{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/728 <br>KARAR NO: 2024/776<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS : 2018/806<br>KARAR: 2020/934<br>KARAR TARİHİ: 31/12/2020<br>BİRLEŞEN DOSYA<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS : 2018/806<br>KARAR: 2020/144<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Müflis hakkında Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/112 Esas sayılı dosyasında 22/11/2017 tarihinde iflas kararı verildiğini, iflas işlemlerinin Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, müvekkilli Bakanlık ile müflis arasında imzalanan 28/05/2017 tarihli Hibe Sözleşmesi gereği 18/10/2017 tarihinde müflis şirkete 1.107.286,00 TL ödeme yapıldığını, bu alacağa ilişkin 15/02/2017 tarihinde Bursa ... İcra Müdürlüğünün aracılığı ile iflas masasına kayıt başvurusunda bulunulduğunu, iflas dosyasına sunulan resmi belgelere rağmen iflas idaresince alacak kayıt taleplerinin reddedildiğini, kararın 06/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili Bakanlığın alacağının 5488 sayılı Tarım Kanunun 23. Mad. dayalı olarak çıkarılan 2014/43 sayılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında, Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında tebliğ hükümleri çerçevesinde yapılan bir ödeme olduğunu, kanunun haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti başlıklı 23 mad. \"Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Mad. belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır\" denildiğini, 2014/43 sayılı tebliğin cezai hükümler başlıklı 49 mad. de aynı hükmün tekrar edildiğini, yine tebliğin “Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi” başlıklı 38 mad. ile \"Proje sahibi, projeyi hibe sözleşmesi koşullarına uygun olarak icra etmediği takdirde Bakanlığın ödemeleri yapmama veya hibe sözleşmesini feshetme hakkı saklıdır. Bu durumda Bakanlık, ayrıca hibe miktarım azaltabilir veya hibe kaynaklarından ödenmiş olan meblağların tamamen veya kısmen geri ödenmesini talep edebilir\" denildiğini, müflis şirketle imzalanan sözleşmenin “Sözleşmenin feshi ve Tasfiyesi” başlıklı 14.3 mad. ile İflas halinde hibe sözleşmesinin feshedileceğinin belirtildiğini, alacak kaydı dilekçesine ek belgelerde müvekkili Bakanlığın ödeme emirleri bulunurken ve ödemelerin ... Bankası aracılığı ile yapıldığı ortada iken, alacağın ispat edilemediğine dair 17/07/2018 tarihli kararın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, müvekkili idarenin 1.107.286,00 TL alacağının gecikme zammı ve faizi de dikkate alınarak iflas masasına kaydına, sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı şirketin alacak talebinin 3 kayıt numarası ile işleme alındığını, yapılan incelemede müflis şirket yetkilisinin her bir alacak hakkında imzalı beyanının alındığını, davacı şirketin alacağı konusunda “borcu ret ediyorum” beyanında bulunduğunu, alacaklının sunduğu belgelerin bir kısım alacağın varlığı konusunda kanaat oluşturmakla birlikte, alacağın miktarı konusunda iflas öncesi ara ödemeler yapılabileceği düşünülerek müflis şirket yetkilisinin beyanları da dikkate alınarak karar verildiğini, borçlu şirket yetkilisince aynı alacak için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığınca da mükerrer alacak talebinde bulunulduğu ifade edildiğinden iflas idaresince alacak miktarının muhakeme edilmesi gerektiği nedeniyle reddine karar verildiğini, alacaklı ve müflis defter kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi inceleme neticesinde iflas tarihi itibariyle, müflis şirketin davacıya borçlu olup olmadığı ve varsa miktarının ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde alacak talebinin ne kadarının ana para, ne kadarının faize ilişkin olduğuna dair bir açıklamada bulunulmadığını, faiz oranı ve dayanağının belirtilmediğini, faize iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadar süre için işletebileceğinden, bunu aşan taleplerin reddi gerektiğini, izah edilen nedenlerle, ana para ve faiz konusundaki belirsizliklerin giderilmesini, davacı ve müflis şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak iflas tarihi itibariyle müflis şirketin davacıya borçlu olup olmadığı ve varsa miktarının belirlenmesini, davacının iflas tarihinden sonra faiz talebi varsa aşan miktarın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında malvarlığının tasfiye işlemlerine başlanan ... Tic.A.Ş.hakkında iflas idaresince sıra cetveli düzenlendiğini, 1.312.449,93 TL alacağın 1.225.349,93 TL'lik kısmı alacağın varlığı konusunda iflas idaresinde tam bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini iddia ederek iflas masası tarafından reddedilen iflas masasının 32.sırasına kayıtlı İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğüne ait 1.225.349,93 TL alacağın tamamının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak talebinin 32 kayıt numarası ile işleme alındığını, borçlu şirket yetkilisince aynı alacak için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca da mükerrer alacak talebinde bulunulduğu ifade edildiğinden iflas idaresince alacağın reddine karar verildiğini belirterek öncelikle ana para ve faiz konusundaki belirsizliklerin giderilmesini, bilahare davacı ve müflis şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak iflas tarihi itibari ile müflis şirketin davacıya borçlu olup olmadığı hususu ile varsa miktarının belirlenmesini, faiz, iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadarki süre için işletilebileceğinden davacının bunu aşan taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"...Asıl davada, davacı Bakanlık ile davalı Müflis arasında, Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında, davalı müflisin “Tümerdem soğuk kava deposu modernizasyon ve kapasite artırımı kapsamında alternatif enerji üretim tesisi yatırım projesi” nin uygulanmasına yönelik, proje maliyetinin bir kısmı için yatırımcıya hibe yapılması konusunda, 28.05.2015 tarihli “Hibe Sözleşmesi” akdedildiğini, 18.10.2017 tarihinde davacı Bakanlık tarafından davalı müflise hibe olarak ¨ 1.107.286,00 ödeme yapıldığını, davalı müflisin 2017 yılı ticari defterlerinde bu Hibe ödemesinin ¨ 1.107.286,00 olarak kayıtlı olduğunu, yanlar arasındaki Hibe Sözleşmesinin 14 mad. 3/a fıkrası gereğince, Yatırımcının iflası halinde, Bakanlığın sözleşmeyi feshetme ve ödediği bedeli Yatırımcıdan yasal faizi ile talep hakkı bulunduğunu, iflas tarihi itibariyle davacı Bakanlığın, davalı Müflisten ¨ 1.107.286,00 asıl alacak + ¨9.553,03 işlemiş faiz olmak üzere, toplam ¨ 1.116.842,03 alacaklı olduğu, alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli delillerin bulunduğu anlaşıldığından asıl davanın kabulü ile ¨ 1.116.842,03 tutarındaki alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, Birleşen dava davacısı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının talep ettiği, ¨1.107.286,00 TL’nin, asıl dava davacısı tarafından ödenen ve talep edilen bir bedel olduğu ve birleşen davada ¨1.107.286,00 TL yönünden davacı talebinin uygun olmadığı, davacının mükerrer talepte bulnuduğu, davacının iflas tarihi İtibariyle davalı müflisten ¨104.660,12 asıl alacak + ¨2.367,54  gecikme zammı olmak üzere toplam ¨107.027,66  alacaklı olduğu, davalı müflis bu alacağın ¨87.100,00'sini kabul etmiş olduğundan, davacının kayıt kabulünü talep edebileceği alacağın; ¨17.560,12  asıl alacak + ¨2.367,54  iflas tarihine kadar işlemiş gecikme zammı olmak üzere toplam ¨19.927,66 alacaklı olduğu anlaşıldığından birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ¨19.927,66 TL tutarındaki alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, birleşen dosya davacısının fazlaya ilişkin talebinin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl dosya davacısı Tarım ve Orman Bakanlığı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararda kurum alacağının bulunduğu tespiti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu alacak için uygulanması gereken gecikme zammı taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkil kurumun alacağının 5488 sayılı Tarım Kanunun 23. Maddesine dayalı olarak çıkarılan 2014/43 sayılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde yapılan ödemeye dayandığını, 5488 sayılı Kanunun Haksız Ödemelerin Geri Alınması Ve Hak Mahrumiyeti başlıklı 23. maddesinde \"Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır.\" denildiğinden, kanun emredici hükmüne istinaden müvekkil kurum alacağı için gecikme zammı hesaplaması yapılması gerektiğini beyan ederek, kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Asıl ve birleşen dava, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Asıl dava; Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, müflis şirkete verilen hibe bedelinin, iflas masasına kaydı talebiyle açılmıştır. Birleşen dava ise; Vergi Dairesi tarafından, hem asıl dava konusu hibe bedelinin hem de müflis şirketin vergi borçlarının iflas masasına kaydı talebiyle açılmıştır. Asıl davaya konu talep ile birleşen davada talep edilen \"hibe bedeli\" mükerrerlik teşkil ettiğinden, bu talep asıl dosya kapsamında değerlendirilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı asıl dosya davacısı tarafından, alacaklarına gecikme zammı uygulanmadığı iddiasıyla istinaf yoluna başvurulmuştur. Bu nedenle istinaf incelemesi asıl dava ile sınırlı olarak yapılmıştır. Sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açma süresi, İİK 235.maddesi uyarınca 15 gündür ve özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından verilen cevabi yazıya göre; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/112 E. sayılı dosyasında davalı şirket hakkında 22/11/2017 tarihinde iflas kararı verilmiştir. Davacının masaya 3 kayıt numarası ile alacak için kayıt yaptırdığı, alacak talebinin reddedildiği, davacı tarafça tebliğ masrafı yatırılmadığı, sıra cetvelinin ... Postası Gazetesinde 01/08/2018 tarihinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 09/08/2018 tarihinde ilan edildiği anlaşılmakla, davanın 27/08/2018 tarihinde (son gün 24/08/2018 Cuma günü Kurban Bayramına denk geldiği için) hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bursa İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile ...A.Ş. arasında 28/05/2015 tarihli Hibe Sözleşmesi akdedildiğini, davacı Bakanlık tarafından davalı müflise 18/10/2017 tarihinde hibe tutarı olarak 1.107.286,00 TL ödeme yapıldığı, şirket hakkında iflas kararının ise 22/11/2017 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 14.maddesinde \"Sözleşmenin Feshi ve Tasfiyesi\" düzenlenmiştir. \"14.3. Yatırımcının aşağıda belirtilen fiil veya durumlarla karşı karşıya olması halinde, il müdürlüğü, önceden tebliğ etmeksizin hibe sözleşmesini feshedebilir. a) Yatırımcının iflas etmesi, veya tasfiye halinde olması; işlerinin mahkemelerce idare ediliyor olması; alacaklılarla herhangi bir düzenlemeye girmiş olması; iş veya faaliyetlerini askıya almış olması; bu meselelerle ilgili bir dava veya takip konusu olması; veya ulusal mevzuat ve düzenlemelerde yeri olan bir prosedür dolayısı ile bunlara benzer bir durumda olması halinde....\"\"14.4 Hibe Sözleşmesi 14. Madde hükümleri çerçevesinde feshedilmesi halinde yatırımcı GTHB tarafından fesih tarihine kadar yapılan bir hibe ödemesi varsa yasal faizi ile birlikte GTHB'ye geri öder.\" hükümlerine yer verilmiştir. İİK'nın 195/1. maddesinde \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.Davacı tarafça, dava dilekçesinde ifade edildiği üzere şirketin iflası nedeniyle hibe sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakla, bu durumda sözleşmenin 14.maddesinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin 14.4.maddesi uyarınca ödenen hibe bedelinin yasal faizi ile geri ödeneceği düzenlendiğinden, ödeme tarihi olan 18/10/2017 tarihinden, iflas tarihi olan 22/11/2017 tarihine kadar yasal faiz hesap edilerek 1.107.286,00 TL asıl alacak, 9.553,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.116.842,03 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili, 5488 sayılı Kanun'un 23.maddesi gereği gecikme zammı uygulanması gerektiğini ileri sürmekte ise de; 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun \"Haksız Ödemelerin Geri Alınması Ve Hak Mahrumiyeti\" başlıklı 23.maddesinde; \"Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar. Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.\" düzenlemesi mevcut olup, bu hüküm destek ödemesi alma koşulları oluşmadığı halde, haksız olarak ödeme yapılması halinde gündeme gelebilecektir. Somut olayda ise davalı müflis şirketin destek ödemesi almaya hak etmediği halde kendisine ödeme yapıldığına dair bir iddia ileri sürülmediği gibi iade istemi şirketin iflas etmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle söz konusu hükmün somut olayda uygulanması mümkün değildir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, asıl dosya davacı vekilinin, asıl dosya yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Asıl dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dosya davacısı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin asıl dosya davacısı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın asıl dosya davacısına ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f8577dfba5906d7","SID":"9a13526dd614b593"}}