{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA                                                                                                                  GEREKÇELİKARAR<br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t:***<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatifin ortağı olduğunu, 15.05.2022 tarihli genel kurulun 9. gündem maddesinde devam eden konut inşaatlarının tamamlanabilmesi için 2022 Temmuz ayından başlamak üzere aylık 2.500 TL olmak üzere toplam 30.000 TL tutarında aidat alınmasına ilişkin karar alındığını, davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, genel kurulun tüm ortakları bağlayacağını, kooperatifin henüz dairesini teslim almamış 150 kadar üyesi olduğunu, davalı gibi birçok üyenin inşaatları devam eden üyeleri ve üyeler arasındaki eşitliği göz ardı edip takiplere itiraz ettiğini, bu durumun konut imalatlarının hızını önemli ölçüde düşürdüğünü, genel kurulda alınan kararların tüm ortaklar yönünden kesinleştiğini, genel kurula bakanlık temsilcisinin katıldığını, toplantı ve karar nisabının oluştuğunu, genel kurulun yokluk nedeninin bulunmadığını, davalıdan talep edilen tutarın ek ödeme niteliğinde olmadığını, genel kurulca ödeme günü belirlenerek (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü alıp) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, ödenmemesi halinde ise temerrüt uygulamasına ilişkin kararın kesinleşmesi halinde bu kararın tüm ortakları bağlayacağını, kooperatifçe daha önce alınan genel kurullarda yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortaklardan yasal faizin 2 katı oranında gecikme faizi alacağına dair karar olduğunu, bunun aksine karar alınmadığını, davalı gibi birçok kişi tarafından kesin hesap borcunun ödendiğinin iddia edildiğini, kesin hesap üye borç tablosu belgesinde üyenin borcunun belirlendiği tarihin açıkça yazılı olduğunu, bu belgenin kesin hesap tanımlamasını içeren başlık taşımakta ve kooperatif genel kurullarında bu ibare kullanılmakta ise de kooperatifin inşaatlarının devam etmesi gözetildiğinde kesin hesabın somut olayda söz konusu olmayacağını, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğunu, konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortaklarının son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam edeceğini, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyeden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahip olduğunu, inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin vaatlerin kooperatif tarafından geçerli kabul edilemeyeceğini, maliyetlerin artması halinde kooperatif ortaklarından bu bedelin talep edileceğinin Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğini, davacı kooperatifin imalatlarının devam etmesi ve maliyet artması nedeniyle zamanında konutları tamamlayamadığını ve kira borcu altına girdiğini, davalının 2012 yılında çıkarılan geçici maliyet hesabının ana sözleşmeye aykırı olması, kooperatif inşaatlarının devam etmesi ve genel giderlerin artması gibi nedenlerle daha önce yapılan ödemenin yetersiz kaldığını, 2012 yılında geçici maliyeti ödeyerek dairesini teslim alan üyelerle evini teslim alamayan üyeler arasında fahiş eşitsizlik doğduğunu, davanın konusunu teşkil eden benzer alacaklarla ilgili açılan davanın Kayseri 1 Asliye Ticaret mahkemesi tarafından reddedildiğini; ancak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esas hakkında tekrar karar verildiğini ve davalı ile benzer konuda olan alacak taleplerinin kesin olarak hüküm altına alındığını belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. <br>DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.<br>Davacı kooperatife müzekkere yazılarak davalının üyelik dosyası celp edilmiştir.<br>Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden  davacı kooperatifin tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul kararlarının ve hazirun cetveli celp edilmiştir. <br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ve ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. <br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. <br>Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. ... 15/02/2024 tarihli  raporunda özetle;<br>1.Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden davalının davacı kooperatifin 1207 numaralı üyesi olduğu, dosyadaki belgeler incelendiğinde davalının istifasına yönelik bir belge sunulmadığı, ancak dosyadaki üye hesap ekstresinde davalının istifa ettiğine ilişkin bilgi notu olduğu,<br>2.Davalının yaptığı ödeme incelendiğinde düzenli aidat ödeyen normal statülü üye olduğu anlaşılmaktadır. Davalının peşin bedelli sabit fiyatlı üye olduğuna yönelik bir iddiası bulunmadığı, Genel kurul tutanaklarında da bu yönde bir karara rastlanılmadığı,<br>3.Davalının toplam ödemesi 69.992,50 TL olduğunun dosyadaki hesap ekstresinden tespit edildiği, davalı tarafça kesin hesap neticesi üye borç tablosunda çıkarılan bedelin Ekim/2011 döneminde 38.140 TL olarak topluca ödendiği,<br>4.Davalının takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce ve dava tarihinden sonra davacı kooperatife ödemesi gözükmemektedir. Bu yönde dosya kapsamına herhangi bir belge de sunulmadığı, Kooperatif bilgisayar kayıtlarında da bir ödeme tespit edilemediği, <br>5. Davacı taraf davalı hakkında başlatmış olduğu takipte davalıdan 20.000 asıl alacak ve her bir taksitin temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yıllık %18 oranı üzerinden 1.135,52 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu, <br>Davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda aylık %1,5 işlemiş faiz kararı alınmış olup daha sonraki dönemlerde herhangi bir karar alınmadığı, <br>Genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda tarafımızca 20.000 TL asıl alacak ve 1.135,48 TL işlemiş faiz tutarı hesaplanmıştır. Ancak davalı tarafın takip konusu alacağın yapıldığı genel kurula davet edilmediğini, Mahkemece davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilirse takip tarihinden önceki dönem için faiz söz konusu olmayacağını, <br>6. Davacı kooperatifin devam eden diğer davalarındaki bazı ara kararlarda ödemeye ilişkin alınan kararın neye ilişkin olduğunun (kesin hesap, aidat, ek ödeme vs) tespiti talep edildiğini, Kooperatif genel kurul kararında imalatı devam eden blokların inşaatlarının yapımında ve inşaatların yapımının hızlandırılmasında kullanılmak üzere inşaat finansman gideri olarak talep edildiğinin belirtildiğini bildirir yönde rapor sunmuştur. Rapordan birer suretinin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:  <br>Dava, inşaat finansman gideri alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatı talebinden ibarettir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre ihtilaf ticari niteliktedir. <br>6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br>Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.<br>Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.<br>Taraflar arasında uyuşmazlık  icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı,  davalının bu itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötü niyet tazminatlarının koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarının olduğu konularında toplanmaktadır.<br>Dava, İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süre içinde açılmıştır. İtiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle öğrenmenin dava tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. <br>Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 23 H.D.  *** Karar sayılı ilamı).<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. (Yargıtay 23 H.D.  *** sayılı ilamı).<br>Somut olayda davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının sabit ücretli üye olduğuna ya da  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, *** Karar sayılı emsal ilamı). Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir (23. Hukuk Dairesi, *** Karar sayılı emsal ilamı).<br> Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** K. sayılı dosyalarında davacısının iş bu dava davacısı S.S. Ataşehir Konut Yapı Kooperatifi olduğu ilamlarında ortak olarak \"<br>Dosya kapsamından; davacı kooperatifçe üyelerine tahsis ve teslim edilecek taşınmazların inşaatlarının etap etap yaptırıldığı, 17/06/2001 tarihinde, 2. etapta tamamlanan 194 adet bağımsız bölümle ilgili, kooperatifin toplam 555 ortağının katıldığı kura çekildiği, davalıya ait bağımsız bölümün de bu kura ile davalıya isabet ettiği, 15/05/2011 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna verilen yetkiye dayanılarak 31/05/2011 tarihi itibariyle davalının kooperatife borcu ile ilgili kesin hesap yaptırıldığı, belirlenen 35.662,00-TL'nın, davacı kooperatifin, davalının ve yüklenici şirketin imzalarını taşıyan, 13/02/2012 tarihli \"Mutabakat Sözleşme\" başlıklı belge ile kooperatifin lehdar, davalının keşidecisi olduğu senetler ve nakit karşılığı yükleniciye ödendiği, 14/02/2012 tarihli \"Konut Kesin Maliyet Hesabı İbra Sözleşmesi\" başlıklı belge ile, davalı üyenin konut maliyeti kesin hesap komisyonu raporuna göre tespit edilen bakiye borcunu ödediği, üye ve kooperatifin belirtilen istisnalar dışında birbirlerini karşılıklı olarak gayri kabili rücu ibra ettikleri, 22/02/2012 tarihinde davalıya ortaklığına bağlı bağımsız bölümün tapuda tescil edildiği, davacı vekilinin aksi savunulmayan beyanına göre kooperatifin henüz dairelerini teslim alamamış 150 kadar üyesinin dairelerinin inşaatının devam ettiği anlaşılmıştır. <br>Davacı kooperatifin 21/06/2015 tarihli genel kurulunda 6. gündem maddesinde, \"...kooperatifin kalan inşaatların tespitinin yapılması, (kesin hesap) maliyetinin belirlenmesi, tahsilatının bir takvime bağlanmasını, ve takvime bağlanan ve takvim süreci belirlenen tahsilat miktarlarının süresinde ödenmemesi durumun da geciken her bir ay için ayrıca aylık net %1,5 gecikme zammı alınması, kooperatif yönetim kurulu ile görüşüp kesin maliyeti belirlenen üyelerin kooperatiften izin almak kaydı ile borçlarının bir kısmının veya tamamının kooperatif yüklenicisi ile pazarlık yaparak borcunu ödemesi konusunda iş ve işlemleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi\" oy birliği ile kabul edilmiş,<br>7. gündem maddesinde de, \"Ortaklık aidatlarının belirlenmesi maddesine geçildi. Yönetim kurulu üyesi Resul Yücel söz alarak ortakların kalan inşaatlar için inşaat maliyeti olarak yaklaşık 9.500.00-TL'nin bir önceki madde de görüşülerek kabul edilen hususlar doğrultusunda ortaklarımızın ödemesi gereken kesin maliyet bedellerinin yönetim kurulumuzun alacağı ödeme planı kararı doğrultusunda ortaklarımızın yükümlülüklerini yerine getirmesi veya yönetim kurulumuzdan görüşerek izin almak kaydı ile yükümlülüklerini müteahhide karşı yerine getirmesi kaydı ile üyelik aidatı alınmamasını teklif etti bunu üzerine oylamaya geçildi.Yapılan oylamada teklif oy birliği ile kabul edildi.\" şeklinde karar alınmıştır.<br>Davacı kooperatifin 21/06/2015 tarihli genel kurulunun 6. ve 7. gündem maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kooperatifin kalan inşaatlarının tamamlanması için her bir üyeden, yaklaşık olarak belirlenen 9.500,00-TL'nın kooperatife veya kooperatif yönetim kurulunun izni ile yükleniciye avans olarak ödenmesine oybirliğiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Anılan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açıldığı yolunda herhangi bir iddia veya savunma ileri sürülmediği gibi, dosyaya bu hususta herhangi bir delil de sunulmamıştır. Genel kurula bakanlık temsilcisinin katıldığı, toplantı ve karar nisaplarının oluştuğu, bir başka anlatımla genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı görülmektedir.<br>Öte yandan, bilanço açığının kapanması veya ortağın kişisel sorumluluğunun artırılması halinde ek ödemeden söz edilebilir. Bu bağlamda, aidatların artırılması, tapu alınması için bazı giderlerin alınması, gecikme faizi, konutların yapımının hızlandırılması için ek aidat, çevre ve bahçe düzenlemesine yönelik alınan kararlar ek ödeme niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 31/1 ve 52/1. maddelerindeki ağırlaştırılmış karar  yeter sayısına gerek yoktur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 0*** K.,Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2009 *** K. sayılı ilamları aynı yöndedir.)<br>Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt  faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı  açıktır. <br>Diğer yandan; davalı tarafça dosyada bulunan 13/02/2012 tarihli mutabakat zabtına göre, yüklenici şirketin lehdarı olduğu bonolar verilmiş, bu ödemeleri dikkate alınarak bağımsız bölümünün tapusu adına tescil edilmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin ödemelerin yükleniciye yapılmasının istenemeyeceği, aidatın ve ek maliyetin genel kurul kararıyla üçüncü bir şahsa devredilmesinin mümkün olmadığı yolundaki gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır.<br>Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ve dolayısıyla mahkemece, iş bu dava genel kurul kararının iptali davasıymış gibi genel kurul kararlarının yerindeliği değerlendirilmiştir. <br>Ayrıca, bir kooperatif ortağına bağımsız bölümüne ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için,  ortağın taşınmazına yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı kooperatifçe, bu ilkeye uygun olarak, davalı ortağın bağımsız bölümünün adına tescili öncesinde, o tarih itibariyle borçları  belirlenmiş, bu borçların ödenmesi üzerine ibra edilmiş ve tapu kaydı adına tescil edilmiştir. 14/02/2012 tarihli ibraname, tapu tescili öncesi hiçbir borcunun kalmadığının belirlenmesine yönelik olup, ileride doğacak borçların talep edilmeyeceği anlamını içermemektedir. <br>Kesin hesap üye borç tablosu belgesinde üyenin borcunun 31/05/2011 tarihi itibariyle belirlendiği açıkça yazılmıştır. Belge, \"Kesin Hesap\" tanımlamasını içeren başlık taşımakta ve kooperatif genel kurullarında bu ibare kullanılmakta ise de, kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, belgede borç miktarının belirlendiği tarihin yazılı olması gözetildiğinde, ana sözleşmenin 61. maddesindeki kesin hesabın somut olayda sözkonusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açıktır. <br>Bu durumda ilk derece mahkemesince, davalının, kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen, inşaat finansman gideri olduğu anlaşılan ödemeden sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Davanın dayanağı olan icra takibinde, genel kurulca kararlaştırılan 9.500,00-TL ile aylık %1,5 oranı üzerinden belirlenen 1.567,50-TL gecikme faizinin talep edildiği, davacı kooperatifçe üyenin ayrıca bir ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan borcun ifası istenebileceğinden, gecikme faizinin, takip tarihi öncesi bir yıl için işletildiği, temerrüt faizi işletilmesinde bur usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmaktadır.\" bildirilmiştir. Bu ilamlar uyarınca mahkememizce verilen davanın reddine dair seri dosyalarda ki kararlar kaldırılarak davaların kabulüne dair hüküm kurulmuştur.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/11/2019 tarihli *** K içtihadı da \"kooperatif üyesi, kooperatiften edindiği, taşınmazı iade etmeden istifa etmesi halinde, istifadan önce veya sonra olmasına bakılmaksızın inşaat maliyetine ilişkin aidatlardan sorumludur.\" şeklindedir.<br>Yine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** K. sayılı dosyalarında da uyuşmazlık  genel kurul kararından ve  alacaktan doğmakta olup, yerel mahkemelerce davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş ve bu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>İşbu dava dosyasında da yukarıda yer verilen karardaki uyuşmazlık gibi 15/05/2022 tarihli genel kurulunun 9. nolu maddesi uyarınca icra takibi yapılmış ve yapılan itiraz neticesinde 20.000,00-TL asıl alacak  ve işlemiş faiz alacağı yönünden itirazın iptali için işbu dava açılmıştır. İcra takibinde talep edilen alacak kesin maliyet hesabı alacağı değildir. Ayrıca davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile alacağın takip tarihindeki şartlar itibari ile değerlendirilmesi de gerekmektedir. Bu nedenle de genel kurul tarihi itibariyle kooperatif üyeliğinden istifa etmil davalı yönünden 15/05/2022 tarihli genel kurul kararları bağlayıcıdır ve davalının uyması gerekmektedir. Davalının, kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen inşaat finansman gideri olduğu anlaşılan ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Bu nedenlerle alınan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda  davanın kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.135,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.135,52-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullar ile icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 20.000,00-TL asıl alacağa yıllık % 18 (aylık %1,5) oranında gecikme faizi işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. <br>Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07/06/2006 tarih *** Karar sayılı kararı).<br>Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen  alacak, kooperatif genel kurul kararları ile belli  olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin ise reddine, ayrıca davalının vekalet ücretinin çok cüzi miktarda (0,004 TL) olması nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, <br>1-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.135,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.135,48-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullar ile icra takibinin devamına, <br>2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 20.000,00-TL asıl alacağa yıllık % 18 (aylık %1,5) oranında gecikme faizi işletilmesine, <br>3-Davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, <br>4-İtirazın iptaline karar verilen 21.135,48-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.443,76 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 255,27 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.188,49 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, <br>6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.119,99 TL'sinin davalıdan bakiye 0,005 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,<br>7-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 179,90 TL, peşin harç 255,27 TL, tebligat ve müzekkere gideri 278,25 TL ve bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 2.213,42 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 2.213,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>8-Davalı tarafından yapılan yargılama harç ve gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>10-Davalı lehine miktar itibari ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  19/03/2024<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be7c344460534ff6","SID":"b7c9bd186960fbd1"}}