{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/1774 Esas 2024/711  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1774 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/711<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br> <br>TARİHİ\t\t: 10/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/863 Esas 2023/656 Karar<br>DAVACI\t:\t <br>DAVACI VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVA\t: Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) <br>DAVA TARİHİ\t: 26/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/06/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, aracın karıştığı trafik kazası sonucu ağır hasara uğradığını, davalı tarafından müvekkiline pert bedeli olarak toplam 360.000,00 TL ödendiğini, müvekkilinin ihtirazi kayıtla parayı aldığını, rayiç bedelinin altında ödeme yapıldığını, davalının müvekkiline ait aracın bedelini kaza tarihinden kısa süre sonra belirlediği halde tespit ettiği tarihte ödeme yapmadığını, tespit tarihinde ödeme yapılsaydı bu ödemenin kabul edilebilir olacağını, ancak davalının müvekkilini bir ay boyunca bekleterek dava açılmasını zorunlu hale getirdiğini, ikame araç vermediğini, müvekkilinin bir ay boyunca araçsız kalarak sürekli taksi kullanmak zorunda kaldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin 15/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 65.000,00 TL'ye artırmıştır. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının zararını tazmin ettiğini, aracın riziko anındaki değerinin ödeneceğini, müvekkilinin başka bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile sigortalı aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 425.000,00 TL olduğunun belirlendiği, ödenen 360.000,00 TL düşüldükten sonra davacının 65.000,00 TL talep edebileceği, davacının dava konusu trafik kazasından dolayı davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmayan 65.000,00 TL zararının olduğunun toplanan delillere uygun olan bilirkişi raporu ile ispatlandığı, davacı yanın talebini 64.000,00 TL artırarak 65.000,00 TL'ye yükselterek artırdığı tutarın peşin harcını ödediği, dava konusu aracın kasko sigortası ile sigortalayan davalı sigorta şirketinin belirlenen tazminattan sorumlu olduğu, Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesinin 1. fıkrası gereğince 17/06/2022 tarihinde davalı tarafından davacıya ödeme yapılması göz önünde bulundurulduğunda hasar dosyasında işlemlerin tamamlandığı 17/06/2022 tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 65.000,00 TL’nin 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aracında söz konusu kaza nedeniyle meydana gelen hasarın poliçe özel ve genel şartları ile genel hükümler doğrultusunda tazmin edilmiş olmakla, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, müvekkilinin ödemesi gereken tüm tutarı ödediğini, poliçede belirtilen rayiç değer klozuna istinaden işlem sağlanmış olup, piyasa bedelinin belirtilen tarihte satılabilir rakamları üzerinde işlem sağlanarak mutabık kalındığını, davacının dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafa yapılan teklif kabul edilmediğinden yeniden değerlendirme yapıldığını, tespit edilen en yüksek rayiç bedelin ödendiğini, davacının kasıtlı olarak geç ödeme yapıldığı iddiasının kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından aracın riziko anındaki değeri ödenecek olup başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bu kapsamda yeterli ödeme yaptığını, davaya konu aracın teminat altına alındığı kasko poliçesinde rayiç değer klozunda belirtildiği üzere işbu poliçede teminat altına alınan sigortalı araç hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına alındığını, sigorta tazminatının hesabında sigortalı aracın riziko gerçekleşmesi anındaki rayiç değerlerinin esas tutulacağını, sigorta bedelinin de rayiç bedel olarak belirtildiğini, müvekkilinin aracının hasar anındaki sigorta değerini ödemekle yükümlü olduğunu, rayiç değer formunda belirtildiği üzere aracın ortalama rayiç değerinin davacı tarafa ödendiğini, aracın kaza tarihindeki piyasa güncel değeri olarak 360.000,00 TL üzerinden mutabık kalındığını, davacı tarafından mutabık kalınan bedel üzerinden mutabakatname, taahhütname ve ibraname imzalandığını, davacı tarafından talep edilen bedelin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından imza altına alınan mutabakatname, taahhütname ve ibraname de aracın rayiç bedeli olan 360.000,00 TL üzerinden mutabık kalındığından ve davacı tarafa söz konusu bedel ödendiğinden müvekkilinin başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, davacının fahiş taleplerinin reddi gerektiğini, itirazları ve aracın özellikleri doğrultusunda gerçek zararın tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, ayrıca davacı tarafça meslek belgesinin ibraz edilmemesi halinde aktif meslek klozu doğrultusunda %15 oranında tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, yukarıdaki poliçe şartları kapsamında süreli kullanım gerektiren parçaların değişmesi halinde kullanım süresine göre %30'a kadar kıymet kazanma tenzili ve davacı sigortalıdan ilgili meslek belgesinin ibrazının talep edilmesi, söz konusu belgenin ibraz edilmemesi halinde poliçede mevcut klozda belirlenen oranda indirim uygulanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t<br>\tKasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında sigorta bilirkişiden alınan 15/06/2023 tarihli rapor, kasko ekspertiz raporu, rayiç değer formu, 13/06/2022 tarihli mutabakatname, sigortalı araç satış sözleşmesi,  davacı tarafından davalıya gönderilen 06/09/2022 tarihli ihtarname sureti, e-mailler, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeye ilişkin banka dekontları dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacının imzasının yer aldığı 13/06/2022 tarihli mutabakatnamede sigortalı aracın ağır hasarlı olduğu belirtilerek 360.000,00 TL rayiç bedel üzerinde mutabık kalındığı belirtilmiş olup, davacı yan anılan mutabakatnameyi fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak imzalamıştır. <br>\tDavalı tarafından davacıya 17/06/2022 tarihinde 355.000,00 TL, 21/06/2022 tarihinde 5.000,00 TL ödenmiştir. <br>\tDavacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile ödeme yapılan tarihteki güncel piyasa rayiç bedelinden 360.000,00 TL düşülerek kalanın faiziyle birlikte ödenmesi, ikame araç verilmediğinden taksi yol parası ödendiği, ödenen taksi yol parasının da kendisine ödenmesi talep edilmiştir.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ağır hasara uğradığı, aracın pert olduğu, kaza tarihindeki araç rayiç değerinin 425.000,00 TL olup, davalının davacıya 360.000,00 TL ödediği, davacının davalıdan 65.000,00 TL talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu, davalının eksik rayiç bedel ödediğini iddia etmiş, davalı yan ise yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, sigortalı aracın meydana gelen trafik kazası sonucu ağır hasara uğradığı, davalı tarafından davacıya 360.000,00 TL ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, kasko sigortalı aracın pert total olması nedeniyle kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ne kadar olduğu, davalının araç rayiç değerini düşük tespit ederek davacıya eksik ödeme yapıp yapmadığı, eksik ödeme var ise miktarı ve davacının davalıdan bu bedeli talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.\t<br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. <br>\tKasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; \"onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\tDavacı yanca, davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin pert total işlemine tabi tutulan sigortalı aracın piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı iddia edilerek işbu dava açılmıştır. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda sigortalı aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri 425.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece sigortalı aracın pert total işlemine tabi tutulduğu, tam hasara uğrayan sigortalı araç nedeniyle davalının yaptığı ödeme ile davacının zararının giderilmediği, davacının davalının ödemesiyle karşılanmayan zararının bulunduğu, alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. <br>\tÖte yandan, kasko sigorta poliçesinde yer alan aktif meslek klozunda hasar anında sigortalının poliçe tanzimi aşamasında beyan ettiği aktif mesleğin mensubu olduğunu gösterir belgenin temin edilememesi durumunda beyana aykırılık klozu gereği hasar tutarı üzerinden %15 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir. <br>\tDavalı tarafından davacıya 17/06/2022 tarihinde 355.000,00 TL ödendikten sonra davacı tarafından meslek belgesi olarak sunulan diploma üzerine 21/06/2022 tarihinde 5.000,00 TL ödediği banka dekontları ve davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile sabittir. <br>\tBu durum karşısında davacının meslek belgesini davalıya sunduğu anlaşıldığından kasko sigorta poliçesinde yer alan aktif meslek klozunun somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmamaktadır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Alınması gerekli olan 4.440,15 TL istinaf karar harcından peşin alınan 840,20 TL nispi, 269,85 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 3.330,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024<br><br>Başkan -             Üye                       Üye -              Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"892487c50e882ffb","SID":"f8d1d65ac7de5f9f"}}