{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/463 Esas 2024/715  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/463 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/715<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2023/492 Esas 2023/826 Karar<br>DAVACILAR <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 18/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t : 23/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 11/06/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ortağı olduğu ve ticaret sicilinden terkin edilen şirketin 2 adet aracı bulunduğunu, şirketin tasfiyesinin yapılarak bu malların kayıtlarının düşülmesi gerektiğini belirterek ... Makina İnş. Tur. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 2 adet araç yönünden ek tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; şirketin terkininin hukuka uygun olarak yapıldığını, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, davanın açılmasında kusurunun bulunmadığını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı sicil tarafından TTK'nun geçici 7. maddesinde sayılmayan 5174 sayılı oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkininin yasaya aykırı olduğu, davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasına kayıtlı ... Makina İnş. Tur. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, kararın ticaret siciline tesciline ve usulüne uygun olarak ilan edilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, TTK'nun 547/2. hükmünün mahkeme tarafından göz ardı edilerek ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanmasına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığı gibi davacının dava dilekçesinde açıkça ek tasfiyenin talep edildiğini, tebliğlerin yürütmenin düzenleyici işlemi niteliğinde olup, çıkarılmasının amacı normlar hiyerarşisinde üstte kalan düzenlemelere aykırı olmamak şartı ile bu düzenlemelerin nasıl uygulanacağını göstermek olduğunu, hukuk sisteminde bu şekilde düzenlemelere yer ve izin verilmesinin amacı da kanunların kazuistik metotla düzenlenmesinin önüne geçmek olduğunu, müdürlüğün tescile dair verilen kararlarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu taraflarına yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİhyası talep olunan şirketin terkinine dayanak belgeler, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, dava dilekçesinde belirtilen 2 adet araca ilişkin tescil bilgileri dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı yan ortağı oldukları ... Makina İnş. Tur. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin sicilden terkin edildiğini, şirket adına kayıtlı 2 adet araç bulunduğunu belirterek şirketin ek tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda terkinin mevzuata aykırı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.<br>\t6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ihyası istenen şirkete bila tebliğ olduğu ve şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadığı anlaşılmaktadır.  <br>\tİhyası talep edilen ... Makina İnş. Tur. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir. \t<br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tİhyası talep olunan şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin adresten taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. <br>\tÖte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; \"Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir.<br>\t30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 1. maddesinin \"d\" bendinde; \"18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; \"01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır\" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus)  bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında  anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas  2017/1193 karar sayılı kararında; \"... Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır\" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>\tÖzetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.<br>\tDoktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin  İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,).<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2023 tarih ve 2023/6272 Esas 2023/7130 Karar, 04/12/2023 tarih ve 2023/6185 Esas 2023/7038 Karar sayılı ilamları). <br>\tDavacı yan dava dilekçesinde açıkça iki adet araç yönünden şirketin ek tasfiyesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, davacılar ihyası istenilen şirketin ortakları ise de, dava dilekçesindeki talebin şirkete ait iki adet aracın tasfiyesi için şirketin ek tasfiyesine yönelik olduğu gözetilerek ihyası talep olunan şirketin davacı yanın talebi gözetilerek 2 adet araçla sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilerek şirkete tasfiye memuru atanması gerekirken yanılgılı gerekçe ile şirketin tam ihyasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>\tDavalı temsilcisinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, talebe konu şirketin 2 adet aracın tasfiyesi için ek tasfiyesine, tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkilisi ...'nın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ihya kararı kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin ve harcın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve 2023/492 Esas 2023/826 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\tB)1-Davanın KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Makina İnş. Tur. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne ait Ankara Trafik Tescil Müdürlüğü’ne kayıtlı ... ve ... plakalı araçların tasfiyesi için ... Makina İnş. Tur. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ek tasfiyesine, <br>\t2-TTK'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkili temsilcisi ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, <br>\t3-Karar kesinleştiğinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına, <br>\t4-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t6-Davacılar tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>\t7-Davacılar tarafından yatırılan 47,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t2-Davalı tarafından tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davadaki haklılık gözetilerek davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024<br><br>Başkan -              Üye -                      Üye -              Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3f51ec66e0b4af3","SID":"9c5ac099a1e8df72"}}