{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/94 Esas<br>KARAR NO: 2024/1126 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/04/2022<br>NUMARASI: 2018/414 Esas-  2022/298 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkili kooperatif adına kayıtlı taşınmazların ihale ile satıldığını, müvekkilinin bonoda lehtar gözüken ...'ne borcu bulunmadığı gibi ciranta olan diğer davalı ... ve ...'ın bonoyu müvekkilinin zararına bilerek ciro silsilesi ile devraldıklarını,  takip konusu bononun kooperatif adına ... ve ... tarafından imzaladığını, bononun imza tarihinin 14/06/2011 olduğu dikkate alındığında, bonoyu imzalayan kişilerin bu tarihte kooperatif adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili olmadıklarını, bononun düzenlediği tarihten 12 gün sonra kooperatif adına yetkili hale geldiklerini ileri sürerek, davaya konu takipten dolayı müvekkili kooperatifin borçlu olmadığının tespitine ve davalıların % 20 kötüniyet  tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın icra takibinden neredeyse 2 yıl sonra açıldığını, süresinde olmadığını, yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin adresi itibariyle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının bu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, senedi elinde bulunduran müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, müvekkilinin gerek keşideci ile lehdar arasındaki temel ilişkiyi ve gerekse kooperatifin imza yetkililerini bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle dava dilekçesinde bahsedilen nispi defilerin iyi niyetli 3. kişi konumundaki müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, borçlu davacının bedelsizlik iddiasının bulunduğunu, bu iddiasını yazılı delil ile ispat yükünün  borçlu davacıda olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Ticaret Ltd. Şti'nin dava tarihi itibariyle ticaret sicil kaydının re'sen terkin edilmiş olduğundan pasif taraf ehliyeti bulunmadığından, davalı şirket yönünden davanın usulden reddine karar verildiği, her ne kadar davacı kooperatifçe senedin yetkili olmayan kişilerce imzalandığını iddia edilmişse de, senedi imzalayan ... ve ..'un, senet keşide tarihinde yönetim kurulu üyesi oldukları, kooperatif ana sözleşmesinin 46. maddesi uyarınca iki yönetim kurulu üyesi tarafından imzalanan senedin geçerli olduğu, davacı tarafın dayandığı yönetim kurulunun görev dağılımına ilişkin kararın ise senedin keşide tarihinden sonra olduğu, imzaya itirazın söz konusu olmadığı, dava ve takip konusu senet malen kaydı ile düzenlendiği, davacı tarafın senet karşılığında bir mal almadığı iddiasının, lehdar olan davalı şirkete karşı ileri sürülebilecek şahsi bir def'i olduğu ve senede karşı senet kuralınca kesin bir delille ispat edilmesi gerektiği, TTK'nın 825/2. maddesi uyarınca bu iddianın diğer davalılara karşı ileri sürülebilmesi için, senet karşılığında bir mal teslim edilmediği gibi, bu durumun davalılarca bilinmesine rağmen kendisini zarara uğratmak amacı ile senedin alındığının da ispat edilmesi gerektiği, senedi davacı adına imzalayan ...'ın, davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin müdürü olmasının senedin mal karşılığı verilmediği iddiasını ispat edecek bir delil olmadığı, senedin bedelsizliği ile kötü niyet iddiası ispatlanmadığından davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığını ve davalı ... tarafından senedin ticari ilişki kapsamında alındığı konusunda yemin de edildiği, davalı ... ve ... yönünden ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Davaya konu bonoyu kooperatif adına imzalayan kişilerin, bononun düzenlendiği tarihte kooperatif adına işlem yapma yetkileri bulunmadığını, -Hükme esas alınan 25/11/2016 tarihli bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun, esksik ve hatalı tespitler içermekle birlikte, işbu raporun hükme dayanak teşkil etmesinin kabulünün hukuki ve vicdani olarak söz konusu olmadığını, -Kooperatifin adresinin yanlış gösterildiğini, tebligat yapılan adres koopertifin mernis adresi olmadığı halde, bu adrese tebligat çıkartılarak takibin kesinleştirildiğini, usulsüz tebilgat ile takibin kesinleştirilmiş olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, -Dosyada mübrez halde bulunan tanık anlatımlarının da, bononun kötü niyetli olarak düzenlendiğinin ve geçersiz olduğunun kanıtı niteliğinde olduğunu, -Yerel mahkeme tarafından düzenlenen yemin metninin, daha sonrasında azilname çekilen kooperatif vekili tarafından kooperatif yetkili kişilerine bildirilmediğinden yetkili kişilerin yemin edemediğini ileri sürerek,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  reddine karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu bonoyu davacı kooperatif adına imzalayan ... ve ...'un, 19/06/2010 tarihli genel kurul kararı ile 3 yıllığına kooperatif yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri, dolayısıyla bononun tanzim tarihi olan 14/06/2011 tarihinde davacı kooperatifin yönetim kurulu üyesi oldukları ve çift imza ile tanzim edilen bononun usulüne uygun olarak tanzim edildiği, ciranta olan ve  iyi niyetli 3.kişi konumunda olan davalılar ... ve ...'ın davalının bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiklerinin, yani kötü niyetli olduklarının ispatlanamadığı, davacının bono lehdarına karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri, bonoyu ciro yoluyla devralan davalılara karşı ileri süremeyeceği, icra dosyasındaki usulsüz tebligat iddiasının menfi tespit davasında ileri sürülemeyeceği, 16/12/2021 tarihli duruşmada davacı tarafa yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı vekilinin 27/12/2021 tarihli dilekçesi ile davalı tarafa yemin teklif ederek, davalının hangi hususta  yemin etmesini istediğini mahkemeye bildirdiği, azledilen davacı vekilinin söz konusu dilekçeyi verirken davacıya bilgi verip vermemesi, kendi aralarındaki iç ilişkiden ibaret olup,  istinaf itirazı olarak ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/06/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c142812e63f81440","SID":"15dd8bb4b125c972"}}