{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ        <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/659 <br>KARAR NO\t: 2024/899<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t:<br>ÜYE \t:<br>ÜYE\t:<br>KATİP\t: <br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/01/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/828 Esas-2020/17 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t\t     \t<br>\tDavalı asil tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif üyesi olduğunu ancak üyelik aidatı ile ek ödemelerden dolayı borçlu bulunduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamelerden de sonuç alınamadığını, bu nedenle alacağın tahsili için takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı asil, kendisinin davacı kooperatife ödemeler yaptığını ancak davacının fahiş oranda faiz talep ettiğini, davacının kendisinin haberi olmadan toplantılar düzenlediğini, usulüne uygun çağrı yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Dava, ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.<br>Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/36711 Esas Sayılı dosya sureti dosya arasına celp edilmiştir.<br>Davacı (alacaklı) kooperatif vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 15/10/2018 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/36711 E. sayılı dosyasıyla toplam 14.209,38 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 19/10/2018 tarihinde tebliği sonrası davalı-borçlunun 22/10/2018 tarihli dilekçe ile yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın 23/11/2018 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br> Davalının, davacı kooperatifin üyesi olduğu noktasında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacı tarafından talep edilen aidatın miktarı ve davalı üyeden talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>Taraf delilleri toplandıktan, Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğündeki davacı kooperatife ait kayıtların birer sureti de dosyaya kazandırıldıktan sonra, takip tarihi tarihi itibarıyla varsa davacı alacağının hesaplanması bakımından dosya kapsamı ve ekleri ile davacı kooperatife ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Dosya kendisine tevdi edilen mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 25/11/2019 tarihli raporda özetle; kooperatif kayıtlarına göre davalının halen davacı kooperatifin ortağı olduğu, davalıdan talep edilen aidat borcunun 01/01/2016-15/10/2018 dönemine ait tasfiyeye ve kooperatifin iş ve işlemlerinin gerektirdiği harcamalar için olduğu, anılan dönemde davalının 8.305,35 TL aidat, 499,98 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 8.805,33 TL tutarında davacı kooperatife ödenmemiş borcunun bulunduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.<br>1163 sayılı KK.'nun 1. maddesinde hükme bağlandığı üzere, kooperatifler karşılıklı yardımlaşma, dayanışma kuruluşudur. Kooperatif, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini korumak zorundadır. Yine, aynı Yasanın 23. maddesinde ortakların hak ve vecibelerinde eşit olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince tüm kooperatif ortaklarının kooperatifin amacının gerçekleşmesi için gereken aidat ve genel gider paylarını ödemek zorundadırlar.<br>1163 sayılı KK.'nun 42. maddesinin 5. bendinde; \"Kanun ve anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek\" denilmek suretiyle genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerin sadece bu bentlerde sayılanlarla sınırlı olmadığı, kooperatif anasözleşmesiyle genel kurula tanınmış olan konular hakkındaki karar verme yetkisinin de bir başka organa devir ve terk edilemeyeceği belirlenmiştir. Buna göre, yapı kooperatifi ömek anasözleşmesinin 23/6. maddesi ile ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasların tespit edilmesi, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerdendir. Genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerin bizzat genel kurul eliyle kullanılması esastır.<br>Yargıtay kararlarına göre, aidat borçlarına faiz yürütülebilmesi için anasözleşmede bu konuda bir hüküm bulunması ya da genel kurul kararı alınmış olması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 13/05/1999, E.:3468, K.:3936, Ahmet Kurtulan, Kooperatifler Kanunu ve Açıklaması, 5. baskı 2007, Seçkin Yayıncılık, s.: 223).<br> Genel kurul, kooperatifin bütün ortaklarını temsil eden en yetkili organdır. Genel kurulda alınan kararlar iptal edilmedikçe tüm ortakları bağlar. Genel kurulun bu yöndeki kararlarının uygulanabilmesi için ortaklara tebliğine gerek bulunmadığı gibi bu tip kararlar genel kurula gelmeyen ortaklar için de bağlayıcıdır. <br>Diğer yandan; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 88. maddesinde getirilen düzenlemeyle; faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, maddenin 2. fıkrasında ise sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağı hüküm altına alınmış, Kanunun “Temerrüt Faizi\" başlıklı 120. maddesinin 2. fıkrasında da; sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı hükme bağlanmıştır. TBK’nundaki sözkonusu değişiklik ve bu konudaki Yargıtay uygulamaları karşısında; davalı kooperatifin genel kurullarınca belirlenen gecikme faizi oranları değil, TBK’nunda yapılan düzenlemeyle belirlenen temerrüt faizi oranlarının esas alınması gerekmektedir.<br>Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen 25/11/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının, davacı kooperatifin aidat ödemeli normal ortağı olduğu,  kooperatif genel kurullarında alınan kararlar gereği yapmış olduğu ödemelerin mahsubu sonrasında takip tarihi itibariyle davacı kooperatife 8.305,35 TL aidat ve 6098 sayılı TBK hükümlerine uygun olarak belirlenen 499,98 TL gecikme faizi borcunun bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/36711 esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin 8.305,35 TL'lik asıl alacak kesimi ile 499,98 TL'lik işlemiş faiz kesimine yönelik davalı itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar ile 8.305,35 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.<br>Dava konusu alacağın (aidat alacağı) likit nitelikte olduğu gözetilerek, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davalı asil istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacıya borcu bulunmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık; davacı kooperatif üyesi olan davalının davacıya aidat ve ek ödeme nedeniyle borçlu olup olmadığı, bir başka deyişle davacının belirtilen alacaklar nedeniyle davalı üyesi hakkında giriştiği takibin yerinde olup olmadığı ve takibin miktarı hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava, davacı kooperatif üyesi olan davalının davacıya aidat ve ek ödeme borcundan kaynaklanan takibe vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/828E., 2020/17K. sayılı dava dosyasında verdiği 16/01/2020 tarihli kararına yönelik davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 601,49 TL istinaf harcından peşin alınan 150,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 451,49 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>12/06/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  12/06/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br><br>Üye ...<br><br>Üye ...<br><br>Katip ...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f50223c10b9c22d","SID":"59da2dd08103f8c8"}}