plaka sayılı otomobil ile Mustafapaşa duraklar istikametinden Yenibağdat caddesini takiben Merkez Hastanesi istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline (Çoban Mustafapaşa Cami önüne) geldiğinde seyir yönüne göre sağ taraftan \"duraklayan otobüsün önünden\" sol tarafa geçmek üzere kaplamaya giren ve seyir şeritine kadar yürüyüşünü sürdüren yaya ...'a çarpması neticesi meydana gelen kazada davacının yaralandığı, ...  plakalı aracın malikinin davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti olduğu, işbu aracın ZMMS'nin 25/11/2015-25/11/2016 tarihlerini kapsar şekilde davalı Axa Sigorta Şirketi olduğu resmi belgelere göre çekişmesiz olgulardır. <br>Davalı Axa Sigorta şirketi vekilinin tazminat miktarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı (% 20) üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>Somut olayda kazaya karışan ... plakalı aracın davalı işleten Mez Taşıt Ltd Şti tarafından dava dışı ...'ye kiralandığı, bu kişi tarafından da davalı sürücü ...'e teslim edildiği, 11/12/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporuna göre davalı ...'in %20 oranında kusurlu olduğu, aracı kiralayan dava dışı ...'nin % 15 oranında, davacı ...'ın da %65 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, davalı sigorta şirketinin aracı kiralayan dava dışı ...'nin % 15 oranından da sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı Axa Sigorta şirketi vekilinin aktüer raporuna, geçici iş göremezlik zararına ilişkin itirazı incelendiğinde;<br> Aktüer raporun Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH2010 yaşam tablosu ve progresive rant yöntemine göre hazırlandığı, davacının yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında işçi olarak çalıştığı tespit edildiğinden ve geçici iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir. <br>Davalı Axa Sigorta şirketi vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>Dosya kapsamındaki hasar dosyasından, davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce usulüne uygun başvurulduğu, ancak dava dilekçesinde davalı Sigorta Şirketi yönünden maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesine rağmen, dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece olay tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. <br>Davalı Axa Sigorta şirketi vekilinin hastane masrafının reddi nedeniyle müvekkil şirket yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>Davacı vekilince hastane masrafı olarak 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen talep edildiği, hastane masrafının reddi nedeniyle davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece davalı Mez Taşıt Ltd Şti lehine 1000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup,  davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. <br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti vekilinin husumet itirazı incelendiğinde; ... plakalı aracın ruhsat bilgileri incelendiğinde Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti adına kayıtlı olup, işleten sıfatıyla sorumlu olduğundan husumete ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti vekilinin işleten sıfatıyla kiracının sorumlu olması gerektiğine ilişkin itirazı incelendiğinde;<br> Davalı Mez Taşıt Ltd. Şti'nin sunduğu araç kiralama sözleşmesi As Denizcilik Ant. Loj. Ve Sos. Hiz. San. Tic. A.Ş'ne ait olduğu gibi, davacı vekilince istinaf dilekçesine ekli olarak sunmuş olup yargılama sırasında ileri sürülmeyen sonradan düzenlenmesi mümkün bu delilin istinaf aşamasında sunulması ve istinaf incelemesi sırasında değerlendirilmesi HMK nun 357/1 maddesi gereğince mümkün olmadığından bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti vekilinin kusuru olmadığına ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur\"  denilmektedir.<br>Somut olayda kazaya karışan ... plakalı aracın dava dışı ...'ye kiralandığı, bu kişi tarafından da davalı sürücü ...'e teslim edildiği, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağı,  dava dışı ...'nin kiralayan olarak üçüncü kişi olarak değil de eyleminden sorumlu tutulduğu kişi olarak kabul edilmesi gerektiğinden kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti vekilinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasına ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>Mahkemece zaten 11/12/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporuna göre davalı ...'in %20 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın da %65 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek hüküm verildiğinden davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti vekilinin ıslah ile artırılan miktardan daha üstündeki bir tutar üzerinden hüküm kurulduğuna ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>İkinci yani bedel artırım dilekçesinin gözetilip gözetilemeyeceğine ilişkin olarak ise, davanın belirsiz alacak davası olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.<br>\tYargıtay HGK'nın 2021/485 Esas - 2021/971 Karar sayılı kararında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davanın \"Belirsiz Alacak Davası\" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde; \"Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir.<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez”. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde \"fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E. - 2019/576 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen \"belirsiz alacak davası\" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır.\" denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği kabul edilmiştir.<br>Somut olayda, davacı vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açıldığının ayrıca hiç belirtilmediği, davacı vekili 29.09.2021 tarihinde vermiş oldukları dilekçe harcını da yatırarak alacağını 42.158,76 TL olarak ıslah etmiş, daha sonra mahkemece ek rapor alınarak alacağın 72,209,67 TL olarak belirlenmesi üzerine davacı davasını arttırarak tamamlama harcını da yatırmak suretiyle alacağını 72.209,67 TL'ye çıkarmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK.'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Ancak işbu dava kısmi dava olarak açıldığından, davacının ikinci olarak sunduğu bedel artırım dilekçesi esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.<br>Davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti vekilinin manevi tazminata ilişkin itirazı incelendiğinde;<br>  6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>  Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarı somut olayın özelliklerine uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br> İlk derece mahkemesi kararındaki anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı Mez Taşıt Ltd Şti vekilinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, ikinci kez ıslah olmayacağından ve davalılar Axa Sigorta şirketi ve  Mez Taşıt Ltd Şti için henüz hüküm kesileşmediğinden bu davalıların ilk ıslah edilen miktar olan 42.158,76 TL'den sorumlu tutulması, davalı şigorta şirketi için hükmedilen maddi tazminatın faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 04/05/2016 tarihi olması ve hastane masrafının reddi nedeniyle davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir. (İstinaf yoluna davalı tarafça gelindiğinden karar tarihindeki vekalet ücretleri esas alınmıştır. <br>\t   \t\t <br>\tH Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı AXA Sigorta A.Ş ve davalı MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. vekillerinin  istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2023 tarih 2016/885 Esas-2023/178 sayılı kararının  HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>DAVANIN KISMEN KABULÜNE; <br>A- Davalılardan MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. ve  Axa Sigorta A. Ş. 42.158,76 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere, 72.209,67 TL maddi tazminatın, davalılardan ... ve MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. yönünden olay tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren, davalı Axa Sigorta A.Ş.  yönünden  dava tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>B-25.000,00 TL  manevi tazminatın olay tarihi olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>C-Hastane masrafı talebinin reddine,<br>D-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 4.932,64-TL harçtan peşin alınan 497,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.435,13-TL'nin (davalılardan Axa Sigorta A.Ş. ve MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. 2.589,22 TL lik kısmından sorumlu tutularak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye  gelir kaydına,<br>E- Davacı tarafından  yapılan 526,71-TL harç yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>F-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 11.553,55 TL vekalet ücretinin (davalılardan Axa Sigorta A.Ş. ve MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. 6.744,96 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya verilmesine,<br>G-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75-TL harcın davalılar ... ve Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>H-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>I--Manevi tazminat yönünden davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti.'ne verilmesine,<br>İ-Hastane masrafı talebi  yönünden davalılar Axa Sigorta şirketi ve Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar Axa Sigorta A.Ş ve Mez Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti.'ne verilmesine,<br>J-Davacı tarafından yapılan 2.400,00 TL yargılama gideri ve 1.745,85 TL ATK faturası toplam 4.145,85 TL'nin (davalılardan Axa Sigorta A.Ş. ve MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. 2.420,34 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>K-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,<br>3- Davalı MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. tarafından yapılan 166,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>4- Davalılardan Axa Sigorta A.Ş. ve MEZ Taşıt Pazarlama Eğitim ve Organizasyon Ltd. Şti. tarafında yatırılan istinaf harçlarının talepleri halinde kendilerine iadesine,<br>5-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07.06.2024<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br>Üye ...<br>  e imzalıdır <br>*Üye ...<br>  e imzalıdır <br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanun gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"127f3da5a3b6f546","SID":"fc459b0dd8553aea"}}