{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1408 <br>KARAR NO\t\t: 2024/844<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2016 (Dava) -  09/04/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/1407 Esas - 2021/400 Karar <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 16/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2021 tarihli 2016/1407 Esas ve 2021/400 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar ... ve ...'un 2000 yılından önce ... San. Tic. A.Ş ve ... San ve Tic. Ltd Şti ticari ünvanlı şirletlerinde  ortaklıkları bulunduğunu,  06/09/2000 tarihinde yapılan sözleşme ile davacının ... San. Tic. A.Ş de bulunan hisse senetlerini, ... San ve Tic. Ltd Şti'nin tamamını ve ... ... ... Mahallesinde bulunan kain arsa ve fabrika binasını davalılara devrettiğini, bu sözleşmenin 3 ve 4 maddesi gereğinde davalıların şirketlerin maliye, SSK ve üçüncü  şahıslara olan borçlarını  devralan olarak üstlendiklerini ve  ... Ltd Şti ve ... A.Ş ye ait 35.000.000,00 TL tutarında  teminat senedi düzenlenerek ... Bankası ... şubesine teslim edildiğini, davaların sözleşme gereğince üzerine  düşen edimleri yapmadıklarını ve davacının vergi dairesi, ssk ya olan borç, yargı masrafına ait borç ve tapu devri nedeniyle oluşan borçları icra kanalıyla ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödemelerin toplam 16.899,19 Tl olduğunu, davalıların zamanaşımına itirazlarının yasal olmadığını, İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2010/7687 esas sayılı dosyasında İzmir 3. İş Mahkemesinin ilamına dayanılarak başlatılan takip üzerine söz konusu borcun 2016 yılında davacıdan tahsil edildiğini, davacının protokole göre rücu hakkını kullanarak İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2016/10059 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuka aykırı sözleşme hükümleri gereğince gerekli itirazların yapılmış olması halinde ödenmesi gerekmeyecek bedellerin  davacı tarafından itiraz edilmeden ödenerek, ödenmesi gerekmeyen bu bedellerin müvekkillerinden yargılamayı gerektiren bir konuda  icra  takibi ile talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan protokol başlıklı belgeye göre davacının davalı ... San. Ve Tic. A.Ş ile ... San ve Tic. Ltd Şti'nin  ortağı olduğu,  bu şirketlerdeki hisseleri ile ... ... ... Mahallesinde kain fabrika arsa ve binasını davalılar ... ve ...'a 06/09/2000 tarihinde devrettiği, devredilen taşınmazın tapuda bedelinin düşük gösterilmesi nedeniyle vergi dairesi tarafından davacı adına resen vergi tarh ve tahakkuku yapıldığı, davacıdan 31/05/2016 tarihinde 1.521,06 TL tapu harcı ve cezasi tahsil edildiği, yine  davacı ve eski ortağı olduğu ... A.Ş aleyhinde İzmir 3 İş Mahkemesinin 2004/466 esas, 2004/584 karar sayılı ilamı ile 09/07/1998 tarihinde meydana gelen iş kazasından kaynaklı olarak 6.502,82 TL tazminat alacağına hükmedildiği, bu ilamın İzmir 8 İcra Müdürlüğünün 2010/7687 sayılı dosyasında takibe  konu edildiği, davacı tarafından bu takibe ilişkin olarak SGK'ya 14.400,00 TL ödeme yapıldığı, ayrıca  davacının bu icra dosyasına 359,59 TL tahsil harcı ödediği ve hacizlerin kaldırıldığı, ilaveten anılan ilama istinaden davacının 663,33 TL karar ve ilam harcı ödediği,   taraflar arasındaki protokole  göre taşınmazın devrinden kaynaklanan tüm harç ve vergilerin davalılar ... ve ...'a ait olduğu, vergi ve ceza tahakkuku halinde davalılar ... ve ... tarafından davacıya ödeneceği, yine bu protokolün 3.maddesine göre protokolün  imzalandığı tarihe kadarki  tüm kurum borçlarının  davalılar ... ve ...'a ait olduğu, buna göre davacının devir tarihi olan 06/09/2000 tarihinden önce  meydana gelen iş kazasına ilişkin olarak SGK, icra dairesi ve vergi dairesine yapmış olduğu ödemeler ile protokol ve devre konu taşınmazın bedelinin düşük gösterilmesinden kaynaklanan tapu, harç ve cezalarından davalılar ... ve ...'un sorumlu olduğu, davacı tarafından tapu harç ve masrafı için ödenen 1.521,06 TL, karar ve ilam harcı için ödenen 663,33 TL, icra dosyasına ödenen 359,59 TL tahsil harcı ile SGK ya ödenen 14.400,00 Tl olmak üzere toplam 16.943,98 TL'den davalılar ... ve ...'un sorumlu olduğu, ancak takip talebinde asıl alacak miktarı 16.898,80 TL gösterildiğinden takiple bağlı kalınması gerektiği ve buna göre davacının davalılar ... ve ... dan talep edebileceği miktarın 18.898,80 TL olduğu, diğer davalı ... San. Ve Tic. A.Ş yönünden yapılan incelemede ise adı geçen davalı şirket ile davacı arasında herhangi bir protokol olmadığı, bu sebeple İzmir 3. İş Mahkemesinin 2004/466 esas, 2004/584 karar sayılı ilamına konu alacağı müşterek ve müteselsil sorumlu olarak  İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2010/7687 sayılı dosyası kapsamında SGK'ya 14.400,00 TL olarak haricen ödeyen ve icra dairesine de 359,59 TL tahsil harcı ödeyen davacının rücu kapsamında davalı şirketin payına düşen bu bedelin yarısı olan 7.379,79TL'den davalı şirketin sorumlu olduğu, davacının 09/04/2021 tarihli duruşmadaki beyanına göre takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, her ne kadar davalılar tarafından söz konusu takibe konu alacakların zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de,  davacı tarafından  yapılan tüm ödemelerin 2016 yılında dava dışı kurumlara ödendiği, buna göre rücu zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı ve takip ile dava tarihi itibariyle zamanaşımı gerçekleşmediği, davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı, yapılan açıklamalar kapsamında dosya kapsamına göre davacının iddiasını ve alacağının varlığını ispat ettiği, buna göre davalılarının takibe itirazının  yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10059 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin davalı borçlular ... ve ... yönünden 16.898,80 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile,  davalı borçlu  ... Sanayi ve Ticaret A.Ş yönünden ise 7.379,79 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin usuli itirazlarını değerlendirmediğini, dava konusu talepler hakkında süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmalarına rağmen bu itirazlarının dikkate alınmadığını,  yerel mahkemenin sadece davacı taraf iddiaları doğrultusunda yargılama yaptığını, hukuka aykırı sözleşme hükümleri gereğince gerekli itirazlar (zamanaşımı, husumet vs.) yapılsa idi ödenmesi gerekmeyecek bedellerin davacı tarafından itiraz edilmeden ödenerek, ödenmesi gerekmeyen bu bedellerin Müvekkillerinden yargılamayı gerektiren bir konuda icra takibi ile talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki, karara esas alınan bilirkişi raporunda da savunmalarını teyit edecek şekilde davacının alacak iddialarının sözleşme ile ilgisinin ortaya konulamadığı ve iddialarının haksız olduğu şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, \"6183 sy. Madde 102 - Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvimi yılını takib eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.\" hükmünü haiz olup dava konusu edilen ve kurumlara ödendiği iddia edilen miktarlar 2000 ve 2004 yılına ait olup zamanaşımına uğradığı, ödenmemesi gerekmesine rağmen davacı tarafça ödendiğinin ortada olduğunu belirterek kararın, lehlerine olan hükümleri saklı kalmak kaydı ile, istinaf dilekçesinde belirttikleri gerekçelerle yapılacak inceleme sonunda aleyhlerine verilen hükümlerin ortadan kaldırılarak dava safahatindeki talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  anonim şirket ve limited şirket hisse devrinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali isteğine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; mahkemece gerekçeli kararda davalıların zamanaşımı yönünden yerinde gerekçelerle değerlendirme yapıldığı, icra takip dosyasında rücuen talep edilen ödemelerin davacı tarafından 2016 yılında yapıldığı, yapılan ödemelerin tahakkukları önceki tarihte yapılmış olsa bile tahsil aşamasına kadar geçen süre zamanaşımı yönünden nazara alınamayacağından davacının ödeme tarihlerinin esas alınmasının isabetli olduğu, ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında 2 yıllık sürenin dava tarihi itibarı ile dolmadığı davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, davalılar davacı tarafından zamanaşımı süresi dolan borçların itiraz edilmeksizin ödenmiş olduğu iddia edilmiş ise de bu husustaki savunmasını ispata yarar bilgi ve belge sunulamadığı, iddialarının soyut kaldığı; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; davacı tarafından dosyaya sunulan 06/09/2000 tarihli protokol başlıklı ... San. Ve Tic. A.Ş.  ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'.nin hisseleri ile ... ... ... Mahallesinde kain fabrika arsa ve binasının davalılar ... ve ...'a devrine ilişkin sözleşme hükümleri ile İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10059 esas sayılı takip dosyası ve  İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2010/7687 esas sayılı dosyası kapsamı nazara alındığında; yine dosya kapsamında sunulan tüm dekontların, yapılan ödemelerin protokol ile kararlaştırılan protokol öncesi  hususlara ilişkin olduğu nazara alındığında; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, mahkemece dosya kapsamında  yeterli inceleme ve değerlendirmenin yapılmış olduğu, eksik hususun bulunmadığı anlaşıldığından;  davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2021 tarihli,  2016/1407 Esas ve 2021/400 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>Davalı ...'dan alınması gereken 1.154,35-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 169,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 984,95-TL'nin işbu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davalı ...'dan alınması gereken 1.154,35-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 169,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 984,95-TL'nin işbu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davalı ...'nden  alınması gereken 504,12-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 169,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 334,72-TL'nin işbu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  16/05/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00772e1381c25802","SID":"6de02e60a66ba894"}}