{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/915 - 2024/1019<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/915 <br>KARAR NO\t: 2024/1019<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                    \t      K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/350 E.  -  2021/193 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/05/2021 tarih ve 2020/350 E. - 2021/193 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/58282, 2014/58297, 2014/58309, 2014/58314, 2014/58320, 2014/58325, 2013/36867, 2015/19128, 2016/12238, 2016/13253 sayılı ve “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini 09, 35, 38 ve 42. Sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/69488 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa “...” ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkiline ait çekim gücü yüksek markasının ayırt edici niteliğinin zarar göreceğini, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kayağını belirtme fonksiyonunu giderek zayıflatacağını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunun son derece açık olduğunu, davalı şirketin seçebileceği binlerce kelime varken “...” ibaresini seçmesinin kötüniyet olduğunu, “...” ibaresinin tanımlayıcı ibare olduğunu ve başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek 2020-M-7607 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/69488 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, itiraz konusu başvuruda yer alan mal/hizmetler için 5/(1)-a, c, d bentleri kapsamında reddini gerektirecek mahiyette bir ibare olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığını, davacının itiraz sırasında herhangi bir delil sunmamış olması karşısında kötüniyet gerekçeli itirazın haklı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, telekomünikasyon sektöründe ... ibaresinin ayırt edici karakterinin zayıf olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin kötüniyetli bir saikle başvuru gerçekleştirmediğini, markaların yeterince farklı olması karşısında haksız rekabet iddiasının da kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-a, 5/1-c ve 5/1-d maddelerinin uygulama şartlarının oluşmadığı, 6769 Sayılı SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca, davaya konu marka başvurusunun iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer olmadığı, 6769 Sayılı SMK’nın 6/5. maddesinin uygulama şartlarının bulunmadığı, 6769 Sayılı SMK’nın 6/9. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,\t“...” ibareli marka tescil başvurusunun müvekkilinin markalarına iltibas yaratacak derecede benzer olup, söz konusu ibarenin marka olarak tescili halinde tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak başvuru sahibi lehine müvekkili aleyhine haksız avantaj sağlayacağını, ... ibaresinin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı ibare olup, başvurunun reddinin zorunlu olduğunu, ayırt edici niteliğe sahip işaret olmadığını, tescil başvurusu yapılan sınıfta tanımlayıcı olduğunu, “...” ibaresinin tüketiciler nezdinde “...” olarak algılanacağını ve ilgili mal ve hizmetlerin karakteristik özelliklerine (... ortamdan sunulabilmesi) doğrudan atıfta bulunması nedeniyle bu işaretin marka olarak algılanmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markanın asgari düzeyin üzerinde bir ayırt ediciliğinin bulunması, sicilde gösterilebilir şekilde somutlaşması karşısında SMK'nın 5/1-a maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı, davalının başvurusunun bir bütün olarak markasal algı yaratması, tereddütsüz şekilde herkese cins, çeşit, vasıf bildirici bir kelime olarak algılamayacak olması karşısında SMK'nın 5/1-c maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı, başvurunun herkesçe kullanılacak ibarelerden sayılmasının mümkün bulunmaması nedeniyle, SMK'nın 5/1-d maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı, başvuru kapsamındaki 09, 35, 38, 42. Sınıftaki mal ve hizmetlerin davacıya ait gerekçe markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle  benzer oldukları, ancak başvuru standart karekterle yazılmış “...\" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı  “...”  ibarelerinden oluştuğu, davaya konu marka başvurusunda esas unsurun “...” ibaresi olduğu, davacıya ait itiraza mesnet markaların da bir bütün olarak markasal algı yarattığı, “...” ibaresinin Türkiye’deki genel tüketici kitlesi bakımından tek başına markasal algı yaratamayacağı, “...” ibaresinin davaya konu tescil sınıfları için ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olması birlikte değerlendirildiğinde SMK'nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket  başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c725834b671c461b","SID":"066575849d3ed484"}}