{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 21/01/2022<br>Davanın Türü: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) (Denizli 8. İcra ... Esas)<br><br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacılar vekili açtığı dava ile, davacı ... ile davalı arasında yapılan sözleşme ile 100.000,00 TL iş bedeli karşılığında davalının, davacıların arsasına bina inşa etmesi hususunda anlaşıldığını, sözleşmenin alt kısmına ve arka sayfasına yazılan ibarelerden anlaşılacağı üzere, davalıya toplamda 110.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca sözleşmenin güvencesi olması amacıyla 60.000,00 TL bedelli bononun da davalıya verildiğini, davalının, sözleşmede kararlaştırılan bedelin tamamı kendisine ödenmekle, iade etmesi gereken söz konusu bonoyu haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibine koyduğunu, bu icra takibi ile ilgili olarak itiraz ve şikayet yoluna başvurmaları üzerine, Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu senedin taraflar arasında düzenlenen inşaat yapım sözleşmesindeki işten kaynaklanan alacak için tanzim edildiğinin beyan edildiğini belirterek, icra takibine konu senet nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, 17/01/2022 tarihli yazılı beyanında, taraflar arasındaki, inşaatın birinci katının yapımı hususundaki anlaşma ile kararlaştırılan iş bedeli karşılığı, belirtildiği üzere 110.000,00 TL tahsil edildiğini, davacıların daha sonra imar affından yararlanmak amacı ile ikinci katın yapımına karar verdiklerini ve ikinci katın yapım bedeli karşılığında takibin dayanağı olan 60.000,00 TL bedelli bonoyu verdiklerini, bono vadesinde ödenmediği için takibe konulduğunu, davacıların takibe konu bononun vade kısmında tahrifat olduğu gerekçesiyle itiraz ettiklerini, borca ve imzaya itiraz etmediklerini beyan etmiş olup, duruşmalara katılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, somut olayda, davalı tarafın Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde, takip dayanağı bono senedinin, davacılara ait .... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan inşaatlarını yapması sebebi ile verildiği ikrar edildiğinden, mahkemece davacı tarafın dava konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispat ettiği kanaatine varıldığı, sunulan \"... de yapılacak olan inşaat malzemeleri markası ve listesi\" başlıklı sözleşmenin alt tarafında, davalının ismi altında, \"04/10/2018 Perşembe 70.000,00 TL para aldım\" yazısı altında davalıya ait imza bulunduğu, bu imzanın sözleşmedeki imza ile aynı olduğunun gözlendiği ve yine başka bir sayfada davalının adı altında, \"Alınan para 40.000,00 TL 17/10 Çarşamba\" yazısı altında yine davalıya ait olduğu değerlendirilen ve sözleşmedeki imza ile aynı olduğu gözlemlenen imzanın bulunduğunun anlaşıldığı, davalı  tarafça bu imzaların açıkça inkar edilmediği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmede inşaatın toplam maliyeti 100.000,00 TL olarak belirlenmiş olup, bahsedilen ödeme belgelerindeki 110.000,00 TL'lik ödeme göz önüne alındığında, davacıların dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, her ne kadar davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin 1. katın yapımı için yapıldığı ve 110.000,00 TL'lik ödemenin 1. kata ilişkin yapıldığı, dava konusu senedin ise 2. katın yapımına ilişkin verildiği savunulmuş ise de, cevap  dilekçesi verilmediği de göz önüne alındığında, davalının bu beyanının, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve davacı tarafça buna muvafakat edilmediği, davalı taraf Asliye Hukuk dosyasına delil olarak dayandıklarını belirtmiş ise de, Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, açılmamış sayılmaya ilişkin kararın niteliği de göz önüne alındığında, dosyaya delil olarak dayanılamayacağının kanaatine varıldığı, İİK'nun 72/5 maddesi hükmü gereği, somut olayda yasal koşulların oluştuğu kanaati ile, davalı aleyhine tazminata da hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Denizli 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 10/08/2016 tanzim, 25/12/2018 ödeme tarihli, 60.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca 60.000,00 TL'nin %20'si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, daha önce icra mahkemesi ve asliye hukuk mahkemesinde açılan dava dosyalarında vekil olarak bulunmalarına ve iş bu davada, dava dilekçesinde vekil olarak gösterilmelerine rağmen, dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edildiği, cevap dilekçesi ve delillerini sunma haklarının engellendiği, delilleri toplanmadan karar verilmesinin usul yönünden hukuka aykırı olduğu, takibin dayanağı bononun inşaatın ikinci katının yapımı karşılığında verildiği ve bonoya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, kambiyo senedi vasfındaki bononun temel borç ilişkisinden bağımsız olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacılar iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.  <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca icra takibi ve daha önce taraflar arasında görülen davalarda, alacaklı vekili veya dava vekili olarak yer alan avukatın, açılan menfi tespit davası için yetkili olup olmadığı, davanın açıldığı sırada belli olmadığından, dava dilekçesinin davalı asıla tebliğ edilmesinde usule aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay HGK'nun 20/04/2016 gün ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yasal süre içerisinde delil bildirmeyen davalının, süresinden sonra bildirdiği delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesinin mümkün bulunmamasına, somut olayda, davalı vekili tarafından yasal sürede cevap dilekçesi sunulmamış olmasına, Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, davalı alacaklı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde, takibin dayanağı bononun davacılara ait taşınmazda inşaat yapılması sebebiyle verildiği yönünde beyanda bulunulmuş olmasına, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin 100.000,00 TL olması ve davacı tarafça davalıya 110.000,00 TL ödeme yapılmış olması, diğer taraftan davalının inşaatın ikinci katı için 60.000,00 TL bedelli takibe konu senedin alındığı yönündeki savunmasının usulünce ispatlanamamış olması itibariyle, davacı tarafça usulünce ispatlanan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 4.098,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 04/06/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f53ad3baf5a4349e","SID":"57ed3835cf0757f3"}}