{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/909 <br>KARAR NO\t: 2024/1017<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                   \t       K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/222 E.  -  2021/246 K.<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>\t...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2021 tarih ve 2020/222 E. - 2021/246 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ... markalarının sahibi olduğunu, yurtiçinde ve dışında çok sayıda fiziki mağaza ve ....com.tr internet mağazası üzerinden tüketiciye şık, trend ve kaliteli giyim eşyaları sunulduğunu, ... esas unsurlu başvuru markasının, davacının ... markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markaların işitsel olarak neredeyse aynı olduğunu, tüketicilerin markaların başlangıcına daha fazla dikkat ettiğini, kapsamların aynı olduğunu, davalı marka başvurusunun, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlayacağını ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek 2020-M-5687 sayılı YİDK kararının iptali ile tescili halinde 2018/117206 başvuru sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davacıya ait ... ve davalıya ait ... markalarının bütünsel genel izlenimde benzer olmadığını, davacı markalarının tanınmış olduğuna ilişkin delil ibraz edilmediğini, Kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir<br>Davalı ... vekili, başvuru markası olan ... ile itiraza mesnet ... esas unsurlu markaların ortalama tüketici nezdinde bütünsel algılamada karıştırılacak düzeyde benzer olmadığını, her iki markanın bulunduğu sektör ve kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, müvekkilinin davacı aleyhine haksız rekabet oluşturmadığını, davacı markalarının tanınmışlığına ilişkin delil ibraz edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının markanın başlangıcındaki müşterek ... ibaresinden kaynaklı olarak kısmi görsel benzerlik bulunduğu, ancak, davacının itiraza mesnet markalarının ilk hecesinin “...” olmasından bahisle, davacının salt ... kelimesi veya ... ibaresinden türetilen tüm markalar bakımından otomatikman üstün hakka/tekele sahip olduğunun  kabul edilemeyeceği, başvuru markası “...” olarak işitilirken, itiraza mesnet markaların “...” olarak işitileceği için, düşük düzeyde de olsa işitsel benzerliğinin bulunduğu, kavramsal olarak mukayeselerinde ise, itiraza mesnet “...” markasının bilinen bir anlamının olmadığı, “...” kelimesinin ise İngilizce’de “Öküz, beceriksiz/yeteneksiz/görgüsüz/aptal kimse” gibi anlamlara geldiği ve başvuru markasının davacı markalarından kavramsal olarak bariz derece de uzak olduğu, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilirken markaların ayırt edici unsurlarının bütüncül görünümünün nazara alınması gerektiği, bu hale göre dava konusu markanın bir bütün halinde \"...\" kelimesinden, davacıya ait itiraz markalarının bir bütün halinde \"...\" kelimelerinden oluştuğu ve bu şekilde algılandığı, dolayısıyla makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, davacı markalarını \"...-...\" olarak değil, \"...\" olarak algılayacağı, bu hale göre; daha önce davacıya ait \"...\" markalarını gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu \"...\" markasını gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı, markaların bütüncül görünümlerinin birbirlerine benzer olmadığı, markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, dava konusu marka ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığından, davalı şahsın marka işlem dosyasında ileri sürdüğü kullanmama def'inin yargılamanın sonucuna etkisi bulunmadığından, bu husus ayrıca değerlendirilmediği, ... markasının ulaştığı ve korunduğu tanınmışlık düzeyini ve ilgili alıcı kitlesini oluşturan nihai tüketici nezdinde refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış marka olduğunu tespite imkan verecek şekilde davacı markasının toplumun ilgili kesiminde markanın tanınma derecesini gösterebilecek şekilde delilin bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olduğu kanaatine ulaşılması halinde dahi, ilgili alıcı kitlesinin “...” markalı bir gıda malını veya “...” markalı/tabelalı bir dükkan/market/şarküteride 35. sınıfa konu yiyecek mallarının satıldığını gördüklerinde,  ... markasıyla sunulan gıda maddeleri veya hizmetleri, gıda sektöründe kullanılmayan ve bu sektörle ilişkilendirilemeyecek kadar uzak olan giyim eşyaları ve aksesuarlarda kullanılan “...” markasıyla ilişkilendirileceğinin ve bu kurulan bağlantının sonucunda ortalama alıcı kitlesinin ekonomik davranışlarında ve satın alma tercihlerinde değişiklik olacağının, ... markalı giyim eşyalarını hatırlayarak ... markalı gıda maddelerini seçerek davalı yanca haksız menfaat temin edilmesi veya zihinlerindeki ... markasına ilişkin olumlu olgunun sarsılarak itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi durumlarından birinin gerçekleşebileceğinin somut ve mantıklı çıkarımlar ve somut delillerle ortaya konulamadığı, somut olayda SMK m.6/4 ve m.6/5 hükümleri koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  ilk derece mahkemesine ait kararın aksine, tescil edilmesi halinde iltibasın söz konusu olacağının açık olduğunu, tescil başvurusu yapılan markanın müvekkilinin markasının içerisinde aynen ve ilk göze çarpan unsur olarak yer aldığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, müvekkili adına tescilli “...” markaları ve davalının “...” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı yana ait “...” ibareli marka başvurusunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının ... ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet ... esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, markaların bütüncül görünümlerinin birbirlerine benzer bulunmadığı, diğer yandan davacının ... markasının tanınmışlığının ispat edilemediği gibi somut olayda SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddelerinin koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fb7a1e72117f0a3","SID":"8a85765145edd9b1"}}