{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/633 <br>KARAR NO: 2024/1043<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2020<br>NUMARASI: 2020/354 Esas -  2020/796 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ZMM sigortası bulunmayan ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü dava dışı ... in kusuru neticesinde 09/06/2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında söz konusu araçta yolculuk etmekte bulunan vekil edeninin yaralanarak sakat kaldığını, davalı kuruma yapılan başvurunun ise reddedildiğini, müteakip yapılan arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 100,00-TL'si geçici iş göremezlik, 100,00-TL'si kalıcı iş göremezlik ve 100,00-TL'si de geçici bakıcı ihtiyacına karşılık olmak kaydıyla 300,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı Güvence Hesabı'ndan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, olayla ilgili olarak Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;\"...aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan trafik kaza tespit tutanağı içeriği gereğince davacının 09.06.2015 tarihli tek taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karışan ... plakalı aracın sürücüsü olduğu, davacının ehliyetsiz ve alkollü  araç kullanması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği ve % 100 asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır aksine dair dosyada bilgi- belge ve delil bulunmamaktadır. Davacı kendi haksız fiili sonucunda oluşan maddi zararından davalının zararın oluşumunda illiyetinin bulunmaması nedeniyle davalı tarafı sorumlu tutamaz. Haksız fiilin unsurları haksız/ hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olup bu unsurlar kümülatif yani birlikte değerlendirilmiştir. Davacının dava konusu trafik kazasında % 100 kusurlu sürücü olduğuna kanaat getirilmekle davacının oluşan maddi zararından davalının sorumlu tutulamayacağı...\" şeklindeki gerekçeyle; davanın reddine karar verilmiş ve kararın miktar itibariyle kesin olduğu belirtilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri;  HMK'nın 107.madde hükmü uyarınca, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan belirsiz alacak davası niteliğindeki eldeki davada; alacağın tamamının ne olduğu belirlenmeden verilen bir kararın vekil edeni bakımından kesin nitelikte olduğundan söz edilemeyecek olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu yönündeki belirlemesinin hatalı olduğu, ayrıca vekil edeninin kazaya sebebiyet veren araçta yolcu konumunda bulunduğu ve sigortasız araç sürücüsü olmadığı yani üçüncü kişi konumunda bulunduğu halde, olayla ilgili olarak Susurluk Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan ceza yargılamasına ilişkin davanın sonucu dahi beklenilmeden kaza tespit tutanağındaki hatalı değerlendirmelerden hareketle yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup, dava açan dilekçede açıkça fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı bildirilmiştir. Bu durumda görülmekte olan davanın niteliği ile davacının uğradığı maddi zarar miktarının da henüz belirlenmemiş bulunduğu gözetildiğinde; verilen kararın HMK'nın 341/3 madde hükmü uyarınca kesin nitelik taşıdığından bahsedilemeyecek olması karşısında:  mahkemece kararın kesin olduğuna ilişkin değerlendirmesinde  isabet bulunmamakla; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir. Yapılan incelemede; eldeki dava bakımından taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 09/06/2015 günlü tek taraflı trafik kazasına sebebiyet veren ve trafik sigortası bulunmayan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kim olduğu ve araç sürücüsü davacı ise Güvence Hesabı'ndan tazminat talep etme hakkı bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında, araç sürücüsünün ... (davacı) olduğu, ... isimli şahsın da yolcu konumunda bulunduğu ve araç sürücüsünün kaza anında 1.85 promil alkollü olduğunun belirtildiği görülmüştür.Ne var ki dava açan dilekçede; kaza tespit tutanağının ...'in beyanı doğrultusunda tutulduğu, gerçeği yansıtmadığı, araç sürücüsünün gerçekte davacı değil ... olduğu ve olayla ilgili soruşturmanın da devam etmekte bulunduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece olayla ilgili olarak, Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yapılan 2015/1056 esas sayılı dosya getirtilmiş ise de; soruşturmanın akıbeti araştırılmadığı gibi davacı taraf iddiaları üzerinde durulmamış ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 16/12/2020 günlü dilekçe ekindeki; ... isimli teknik bilirkişi tarafından Susurluk Hazırlık Bürosu'na hitaben düzenlenen ve Cumhuriyet Savcısı tarafından havale edilen 24/01/2020 günlü rapordaki  araç sürücüsünün ... olabileceğine ilişki tespitlerinin de değerlendirme dışı bırakıldığı görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf aşamasında sunduğu 30/05/2023 günlü dilekçe ekinde bulunan Susurluk Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait 2020/419 Esas-2022/355 Karar sayılı ilamla da; dava konusu trafik kazasında araç sürücüsünün ... olduğu ve ...'in taksirle yaralama suçunun faili bulunduğu kabul edilerek cezalandırılması cihetine gidildiği tespit edilmiştir.Hal böyle olunca mahkemece, görülmekte olan davada, davacının aracın sürücü mü yoksa araçta yolculuk eden bir kişi mi olduğunun tespiti varılacak sonuç açısından çok önemli olduğu gözetilerek, talep konusu kaza nedeniyle Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığı'na başlatılan soruşturma akıbeti tam olarak araştırılıp belirlenmeden ve dahi kazada hem araç sürücüsünün hem de yolcunun yaralandığı sabit olmakla, böyle bir eylemin ceza yargılamasına konu edileceği düşünülmeden yani eldeki davanın sonuçlandırılabilmesi  için gerekli  inceleme ve araştırma  yapılmadan; sadece kaza tespit tutanağındaki tespitlerden hareketle sonuca ulaşılmış olması doğru olmamıştır.Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1/a-6 hükmü kapsamında kaldırılmasına ve açıklanan tüm hususlar gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2020/354 Esas 2020/796 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae1c9349a6344989","SID":"13c2a2b56e8dba42"}}