{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/265 Esas<br>KARAR NO: 2024/709<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>EK KARAR TARİHİ: 26.11.2020<br>NUMARASI: 2019/290 Esas, 2020/479 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06.06.2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalı ile müvekkili şirket arasında hizmet ilişkisinden kaynaklı hukuki  ilişki bulunduğunu, ödenmemiş fatura alacağından kaynaklı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabulucuk tutanağı incelendiğinde, taraflar arasındaki hangi uyuşmazlık için arabulucuya müracaat edildiğinin anlaşılamadığını, işbu davanın konusu uyuşmazlık ile ilgili bir müracaat olup olmadığı bilgisinin mevcut olmadığını, bu nedenle dava şartı olan arabuluculuk müracaatı usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, bir para borcunun ikrarı olarak sunulmaya çalışan belgede davalı şirket ünvanı üzerine atılmış imzanın, şirketi temsil ve ilzama yetkili imza sirküleri yetkilisine ait olmadığını, taraflar arasında olduğu beyan edilen ticari ilişki açısından sunulmuş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı gibi davacının, alacak talebine dayanak fatura karşılığı hiçbir hizmet ifa etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalının, uyuşmazlığa konu faturalar için davacının aleyhe delil teşkil eden kayıtlarına göre davacıya 178.620,00 TL ödendiği, buna göre davacının davada uyuşmazlık konusu faturalar yönünden 28.942,00 TL alacaklı olduğu, alacağın ise likit olduğu gerekçelerine istinaden davanın  kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 28.942,00 TL asıl alacak  üzerinden devamına, fazlaya ve sair yönlere ilişkin istemin reddine, 5.784,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Davacı vekili 23/11/2020 ve 27/11/2020 tarihli talep dilekçelerinde özetle, davalının arabuluculuk görüşmelerine haklı bir mazereti olmaksızın katılmadığını, bu nedenle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 25. maddesinin 9. bendi uyarınca davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken Mahkemece sehven bu yönde hüküm kurulduğunu belirterek maddi hatanın giderilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 26/11/2020 tarihli ek kararı ile; yargılamada sadece son toplantı tutanağının mevcudiyetinin dava şartı teşkil ettiği, bunun dışında arabuluculuk sürecinde arabulucunun veya tarafların rolü ve gerçekleşen veya gerçekleşmeyen diğer aksaklık ve faaliyetlerin Mahkemece tek tek denetlenerek bu faaliyetlere dayalı hüküm tesis edilme imkanının bulunmadığı, yargılama giderlerinin belirlenmesi noktasında hükmün HMK'nun 323. maddesine tabi bulunduğu ve bu esaslara göre hüküm fıkrasının oluşturulmasının zorunlu olduğu, bu nedenle HMK'nun 304 vd. maddeleri kapsamında kalmadığı gerekçelerine istinaden talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının arabuluculuk görüşmelerine haklı bir mazereti olmaksızın katılmadığını, Mahkemece tesis edilen kararın Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 25. maddesinin 9. bendinde yer alan düzenlemelere aykırı olduğunu, özel nitelikteki kanuni düzenlemelerin aksine ısrarla yargılama giderinin düzenlendiği HMK'nun 323. maddesi çerçevesinde karar verildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ek kararın incelenmesi suretiyle sadece hüküm bölümünde yer alan ve davalı taraf lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne,  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 28.942,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar vermiştir. Davacının istinaf başvurusu, Mahkemenin 06/10/2020 tarihli kararının esasına yönelik olmayıp arabuluculuk görüşmelerine haklı bir mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine yöneliktir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlılarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11. maddesi \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.\" şeklinde düzenlenmiş olup (Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 tarihli ve 2023/160 Esas 2024/77 Karar sayılı kararı ile, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan \"…bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından  sorumlu tutulur.\" ibaresi ile aynı fıkranın ikinci cümlesi iptal edilmiş olup kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (18/01/2025 tarihinde) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.) Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 25. maddesinin 9. bendinde de aynı düzenlemeye rastlanmaktadır. Dosya kapsamından, 11/03/2019 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağına göre, ilk oturum tarihi taraflar ve avukatları ile yapılan ön görüşme sonucu 14/02/2019 tarihi olarak kararlaştırılmasına rağmen ... AŞ avukatının 13/02/2019 tarihinde gönderdiği mesajda müvekkilinden yazılı izin alamadığından toplantıya katılamayacağını iletmesi üzerine müvekkili şirket yetkili temsilcisi...ile gerek telefon gerek mesajla iletişime geçilmek istenilmiş ise de iletişime geçilememesi sebebiyle başvuran ve avukatının görüşü de alınarak toplantının 11/03/2019 tarihi saat 11:00'e bırakıldığı, söz konusu tarihte ise sadece ... AŞ avukatının toplantıya katıldığı, ...  AŞ yetkili temsilcisi ...'a 11/03/2019 tarihi saat 11.00'de yapılacak toplantı için; ... ve ... numaralı telefonlarına mesaj gönderildiği, ... ©...com e-mail adresine davet mektubu gönderidiği ve ayrıca ... Kargo ile 27/02/2019 tarihinde davet mektubu gönderildiği ve bu gönderinin de 28/02/2019 tarihinde adrese teslim edildiği, ancak toplantı saati 11.00 olmasına rağmen saat 12.30'a kadar beklenildiği, fakat bu beklemeye rağmen ... Yönetim ve Danışmanlık AŞ yetkili temsilcisi ...veya vekili/temsilcisi/avukatı tarafından toplantıya katılım sağlanmadığı ve tutanağın hazır bulunan taraf avukatı ve arabulucu tarafından birlikte imza altına alındığı anlaşılmıştır. Somut olayda, arabuluculuk son tutanağında, sadece başvurucu olan davacının arabuluculuk görüşmesine katıldığı (ilk ve son oturumun aynı tarihte yapıldığı), davalı karşı tarafın toplantı gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen mazeretsiz olarak gelmediği belirtilmiş olup bu suretle müzakerenin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Davalının mazeretsiz olarak arabuluculuk oturumuna katılmadığı anlaşıldığından Mahkemece az yukarıda belirtilen madde uyarınca lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kabul ret oranına göre davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Ayrıca anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan arabuluculuk ücreti yönünden Mahkemece herhangi bir hüküm tesis edilmemesi de isabetli değildir. Bu sebeple davacı taraf istinaf başvurusunda haklıdır. Açıklanan sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin 06/10/2020 tarihli kararı ile 26/11/2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/290 Esas 2020/479 Karar ve 06/10/2020 tarihli kararı ile 26/11/2020 tarihli ek kararının HMK'nun 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın  KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 28.942,00 TL asıl alacak  üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Alacak likit olduğundan 28.942,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.788,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Hüküm tarihinnde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.977,02 TL karar ve ilam harcından  peşin alınan  683,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.293,06 TL  karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve 683,96 TL peşin harcın toplamından oluşan 728,36 TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, e)Davacı tarafça yapılan 874,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, h 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlılarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11. maddesi gereğince mazeretsiz olarak arabuluculuk oturumuna katılmadığı anlaşılan davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,  ı)7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18A/11-13. fıkrası gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 203,00 TL istinaf harçları ve yapılan 57,40 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 260,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06.06.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98cb20256308aee3","SID":"5be178c5ac2b8b85"}}