{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t: Tapu İptali Ve Tescil <br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br>Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatifte üyeliğinin bulunduğunu, Kayseri 8. Noterliğinin *** yevmiye numaralı 20/02/2020 tarihli kooperatif hisse devri sözleşmesi ile devredilip Kayseri 8. Noterliğinin *** yevmiye numaralı ve 14/10/2022 tarihli kooperatif hisse sözleşmesi ile devralındığını, davalı kooperatifin kendisini saf dışı bırakıp vekalet ücreti ödememek adına Kayseri 7. Noterliği'nin *** yevmiye numaralı ve 20/04/2022 tarihli azilnamesi ile hiçbir geçerli sebep göstermeksizin vekillikten azledildiğini, kooperatiften vekalet ücreti alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek;  kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın öncelikli olarak yönetim kurulu kararına dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğunu anacak anılan yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunu, kooperatifte bir dairenin tapusunun kooperatif üyesi olmayan bir kişiye verilmesinin mümkün olmadığını, emsal bir daire alan ya da alacak olan üyenin bugüne kadar olan yükümlülükleri kadar ödeme yapması gerektiğini davacının her dosyadan ayrı ayrı vekalet ücreti istemesi ve hem de bir daire talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının vekalet ilişkisinden doğan bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava dilekçesinde hangi hususların yer alacağı  6100 sayılı Kanun'un  119 uncu maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Buna göre dava dilekçesinde; mahkemenin adını, dava konusu ve mal varlığı haklarına  ilişkin davalarda dava konusunun değeri, iddianın dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceği ve dayanılan hukuki sebeplerin (maddi vakıaları) açıklanması zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; birinci fıkrada  az önce açıklanan (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. <br>Öte yandan davalı da, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde cevap dilekçesini sunmalı (6100 sayılı Kanun, HMK md. 127/1); yine cevap dilekçesinde, savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini, her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini göstermeli ve taleplerini belirtmelidir (6100 sayılı Kanun, HMK md. 129). Dava ve cevap dilekçelerinin kapsamına ilişkin ilkelerin tamamlayıcısı niteliğinde olan 136/2 nci maddesi gereğince; davacının cevaba cevap, davalının da ikinci cevap dilekçesi hakkında, dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler, niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanacaktır. Davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemesi sonucunda davacının da artık 136/1 inci maddesine göre cevaba cevap dilekçesi veremeyeceğinin tâbi bulunması karşısında, davalının hiç cevap dilekçesi vermemiş olması hâlinde hâkim, 136 ve devamı maddelerine göre dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması nedeniyle ön inceleme aşamasına geçecek ve kanundan kaynaklı istisnai hâller dışında görülmekte olan davaya ilişkin taraflar açısından iddia ve savunmayı değiştirme veya genişletme yasağı başlamış olacaktır. Nitekim benzer ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2021 tarihli ve *** Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>Yine 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca; hâkim Türk hukukunu resen uygular.    04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime aittir (HMK, m 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olması karşısında uyuşmazlığın çözümüne dair hukuki nitelendirmeyi de yine hâkim yapacaktır. Bu nedenle maddi vakıayı etkilememek kaydıyla salt hukuki sebebin değiştirilmesi de bu yasak kapsamında değerlendirilemez.<br>Somut olayda davacı tarafa tapu iptal ve tescile konu taşınmazı bildirmesi için kesin süre verilmiş ve  taşınmazın ada parseli bildirmediği anlaşılmakla açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: <br>1-Davanın açılmamış sayılmasına, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.502,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.074,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, <br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,<br>4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, <br>7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/03/2024<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalı  <br><br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalı  <br><br><br><br> *5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.* <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3d50bfe2bb61778","SID":"6fdd46449bad2911"}}