{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/89 Esas<br>KARAR NO: 2024/1137 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2020/149 Esas  -  2022/697 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo takibi yapıldığını, takip dayanağı 23/03/2015 vade tarihli ve 832.000-TL bedelli senetteki müvekkiline atfedilen ve kefil hanesinin karşısına yazılan ismi altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca imzaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla TBK'ya göre eş rızası olmadığından bu kefaletlerin de geçerli olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin bu senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davalının aleyhine  %20'den az olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; grafolog bilirkişiden alınan 10/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu senetteki imzanın davacının  eli ürünü olmadığının tespit edildiği, ancak söz konusu incelemenin sadece alınan imza örnekleri ve dava konusu bono üzerinden yapılması, imza incelemesine esas diğer belgelerin fotokopi olması nedeniyle yeterli görülmediği, yeterli emsal imza toplandıktan sonra Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 20/05/2022 tarihli hazırlanan nihai rapora göre; 02/04/2015 tarihli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicil Müdürlüğüne hitaben dilekçe mukayese dışı tutularak yapılan incelemede, inceleme konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farkılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığının tespit edildiği, düzenlenen bu raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan davacı tarafın bonodaki imzaya itirazının geçerli olduğu ve bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı sabit olduğu, basiretli tacir olan davalının huzurunda düzenlenmesi gereken ancak  imzaların sıhhatini kontrol etmesi gerekmesine rağmen aksi yönde hareket ederek, davacı kefilin imzalamadığı bonodan dolayı davacı hakkında kötü niyetli takip başlattığı gerekçesiyle, davacının  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasında takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın (832.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -İmzayı inkar eden tarafın, isticvap edilmediğini, mahkeme huzurunda imza örneklerinin alınmadığını, dosya eksik haliyle bilirkişi incelemesine gönderildiğini, ATK incelemesinin eksik dosya üzerinden yapıldığını, davacının isticvap edilmek üzere duruşmaya getirilmesi ve hakim huzurunda huzurda medarı tatbik imzaları alınması gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından bu talebin  reddedildiğini ve dosya karara çıktığını, -Davacının, davanın tarafı olduğunu, hiç kimsenin kendi aleyhine beyanda bulunmayacağını, onun iddiasının doğruluğuna karar verecek olanın mahkeme olduğunu,  kişilerin atmış olduklan imzaları sonradan inkar etmek amacıyla kendi imzaları içerisindeki karakteristik hususiyetleri yeterince ihtiva etmeyen imzalar atmasının, sık karşılaşılan durumlardan birisi olduğunu, ATK'nın davanın  taraflardan biri olan davacının beyanına istinaden hiçbir delili inceleme dışı bırakma yetkisi olmadığını, -Davacı kefilin bonoda yer alan imzası kendisine ait olduğundan, kendisi hakkında takip başlatıldığını, bilirkişi incelemelerinin eksik ve hatalı olması nedeniyle ve ilk derece mahkemesi'nin HMK gereği usule uygun hareket etmemesi nedeniyle kötü niyet tazminatına itiraz ettiklerini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Sahtelik incelemesini  HMK'nın 211.maddesinde düzenlenmiş, yapılacak işlemler sırasıyla belirtilmiştir. HMK'nın 211/1-a maddesine göre; \"Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir\" HMK'nın 211/1-b maddesine göre; \"(a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.\" İlk derece mahkemesince,  tensip zaptının 13.maddesi ile  grafolog bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. HMK'nın 211.maddesi uyarınca davacı tarafın isticvabı yapılıp imza örnekleri alınmadan, emsal imza örnekleri toplanmadan tensip zaptı ile bilirkişi incelemesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, bilirkişi incelemesi bir tahkikat işlemi olduğundan, ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikat aşamasına geçilmesi de mümkün değildir. İlk derece mahkemesince, usule aykırı olarak alınan ve fotokopi emsal imzalar esas alınarak hazırlanan rapor yeterli görülmeyip, ATK Fizik ve İhtisas Dairesinden rapor alınmasına karar verilmiş,  HMK'nın 211.maddesi uyarınca davacı tarafın isticvabı yapılmadan, 17/04/2020 tarihinde celse arasında, tarafların yokluğunda davacının imza örnekleri alınarak, yeterli emsal imza örnekleri alınmadan dosya ATK'ya gönderilmiştir. ATK'nın  25/03/2021 tarihli yazısı sonrası eksiklikler tamamlandıktan sonra dosya tekrar ATK'ya gönderilmiş, ATK tarafından 06/12/2021 tarihli yazı ile gönderilen belgeler kapsamında 02/04/2015 tarihli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicili Müdürlüğüne hitaben yazılmış dilekçe, ...'a gösterilerek bu belgenin altında yer alan \"mikrama\" kaşe izi üzerinde atılı imzayı kabul edip etmediği hususuna açıklık getirilmesi istenmiş, davacı da 06/12/2021 tarihli dilekçesi ile söz konusu dilekçedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.  ATK'nın; mahkeme tarafından davacıya ait olduğu bildirilerek kendisine gönderdiği imzalardan birinin, hiçbir  açıklama yapılmaksızın davacıya ait olup olmadığının sorulmasının istemesi konusunda bir yetkisi olmadığı gibi, bu husus tarafsızlıkla da  bağdaşmamaktadır. Zira, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın 23/09/2020 tarihli cevabi yazısı ve eklerinin incelenmesinde, ... San.AŞ'nin pay sahibi ve yönetim kurulu başkanın davacı ... olarak görülmekte olup, mahkemece emsal imza olarak celbedilen  \"02/04/2015 tarihli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicili Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçe\"deki imzaya ATK müzekkeresine kadar davacı tarafından yapılmış bir itiraz söz konusu değildir. ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin  20/05/2022 tarihli raporunda; 02/04/2015 tarihli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicili Müdürlüğüne hitaben dilekçe mukayese dışı tutularak yapılan incelemede; inceleme konusu senette ... adına atılı imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince  02/04/2015 tarihli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicili Müdürlüğüne hitaben dilekçe mukayese dışı tutultuğu konusunda ATK'dan herhangi bir izahat istememiştir. ATK'nın  kendisine mahkeme tarafından davacıya ait olduğu emsal imza olarak gönderilen 02/04/2015 tarihli belgenin neden davacıya ait olup olmadığının sorulmasını istediği hususu belirsizliğini korumaktadır. Raporda belirsizlik veya çelişki bulunması halinde, tarafların talebi bulunmasa bile mahkemece  belirsizlik veya çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması,  gerekli görülmesi halinde başka bir bilirkişiden rapor alınması gerekmektedir. (Emsal YHGK'nın 2022/12-332 E -2023/358 K.sayılı kararı) HMK'nın 211.maddesine aykırı şekilde davacı isticvap edilmeden, hiçbir gerekçe gösterilmeden emsal imzalardan biri hariç tutularak hazırlanan ATK raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. İlk derece mahkemesince HMK'nın 211.maddesine ve usul ekonomisine aykırı şekilde yapılan sahtecilik incelemesi sonucu, denetime elverişli olmayan ATK raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.  İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında, davacının imza örneklerinin usulüne uygun toplanması nedeniyle isticvabın esasa bir etkisinin olmayacağı yönündeki gerekçesi,  HMK'nın 211.maddesine açıkça aykırıdır.  Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümü için mahkemece, sahtelik incelemesinin HMK'nın 211.maddesine göre yapılarak, davacı duruşmada isticvap edilerek, mahkeme huzurunda imza örnekleri alındıktan sonra, davaya konu çekin keşide tarihinden önce ve bu tarihe yakın tüm emsal imzalar dikkate alınarak,(02/04/2015 tarihli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicili Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçe de dahil) çekin keşide tarihinden sonraki emsal imzalar dikkate alınmaksızın,  üniversitelerden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/149 Esas,  2022/697 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine, 6-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 91,00 TL (posta-teb-müz) olmak üzere toplam 311,7 TL masrafının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/06/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c978fa9b9d9d2b58","SID":"51fa8db44026c6a9"}}