{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1394 Esas<br>KARAR NO: 2024/1002<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/02/2021<br>NUMARASI: 2016/544 E. - 2021/210 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili esas ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; şirketin muhasebe işlemleri için muhasebe müdürü davalı ...'ye 12/03/2015 tarihinde vekaletname verildiğini, ancak vekilin bazı hatalı işlemlere yöneldiğinin tespit edilmesi üzerine 14/10/2015 tarihinde azledildiğini, söz konusu azil namenin 15/10/2015 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiğini, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerde ilan edilerek üçüncü kişilerin bilgisine sunulduğunu, azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına ... İkitelli  Şube Müdürlüğünden, ... Bankası Beylikdüzü Şube Müdürlüğünden ve ... Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini,  azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20I5/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, soruşturma dosyasındaki ifadeler incelendiğinde suç nitelikli eylemler ile müvekkiline ne denli zarar verildiğinin anlaşılacağını, 09/03/2016 keşide tarihli ... İkitelli Şubesine ait ... numaralı çekin 16.500.-TL bedelle doldurulup bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit talebiyle  dava  açmak  gerektiğini, takibe  konu çekin müvekkil şirket  yetkilisinin imzasını içermediğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, HMK m. 208/4 gereğince sahte imzanın sahibi ...'nün de davalı olarak gösterildiğini, HMK m. 209 gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, çekin ciro silsilesi bilinmediğinden diğer cirantalara karşı davalı sıfatı ile dava açma hakları veya dahili davalı olarak davaya dahil etme haklarını  saklı tuttuklarını beyanla , davalı ... ’nin lehtar ve ... Tic. Ltd. Şti.nin hamil göründüğü ... İkitelli Şubesinin 09/03/2016 keşide tarihli, ... nolu ve 16.500.-TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı  ...  vekilinin  cevap  dilekçesinde  özetle; Davacının  kötü niyetli olduğunu, davacının asıl niyetinin şirket muhasebecisi olan diğer davalılardan ... tarafından piyasaya sürülen çeklerin ödenmesinin engellenmesi yönünde olduğunu, ...'nün yaklaşık 10 yıldır davacı şirkette çalışmakta olduğunu ve muhasebe işlemleri için belirtilen tarihten önce de imzaya yetkili çalışan olduğunu, davacının sahtecilik iddiasının da yerinde olmadığını, yürütülen soruşturmayı bu davaya esas göstermesinin hukuken uygulanabilir olmadığını, kaldı ki söz konusu soruşturmanın halen devam etmekte olduğunu ve şikayet edilenler hakkında herhangi bir ceza davasının açılmadığını, çekteki imzanın sahte olmadığını, davalılardan ...'ye ait olduğunu, ... tarafından piyasaya bugüne kadar şirket adına bir çok çek sürülmesinin ve bunun davacı tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, müvekkili açılmış bulunan davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebligine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Birleşen dosya davalı ...Tic. Ltd. Şti. dava dilekçesine verdiği cevapta özetle; dava konusu çekin yetkili kişi tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin alacaklı olduğu davalı ...'dan çeki ciro yoluyla aldıklarını, dava konusu çekin ileri tarihli bir çek olduğunu, 10/08/2015 tarihli tahsilat makbuzunu delil olarak sunduklarını, Büyükçekmece  Cumhuriyet Başsavcılığının  20I5/39744 soruşturma sayılı dosyasındaki davacı Şirket yetkilisi ...’nun beyanında ...’yü 2007 yılından beri her yıl yıl yenilenmek üzere vekaletname verdiğini ifade ettiğini, ifadelerden davacı şirketin dava konusu çeklerin azilden önce verildiğini bildiğini, aynı soruşturma dosyasındaki ...’nün ifadesinde çekleri ileri tarihli olarak düzenlediğini kabul ettiğini, iyi niyetli 3. kişi olduklarını, çeklerdeki mücerretlik ilkesi gereği davacının şahsi defilerini kendilerine karşı ileri süremiyeceğini beyanla, davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından verilen cevapta; Dava dilekçesinde bahsi geçen çekle müvekkil şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, şirket kayıtlarında böyle bir çek bulunmadığından ve davacı şirketle uzun yıllardır nakit olarak çalıştıklarından, davaya konu çekin şirketlerince ciro edilmesinin imkansız olduğu, çekteki imza ve ciroya itiraz ettiklerini kendileri tarafından tedavüle sürülmediğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince;İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesine göre; davacının davalılardan ...’ye 12.03.2015 tarihli ve Büyükçekmece .... Noterliğin ... yev. numarası ile vekalet vermiş olduğu, iş bu vekaletnamenin incelenmesinde; davacının davalı ...'ye \"milli ve yabancı bankalar ile özel finans kurumları nezdinde adına her türlü hesap açmaya, açılacak hesaplar ile bu güne kadar açılmış mevcut hesaplardan dilediği miktarda para çekmeye, çek karnesi talep etmeye, almaya, evrakları tanzim ve imzaya, çekleri ciro etmeye bankalarda açılan kredi hesaplarını tanzim ve imzaya\" yönelik geniş yetkiler verildiği, davalı ...'nün Cumhuriyet Savcılığında  şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde davacı şirkette müdür olarak görev yaptığını şirket yetkililerinin vekaletinin kendisinde mevcut olduğunu, bu vekaletnameye istinaden ... Bank, ... Bank ve ... Bankta hesap açarak şirket adına çek aldığını, bu 3 bankadan almış olduğu çekleri şirket adına ve çoğunlukla kendi ticari ilişkilerinde kullandığına dair ifade verdiği, davacı tarafından 14/10/2015 tarihli Büyükçekmece Noterliğinin ... Yev. Numarası ile davalı ...'nün azledildiği ve bu hususun gazetede ilan edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... duruşmalara katılamamış, davaya cevap vermemiştir. Bu nedenle çekteki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığı konusunda inceleme yapılamamış ise de davalı soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde davacı şirket adına aldığı çekleri kendi ticari ilişkilerinde kullandığını kabul etmiştir.Davacı dava konusu çeklerin yetkisiz temsilci tarafından tanzim edildiğini iddia etmekte, davalı Yalçınkaya şirketi vekili ise davaya konu çekin davalı ... azil edilmeden önce davalının çek tanzim etme yetkisi var iken ileri tarihli olarak çekin düzenlendiğini savunmaktadır. Dava konusu çekin incelenmesinde çekin keşide tarihinin 09/03/2016 tarihi olduğu ve tarih itibariyle çekin azilname ve ilandan sonra keşide edildiği anlaşılmaktadır. Çek ödeme aracı olup ticari hayat içinde ileri tarihli olarak keşide edilmesi mümkündür. Her ne kadar davalı ... şirketi vekili çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini savunmuş ise de; çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğinin iddia eden davalı vekilinin iddiası ispat ile yükümlü olduğu, davalı vekilinin sunmuş olduğu 30/10/2015 tarihli çek tevdiat bordrosunun tek taraflı olarak düzenlendiği, bankaya sunulduğu tarihin tespit edilemediği, dosyaya sunulan evraklarda çekin azilden önce düzenlendiğine ilişkin somut bir delil elde edilemediği, davalının iddiasını yasal deliller ile ispatlayamadığı, davalı ... şirketinin ciro yoluyla çeki aldığı ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...'ın dava konusu çekin iadesi konusunda davacı ile anlaşmaya vardığı anlaşılmıştır. Çekin keşide tarihi itibariyle yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği, çekin tanzimini haklı kılar bir alt ilişkiye rastlanmadığı, bu nedenlerle davaya konu çekin de yetkisiz temsilci tarafından keşide edildiği ve bu mutlak definin herkese karşı ileri sürülebileceği sabit olmakla, davanın kabulü ile davacının dava konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ... vekilinin sunduğu protokol dikkate alınarak ve davalı ... şirketinin çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını, çeki kendilerinin tedavüle sokmadıklarını beyan etmeleri, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle davalı ... şirketi ve davalı ... aleyhine yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilmemiş, kötü niyet tazminatının yasal şartlarının oluşmadığı kanaatiyle reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile;1-Esas ve birleşen dosyalarda DAVANIN KABULÜ ile; ... İkitelli Şubesine ait davacını keşidecisi olduğu, 09/03/2016 keşide tarihli, ... numaralı ve 16.500 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,2-Kötüniyet tazminatının reddine,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararına esas alınan bilirkişilerin raporlarının hiçbirinin yerinde olmadığını, davalı lehdar ...’nün ceza kovuşturmasındaki beyanlarında çekleri şirketteki yetkilerinden azledildikten sonra keşide ettiğini kabul ettiğinin tespit olunmadığını, aksine hem ..., hem de davacı şirket yetkilisi beyanlarında çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiğinin ortaya çıkmasının ardından ...’nün davacı şirket tarafından azledildiğini ortaya koyduğunu, resmi makamlar huzurunda verilen ve resmi belgelere geçirilen ikrar niteliğindeki bu beyanların işbu uyuşmazlığın çözümünde kritik öneme sahip olduğunu, buna karşılık yerel mahkeme tarafından ...’nün beyanlarının sanki yetkisiz çek tanzim ettiğini ikrar etmiş olmasını değerlendirmemesi ve şirket yetkilisi ...’nun ikrarlarına hiç yer verilmemiş olmasına şeklindeki hükmünü hatalı hale getirdiğini, çekin ait olduğu banka tarafından yerel mahkemenin yazısına verilen yazıda, davacıyı ilgilendiren kayıtlarının sunulmuş olduğunu, bu kayıtlarda işbu davaya konu çekin bulunduğu çek defterlerinin davacı yetkilisine teslim edildiğini, çek defterlerinde davaya konu çekten daha sonra gelecek şekilde geçmiş tarihli olacak şekilde keşide edildiğinin anlaşılmış olduğunu, banka kayıtlarını da müvekkilinin şirket defter ve kayıtlarını desteklediği ve müvekkilinin lehtarı olduğu işbu davaya konu çekin müvekkilinin iddia ettiği tarihte düzenlendiği iddiasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığının ortada olduğunu, aynı kayıtlarda azilname tarihinden sonraki bir keşide tarihini taşıyan birçok çekin ödenmiş olmasının da davacının işbu davada iyi niyetli şekilde hareket etmediğini ortaya çıkarttığını, müvekkilinin çeki teslim aldığı tarih olan 10/08/2015 tarihini gösteren ticari defter kayıtları ile birlikte çekin borç ödemek amacıyla dava dışı ... Tic. A.Ş. 'ye sunulduğunu gösterir tahsilat makbuzu ve ... Tic. A.'nin dava konusu çeki aldığına dair mahkemeye sunmuş oldukları bordrolarda da yazılı delil olarak sunulduğunu, tüm bu belgeler, çekin teslimi yönündeki maddi vakıanın tarihini ortaya koyan delillerden olduğunu ve şirket defter ve kayıtlarını destekler nitelikte olduğundan bahisle ilk derece mahkemesince kurulan kararın incelenerek kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ileri tarihli çek savunmasının, İİK madde 169/a hükmünde zikredilen, resmi evrak ya da borçlu imzasını içeren belge ile ispatının zorunlu olduğunu, İİK madde 169/a hükmüne göre, davalının “ileri tarihli çek” savunmasının kabul edilebilmesi için ya “resmi makamlarca düzenlenmiş” bir evrak ya da “imzası ikrar edilmiş davacıya ait bir belge” sunulmasının zorunlu olduğunu, bilirkişilerin de, İİK madde 169/a hükmüne uygun olarak, dosyadaki kayıtların; resmi belge olmamasını, borçlunun imzasını içermemesini ve nihayet davalı beyanlarının, davacı beyanlarına bir üstünlüğü bulunmamasını ve keza davalının her zaman bu belgeleri düzenleyebileceğinden hareketle delil niteliğinde bulunmadığına, haklı yönde işaret ettiğini, bilirkişilerin, ileri tarihli çek savunmasının davalı tarafından \"...kesin delillerle ispat edilmesi gerekeceğine, somut olayda bu tür bir ispat vasıtasına rastlanılmadığı...\" yönündeki tespitinin yerinde olduğunu, yine bilirkişilerin, davalının dayandığı belgelerin HMK'da düzenlenen \"senede karşı senetle ispat\" uygun düşmediğine de değindiklerini, davalının ileri tarihli çek düzenlendiği savunmasına dayanak olarak, (bilirkişilerce delil niteliğinde bulunmadığı tespit edilen) kendisi ile dava dışı banka ve diğer davalı arasında imzalalan belgelere dayandığını, bu belgelerin İİK madde 169/a maddesinde yer alan belgelerden (müvekkilin imzasını içeren yada resmi makamlarca onanmış belge niteliğinde) olmadığı gibi \"her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden\" olup, delil niteliğinin bulunmadığını, uzman bilirkişilerin de bu yöndeki savunma \"senete karşı senetle yada kesin delille\" ispata muhtaç hususlarından olduğunu, dava dosyası incelendiğinde davalı, alacağının varlığını genel hükümlere göre ispatlayacak herhangi bir müspet delil dosyaya sunamadığını, esasen böyle bir iddia veya savunmada da bulunmadığını, sonuç olarak, davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararı hukuka uygun olup davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/858 Esas 2018/181 Karar sayılı kararda davacının ... Ltd şti davalının ... Ltd Şti olduğu, davacı tarafından 09/03/2016 keşide tarihli ... çek numaralı 16.500,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edildiği. Mahkemece işbu dava mahkemenin 2016/544 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/712 Esas 2017/616 Karar sayılı kararda davacının  ... Ltd şti davalının ... Ltd. Şti. olduğu, davacı tarafından 09/03/2016 keşide tarihli 0080503 çek numaralı 16.500,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edildiği. Mahkemece işbu dava mahkemenin 2016/544 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Davacı tarafından asıl dosyada dava dilekçesi ile açılan 09/06/2016  keşide tarihli 0080503 çek numaralı 16.500,00 TL bedelli çekte müvekkil şirket yetkilisinin imzasını içermediği, çekin keşide tarihinde müvekkil ile iş akdi ilişkisi kesilen yetkisi kaldırılan (azledilen) Davalı ... tarafından imzalandığını, şirket yetkilisinin ...  olduğunu, ...'nün çekin keşide tarihinden günler önce azledildiğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemi müvekkili sorumluluk altına sokmayacağını belirterek 09/06/2016  keşide tarihli ... çek numaralı 16.500,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatının davalılardan tahsili talep ve dava etmiştir.Davanın konusu; İİK 72.maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır.Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... Ltd. Şti. Tarafından borçlular ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine konu çekte keşidecinin ... Ltd. Şti. Lehtarın ... Ltd. Şti., cirantaları ... , ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., olduğu çek keşide tarihinin çizilerek 09/03/2016 tarihi olarak düzeltildiği ve paraf imzanın yer aldığı, bankaya ibrazında işbu çekin keşideci imzası ile tutmadığından işlem yapılamadığı belirtilmiştir. 04/10/2019 tarihli Ekonomi ve Finans Uzmanı Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi ve Yeminli Mali Müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; davacının ve davalılardan ... Ltd. Şti.'nin defterlerinin incelendiği, davacı defterlerinde çek kaydına rastlanmadığı ve dava konusu çeklerin ileri tarihli olduğunu, davalılar tarafından deliller ile ispatlanması gerektiği, ispat edilemediği için davalı ...'nün vekaletten azledildikten sonra çekleri keşide edildiğini kabul edilmesi gerektiği keşide tarihinin vekalet azlinden sonraki tarihi taşıması azlin noterden yapılması, ve gazetede ilan edilmesi ile çekin yetkisiz temsilci ile tanzim edilmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle çekin yetkisiz temsilci tarafından keşide edilmiş çek olarak yorumlanması gerektiği ve bu nedenle davacının sorumlu tutulamayacağı, davacının çek nedeni ile sorumlu olmaktan kurtulsa dahi imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca çek üzerinde imzası bulunan diğer kişilerin (avalist ciranta gibi) diğer kişilerin sorumluluklarını devam edeceği belirtilmiştir. Mahkemece esas ve birleşen davalar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. İstinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılardan ... Tic. Ltd. Şti. çekte en son hamildir. Büyükçekmece .... Noterliğinin 14/10/2015 tarihli azilnamede; ... Ltd Şti'nin ...'ye vermiş olduğu Büyükçekmece .... Noterliğine ait 12/03/2015 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde azlettiği, azilname'nin ...'ye 15/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Somut olayda davacı şirket vekili tarafından takibe konu 09/03/2016 tarihli çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı, şirketin muhasebe işlemleri için ...'ye 12/03/2015 tarihinde Büyükçekmece .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekaleti ile vekaletname verildiğini, vekilin hatalı işlemleri tespit edildiğinde; Bakırköy ... Noterliğinin 14/10/2015 tarihli ... numaralı azilnamesi ile azledildiğini, 15/10/2015 tarihinde azilnamenin ...'ye tebliğ edildiğinin, azledilme durumunun Türkiye genelinde yayın yapan gazetede ilan edildiğini, çek keşide tarihinde azledilen ... tarafından çekin imzalandığını ileri sürmüştür.Davalı vekili istinaf dilekçesinde bankadan gelen cevabi yazı ve defter kayıtlarında çekin 10/08/2015 tarihinde kayıt edildiğini ileri sürdüğü, Davacı tarafça ...'nün 14/10/2015 tarihinde azledildiğinin anlaşıldığı, ancak mahkemece davacı ve davalı ... Ltd Şti.'nin defterlerinin bilirkişilere incelettirildiği anlaşılıyor ise de; sadece taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığının, beyan edilmekle yetinildiğini, oysa çekteki ciro silsilesine göre keşideciden sonra lehtar ciranta ... Ltd Şti, ... Lti Şti. cirolarının bulunduğu, bu şirketlerin defterlerinin incelenmediği, çekin kayıtlı olup olmadığı, kayıt tarihi ve ... Ltd Şti. kayıtlarına alınma tarihinin tespitinin gerekli olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalılardan ... Tic. Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Birleşen dosya davalılarından ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2021 tarih, 2016/544 E. 2021/210 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran birleşen dosya davalılarından ... Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3264e66eabbc43c0","SID":"4ef760360a5f03d0"}}