{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/833 <br>KARAR NO\t: 2024/1015<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/103 E.  -  2021/65 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t:  Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/03/2021 tarih ve 2018/103 E. - 2021/65 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili firmanın kuruluşundan itibaren tamamen yaratılmış özgün bir ibare olan ve hiçbir dilde anlamı bulunmayan ... markalarını, yapılan işbirlikleri sayesinde de hitap ettiği tüketici kitlesini artırdığını, ... markalı ürünlerin birçok ülkede 3, 9, 14, 18, 25 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini ve satışa sunulduğunu, müvekkilinin ... özgün markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, dünya çapında birçok ülkede mağazalarının bulunduğunu, daha fazla tüketiciye ulaşabilmek adına www...com alan adlı web sitesinde de ürünlerinin sergilendiğini, müvekkili firmanın ... markalarını yüksek bütçeli tanıtım ve reklam harcamaları yaparak söz konusu markalarını yüksek tanınmışlığa ulaştırdığını, davalı yanın, müvekkiline ait “...” markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “...” markasını 25. Sınıfta tescili için başvuruda bulunduğunu, davaya konu markanın esas unsurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, hiçbir ayırt ediciliği olmayan “...” ve “...” ibarelerinin birleşmesi suretiyle oluşturulduğunu, davaya konu başvurunun kapsamının 25. Sınıfa ait ürünler ve bu ürünlerin perakendecilik hizmetlerinden ibaret olduğunun dikkate alındığında markaya eklenen ibarelerin ayırt edicilik katmadığını, bu ibarelerin tali unsur niteliğinde olduğunu ve markalar arası benzerlik incelemesinde dikkate alınmaması gerektiğini, söz konusu başvurunun müvekkilinin markası ile görsel, işitsel ve bütünsel olarak benzer olduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı yanın müvekkiline ait tanınmış markalardan haberdar olmamasının mümkün olamayacağını ve başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2018-M-608 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, itiraza konu markanın “...” ibaresinden oluştuğunu, itirazın yurt dışında tescilli olan ve yurt dışında kullanılan “...” ibareli markalara dayandırıldığını, 556 sayılı KHK md. 8/3 gerekçeli itirazda muterizin ihtilafa konu markayı ya da yüksek derecede benzerini iş bu başvurudan önce aynı ya da benzer mallar için ülkede marka olarak kullandığını gösterir nitelikte bilgi ve belgeye rastlanmadığını, bu nedenle itirazın yerinde bulunmadığını, somut olayda KHK md. 8/4’teki şartların oluşmadığını, davalı yanın kötüniyetli olduğunu kabule yeterli delilin bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı tarafından kullanılan ... markası ile müvekkili markasının esaslı unsurları arasında gözle görülür ve ayırt edilir farklılıklar bulunduğunu, müvekkilinin markasını oluştururken ünlü İtalyan futbol yıldızı ...’den esinlendiğini, “...”, “...” ve “...” kelimelerinin bir bütün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... markasının, özellikle çanta sektöründe dünya çapında yoğun ve yaygın bir kullanımının olduğu, ancak söz konusu markanın ülkemizde kullanıldığını gösterir herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının ... markalı ürünlerini ülkemize internet üzerinden satıp pazarladığına dair bir delil de bulunmadığı, davacı markasının anlamsız ... kelimesinden ibaret olduğu, davalının marka başvurusunun ise İtalyan Futbolcu ... ...’nin soyadı olan ... kelimesi ile buna eklenmiş “... ...” ibaresinden oluştuğu, “... Spor Hayatı” anlamına gelen dava konusu markanın; görsel tasarımı, anlamı ve fonetik etkisi itibariyle yarattığı bütünsel algı ve imaj bakımından, davacının ... markası ile benzerlik arz etmediği, davacının, 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi uyarınca, ... markasının, özellikle çanta sektöründe dünya çapında yoğun ve yaygın bir kullanımının olduğu, ancak söz konusu markanın ülkemizde kullanıldığını gösterir herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının ... markalı ürünlerini ülkemize internet üzerinden satıp pazarladığına dair bir delil de bulunmadığı, davacı markasının anlamsız ... kelimesinden ibaret olduğu, davalının marka başvurusunun ise İtalyan Futbolcu ... ...’nin soyadı olan ... kelimesi ile buna eklenmiş “... ...” ibaresinden oluştuğu, “... Spor Hayatı” anlamına gelen dava konusu markanın; görsel tasarımı, anlamı ve fonetik etkisi itibariyle yarattığı bütünsel algı ve imaj bakımından, davacının ... markası ile benzerlik arz etmediği, davacının, 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi uyarınca, 2016/78882 sayılı ibareli davalı marka başvurusunun tescilini engelleme hakkı bulunmadığı, davacının ... markasının, dava konusu marka başvurusundan önce ülkemizde tescilli olmadığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, bu kapsamda 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi kapsamında tanınmış marka korumasından ve Paris Sözleşmesi 1. mükerrer 6. maddesi ile tanınan korumadan yaralanmasının mümkün olmadığı, davacı yanın, davalının kendi markalarının itibarından yararlanmak üzere kötüniyetli olarak başvuruda bulunduğunu ileri sürmekle birlikte, bunu ispata yönelik herhangi bir delil sunamadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında tanzim edilen kök ve ek bilirkişi raporunda mahkemece verilen kesin cevap süresi içerisinde sunulmayan ve muvafakat edilmeyen davalı cevap dilekçesi ve savunmalarının da dikkate alındığını, bilirkişilerce yapılan eksik inceleme neticesinde rapor düzenlendiğini, markaların birbirinden uzaklaşmış, ilişkisiz ve farklı markalar olduğunu,  raporlarda yer alan tespitlerin sunulan deliller ile badaşmadığını, kararın, aynı yerel mahkemece müvekkilinin açtığı bir başka davada sadece 3 ay önce tanzim edilen karar ile çeliştiğini, mezkur yerel mahkeme kararı ve Kurum kararlarının müvekkilinin ... markasının Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğunu, bilhassa 25. sınıfta çokça kötü niyetli bir şekilde taklit edildiğini ve müvekkilinin markasının tek harfi değiştirilerek 25. Sınıfta tescil edilen iş bu davaya konu başvurusunun da bu kötüniyetli başvurulardan biri olduğunu kanıtladığını, davalının süresi içerisinde sunulmayan savunmalarının, savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı bir şekilde dikkate alındığı bilirkişi incelemelerine dayalı tanzim edilen kararın sırf bu nedenle dahi kaldırılması gerektiğini, bilirkişilerin jenerik ibareleri “ayırt ediciliği yüksek” olarak nitelendirdiğini, bilirkişilerin “...” ibaresinin İtalyan bir futbolcu soyadı olmasının markaları farklılaştırdığı yorumunun hatalı olduğunu, dünya çapında yoğun ve yaygın olarak kullanıldığı yerinde bir şekilde tespit edilen müvekkilinin markasının Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi kapsamında korunmayacağı tespitinin isabetsiz olduğunu, müvekkilinin ... markasının hazır giyim ve moda sektöründe dünya çapında İspanya ve Kolombiya başta olmak üzere pek çok ülkede kullanıldığı ve WIPO tarafından bir markanın tanınmış marka olarak kabulü için aranması gerektiği belirtilen kriterleri taşıdığının kanıtlandığını, davalının kötüniyetle hareket ettiğini, müvekkilinin ... markasının gerçek hak sahipliğine ilişkin değerlendirmeye yeterli inceleme yapılmaksızın varıldığını, bilirkişilerin markalar arası benzerlik ile ilgili hatalı değerlendirmelerinin KHK'nın 8/5 ve 35. hükümlerine dayalı taleplerin de hatalı değerlendirilmesine neden olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet  \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, zira davacının ... markasının bir anlamı olmadığı, davalının marka başvurusunun ise İtalyan Futbolcu ... ...’nin soyadı olan ... kelimesi ile buna eklenmiş “... ...” ibaresinden oluştuğu, diğer yandan davacının, 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi uyarınca, ... markasının, özellikle çanta sektöründe dünya çapında yoğun ve yaygın bir kullanımının olduğu, ancak söz konusu markanın ülkemizde kullanıldığını gösterir herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının ... markasının, dava konusu marka başvurusundan önce ülkemizde tescilli olmadığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, bu kapsamda 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi kapsamında tanınmış marka korumasından ve Paris Sözleşmesi 1. mükerrer 6. maddesi ile tanınan korumadan yaralanmasının mümkün olmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"419af5308ea0ed03","SID":"8601941038136b74"}}