{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/855 <br>KARAR NO: 2024/710<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/149 Esas<br>KARAR NO: 2021/15<br>TARİHİ: 19/01/2021 <br>DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ: 11/04/2019 <br>KARAR TARİHİ: 22/05/2024<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili 11.04.2019 Uyap kaydiye tarihli dava dilekçeleriyle müvekkili sigorta şirketine, 15.07.2018 / 15.07.2019 tarihleri arasında ... nolu ( Özel İş Yeri Paket Sigorta Poliçesi) ile sigortalanmış bulunan dava dışı ... Aş ye ait Tuzla / ... Mah. ... Sok. ... Blok No:... İstanbul adresindeki iş yerinde kurulu bulunan tesiste 15.09.2018 tarihinde saat 17.40 civarında elektrik kesintisinin meydana geldiğini, kesinti sonrasında davalı ile irtibata geçilerek arıza kaydının oluşturulduğunu, dava yetkilileri tarafından yapılan onarım  sonrasında tesise yeniden elektrik verilmesi neticesinde müvekkili şirketin sigortalısına ait TM-7 nolu trafonun hasar gördüğünü, kullanılamaz hale geldiğini, meydana gelen hasar bedeli için sigortalıya 26.12.2018 tarihinde 109.915,60 TL ödendiğini, rızaen tahsil edilemeyen alacağın tahsil amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, hasarın davalının kusurundan kaynaklandığı halde davalının takibe itirazının yerinde bulunmadığından bahisle davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa uyarınca TCMB kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;... gerçekleştirilen incelemelerde müvekkili şirket sorumluluğundaki tesislerde herhangi bir arıza ve elektrik kesintisinin tespit edilmediğinin, yönetmeliğin 26. Maddesine göre hasarın kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması halinde zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde talepte bulunulmasının ve söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının, dağıtım şirketi tarafından yapılacak inceleme ile tespitinin gerektiği, davaya konu adreste müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunan dağıtım tesislerinden kaynaklanan herhangi bir elektrik kesintisinin bulunmadığını, davacının dilekçesindeki \" elektrik kesintisi\" ifadesinin davacı sigorta şirketinin sigortalısının kendi elektrik tesisatındaki arıza sebebiyle elektriksiz kaldığını, oluşturulan arıza kaydı üzerine mahallinde yapılan incelemede, dava dışı şirketin iç tesisatından kaynaklandığının tespit edildiği, 15.09.2018 tarihli ihbar üzerine oluşturulan ... sayılı iş emri gereğince, ekiplerin görevlendirildiğini, yapılan kontrolde ...nin davacı sigortalısına ait çıkış hücresinin aştığının tespit edilerek enerjinin verilmediğini, giriş hücresine kadar enerjinin geldiğini, zararın davacı sigortalısının kendi sorumluluğundaki arızanın giderilmesine dair gerçekleştirilen çalışmadan kaynaklanabileceği değerlendirildiğinden zarar bakımından müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığının, elektrik kesintilerinin yönetmelik gereği EPDK'ya raporlandığını, hasarın müvekkili şirketin sorumluluğundaki tesislerden kaynaklanmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava  hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan  03/03/2020 tarihli  duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için davalı  tanığı ... beyanlarının alındığı, Dosyanın  2 elektrik konusunda uzman bilirkişi  ve sigorta konusunda uzman bir bilirkişiye tevdine edilerek dosyada mübrez denetime uygun bilirkişi heyeti raporu da dikkate alınarak, Davacı sigortalısına ait mahalde meydana gelen olayda davalı dağıtım şirketine atıf edilecek bir kusurun bulunmadığı, hasarın davacı sigortalısına kendi sorumluluğunda tesisatlarından, koruma sistemlerinden ve trafonun tam yüke dayanım göstermemesinden kaynaklanabileceği gibi malzeme kalitesi, yoğun kullanım, ekonomik ömür ve işletme hatası ile ilgili olabileceği,davacının davalı şirkete söz konusu 15.09.2018 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle rücu imkânın olmadığı ve davacının kötü niyetli olarak takibi başlattığına ilişkin delil bulunmadığından  davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat  talebinin şartları oluşmadığından reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, TBK.nın 71. maddesi uyarınca  bir sebep sorumluluğu olan kusursuz ( objektif) sorumluluktur.Bu nedenle de dava konusu uyuşmazlıkta da  davalı ancak, gerekli özeni göstermiş olsa bile, zararın doğmasına engel olamayacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulması mümkündür. Bu husus da  nedensellik bağının kesilmesi olup  vakıada bu şart gerçekleşmemiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kabulü,  bilimsel veri yerine sübjektif varsayımlara dayalı bilirkişi görüşüne dayanmaktadır.   Ancak  dosyada, bu iddiayı  kanıtlayacak, herhangi bir bilimsel veri  bulunmamaktadır.  Bu nedenledir ki hükme esas alınan rapordaki görüş açık ve kesin ifadeler taşımak yerine \" olabileceği, kaynaklanabileceği \" şeklinde  varsayıma dayalı soyut ifadeler taşımaktadır.  Oysa bu görüşün isabetli olmadığı, dosyaya mübrez  bilisel veriye dayalı raporlarla  sabittir. Hasarın meydana geldiği trafonun periyodik bakımları düzenli yapılmaktadır. Davaya konu hasar 15.09.2018  tarihinde meydana gelmiş, trafoların son bakımı ise 16.08.2018 tarihinde yapılmıştır.   Bakım sonucunda düzenlenen  raporda,   tüm sonuçların uygun değerde olduğu tespit edilmiş ve  sigortalıya ait  tesisatta   kalitesizlik ,  malzemenin ekonomik  ömrünün tükendiği, yoğun kullanım  gibi herhangi bir arıza  yaratacak durumun varlığından veya arıza yaratabilecek bir eksiklikten bahsedilmemiştir.  Öte yandan hiç bir şekilde kabul anlamanına gelmemek kaydıyla  sigortalıya ait tesisatta sigortalıdan  kaynaklanan bir eksiklik dahi olsa  davalının, gerekli kontrolleri yapmadan, sigortalıdan teyit almadan  tüm kullanıcı  yükü hazırdayken  sisteme enerji vermesi  nedeniyle  medyana gelen  zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Yukarıda belirttiğimiz üzere davalının sorumluluğu, sebep sorumluluğu olan kusursuz ( objektif) sorumluluğa dayanmaktadır.  Gerekli özeni gösterse dahi sorumluluktan kurtulması mümkün olmayan davalının,  özen yükümlülüğünü  yerine getirmediği hallerde  mutlak suretle zarardan sorumlu tutulması  gerekmektedir.  '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır. Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenemesinde;  109.915,60 TL hasar bedeline 704,66 TL takip öncesi faiz ilavesi ile birlikte 110.620,26 TL üzerinden davalı aleyhinde 15.01.2019 tarihinde takipte bulunulduğu   anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı ... Aş ile davacı arasında Bileşik Ürün Sigorta poliçesi tanzim edildiği, poliçenin 15/07/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olduğu ve makina kırılması için 170.350.000,00 TL teminat bedeli belirlendiği anlaşılmaktadır.  Dava konusu hasar, 15/09/2018 tarihinde sigortalıya ait trafoda meydana gelen patlama neticesinde oluşmuştur. Dosyada bulunan dekonttan davacı sigorta şirketince dava dışı  sigortalıya 26/12/2018 tarihinde 109.915,50 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı neticeten TTK1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Tek başına hasar bedelinin ödenmiş olması davalının sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Davacının delil listesinde yer alan ... nolu 1600 kVA trafonun arızalanması üzerine düzenlenmiş olan ... San ve Tic. Ltd Şti Elektrik Müh. ... tarafından tanzim ve imza edilen “Rapor TM-7” belge ile “15.09.2018 tarihinde ani enerji kesilmesi sonucunda enerjinin tekrar gelmesi ve tesisteki tam yükün hazırda olmasından dolayı, trafo ani tam yüke dayanım göstermemiştir. Trafo koruma rölesinin aktif ve çalışır durumda olmasına rağmen, tam yüke dayanım göstermediğinden 7 nolu dağıtım merkezinde bulunan 2 adet 1600 kVA'lık trafolardan 1 adedi arızalanmıştır. Bu arıza trafonun yük altındayken ani kesinti ve tekrar enerji alması sonucunda trafoların aşırı yüke dayanmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.” denilmiştir. Hasar Ekspertiz Raporunda; hasarın oluş şekli için “şebeke enerjisinden oluşan ani voltaj değişimleri/kesilmeleri esnasında oluşan darbeler sebebiyle trafo sargı fazlarındari 2 fazda kısa devre oluşmuş olabileceği, 1 W sargısının da oluşan darbeden hasarlanmış olabileceği, yapılacak testler sonucu netlik kazanacağı, ancak trafonun pert konumunda ağır derecede hasarlanmış olduğu tespit edilmiştir.” denilmiştir. Ekspertiz Raporunun devamında muafiyet, kalite farkı ve sovtaj uygulanarak 109.915,60 TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca hasar sonrası benzer olayların yaşanmaması için TM içerisinde alınması gereken önlemlerin bakım anlaşması yapılan ... Tic. Ltd. Şti tarafından yapıldığı ( trafo odalarında sıcaklığın 30 dereceyi geçmemesi için aspiratör takılması, koruma role için ışıklı alarm pc otomasyon sistemi yapılması vs.) gösterilmiştir. Anılan hasar bedeli 109.915,60 TL dir. Davalı tanığı  ...; ''... AŞ de Tuzla şebeke operasyonlarında elektrik teknisyeni olarak görev yapmaktayım. Davaya konu olan olayı hatırlıyorum. Saat 17.15 ile  17.45 saatleri arasında Tuzla Marina tarafından bize elektrik yok diye ihbar geldi. Ustamla birlikte ihbar gelen yere gittik. Bize ait olan 13530 merkezli trafodan Tuzla Marinaya ait olan çıkış kesicisinin açık olduğunu gördük. Tuzla marinanın yetkili elektrik mühendisi ve teknik servisi ile görüştük. Bizden enerji vermemizi talep ettiler , biz de kendi elektrik sistemlerindeki arızayı gidermelerini bu kontrolü yaptıktan sonra bizim enerjiyi verebileceğimizi söyledik. Biz onların teknisyenleri ile görüşmemiz sonucunda kendi koruma hücrelerine kadar elektriği verdik, daha sonra kendileri teşekkür ederek -biz kademeli şekilde arızayı giderip enerjiyi alacağız- dediler. Şu anda size göstermiş olduğum fotoğraftan da anlaşılacağı üzere 13530 merkezli trafo şirketimize ait olup anahtarları yalnızca bizdedir. Hemen yanında görülen ise AVM' nin koruma hücresidir. Biz de bu trafonun anahtarları bulunmaz yalnızca AVM de bulunur, bizim bu trafoya müdahale imkanımız bulunmamaktadır. Daha sonra biz olay yerinden ayrıldık. Daha sonra onlar kendi özel merkezlerine ait olan B trafo ye enerji alırlarken arıza meydana gelmiş, trafo hasar görmüş, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... ; ''ben davalı şirkette çalışıyorum.  Olay 2018 yılının 9. Ayında bir telefonla ihbar geldi. İhbar üzerine trafo merkezine gittik.bizden tarafta trafoda enerjinin mevcut olduğunu gördük. ... marinada müşteri çıkışında enerjinin kesik olduğunu gördük. Onların yetkileri ile görüşürek kendi taraflarında trafoda enerji olmadğını söylediler teyitleşerek bizden enerji verdik. Onlarda gördü via port yetkililerinin kendi trafoları vardı. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece iki elektrik mühendisi ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Davacı sigortalısına ait yerde meydana gelen olay akabinde mahalde kurulu tesisat üzerinde teknik inceleme yapılmış “Rapor TM-7”“ ile olayın enerjinin kesilmesi ve tekrar gelmesi sonucunda trafonun koruma rölesinin aktif ile çalışır durumda olmasına rağmen tam yüke dayanım göstermediğinden 7 nolu TM içerisinde bulunan 2 adet 1600 kVA'lık trafodan 1 adedinin arızalandığı gösterilmiştir. Düzenlenen rapordan da görüleceği üzere aynı merkez içerisinde 2 trafodan biri koruma rölesi olmasına rağmen tam yüke dayanım göstermediğinden arızalanmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalardan da görüleceği gibi davacı sigortalısına ait mahalde 15.09.2019 tarihinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı dağıtım şirketine atf edilecek bir kusurun bulunmadığı, hasarın davacı sigortalısına kendi sorumluluğunda tesisatlarından, koruma sistemlerinden ve trafonun tam yüke dayanım göstermemesinden kaynaklanabileceği gibi malzeme kalitesi, yoğun kullanım, ekonomik ömür ve işletme hatası ile ilgili olabileceği,davacının davalı şirkete söz konusu 15.09.2018 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle rücu imkânın olmadığı tespit ve mütala olunmuştur.6098 sayılı TBK'nın 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğun doğması için; kişinin bina veya sair inşa eserinin maliki olması ve zararın bina veya sair inşa eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki bir noksanlıktan meydana gelmesi gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69. maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bir bina veya yapı eserini malikinin TBK'nin 69. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte zararla, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira TBK'nin 69. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Bu nedenle yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih 2014/11-289 E. 2016/163 K. sayılı ilamında illiyet bağının varlığı ve kesilmesi \"...İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Mülga BK’nun 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37). İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır...\" şeklinde açıklanmıştır. Yine davacı tarafça, her ne kadar davalı yönünden 6098 Sayılı TBK 'nunun 71 maddesindeki tehlike sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğu bulunduğu belirtilmiş ise de bu iddiası da yerinde görülmemiştir. Zira davalının tehlikeli bir işletmeye sahip olduğu sabit ise de:; davacının, doğan zarın bu tehlikeli işletmenin tesislerinden kaynaklı olduğuna dair illiyet bağını sağlayacak bir yangın, batlama hususu da iddia ve ispat edilemediğinden bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemmiştir. Somut olayda hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda enerji kesilmesi ve tekrar gelmesi sonucunda sigortalıya ait aynı merkez içerisinde 2 trafodan birinin koruma rölesi olmasına rağmen tam yüke dayanım göstermediğinden arızlanmasında davalı dağıtım şirketine atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, hasarın davacı sigortalısının kendi sorumluluğunda tesisatlarından, koruma sistemlerinden ve trafonun tam yüke dayanım göstermemesinden kaynaklanabileceği gibi malzeme kalitesi, yoğun kullanım, ekonomik ömür ve işletme hatası ile ilgili olabileceği belirtilmiş olup, bu tespitin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına ve davacının kusurundan kaynaklı zarar meydana geldiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9aa604590fa87ad1","SID":"7abcf83d069207ec"}}