{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/643 <br>KARAR NO: 2024/913<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi  <br>TARİHİ: 07.07.2020<br>NUMARASI: 2018/181 Esas - 2020/323 Karar <br>DAVA: Tazminat (Hava yoluyla eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki  tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sigortalı ... A.Ş.'ne ait muhtelif cam emtiası, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile nakliyat muhataralarına karşı sigortalı olduğunu, davaya konu cam taşıma sandığı emtiası, davalı tarafından düzenlenen Navlun Faturasına istinaden, ... aracılığı ile, İstanbul'dan Nantes-Paris'e sevk edilmek üzere sağlam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, 16/05/2017 tarihinde, bahse konu emtia Paris'e vardığından, sandığın alt kısımlarında hasar tespit edildiğini ve hava yolu firması tarafından hasar tutanağı düzenlendiğini, ürünler kara yoluyla Nantes'da bulunan alıcıya sevk edildiğini, sandık alacı tarafından teslim alınırken Fransa'daki iç nakliye için düzenlenmiş olan taşıma irsaliyesine de \"4 cam hasarlı\" şeklinde not düşülerek ürünler alıcı tarafından teslim alındığının belirtildiği, meydana gelen zararın tazmini için sigortalı tarafından müvekkili şirkete yapılan müracaata istinaden müvekkili şirket tarafından ... sayılı hasar dosyası açıldığını ve 5684 sayılı Kanunun 22. Maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz sonucunda işbu haksız fiil nedeniyle meydana gelen 2.208,10-Euro tutarındaki hasar tazminatı, müvekkili şirket tarafından sigortalısına 12/07/2017 tarihinde ödendiğini, yukarıda açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulünü, 2.208,10-Euro'nun 12/07/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek Euro para birimi cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekili, savunmasında özetle; Hava yolu Konişmentosu (A Waybill - AWB) içeriğine göre ortaya çıkabilecek ihtilaflarda  Türk Mahkemeleri yetkili olmadığını, bu nedenle dava dilekçesinin yetki sebebiyle reddine karar verilmesini, müvekkilinin konişmento içeriğinden de anlaşılacağı üzere acente sıfatıyla hareket ettiğini, acenteye husumet düşmeyeceğinden müvekkilinin hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini, fiili hava yolu taşıması ... firması tarafından, Fransa içi nakliye ise ... tarafından gerçekleştirildiğini, hava yolu taşıması sırasında hasarlandığı iddiası gerçeğe aykırı olduğunu, tanzim edildiği iddia edilen hasar tutanağı müvekkilinin gıyabında düzenlendiğini, bağlayıcı niteliği olmayan tutanağa ve muhteviyatına itiraz ettiklerini, müvekkilline, uluslararası hava yolu kargo taşımasıyla ilgili Varşova Konvansiyonu ile bu konvansiyonu değiştiren Lahey Protokolü'nde belirtilen süreler içinde ihtarda bulunulmadığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, kusur ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Varşova sistemine dahil sözleşme ve protokollerde belirtilen sorumluluk sınırlamaları taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın üst sınırını (tavanını) belirlediğini, yukarıda sunulun nedenlerle, AWB içeriğine göre ortaya çıkabilecek ihtilaflarda Türk Mahkemeleri yetkili olmadığının dava dilekçesinin yetki sebebiyle reddini, aktif ve pasif husumet itirazlarının kabülü ile davanın husumet yokluğundan reddini, müvekkilinin, Air Waybill içeriğinde de anlaşılacağı üzere acente sıfatıyla hareket ettiğini, acenteye husumet düşmeyeceğinden davanın reddini, zaman aşımı süreleri ile hak düşürücü süreler geçtiğinden davanın reddini, yasal süreler içinde müvekkiline hasar iddiasıyla ihbarda bulunulmadığından davanın reddini, satış ve teslim şekline göre davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığını iddia ettiği şirketin talep hakkı bulunmadığından, hatır ödemesi davacı sigorta şirketine rücu hakkı vermeyeceğinden davanın reddini, haksız, mesnetsiz, yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizce  toplanan  tüm  deliller  birlikte  değerlendirildiğinde; sigorta poliçesi, hasar dosyası, tutanak, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, taşıma belgesi, gümrük beyannamesi, navlun ve emtia faturaları, ihtarname, ve  tüm dosya kapsamına göre,  bilirkişi Lojistik ve Taşımacılık Uzmanı ...l’dan alınan 01/04/2019 tarihli  ve üç kişilik  bilirkişi heyetinden alınan 09/01/2020 tarihli bilirkişi  raporları hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, dava dışı sigortalı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu,taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı sigortalıya ait emtianın taşınması işinin davalı tarafından, dava dışı  alt/fiili taşıyıcı Aır France Hava Yolları’na bırakıldığı, davalı ile dava dışı alt/fiili taşıyıcının  Montreal Sözleşmesi 36. Madde ve  TTK.888/3 maddesi kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı sigorta şirketi tarafından,  sigorta poliçesi kapsamında taşınan emtianın  teminat altına alındığı ve hasarın davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalısına ödendiğinin ödendiği ve davacının TTK.1472 kapsamında zarar sorumlularına karşı dava hakkına sahip olduğu, ancak ekspertiz raporunun hasarlı emtialar yerinde görülmeden  tam ve net bir  tespit yapılmadan, ekspere iletilen bilgiler ve görüşmeler sonucu düzenlendiği, emtianın  kırık ve hasar görmüş olması hususunun ispata muhtaç olduğu, davalıya kusuru atfının mümkün görülmediği kanaati oluştuğundan...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konusu hasarın davalının sorumluluğunda iken meydana geldiği dava dosyasına sunulan tutanaklar ile sabit iken işbu tutanakların incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,  Davaya konu emtia hasarı, davalının taşıyıcı olarak nakliye işini üstlendğiği, hasarın iş görülürken meydana geldiği tutanaklar ile sabit olup davalının sorumluluğu söz konusu olduğunu, davalı taşıyıcının, malı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar gerçekleşen hasar ve ziyadan kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğunu,  Taşıma fiilini üstlenen davalının, taşıma sırasında ortaya çıkan zararlardan dolayı sorumlu olduğunu, asıl taşıyan ve fiili taşıyanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi kararının hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı nezdinde Nakliyat Sigorta  Poliçesi ile sigortalı  dava dışı sigortalıya ait emtianın hava taşıması sırasında hasarlanması nedeniyle ödenen tutarın, akdî taşıyıcı davalıdan TTK'nın1472. maddesi uyarınca  rucuen tahsili istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı ürünlerin Türkiye den Fransa'ya taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiği, uyuşmazlıkta Varşova/ Montreal konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesince yargılama aşamasında iki farklı bilirkişi kurulundan rapor alınmış, ilk derce mahkemesi  gerekçesinde de işaret edildiği üzere, alınan bilirkişi raporu içerikleri kapsamında dava dışı sigortalı ile davalı arasında taşıma ilişkisi  bulunduğu,taşıma ilişkisi  kapsamında dava dışı sigortalıya ait emtianın taşınması işinin davalı tarafından, dava dışı  alt/fiili taşıyıcı Aır France Hava Yolları’nca yapıldığı, davalı ile dava dışı alt/fiili taşıyıcının  Montreal Sözleşmesi 36. Madde ve  TTK.888/3 maddesi kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı sigorta şirketi tarafından,  sigorta poliçesi kapsamında taşınan emtianın  teminat altına alındığı ve hasarın davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalısına ödendiğinin ödendiği ve davacının TTK.1472 kapsamında zarar sorumlularına karşı dava hakkına sahip olduğu, ancak ekspertiz raporunun hasarlı emtialar yerinde görülmeden  tam ve net bir  tespit yapılmadan, ekspere iletilen bilgiler ve görüşmeler sonucu düzenlendiği, emtianın  kırık ve hasar görmüş olması hususunun ispata muhtaç olduğu, bu kapsamda davacının delil olarak dayandığı ihbar olunan tarafından düzenlenen 15.05.2017 tarihli kargo zarar raporu içeriğinde camların içinde bulunduğu anlaşılan (sandığın) parçanın bir tarafı kırık, diğer tarafındaki mandalın zarar görmüş olduğu şerhinin de camların kırıldığını kanıtlamaya yeterli olmayacağı, buna göre davalının hasardan sorumlu  olduğunun kanıtlanmadığı sonucuyla kurulan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davacı veklii istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30f8fe682703137f","SID":"c1ae5343e92eb84b"}}