{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/681 Esas<br>KARAR NO: 2024/874<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/06/2020<br>NUMARASI: 2017/232 E. - 2020/180 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Şair olan müvekkilinin özellikle Türk halk müziği icra eden yorumcu sanatçılar ve bu konuda albüm yapan yapımcılar tarafından bilinmekte olan Mesam üyesi bir sanatçı olduğunu, müvekkiline ait “...” isimli eserin, müvekkilinin muvafakati alınmaksızın davalı ... tarafından, diğer davalı şirketin “...” isimli yapımda kullanıldığını, müvekkiline ait eserin kullanımıyla ilgili her iki davalının da hiçbir şekilde müvekkili ile görüşmediğini ve eserin kullanımı ile ilgili herhangi bir onay veya muvafakat name talep etmediklerini, müvekkilinin kendisine ait eserin kullanıldığını ... ve ... gibi internet sitelerinde ...’e ait yorumu görmesi ile haberdar olduğunu ve davalıların bu eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, FSEK’in 68 ve 70. maddeleri uyarınca, tecavüzün ref’ini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 15.000,00 TL’nin üç kat fazlasının, ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.  Davacı vekilinin  1.7.2019 tarihli ıslah dilekçelerinde; 2.000,00  TL' si maddi tazminat, 3.000,00 TL'si manevi tazminat olarak talepte bulunduklarını,   maddi tazminatın FSEK 68. Madde kapsamında 3 katı bedel yönünden talep ettiklerini ve  Maddi Tazminat   olarak  2.000 TL*3= 6.000 TL , Manevi Tazminat  olarak  3.000 TL *3= 9.000 TL, toplamda 15.000 TL'nin ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle beraber   davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılardan ... Tic.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesi ile, Davacının iddiasına göre vuku bulan olayların başlangıç tarihinin 2001 yılı olduğunu, buna göre 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacının dava dışı ... isimli sanatçı tarafından kendisinin bilgisi ve izni dışında müvekkiline verilen muvafakat name ile eserin kullanıldığını iddia ediyor ise de, müvekkili tarafından yapılan ödemeleri şahsi hesabına kabul ettiğini, davacının ... isimli şahısla ortak olduğu dönemlerde birçok ortak eser yaptıklarını ve bu eserleri ortaklaşa pazarladıklarını, ancak bu şahıs ile ilişkileri bozulan davacının, gerçek dışı iddialarla haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, müvekkiline verilen muvafakat namenin davacının kendi imzasını taşıdığını, kendi bilgisi dışında verildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, zira o dönemde esere ilişkin telif ücretlerinin müvekkili tarafından Mesam’a davacı adına yatırıldığını ve telif ücretlerinin davacı tarafından tahsil edildiğini,13 yıl sonra imzanın tarafına ait olmadığı iddiasının açıkça yalan beyan olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu  ve davanın ... isimli şahısa ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalı ... açılan davaya cevap vermemiş, sözlü yargılama oturumuna da iştirak etmemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\" ..Davacı maddi tazminat talebini FSEK m.68 hükmüne dayandırdığını beyan etmiştir ve  FSEK m.52 uyarınca izninin olmadığını beyan ederek 2.000 TL’nin 3 katını maddi tazminat olarak talep etmektedir. Yazının sahteliği incelemesinde  yazı ve imzanın davacıya ait olmadığı saptanmıştır. Mesam'dan bir eser için telif ödemesi almak meslek birliğine o eseri belli mecralarda kullanma hakkı vermekte olup, bunun ayrıca 3.kişilere bir hak verdiğini de kabul anlamına gelmemektedir. Kaldı ki davacı ile yapılan geçerli bir sözleşme ve ödeme davalılarca ispat edilmemiştir. Davacı tazminat taleplerinin yanında tecavüzün refini (kaldırılmasını) talep etmektedir. Ancak  davacı tarafından FSEK m.68 düzenlemesine dayanılarak maddi tazminat talep edildiğinden  ve  alınan son rapor denetime ve sektör uygulamalarına uygun bulunduğundan, internet ortamında paylaşım yapma rayiç bedelinin 1.000 TL, farazi sözleşme bedelinin ise 3 katının 3.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce  olayın oluş biçimi, ihlalin internet ortamında yapılması gözetilerek 3 kat tazminata hükmedilmiş, keza farazi sözleşme uyarınca mahkememizce  telif ücretinin 3 katına hükmedildiğinden ve yüksek yargı içtihatlarına göre tazminata karar verilen hallerde  ref'e  karar verilemeyeceği hususu bilindiğinden ref isteminin reddine karar verilmiştir. Davacının imzası taklit edilerek icazeti varmış gibi eser işletme belgesi alınması hali dahi başlı başına kişiye elem ve üzüntü veren bir durum olup, eserin hangi albümde hangi mecrada yayınlanacağını tayin hakkı bizatihi eser sahibine tanınan bir hak olup, davalılarca  manevi hakların ihlal şekli gözetilerek takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkemenin dosyaya sunulan 2. bilirkişi raporunu esas alarak maddi tazminat taleplerini FSEK 68. Maddeye göre hesaplayarak 1.000,00 TL nin 3 katı olan 3. 000 TL olarak karar verdiğini, dosya içerisinde yer alan muvafakat namenin müvekkiline ait olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, müvekkil eserini herhangi bir 3. Kişiye devretmediğini, iş bu sebepten dolayı müvekkilinin fikir ve sanat eseri üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin açık olduğunu, Müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın sayın mahkemece belirlenen miktardan çok daha yüksek olduğunu, bilirkişilerce dijital platformda paylaşımlar için 1.000,00 TL olarak bedel değer biçildiğini, mahkeme de bu yönde karar verildiğini, belirlenen bedelin 2001 yılı rayiç alınarak hesaplandığını, halbuki halen söz konusu eserin internet ortamında paylaşımlarının devam ettiğini,  bu bedelin piyasa değerinin çok altında olduğunu, günümüz değerleri esas alınarak bedel tespiti gerektiğini, -Manevi tazminat yönünden, müvekkilinin şair olup 500'ün üzerinde şiiri ve 2 tane şiir kitabı bulunduğunu, Müvekkilinin eserlerinin birçok sanatçı tarafından seslendirildiğini,  Müvekkilinin Türk Halk Müziği icra eden yorumcu, sanatçılar ve bu konuda albüm yapan yapımcılar tarafından tanınmakta olan ve MESAM üyesi bir sanatçı olduğunu,  müvekkilinin rızası olmadan sahte belge düzenleyerek onayı alınmış gibi gösterilip eserinin hiç tanımadığı kimseler tarafından kullanılmasının onu çok üzdüğünü,  manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, -Sayın mahkemece reeskont faizinin dava tarihinden itibaren işletildiğini, söz konusu eserin eser işletme belgesinin tarihi 27/07/2001 olduğunu, iş bu sebeple faizinin bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiğini, -Manevi tazminat yönünden Mahkemenin vermiş olduğu karşı taraf vekâlet ücretinin taraflarına verilen vekalet ücretinden daha fazla olduğunu, Karşı taraf vekalet ücretinin davacı olarak taraflarına hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla olamayacağını,  REF isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 4.910 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...  Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine karar verildiğini, mahkemenin vermiş olduğu ref isteminin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olsa bile dava değeri 15.000 TL olduğunu, bunun üzerinden vekalet ücreti verse dahi hükümde belirtilen aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti hesaplamasının yanlış yapılmış olduğunu, maddi hata yapıldığını kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf  dilekçesinde özetle;-Yerel Mahkeme hükmünde, suç teşkil eden fiillerin zamanaşımı sürelerinin ceza zamanaşımına göre  hesaplanması gerektiği nedeni ile  zamanaşımı itirazlarını reddettiğini, fiilin öğrenildiği tarihin meslek kuruluşundan gelen, eser sahibine yapılan ödemelere dair yazı cevaplarında yazıldığı üzere 2001 yılı  kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin suç teşkil ettiği belirtilen fiilin işlenişinde kusuru ve kastı olmadığı halde, iyi niyetli bir şekilde eser sahibi olduğunu iddia eden kişiden muvafakatname aldığını,  bu gerekçe nedeni ile itirazlarının değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, internet paylaşımlarının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğinin de ispat edilebilmiş olmadığını, rapordaki değerlendirmelere göre de, davanın açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin aşılmış olduğunu, olağanüstü zamanaşımı süresinin dahi sona erdiğini, -Hükme dayanak teşkil eden bilirkişi  raporunda,   internetteki video  paylaşımlarının, Davalı müzik şirketi tarafından gerçekleştirildiğine dair delil ibraz edilmediğinin yazılı olduğunu,  her ne kadar zamanaşımı süresinin,  umuma iletim hakkının ihlali yönünden aşılmadığı belirtilmiş ise de, hak ihlalinin  Müvekkili şirket tarafından yapıldığına dair bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, ... isimli sitedeki yayınlarda, Müvekkiline ait herhangi bir kayıt olmadığının görüleceğini,  videoda ... ait, logo,  klip şekil görülmediğini, bu paylaşımın Yapımcı şirket  tarafından yapılmadığını,-Bedelin, söz yazarına ait olan   %50' si  değil tamamı hesaplanarak hüküm kurulduğunu, bu bedelin tamamının söz yazarı lehine yapılması hukuka ve  piyasadaki uygulamalara  uygun olmadığını, -Telif bedellerinin davacı tarafından bizzat  tahsil edildiğini, ödemelerin hangi esere dair  yapıldığının MESAM tarafından gönderilen tahakkuk fişlerinde açıkça gösterildiğini, bu fişlerin eser sahiplerine de gönderildiğini, bu esere dair  yaptığı tahsilatın üzerinden 13 yıl geçtikten sonra bu ödemelerden haberdar değildim şeklindeki bir  iddianın her şeyden önce MK madde 2 ve 3 de düzenlenen iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, ... isimli sanatçıyla,  aralarındaki ilişki ile  ilgili iddialarına Davacının cevap vermediğini, eserine ilişkin haksız kullanımdan  13 yıl sonra haberdar olduğunu, bu iddianın eser sahipliği  açısından hayatın olağan akışına aykırı bir iddia olduğunu, ..., davaya konu eserin müziklerini yaptığını, aralarında ortaklığın ötesinde dostluk bağları da bulunduğunu, ... isimli sanatçının davaya dahil edilmesini talep ettikleri halde bu taleplerinin yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, -Yerel Mahkemenin reeskont faizi  talebini kabul etmesi ve bu konuda hüküm vermesinin kabul edilemez olduğunu,  ticari iş olarak kabul edilmeyen bir işlemde reeskont faizi talep edilemeyeceğini,  yasal faiz ise talep edilmediğinden taleple bağlılık kuralı gereği faiz yönünden de davanın reddedilmesi gerektiğini, 2014 yılında açılan davanın 2020 yılında karara bağlanmasında müvekkilin hiç bir kusuru bulunmadığı halde 6 yıllık bir reeskont faizine mahkum edilmesinin adalet duygusunu incitir nitelikte olduğunu, -Müvekkiline atfedilecek  kusur açık bir şekilde ispat edilmediği halde, manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  telif bedellerinin 2001 yılında meslek örgütünden şahsen  kendisi tarafından tahsil edildiği gerçeğinin göz ardı edildiğini, -Davacının, taleplerini açık ve yasaya uygun bir şekilde ileri sürmediğini,  taleplerini  açıkladığı 01.07.2019 tarihli dilekçesinde dahi açık ve kabul edilebilir bir şekilde talep edilmediğine muvafakat etmediklerini, kararın kaldırılması ile davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Dava konusu uyuşmazlık;  davacının güftesinin kendisine ait olduğu iddia ettiği ... isimli eserin  izin almadan davalı tarafça yapılan albümde kullanılmak sureti ile davacının eserden kaynaklanan haklarını vaki tecavüzün refi ve   FSEK 68. Madde kapsamında 3 katı bedel yönünden  Maddi Tazminat  olarak  2.000 TL*3= 6.000 TL ve FSEK 70.Madde kapsamında Manevi Tazminat  olarak 3.000 TL *3= 9.000 TL toplamda 15.000 nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.  Bilirkişi  ... tarafından sunulan  30/10/2017 tarihli raporda; inceleme konusu muvafakat namedeki ...'a atfen atılmış yazı ve imzanın, karşılaştırma belgelerindeki kişiye ait yazı ve imzalara kıyasla; ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ... tarafından sunulan 20/02/2019 tarihli raporda; güftesi davacıya, bestesi ...’e ait: “...” adlı eserin, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin yapımcı, diğer davalı ... icracı olduğu ve 2001 yılında yayınlanan “...” isimli albümde kullanıldığı; adı geçen albüm için yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesine göre; davacının yazı ve imzası taklit edilen bir belge sunulmak suretiyle üyesi bulunduğu MESAM dan izin alınarak 2000 adet ses kaseli ve 150 adet cd çoğaltımı yapıldığı Mesam tarafından mali hak bedelinin davacıya ödendiği fakat bu kullanımın davacıdan FSEK’nun 52. maddesine uygun şekilde yazılı izin alınmaksızın gerçekleştirildiği; diğer mali hakların, davacının üyesi bulunduğu MESAM'ın korumasında olduğu kabul edilse dahi işbu haksız fiil niteliğindeki kullanım nedeniyle en azından FSEK’nun 23. maddesinde düzenlenen Yayma (ilk izin) hakkının ihlal edilmiş olacağı; davacının maddi taleplerinin, niteliği itibariyle FSEK’in 68/1'inci maddesinde karşılığını bulduğu; söz konusu hüküm uyarınca telif tazminatı hesaplanabilmesi için yayma ön izni ile ilgili rayiç bedelin KDV dahil  1.770.00 TL üzerinden değerlendirilebileceği, ihlâl tarihinden itibaren reeskont faizi uygulamanın Mahkemenin takdirinde olduğu; yine FSEK’in 68/1’inci maddesine göre hüküm ihdas edilmesi halinde taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş olacağından, tecavüzün refine dair talebin işbu farazi sözleşmeye göre değerlendirilebileceğini, davalının zamanaşımı definin de mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.  Bilirkişiler ... tarafından sunulan  09/12/2019 tarihli raporda; Davacının çoğaltma, yayma -ve eğer “...” isimli dijital platformda paylaşım davalı(lar) tarafından gerçekleştirildi ise- işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının ihlal edildiği,  “...” İsimli albümünün hâlen ticari anlamda tedavülde olduğunu ortaya koyan bir veriye dosyada rastlanmadığı, bu hâlde fiilin tamamlanmış sayılacağı ve zamanaşımı süresinin 2001 yılından itibaren başlatılacağı ve tavan zamanaşımı süresinin sona erdiği,“...” isimli internet sitesinde “...” isimli şarkının paylaşımının davalı(lar) tarafından yapıldığı bilgisine ulaşılır ise bu hâlde, her ne kadar davacının tecavüz anını öğrenme anı net bir biçimde ortaya konulamamışsa da olayın oluş şekli bakımından tecavüzün refi talebinin (umuma iletim hakkı bakımından) zamanaşımına uğramadığı kanaatinin hasıl olduğu,  “....” isimli dijital platformda paylaşım davalı(lar) tarafından gerçekleştirildi ise bu hâlde mali hakların ihlali/haksız fiil sebebi ile başvurulacak umuma iletim hakkının ihlalinden kaynaklı taleplerin zamanaşımına uğramamış olacağı, aksi hâlde taleplerin 10 yıllık zamanaşımına uğradığı, Mahkeme tarafından taleplerin zamanaşımına uğramamış olduğunun kabulü hâlinde davacının ref ve tazminat taleplerinin değerlendirilebileceği ancak taleplerin FSEK m. 68 mi yoksa FSEK m.70’e mi dayandırıldığı konusunda açıklık bulunmadığı, Taleplerin FSEK m.68’e dayandırıldığının kabulü hâlinde çoğaltma ve yayma hakkının ihlali sebebi ile rayiç bedelin 250 TL; 3 kat fazlasının 750TL olduğu, reeskont faizinin ihlal tarihinden itibaren isletilmeye başlatılmasının gerektiği; FSEK m.68 kapsamında farazi sözleşme bedelinin ise yine 250TL olabileceği, Eğer “...” isimli dijital platformda “...” isimli paylaşım davalılar tarafından yapıldı ise, FSEK m.68’e dayanıldığının kabulü hâlinde 2013 senesine göre hesaplanacak internet ortamında paylaşım yapma rayiç bedelinin 1.000 TL, farazi sözleşme bedelinin ise yine 1.000 TL olduğu, 3 katının ise 3.000TL olduğu, bu ihlalin varlığı hâlinde reeskont faizinin paylaşımın yapıldığı tarihten itibaren başlaması gerektiği, Davacının taleplerinin FSEK m.70’e dayandırdığının kabulü hâlinde haksız fiil sorumluluğunun araştırılmasının gerektiği, ancak maddi tazminat bahsinde davacının kusurunun; manevi tazminat bahsinde ise manevi haklara tecavüzün/manevi zararın varlığının (ve ayrıca kusurun) saptanmasına yarar dosyada bilgi ve belge bulunmadığını, Tecavüzün ref i talebinde, 3.kişilerin eline geçmiş kaset ve CD'ler için ref kapsamında bir müdahalede bulunulamayacağı, buna karşılık davacının elinde olan ve tecavüze sebebiyet veren kaset ve CDTer için -ve eğer “...” isimli dijital platformunda paylaşımlar davalı tarafından gerçekleştirilmiş ise içeriklerin kaldırılmasına yönelik olarak da elverişli tüm tedbirlerin Mahkeme tarafından alınabileceği sonuç ve kanaatine vardıklarını  bildirilmiştir. Davacının \"...” adlı şiirinin FSEK m. 2/1 uyarınca ilim ve edebiyat eseri olup FSEK kapsamında korunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. FSEK m. 52 uyarınca “mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.’’. Dosya kapsamında alınan imza incelemesine ait bilirkişi raporunda davacıya ait olduğu öne sürülen muvafakat namenin davacıya ait olmadığı ve  bu sebeple davacının eseri ile ilgili mali  hakkını 3.kişiye devrettiğinden söz edilemez. Güftesi davacıya ait “...” adlı eserin 2001 yılında yayınlanan “...” isimli albümde kullanıldığı, adı geçen albüm için yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesine göre; davacının yazı ve imzası taklit edilen bir belge sunulmak suretiyle üyesi bulunduğu MESAM'dan izin alınarak 2000 adet ses kaseti ve 150 adet cd çoğaltımı yapılmış ve bu kullanımın davacıdan FSEK’nun 52. maddesine uygun şekilde yazılı izin alınmaksızın gerçekleştirildiği doğru ise de, Mesam tarafından mali hak bedelinin davacıya ödendiği, Mesam'ın 03/01/2017 tarihli yazı ekinde telif bedeli ödemesinin yapıldığına ilişkin belgenin sunulduğu ve Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde de taleplerinin FSEK 68. Maddeye dayandırdığı, FSEK'in 68.maddesine dayalı tazminat davasında FSEK’te zamanaşımına özel olarak bir kural belirlenmemesi sebebiyle farazi sözleşme ilkesi dikkate alındığında, uyuşmazlığa sözleşmesel zamanaşımının uygulanması gerektiği, TBK'nun 146.maddesinde bu sürenin 10 yıl olduğu, davacının ödemeyi alması ile sözleşmenin başladığı ve tazminat talep hakkının da doğacağının kabulünün gerektiğinden zamanaşımının dolduğuna karar verilerek taleplerin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Dava açılması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve bu durum dava dosyasından ortaya konulabiliyorsa, hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır. Keza TMK’nin 2/2. maddesi gereğince bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar Mahkemece, belirtilen sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mevcut delillere göre, “...” isimli dijital platformda paylaşımın davalılar tarafından gerçekleştirildiğine dair dosyada delil bulunmadığı, Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde de taleplerinin FSEK 68. Maddeye dayandırdığı, Mesam'ın 03/01/2017 tarihli yazısı gereği, ödeminin 2001 yılında yapıldığı ve dava tarihi olan 26/12/2014 yılana kadar herhangi bir hak talebinde bulunulmadığı, TMK 2. Maddesine göre bu süreden sonra ref talebinde bulunmanın da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu sebeple Mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ...  Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/06/2020 tarih, 2017/232 E., 2020/180 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ref isteminin reddi yönünden 427,60 TL, maddi tazminat davası yönünden 427,60  TL manevi tazminat davası yönünden 427,60 TL  karar harcı olmak üzere toplam 1.282,8‬0 TL harçtan peşin alınan 256,20 TL'nin mahsubu  ile 1.026,60TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı ...  Tic. Ltd. Şti. tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.540,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre  25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı  ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 6.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı  ...  Tic. Ltd. Şti. 'ne verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10/3.   maddelerine göre manevi tazminat talebi yönünden 9.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı  ...  Tic. Ltd. Şti. 'ne verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden  davalı  ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı ...  Tic. Ltd. Şti.  tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 42,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 190,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ...verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı ... Tic. Ltd. Şti.  tarafından sehven yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,5/d-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c605c82b52086919","SID":"0c829bcc43515e19"}}